ARALIK
La Casa del Papel efem, en meşhur olanından. Money Heist de nam-ı diğer. Bakmayın burada 9 bölüm yazdığına, Netflixten 10. Bölümü de izledim 😃 Aslında dizi iyi de beni pek sarmadı sanki, 2. Sezon için "hayırlısı " diyeyim o halde 😄
⭐⭐⭐⭐
Enteresan bir konu, nasıl anlatılır ya da ne denebilir The Unforgivable için bilmiyorum, tutkunları Sandra için de izleyebilir, benim için bu tutku Viola Davis. Etkileyici bir film de denebilir aslında, biraz adaleti sorgulayıcı biraz görünen ve arka yüzü gibi şeyler var filmde, bir bit yeniği olan filmleri sevenler kaçırmasın diyelim o halde.
⭐⭐⭐⭐⭐
Ve How to get away with murder 2. Sezonu da derhal 3.'ye başlamamak için kendimi zorladığım bir şekilde bitti. O bir efsane, o bir Analise, o bir Keaton, o bir Viola Davis ve o çok harika... Doğruyla yanlışın bu kadar iç içe bu kadar zekice geçtiği çok ender yapımlardan. Buraya kocaman bir 💜 bırakıyorum. İzleyen varsa spoilersız yorumlarınızı okuyabilirim efem. Saygılar...
Ve Friends'in ilk sezonu bitti, Türkçe altyazılı izlesem bu kadar uzamazdı bitmesi ama İngilizce altyazılı izlemek bir miktar sıkıcı olabiliyor bazen. Bazen altyazısız denediğim için daha da çıkmaza sokuyorum bölümü 20 dakika olan diziyi...
Daha da dizi bitiremem, vallahi yılın son 3 günü yatar yuvarlanırım daha da bir şey edemem, "amaaan boş vir"(Yasemin Sakallıoğlu şivesiyle) derkeeen "şaaak bi 10 milyon $"(!) pardon bi Unorthodox patlatışım beni bile şaşırttı, "arkadaşlara dedim lan biz mi bi şey yaptık"(son dönemin en popüler, en aranan karakterinin şivesiyle) fakat onlar da ne yaptıklarıni bilmiyormuş... Maskaralık nedir diye bir düşünce aldı beni ...
Ayy diziyi anlatacaktım durun ya...Dizi için; Çok beğendim diyemem fakat Yidiş dilini hiç duymamıştım bu açıdan memnun oldum, Hasidik Yahudileri hakkında herhangi bir bilgim yoktu ama bu dizi sonrası onlarla ilgili bir iki yazı da okuyunca fark ettim ki bizimkilerden çok ta farklı değillermiş. Onlarda da kadınların saçlarını göstermesi yasak, onlarda da kadının tek önemli görüldüğü yer çocuk verebildiği zaman...Kadınlar hiç okula gönderilmiyor ve 18 yaşında evlendiriliyor. Ve tabii ki özgürlük kavramı akşama ne yemek pişirebileceğine karar vermenin ötesinde değil...Bu konularda yazacak ya da söyleyecek çok şeyim var ama "gerçek İslam bu değilciler" ile uğraşamam, ilk emri uygulayın canım kardeşim.
Ve ne yazık ki bitmedi...
Başıma bir şey gelmeyecekse, Cem Yılmaz esprilerini normalde sevmem, fakat eşimin çalıştığı bir yeni yıl akşamında 20 yaşında oğlumla ne izlesek te birlikte takılabilsek ya da neyi izlemeyi teklif etsem burun kıvrılmayacak düşüncelerine en uygun cevap bu atraksiyon olabilirdi. Daha önceki yıllarda yüzüklerin efendisinden 2 film ard arda izleyip sabaha ermiştik fakat bu yıl buna başladıktan 50 dk sonra oğlan pes etti. Ve "playstation oynarım daha eğlenceli" deyip beni ekti.
Benim enteresan bir şekilde hoşuma gitti ve sonuna kadar izleyebildim. En güzel kısmı Ata Demirer taklitleriydi, üzgünüm Cem Abi benim için her zaman en iyisi o dalga geçtiğin kısımlar ve Ata Demirer olacak, yok şöyle zekiyim yok böyle IQ yüksekim demeyeceksin, bizi o Trakyalı dayı taklidi daha çok eğlendiriyor :D
Ve bu ayın kitapları. Zaten her birinin yorumu bloga girildiğinden merak ettiklerinizin yorumlarına bakabilirsiniz.
Yeni yıl dileklerinde bulunma kısmını geçmiş hissediyorum kendimi, her yıl yeni yılda umutlanan, yeni hedefler belirleyen ben 2 yıldır bu halden pas geçiyorum fakat bu geçtiğimiz yıl ilk defa icraate geçebildiğimden demek ki yılın son günü yapılan plana gerek yok diye düşünüyorum, yıl sonu bilançosunda bu yıl için bana iyi gelen şeylerden bahsettiğim için burada tekrar etmeyeceğim, bir ay bir yıl daha geride kaldı...Umarım gelen yıl gideni aratmasın, sağlıkla kalın... Hoşça kalın...