Yılmaz Özdil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılmaz Özdil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2016 Cumartesi

58-KADIN- YILMAZ ÖZDİL


Kırmızı Kedi Yayınları
1. Baskı 2015
324 Sayfa

Yılmaz Özdil'den kadınlar, ülkemin kadınları .

Bu kitabı okurken aklıma gelen şiirlerden biri :


KADINLARIMIZ

Ülkemin gerçeklerinden biri , nasıl yazsam tam olarak ifade edemeyeceğim acılarımız.

Yaşayan ama varlığı her zaman erkekten sonra gelen insanlarımız.

Analar , çocuklar , kadınlar.

Tecavüzü , tacizi geçtim , çalışması bile hoş karşılanmayan, hatta okumasına bile müsaade edilmeyen, ülkemin sessiz çığlıkları.

Alın işte bu kitabı okuyun diyemiyorum, okumayın erkekler .

Sakın durup düşünmeyin .

Siz haklarnda hükmünüzü çoktan vermişsiniz zaten.

Darağacındakinin sandalyesine tekmeyi atmışsınız.

Ben neyin hakkından bahsediyorum.

Neyi anlayın istiyorum değil mi?

Not: Her defasında ısrarla yineliyorum , bu memlekette bir şeyler değişir, değişmez değil.

Ama önce kadınlar değişecek , okuyamayan kızlar kendi kızlarını okutacak .

Çalışamayan kadınlar kendi yetiştirdikleri kadınları çalıştıracak .

Kendi kızlarına nasıl davranılsın istiyorsa , gelinlerine o şekilde muamale edecek.

Ve en önemlisi;
 kendi yetiştirdikleri erkeklere, kadına saygıyı öğretecek.

O erkeklere , kadınlara nasıl davranılması gerektiğini gösterecek. 

Başka yolu yok bu düzeni değiştirmenin.

Yoksa 3-5 çocuk yapmakla , hatta çocuk doğurmuş olmakla ...

Dışarıya çıkarmamakla ,dayakla , tecavüzle , tacizle , baskıyla olmaz.






1 Mayıs 2015 Cuma

39-BERABER YÜRÜTTÜK BİZ BU YOLLARDA-YILMAZ ÖZDİL


1. Basım 2015
331 Sayfa

"Tarih boyunca böyle propaganda savaşı görülmemişti .Dini siyasete alet eden politikacılar , devlete hakim olmaya çalışan dinciler , rüşvete doymayan tipler , gözünü para hırsı bürümüş iş adamları kamu görevini yapmayan basın yüzünden , hangi gizli servislerin oyuncağı olmuştuk, belli değildi."

"Türkiye tüm bu kepazeliklere rağmen hala ayakta durabiliyorsa , memur Teoman gibilerin sırtında duruyordu."

"Boşuna dememişlerdi...
At koşar, baht kazanır,
Adalet bekleyen, nah kazanır!"

Yılmaz Özdil ne yapsın , O da harfleri yürütmüş! :)

20 Ağustos 2014 Çarşamba

77-İSİM / ŞEHİR / ARTİST- YILMAZ ÖZDİL


1. Baskı 2014
475 Sayfa



"İstediği kadar tazyikli su sıksın 
Korkma sönmez!"

SYF 99
"
Tecavüz ederken suçüstü yakalanan adam , 
henüz tecavüz gerçekleşmediği için  "yarım kaldı " indirimi aldı bu memlekette...

Tecavüzünü kameraya kaydeden sapık "eski sevgilisiymiş " indirimi aldı.

Tecavüzde bağırmıyorsa , "rıza göstermiş sayılır " indiriminden faydalanan var.

Üvey kızına tecavüz edip , "kızın ruh sağlığı bozulmadı raporu"yla indirim alan var.

Ormanda saldıran, döve döve çırılçıplak soyan , ancak astım krizi geçirerek bayılıp yakalanınca ,
" orası ıssız bir yer , isteseydim yapabilirdim" 
indirimi alan var.

Tecavüz edip , hamile bırakan , sonra da 
"zaten bakire değildi"
indirimi alan var.

Tanımadığı birine saati soran eşini delik deşik ederek öldürüp ,
"cilve yaptı" 
indirimi alan var.

Eşini katledip,
"kot pantolon giyiyordu, piercing takıyordu, çantasında doğum kontrol hapı buldum"
indirimi alan var.

Kadın programında,
"babam bana tecavüz etti" diyen kızını öldürüp , 
"babasını kamuoyunda mahçup etti " 
indirimi alan var.

Mahkemeye takım elbiseyle geldi diye,
"iyi hal "
indirimi alan seri tecavüzcü var.

....
Amerikalı kadının öldürülmesinden daha vahimi....
Kadının öldürülmesine hiç kimsenin şaşmamasıdır!

"


*******************************

Yılmaz ÖZDİL pek sevilen biri değildir bu ülkede , neden olsun ki?

Birilerinin kurduğu düzene, çomak sokuyorsan ;

haksızlık gördüğün yerde, susmuyorsan; 

hırsızı , alkışlamıyorsan;

nabza göre şerbet vermeyi , beceremiyorsan;

üç maymun, hiç olamıyorsan;

 kusura bakma Abi , 

bu ülkede sevmezler adamı ...




29 Mart 2014 Cumartesi

30-BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YILLARDA-YILMAZ ÖZDİL

1. Baskı Eylül 2013
175. Baskı Ekim 2013
352 Sayfa




Bu kitabı 

OKUMAK ZORUNDASINIZ!

Okumalısınız, okusanız iyi olur , yani okusan da olur,
 değil.

ZORUNLULUK.

Siyasi görüşün ne olursa olsun , zorundasın.

Zaten kitap siyasi bir kitap değil.

Yılmaz Özdil'in köşe yazıları değil.

Gönderme değil.

Eleştirme değil.

Ne olmuşsa , O!

Gazetelerde küçük ya da büyük yer bulan,  yazılan , Türkiye'de yaşanmış HER ŞEY.

*Çok fazla baskı yapmasına rağmen bloglarda çok  yer bulamamasını,yeni basılmış olmasına veriyorum.Fakat bu ertelenecek bir kitap değil .
Sonra okurum denecek bir kitap değil.






2 Kasım 2013 Cumartesi

94-YILMAZ ÖZDİL---İSİM-ŞEHİR-HAYVAN

Doğan Kitap
1. Basım 2011-elimdeki 86. Basım 2012
473 Sayfa


"Halbuki hepimiz biliyoruz ki, kıçımızı silmek için tükettiğimiz tuvalet kağıdı miktarı, beynimizi parlatmak için tükettiğimiz kağıt miktarından fazla."

Yılmaz Özdil'in ilk kitabı , köşe yazılarından derlenmiş .

Güleriz ağlanacak halimize havında.

Müjdat gezen  kıvamında.

Aziz Nesin tadında.


 Yemeyin de, okuyun o halde:)
Not:Tırnaklar yine bana ait değiller. Tırnakları ve ojeleri ile katkıda bulunduğu her kitap adına teşekkürü borç bilirim .Teşekkürler NİLAY:)

1 Kasım 2013 Cuma

1 FİLM +1 SİTEM


1 SİTEM

Film'i sonra yazacağım , önce sitemim.

Bumerang Deneyim Günleri Kapsamında,
yukarıdaki fotoğraf ile birlikte Bumerang sitesinde yapılan davet düştü ekranıma, geçen hafta.

2 yıldır okuduğum kitapları giriyorum bloga, 1 yıldan fazladır Bumerang üyesiyim hem de Platinlisinden , buna rağmen bir kere bile ne reklam aldım, ne de bir etkinliğine katıldım.

Fakat buluşmanın haberinin geldiği günün akşamı okumaya başlamıştım , Özdil'in kitabını, ha köşe yazılarını okurdum fakat müdavimi de değildim .

Hemen ertesi günü, o kadar bekledikten sonra okumaya başladığım kitabın sahibiyle tanışma fırsatı doğmuş , kaçmaz dedim , evrenin mesajıdır dedim, şartlarınıza uygun ise blog, ben de orada olmak isterim, dedim.

Demez olaydııııım.

Ha haber gelecek , ha geldi , hadi geliyor derken 9 değil 19 doğurdum pc başında, 1 hafta boyunca.

30 ekim çarşamba günü 1.30'a kadar pc 'deyim , herhalde uygun bulunmadı blogum falan diye düşünüyorum artık , çok ta önemli değildi zaten ayaklarına yatıyorum kendimce, ben de kitap yazayım bak ben çağırıyor muyum Yılmaz Abi'yi:)

Abi diyorum ama kızı yaşında sayılırım , zorlasam torunu bile olabilirdim sanki , bu arada yaşım 32.:)

Aynı gün yakın saatlerde, yine melankoliye kapıldığımı, asosyalliğin ar damarına nüfuz ettiğimi düşünen arkadaşım , pastasıyla böreğini yapmış ,tel etti gel diye.

Umut ta kalmadı ya artık Yılmaz Abi'ye gitmeye, koştum arkadaşıma, sadece sosyallik adına.

16'da eve geldim , yemek telaşı , oğlumun gelişi, eşimin işi derken ben ancak 17.30'da oturdum bilgisayar başına , bir de ne göreyim, saat 2.30 da gönderilmiş bir mesaj , Bumerang'dan.

Aynen aktarıyorum.

Sayın kullanıcımız,



size ulaşabileceğimiz telefon numarasına maalesef sistemden ulaşamadık. İletişim bilgilerinizi gün içinde bizimle paylaşırsanız yarışmamızla ilgili sizinle görüşmek istemekteyiz.

İlginiz için teşekkür ederiz


Fakat saat olmuş 17.30, acaba günün içinde miyiz , dışında mı kaldık demedim , gönderdim telimi .

EEEEE

Ne arayan ne soran , oldu benim Yılmaz Özdil hüsran.

Canım okuyucu bilmelisin ki,  önce kendime kızdım , yedin pasta böreği de ne oldu , aferin diyen çıktı mı, diye.

Sonra Bumerang'a kızdım, e kardeşim , son dakika mı aranır katılımcı yahu , sonra ben bumerang üyesiyim nasıl yok telim ya da neden bugüne kadar istemedin,diye.

Ama en sonunda buldum günah keçisini , kaçıyordu neredeyse , yakaladım.

Suçlu Yılmaz Abi bence,

böyle bir etkinliğe katılır da insan daha profesyönel bir ekiple çalışmaz mı, hadi telimi bilmiyorsun , köşende neden yazmadın, hiç olmadı mesaj bari atsaydın, değil mi ama dedim...küstüm.


Kaderin Böylesineeeeeeee....


Neyse ,
bir hafta boyunca yaşadığım heyecanın, sıkıntıdan çıkarmış olduğum 5 adet sivilcenin, aldığım 700 gramın vebalini okumak ta sizlere kaldı, kusura bakmayın.



1 FİLM





Perşembe günü arkadaşım , 6. hissi azcık kuvvetlice herhalde , sinema gününe var mısın , dedi?

Ben de Varım ama küçük hissediyorum dedim , .:)

Neyse bu filmde karar kıldık, daha önce bloglardaki yorumlardan genel olarak beğenildiğini okumuştum , zaten Uğur Yücel varken bize söz düşmezdi , oynamasındı , yerinde otursundu 90 dk. ,farkı olmazdı.

Biz yine beğenir , yine alkışlar , yine izler ,yeni film için yıllar beklerdik.

Uzun lafın kısası , film müthiş , artık çoğu kişi biliyor Black adında bir de yabancı versiyonu varmış.

Tek sorun bir paket peçete yetmez , ruloyu toptan götürün.

Ağladık , açıldık , :)