İnci Aral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnci Aral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2020 Pazartesi

ŞARKINI SÖYLEDİĞİN ZAMAN - İNCİ ARAL

167 sayfa


"Gözüne en çok çarpan, çoğunluğun çaresizlik ve sinmişliğiydi. Temel sorunlar çözülemiyor, cehaletten beslenen boş insanlar, anti-demokratik uygulama ve baskılar, toplumu parçalara, kamplara bölerek yerinde saydırıyor, gün gün geriye düşürüyordu. Çoğunluk için adalet, kaliteli eğitim , sosyal güvenlik hala arızalıydı."

""Bu ülkedeki karşıtlıklar, her konuda can yakıcıydı aslında. "


2008 'de başlayan hikâye geriye dönüşler ile 1978'e kadar uzanıp bir başka hikayeye kapı açıyor.  Hikâye içinde hikâye,  roman içinde roman oluyor. Bağlantı noktası bir miktar can sıkıyor. 

12 Eylül 1980 darbesine, politik açıdan değil bireyler üzerinden temas ediliyor. Devrimci eleştirileri,  gençlik sorgulamaları ve burjuva devrimciyi psikolojik olarak oldukça yüzeyselden ele alması ile beni tatmin etmeyen hatta beklemediğim bir Inci Aral kitabı oluyor.
Yine de okunabilir tabii özellikle benim gibi darbe dönemi anlatılarını sevenler için.  

Bu arada Edebiyat Tarihinde bu darbeler asla "darbe" olarak başlıklanmaz; 12 Eylül, 12 Mart hikâye/romanı diye geçer. Gereksiz ama beni şaşırtan bir ifade olduğundan burada duruversin.

2 Mayıs 2017 Salı

KENDİ GECESİNDE -İNCİ ARAL

1. Basım 2014
355 Sayfa

"Belki de geriye kalan tek şey oyun da olsa aşktı."

"Vedalaşmayalım. Veda can yakar . Ayrılık sessizce yaşanmalı .Bırakır gidersin , biter."

"Yalnızlık sevildiği zaman daha soylu, daha derin bir anlam kazanıyordu."

"Seçtiğimiz hayat bizi kendine benzetir."

"Hiç kimse olduğunu sandığı kişi değildir."

***************

Bir gay hikayesi diyeceğim ama aslında değil.

Bir kendini arama hikayesi desem , tam karşılamayacak .

Öyle iki arada bir derede yaşanan çalkantılı hayat, hissedilen kafa karışıkları, kendini bulma sorunsalı.

Gay hikayesi değil deme sebebimse , o kadar çok kendini sorgulama var ki hikayede , aşkı bulmak biraz zor .

Sonunu sanki bir yere bağlamak için uğraşmış yazar.

Keşke sonu havada kalsaydı dediklerimden biri.

Bu arada kitabı yeğen'den tırtıkladım, üzerine konuşurken,
 insanların ;

genel olarak cinsel içeriğini fazla bulduğunu, söyledi.

Ben kitabı cinsel içerikli bulmadım .

Yani insanların cinsellik anlayışı bu kadarsa  vah halimize diyeceğim ama Grinin Elli Tonu'nun izlenme oranlarını düşününce yine samimiyetsizliğimizi hatırlatmak zorunda kalıyorum kendime.



22 Mayıs 2014 Perşembe

44-İÇİMDEN KUŞLAR GÖÇÜYOR - İNCİ ARAL

1. Baskı 1998
Kırmızı Kedi'de 1. Basım-2012
165 Sayfa


"Her insan yükünü kendi taşır ister istemez ve düşmeden önce, düştüğünde başına gelecekleri bilemez."


Yine klasik bir İnci Aral kitabı.

Artık orta yaşlara gelmiş yazarımız menopozla , orta yaşla ve hayatla yüz yüzedir.

Sorgulamalar , yanlışlar , doğrular, acılar ve hastalıklar...

Ve yine yazım sürecinde ve sonrasında hissedilen cendere hali, yine günlük koşturmalar.

Yine doğal , karmaşık , hayat...

Arayışlar ve sonlar.





                                      

21 Aralık 2013 Cumartesi

114-ÖLÜ ERKEK KUŞLAR-İNCİ ARAL

Kitabın ilk basımı 1991 yılında yapılmış.
Kırmızı Kedi'de 1. basım 2011
496 Sayfa



Bilen bilir; İnci Aral bende farklı yer etmiştir.

Okudukça okuyasım , sevdikçe sevesim gelir.

Bu romanı "Sevginin eşsiz Kışı " isimli öykü kitabındaki "Fırtına kuşu" adlı öyküden yola çıkarak yazmış.

1992 yılı Yunus Nadi roman ödülünü almış.

Yine bir kadının , aslında birin içindeki iki kadının hikayesi var.

Su ve Na'nın , yani SUNA'nın hikayesi bu.

Okuduğum İnci ARAL kitaplarının içinde En İyisiydi derim ben bu kitaba , diyebilirim.

Kitaptan:

"Çevremle bağlarım kopuktu ne zamandır.Dertlerimi anlatmaya değer bulduğum tek kimse kalmamıştı.Kullanmaya gereksinme duyduğum tek sözcük yoktu."

"İsyan ettiğinde azmakla, kudurmakla, kendisine adam edene baş kaldırma nankörlüğünde bulunmakla suçlanıyordu."

"SİGARAMA KARIŞMA, ÖLÜMÜMDEN UZAK DUR."

"Çok yürekli görünürken bu kadar korkak;
böylesine evcilken bir o kadar serseri;
Uysal ve sessiz sanılırken cadı gibi inatçı;
Çoktan esir alınıp bayrağım çiğnenmişken böyle mağrur ve bağımsız..."




31 Ekim 2013 Perşembe

93-RUHUMU ÖPMEYİ UNUTTUN-İNCİ ARAL

Turkuvaz Kitap
1. Basım 2009-158 sayfa


-Siyah Lale-
"İnsan geleceğin olmadığını önceden anlayamıyorsa, durdurmak ya da tersine döndürmek için kör zamana hükmedemiyorsa, havi bir bilinmezliğin için de sürüklenerek yaşıyorsa, dakikaların , saatlerin ne önemi var ki!
Gerçekte akacak , gidecek yeri olmayan tuhaf bir kavramdı zaman ve insan bunu ancak onarılmaz bir biçimde zarar görerek eksik kaldığında anlıyordu."


*Pembe Kayışlı Saat*
"Ölüm! Eğer çok yakınımızdaki birine değimişse ne kadar zordur ölümden söz etmek."



*Gelecek*
"Gözlerimin ta içine bakıyor
Başka bir bakış arıyorum , bulamıyorum."


11 Öykü var kitapta , İnci Aral'ın kalemiyle mühürlü.

Her biri için keşke roman olsaymış dedirten.

Ölüm, ana fikir.

Sadece kenarından köşesinden değil bazen tam ortasından yakalıyor kahramanlarımızı.

Not:Tırnaklar yine bana ait değiller. Tırnakları ve ojeleri ile katkıda bulunduğu her kitap adına teşekkürü borç bilirim .Teşekkürler NİLAY:)

7 Mayıs 2013 Salı

41-AĞDA ZAMANI-İNCİ ARAL

Turkuvaz Kitap
1. Basım 2008
140 Sayfa

Her İnci Aral kitabından sonra, bir kez daha hayran oluyorum yazara.

Nasıl güzel öyküler bunlar.

Bayıldım yine.

Her gün , her an karşınıza çıkabilecek kadınların hikayeleri.

Farklı kadınların duyguları , duyuları ya da yaşadıkları.




15 Kasım 2012 Perşembe

96-UNUTMAK-İNCİ ARAL

Merkez Kitaplar
2008 Basım-349 Sayfa


İnci Aral, sadece 1-2 kitabını okuyabildiğim fakat kalemine hayran kaldığım yazar.

Anı-anlatı şeklinde bir otobiyografi hazırlamış Tolga Meriç ile birlikte.

Beğendiğim satırların altını çizebiliyor olsaydım, bütün kitabı çizmek zorunda kalabilirdim.

Her sözü düşündürücü , her cümlesi anlamlı.


Dikkat buyurun;

bu kitap hatta bu yazar

 OKUNMALI.

"Herkes hayatını inanılır bir yalan haline getirecek kendi cennetini arıyor, Cehennemin hep baskın çıkacağını bile bile..."İnci ARAL