Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2018 Pazartesi

MİLLİ MÜCADELENİN CESUR VE KAYIP KADINLARI- İLKNUR BEKTAŞ

1. Baskı 2017
220 Sayfa

"Bir adım var benim
Kayıtlara geçmedi..."

demiş Bitlis Defterdarı'nın Hanımı. Gösterdiği cesaret ile kitaba konu olmuş cesur kadınlardan biri , zamanında evraklara geçmiş ama adı anılmamış .

Kadınların kimliklerinin  eşleriyle anıldığı zamanlar ...

Kurtuluş savaşının amansız , acımasız , yürek paralayan hikayelerini ve bu hikayelerdeki kadınları derlemiş yazarımız.

Kendisiyle şahsen tanışma şansım olunca , kitaplarını da edinmeyi kendime borç bildim .

Keşke daha kesin evraklarımız , daha çok tutulabilmiş kayıtlarımız olsaydı ....

Sadece belli günlerde anmak yerine hiç unutmasaydık , milli mücadele günlerini.

Keşke unutturulmak için bu kadar çok çaba harcanmasaydı.

Bu ülkeden çok umudum yok açıkçası ama kadınlarından hala ümitliyim.

Bir değişim olacaksa bu kadınlardan başlayacak.

O gün geldiğinde , ben bu dünyada olur muyum bilmiyorum ama yaşadığım vatanın bütünüyle Türkiye olarak kalmasını diliyorum.

Okuyun !


23 Kasım 2016 Çarşamba

112-FRIDA KAHLO: AŞK VE ACI- RAUDA JAMIS


Çeviri:Hülya Uğur Tanrıöver (Tufan)
1.-5. Basım 2002-2001
6. Basım 2013
304 Sayfa

"Şafak hep çok uzaklarda , şafağın artmasını mı arzuluyorum , yoksa asıl istediğim gecenin daha derinine mi dalmak , bilmiyorum.Evet belki de her şeyi bitirmek istiyorum."

"Kimi yeniyetmelere egemen olan 'Ben kimim?' sorusunun sıkıntısını yaşamak zorunda kalmadım .Attığım her adım bir olguydu ; ben de onunla birlikte vardım."

"Neden yürümek için ayaklarım olsun ki , uçmak için kanatlarım var..."

*****************

Bir fasulyenin faydaları adlı kitap yorumuna daha hoş geldik, hep birlikte geldik çünkü ben de kitap için neler yazacağımı merak ediyorum , belki de sizden fazla ediyorum çünkü ne yazacağımı ben de henüz bilmiyorum.

Hımmm, mesela kitabın en hoşlanmadığım taraflarından biri şu oldu ;

Sayfa 22: Kahlo'nun doğduğunda anneannesi , babaannesi ve dedelerinin ölmüş olduğu bilgisi verilmiş, 
Sayfa 23; Kahlo'nun vaftiz töreninde çıkan isim koyma tartışmasını anneanne yatıştırmış(!)

Tabii bu hata kitabın bana göre en elle tutulur hatası, çünkü size şu şudur diyebiliyorum.

Frida hep merak ettiğim kadınlardan biri olagelmiştir.

Bir devrimci diye anılması da elbette etkilemiştir bu düşüncemi.

Bir diğeri , anatomik resimleri ...

Hangi hislerle , hangi yaşanmışlıklardan yola çıkılarak yapılmış o resimler?

Neyin ifadesiydiler?

Sanki bütün sorularımın cevaplarını alıvercekmişim gibi başladım okumaya ,

okuduğum onlarca karakterden,  hangisinin hayatını anladığımı düşündüysem?

Kitabın yazarının Kahlo olmadığını anlamak için de kitabı okumaya başlamam gerekiyormuş (hep eksiler karşı tarafa değil canım , kendimi de eleştirebiliyorum )

Kahlo gerçekten yaşamı boyunca , acıların kadını olmuş .

Aynı oranda aşklarıyla konuşulmuş.

Resimlerini kimi anlamış , kimi ben gibi cahilliğini çaktırmamaya çalışarak bakmış.

Devrimi savunmuş ama burjuva kıvamında yaşamış.

Troçki ile pek bir ahbaplık kurmuş , lakin sonu pek te beklenen gibi olmamış.

Tabi tek tek hayatına kimlerin girdiğini yazamamış yazar ama anlaşılan kısa ve acılı ömründe epey renkli yaşamış.

Kitabı beğenmedim , net.

Niyesi de şu ; sosyal medyada o kadar görmek, insanın kafasındaki kurguda çok etkili.

Beklenti tavan , oysa çok başka anlatılabilir miydi diye bitince kitap.

Ya da çeviri olması mı , anlaşılmayı bu kadar zor kılan?

Kafamda deli sorular ve anlayamadığım hayatlar.

Anlayan biri bana da anlatsa; ne kadar , neden ve nasılları .




11 Haziran 2016 Cumartesi

58-KADIN- YILMAZ ÖZDİL


Kırmızı Kedi Yayınları
1. Baskı 2015
324 Sayfa

Yılmaz Özdil'den kadınlar, ülkemin kadınları .

Bu kitabı okurken aklıma gelen şiirlerden biri :


KADINLARIMIZ

Ülkemin gerçeklerinden biri , nasıl yazsam tam olarak ifade edemeyeceğim acılarımız.

Yaşayan ama varlığı her zaman erkekten sonra gelen insanlarımız.

Analar , çocuklar , kadınlar.

Tecavüzü , tacizi geçtim , çalışması bile hoş karşılanmayan, hatta okumasına bile müsaade edilmeyen, ülkemin sessiz çığlıkları.

Alın işte bu kitabı okuyun diyemiyorum, okumayın erkekler .

Sakın durup düşünmeyin .

Siz haklarnda hükmünüzü çoktan vermişsiniz zaten.

Darağacındakinin sandalyesine tekmeyi atmışsınız.

Ben neyin hakkından bahsediyorum.

Neyi anlayın istiyorum değil mi?

Not: Her defasında ısrarla yineliyorum , bu memlekette bir şeyler değişir, değişmez değil.

Ama önce kadınlar değişecek , okuyamayan kızlar kendi kızlarını okutacak .

Çalışamayan kadınlar kendi yetiştirdikleri kadınları çalıştıracak .

Kendi kızlarına nasıl davranılsın istiyorsa , gelinlerine o şekilde muamale edecek.

Ve en önemlisi;
 kendi yetiştirdikleri erkeklere, kadına saygıyı öğretecek.

O erkeklere , kadınlara nasıl davranılması gerektiğini gösterecek. 

Başka yolu yok bu düzeni değiştirmenin.

Yoksa 3-5 çocuk yapmakla , hatta çocuk doğurmuş olmakla ...

Dışarıya çıkarmamakla ,dayakla , tecavüzle , tacizle , baskıyla olmaz.






21 Aralık 2013 Cumartesi

114-ÖLÜ ERKEK KUŞLAR-İNCİ ARAL

Kitabın ilk basımı 1991 yılında yapılmış.
Kırmızı Kedi'de 1. basım 2011
496 Sayfa



Bilen bilir; İnci Aral bende farklı yer etmiştir.

Okudukça okuyasım , sevdikçe sevesim gelir.

Bu romanı "Sevginin eşsiz Kışı " isimli öykü kitabındaki "Fırtına kuşu" adlı öyküden yola çıkarak yazmış.

1992 yılı Yunus Nadi roman ödülünü almış.

Yine bir kadının , aslında birin içindeki iki kadının hikayesi var.

Su ve Na'nın , yani SUNA'nın hikayesi bu.

Okuduğum İnci ARAL kitaplarının içinde En İyisiydi derim ben bu kitaba , diyebilirim.

Kitaptan:

"Çevremle bağlarım kopuktu ne zamandır.Dertlerimi anlatmaya değer bulduğum tek kimse kalmamıştı.Kullanmaya gereksinme duyduğum tek sözcük yoktu."

"İsyan ettiğinde azmakla, kudurmakla, kendisine adam edene baş kaldırma nankörlüğünde bulunmakla suçlanıyordu."

"SİGARAMA KARIŞMA, ÖLÜMÜMDEN UZAK DUR."

"Çok yürekli görünürken bu kadar korkak;
böylesine evcilken bir o kadar serseri;
Uysal ve sessiz sanılırken cadı gibi inatçı;
Çoktan esir alınıp bayrağım çiğnenmişken böyle mağrur ve bağımsız..."