Köşe Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Köşe Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2021 Pazartesi

APTALI TANIMAK - A. M. CELAL ŞENGÖR

Kitapta Celal Şengör'ün Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji Dergisi için yazdığı yazılar var. Her satırına katılmak zorunda değilsiniz elbette, ve fakat bir bilim insanının bilhassa bu vatanın günümüzdeki düzen ve işleyişi hakkındaki fikirlerinden edineceğiniz birkaç şey mutlaka olacaktır. 
Altta kitaptan bir kaç satır var...
Okuyunuz, okutunuz...

"Akıllı insan problemin çözümüyle ilgilidir, aptal ise kendi kafasındaki herhangi bir fikri çözüm diye dayatmak ister."


"Okullarında itaat ve kanaat öğreten toplumlar başkalarına itaate ve kendilerine verilene kanaate mecbur olurlar."


"Cehalet en büyük düşmandır. Ama bu düşman dışarıdan gelmez.  Bunu biz kendimiz büyütür, bizi daha çok cahil edecekleri başımıza getirmek için sandıklara koşarız,  zira cehalet rehaveti,  rehavet yalancı bir rahatlığı, o da sonunda felaketi getirir."


"Bilimin ülkemizdeki çöküşünün en önemli sebebi ise tamamen bilgisiz politikacılardır..."


"Görmeden, kontrol etmeden,  muhakeme kurmadan inanmayı öğrenmiş bir toplum gerçeği aramaz."


"Bir şeyi ortadan kaldırırken yaptığınızı başkaları fark etmesin isterseniz en iyi yol, yok etmek istediğiniz nesneyi sulandırarak çoğaltmaktır."


 

25 Temmuz 2016 Pazartesi

72-YERYÜZÜNE DAYANABİLMEK İÇİN -TEZER ÖZLÜ

1. Baskı 2014
3. Baskı 2014
165 Sayfa

"Neden yazılır? Dünya acılı bir yer olduğu için yazılır."

"Bir anlamda aileyi yöneten , çocuklarını yetiştiren kadınlar olduğuna göre , aydın Türk kadınının en büyük görevi , diğer kadınları bilinçlendirmek olmalıdır."

"Dünya savaşları Avrupa'nın öldürme kültüründen doğmuştur." Peter Weiss

"İnsanlar ve politikacılar kendi yarattıkları sistemin tutsağı oldular." Tarkovski

**********

Kitap Almanya'daki Özlü'nün Türkiye'deki çeşitli dergiler için yazdığı yazılarından oluşmakta.

Almanya'daki edebiyat ve sanat dünyası hakkında oldukça detaylı bilgileri içeren yazılar var.

Özellikle yaşadığımız dönem itibarı ile okumalarım neredeyse durma noktasında iken elimde olması , kitabın yavaş okunmasına sebep olarak gösterilebilir.

Gerçekten şu dönemde hangi kitabı elime alsam , yazanları anlamadan okuduğumu fark ediyorum.

Sanırım okuduğum türü biraz değiştirmem gerekiyor.

Kafa yormayan , yitirilmemiş umutların olduğu kitapların zamanı sanki.

Çünkü düşünmekten yoruluyorum , anlamaya çalıştığım fakat hiç bir koşulda anlamlandıramadığım bir sürü şey oluyor.

Burada siyasi bir mesajım yok , bekleyenler kusura bakmasın.

Sanal alemde siyaset misyonu olan biri olmadığımı 
düşünüyorum.

Bir misyon edinmem gerekirse ; o da  okumak üzerine olmalı .

Sırf bu sebepten ,durma zamanı değil.

Kafam allak bullak olsa da , "Yer Yüzüne Dayanabilmek İçin" okumaktan vazgeçmiyorum.

Okuyanlara 
ve
 okumaya çalışanlara selam olsun .



12 Mayıs 2016 Perşembe

46-ALLAH ALLAH bizim KONTESİ kim SEVDİ?- MİNE G. KIRIKKANAT


126 Sayfa
"Sigara yanıklarıyla delik deşik masamın örtüsü, yurdumun bağrı.Bir ayağı topal iskemlem , döviz kuru ayarı.Ne tepemdeki üzümsüz bağı çadırının umurunda egzoz gazları, ne çelimsiz söğüdün umurunda , dibine biriken izmarit yığınları.Onlar, çirkinin özel, anlamsızın güzel oluverdiği garip bir cennette köklenmiş .Her  bahar zehirli topraklarına inat yeşeriyorlar .Asitli çamurlardan damıtıyorlar özsularını .Burası Türkiye.Araziye uyanların canlı kalabildiği mucize."

"Akıntı, çoğunluk demektir.Çoğunluk , genelin istemi, yani halkın , ailenin , arkadaşların çoğunluğu olabileceği gibi , üyesi olunan kurumun yönetimi tarafından çizilen ve empoze edilmese de uyanın ödüllendirilip uymayanın cezalandırıldığı , cezalandırılmadığı zaman , en azından görmezden gelinerek yok sayıldığı 'genel' politika ya da 'trend' olabilir."
**********************************************
Mine G. Kırıkkanat'ın köşeyazılarından oluşmakta kitap.

Siyasi söylemler içermekte, bu sebepten her kesimin rahatsızlık duymadan okuyabileceğini düşünmüyorum.

Yazılar şimdi için hafif kaçmakta bence.

Bugünküler çok daha serttir inanıyorum.

Kırıkkanat okumalarım sürecek...


19 Ocak 2016 Salı

4-HAYAT KIRIKLIĞI - CEM MUMCU

1. Basım 2006
299 Sayfa


İlk Cem Mumcu okumam . Neden ilk anlamış değilim . Kızgınım kendime , kırgınım size , biri de çıkıp dese ya "niye?".


Giriş paragrafımız tamamsa , azcık geliştirelim kendimizi .

Bu kitaba başladım , sanıyorum sadece 1 sayfasını okudum ve araya bir çok şey girince ben başka kitaplara geçiş yaparak bunu kenarda unuttum .

Aslını isterseniz uzun bir okuyamama , okusam da anlayamama gibi bir dönemden geçmiştim.

Okuma yapsanız bile istediğiniz kalitede yapamadığınızı bilmek çok kötü .

En azından benim için kötüydü.

Neyse okumalarımın istediğim kıvama geldiği bir zamanda , makyaj bloggerlarının project ten pan'i aklıma geldi , yarım kitaplarımı aldım önüme ve ilk 10'u şu sürede bitecek dedim .

Yok öyle demedim de , yani , "madem okuyabiliyorum o zaman ne varsa eskilerde var" demiş olmam daha makul.:D

Sıra bu kitaba geldiğinde çok fena kızdım kendime , ben bu kitabı neye istinaden aldığımı bile bilmezken ilk yazılar acayip etkiledi beni .

Hatta alınıtılayıp twitlediğim de doğrudur .

Mumcu'nun çeşitli gazete ve dergilerdeki hatta sergi açılışlarına ve hatta yaptığı kitap yorumlarına kadar pek çok konuda yazıları oluşturmakta kitabı.



Sonra baktım ki çok etkileniyorum ben yazarın sözlerinden ,okuduğu kitaplarından  ve görünmüyor kitap post-it lerimden, "dur "dedim kendime ;böyle bilmeden olmaz , kim bu Cem Mumcu , nedir , nereden gelmiştir, neden gelmiştir .


Google amca yine şaşırtmadı beni , bir sürü gerekli gereksiz bilgiyi önüme getirdi ve ayıkla bakalım dedi :D

Öncelikle Mumcu , Okuyan Us 'un sahibiymiş.Sonralıkla da doktormuş(psikiyatr) ama çok kimse bilmezmiş.

Şimdi buraya linkini veremiyorum ama bir röportajını okuduktan sonra aslında dünya görüşlerimizin ya da en azından bazı konulardaki fikirlerimizin çok uyuşmadığını gördüm.

Olmaz mı , olur , neden olmasın , aynı düşünceye sahip olsak güzel olurdu ama olmasa da olur :D 

Sonra kitabın içindeki enteresan çizimler de güzeldi .

Fakat kitabın bir yerinden sonra , ben ilk yazılarını özlemeye başladım.

Yaptığı kitap yorumlarını okur muydum blogger olsa ?

Demem o ki , belki her yazısını beğenmedim fakat özellikle ilk 150 sayfa fevkalade etkiledi beni, itina ile takip edilecek bir yerli yazar daha buldum , çok ta mutlu oldum :D

Kitabı edinirseniz , "Bol İtiraflı Bibliyomani Etüdü " en çok etkileyenlerden biri beni , 

Kitaptan alıntıları aşağıda bulabilirsiniz:D





"Sevilmeyen , sevilse de buna layık olmadığını hisseden çocuklar yazar mı oluyor ?Sevilmek için mi yazıyoruz ?Yazmak için sevilmediğimiz inancını mı büyütüyoruz içimizde yoksa biteviye?"

"İtiraf ediyorum baba , uçurtmanın ipi kopmamıştı , ben çakımla kesmiştim..."

"Ve hayal ettiğim cennette de deliler , köpekler, babam, Borges ve onların benzeri başka deliler ve kitaplar var."

"Her şey içime batıyordu.Garip gelebilir ama aslında yalnız kalma isteğim yalnızlığımdan kaynaklanıyordu ve de yalnızlığım da yalnız kalma isteğimden."

"Hayatın kendisi de böyledir zaten; diğerlerini hesaba katmaya başladığınızda kendi yaşamınızı yaratamazsınız."

"Ne yalan söyleyeyim yazarken çok eğleniyorum , sevişir gibi yazıyorum , üstelik partnerimi bile düşünemeyecek kadar bencil bir biçimde yapıyorum bunu ."

"Kimse şişman , gıdıklı , kırışık , sarkmış, büyük memeli , küçük memeli , göbekli , yaralı olmak istemiyordu. Yaşamamışçasına yaşamak istiyorduk."

"Şimdi  bu yazdıklarımın ışığında ben normal miyim?Sanırım değilim , umarım değilimdir ve umuyorum ki olmam."

20 Ağustos 2014 Çarşamba

77-İSİM / ŞEHİR / ARTİST- YILMAZ ÖZDİL


1. Baskı 2014
475 Sayfa



"İstediği kadar tazyikli su sıksın 
Korkma sönmez!"

SYF 99
"
Tecavüz ederken suçüstü yakalanan adam , 
henüz tecavüz gerçekleşmediği için  "yarım kaldı " indirimi aldı bu memlekette...

Tecavüzünü kameraya kaydeden sapık "eski sevgilisiymiş " indirimi aldı.

Tecavüzde bağırmıyorsa , "rıza göstermiş sayılır " indiriminden faydalanan var.

Üvey kızına tecavüz edip , "kızın ruh sağlığı bozulmadı raporu"yla indirim alan var.

Ormanda saldıran, döve döve çırılçıplak soyan , ancak astım krizi geçirerek bayılıp yakalanınca ,
" orası ıssız bir yer , isteseydim yapabilirdim" 
indirimi alan var.

Tecavüz edip , hamile bırakan , sonra da 
"zaten bakire değildi"
indirimi alan var.

Tanımadığı birine saati soran eşini delik deşik ederek öldürüp ,
"cilve yaptı" 
indirimi alan var.

Eşini katledip,
"kot pantolon giyiyordu, piercing takıyordu, çantasında doğum kontrol hapı buldum"
indirimi alan var.

Kadın programında,
"babam bana tecavüz etti" diyen kızını öldürüp , 
"babasını kamuoyunda mahçup etti " 
indirimi alan var.

Mahkemeye takım elbiseyle geldi diye,
"iyi hal "
indirimi alan seri tecavüzcü var.

....
Amerikalı kadının öldürülmesinden daha vahimi....
Kadının öldürülmesine hiç kimsenin şaşmamasıdır!

"


*******************************

Yılmaz ÖZDİL pek sevilen biri değildir bu ülkede , neden olsun ki?

Birilerinin kurduğu düzene, çomak sokuyorsan ;

haksızlık gördüğün yerde, susmuyorsan; 

hırsızı , alkışlamıyorsan;

nabza göre şerbet vermeyi , beceremiyorsan;

üç maymun, hiç olamıyorsan;

 kusura bakma Abi , 

bu ülkede sevmezler adamı ...




2 Kasım 2013 Cumartesi

94-YILMAZ ÖZDİL---İSİM-ŞEHİR-HAYVAN

Doğan Kitap
1. Basım 2011-elimdeki 86. Basım 2012
473 Sayfa


"Halbuki hepimiz biliyoruz ki, kıçımızı silmek için tükettiğimiz tuvalet kağıdı miktarı, beynimizi parlatmak için tükettiğimiz kağıt miktarından fazla."

Yılmaz Özdil'in ilk kitabı , köşe yazılarından derlenmiş .

Güleriz ağlanacak halimize havında.

Müjdat gezen  kıvamında.

Aziz Nesin tadında.


 Yemeyin de, okuyun o halde:)
Not:Tırnaklar yine bana ait değiller. Tırnakları ve ojeleri ile katkıda bulunduğu her kitap adına teşekkürü borç bilirim .Teşekkürler NİLAY:)