11 Haziran 2019 Salı

AŞKIN SEÇİMİ- NICHOLAS SPARKS

1. Basım 2016
292 Sayfa 

"Her hikaye, en az onu anlatan kişi kadar eşsizdir ve en iyi hikayeler sürpriz sonla bitenlerdir."

Demişti hikayenin kahramanı kitabın ilk satırlarında. Yazar Nicholas Sparks olunca hele de böyle bir cümleyle başlayınca Defter'den de iyi bir hikaye bekledim kendisinden.

Olmadı... Bence olmadı, seveni mutlaka olacaktır ama hem hikayeye girişteki detayların fazlalığı, asıl olayın dank diye olması ve tahmin edilebilirliği arttırılmış sonu ile benim beklentilerimi karşılamadı.

Oysa kitaba hadi şöyle vitamin gibi bir şey olsun, hem bedeni hem kafayı rahatlatsın diyerek başlamıştım.

Sadece fazlaca vakti olanlar okusun.

7 Haziran 2019 Cuma

CEMİLE - ORHAN KEMAL

30. Baskı 2017
150 sayfa

"Yıllardır kahrımı çekmekten usanıp yorulmayan, cefakâr karıma..." 4.5.958

"Küçük Adamın Romanı" serisinin 3. kitabı. Otobiyografik özelliği ile ayrıca özeldir. üstteki ithaftan anlayacağınız üzere Orhan Kemal'in büyük bir sevda ile tutkun olduğu karısının ve kendisinin hikayesi. 

Toplumcu edebiyatın 3 Kemal'inden 1'i olan Orhan Kemal'den efsane bir anlatı. 

Hem biyografik unsurları ile hem de döneminin işçi hareketlerine, toplum yapısına bakışıyla mutlaka okunması gerekenlerin başında gelmeli. 

İlk ikisini okumadınız ise de aslında bir yönüyle diğerlerinden bağımsız bir tarafı var. O sebepten ilk ikiyi okumadan Cemile'den de başlayabilirsiniz. Tabii bana sorsanız Katip Necati'yi tanımak belki biraz daha anlayabilmek adına ilk ikisini okumanız daha iyi olacaktır.

En nihayetinde okuyun, neresinden başlarsanız başlayın önemli değil ama mutlaka okuyun...

Sevgiyle...

2 Haziran 2019 Pazar

EYLEMLERİM - DURUM GÜNCELLEMESİ


Öncelikle bu güzel kitapları gönderen Yeditepe Üniversitesi Yayınevi ve İstek Yayınları'na  teşekkür ediyorum. En yakın zamanda blogumda her birinin ayrı ayrı yorumlarını okuyacak ve içinizden şanslı olanlara da her birini hediye edeceğim. Kitaplar için;
 yoğunluğum hasebiyle maillerine geç cevap verdiğim (sınavlarımın gerçekten çok yoğun olduğu 2 haftaydı), halde  anlayış, nezaket ve kibarlığı asla elden bırakmayan Serkan Bey'e ayrıca teşekkür etmeyi bir borç telakki ediyorum. Gerçekten çok çok teşekkürler.

Sevgili arkadaşlarım son 1 senedir farkındayım, istediğim kadar kitap okuyamadığım gibi bloğuma da post giremiyorum. Blogu her ne kadar kendime arşiv olarak kullanıyorsam da sizlerin yorumları ile daha verimli okumalar yapıp, yeni kitaplar/yazarlar tanıyor ve kitaplar üzerine konuşabilmekten mutlu oluyorum. Hepinize teşekkür ediyorum, dostluğunuzun ve yol arkadaşlığınızın devamını diliyorum. 

Şimdi gelelim bu bir yıla, 4 yıl önce "madem bu kadar çok kitap okuyorum hakkını da vereyim ve ne okuduğum hakkında fikir sahibi olayım" diyerek Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne başladım, sonra sonra edebiyat okumanın ne kadar keyifli (bir o kadar da zor) olduğunu fark edip işi bir tık ileri götürüp Marmara Üniversitesi'nin Pedagojik Formasyon  programına katıldım. Tabii önce anne, sonra eş, sonra ev hanımı olunca, edebiyat dersleri bu yıla kadar amatörce de olsa sürdürülebildi fakat  bir de Marmara Üniversitesinin kampüsü Göztepe'de olunca işler benim açımdan ciddi şekilde zorlaştı. Bütün bunları topladığımda ve tam şu anda yine de iyi iş çıkardığımı söyleyebilirim, bugün Formasyon'un son dersinin de notu açıklandı ve inanılmaz bir rahatlama hasıl oldu bende (evet daha edebiyat derslerim belli değil ama umuyorum bu yıl onun da diplomasını alacağım).

İşte bütün bu yoğunluk doğrultusunda sizlerin postlarınızı okuyamama ve yorum yapamamam ile başlayan sosyal medya pasifliğim, instagram,  facebook ve son olarak ta twitter hesabımı askıya almamla devam etti, şimdi yavaştan bir buçuk yıl sonra instagram'a dönüş yapmaya çalışıyorum, takip etmek isterseniz hesabım;

Kitap okumaktan bu yoğunlukta bile asla vazgeçmedim, evet istediğim kalite ve sıklıkta değildi belki ama asla hiç kıvamına gelmedi.

Şimdi en azından bir süre, tekrar eski sıklığında paylaşımlarımla geri döneceğimi umut ediyorum.

Bu kadar uzun bir yazıyı buraya kadar okumuşsanız ayrıca teşekkür ediyor, yorumlarınızı bekliyorum.

İyi tatiller, iyi bayramlar dilerim.

Keyifli okumalarınız olsun, sevgiyle...
                        
                             Eylem.



31 Mayıs 2019 Cuma

BIR BİLİM ADAMININ ROMANI MUSTAFA İNAN - OĞUZ ATAY

51. Baskı 2017
272 sayfa
"Belki bütün Mustafa Inan'lar da bütün görünmez ve görünür kazaları atlattıkları halde, ne yapacaklarını bilemedikleri için damdan düşmekten beter olmuşlardır."

Çook uzun zaman oldu mu gerçekten  buraya yazmayalı ya da bana mı bu kadar uzun geldi.

Hemen hemen bir 10 günü vardır kitabı bitirmişliğimin gerçi değil 10 gün 10 ayda unutmak mümkün değil.

Bir kere Mustafa İnan anlatıldığı için efsane, anlatan Oğuz Atay olduğu için şahane. 

Bir de edebiyatımızdaki ilk biyografik roman denemesidir kendisi, sipariş üzerine yazılmışlığı eleştirilmiş olsa da, her ilk farklı bir his doğurur nedense insanda.

Her şeyden önce Mustafa İnan gibi bir bilim adamını kim yazmış olursa olsun okumak gerekir diye düşünüyorum.  

Oğuz Atay yazmış asla hafife almamak gerekir, daha bir önemsemek daha bir özümsemek gerekir okurken.

Uzattım biliyorum ama özlemişim harflerden kelimeler yapmayı, hissedilenlerin tam olarak ifade edilemeyeceği kaygısını...

Okuyun...Mutlaka...



18 Mayıs 2019 Cumartesi

CEMİLE- CENGİZ AYTMATOV

140 sayfa

Louis Aragon'a göre; "dünyanın en güzel aşk hikâyesi ".

Aragon'un "Romeo ve Juliet kimmiş Cemile'nin yanında" dediği hikâye.

Bir Kırgız yazardan, 
bir bozkır anlatısı, bir savaş hatırası, sakin bir sevda hikâyesi . 

Aytmatov severim, hem de çok severim ama bu hikayesini bir başka sevdim.
Kitabı epub okudum, iki ayrı epub'ın da kapağı buydu oysa çeviride ciddi farklılıklar vardı. O sebepten iyi bir çeviriden okumanızda fayda var diye düşünüyorum. 

Kitaptaki bir diğer hikaye de Öğretmen Duyşen'i anlatmakta ki, o belki Cemile'den bile güzeldi. 

Mutlaka okuyun dediklerimdendir.

12 Mayıs 2019 Pazar

BABA EVİ - AVARE YILLAR : ORHAN KEMAL

KÜÇÜK ADAMIN ROMANI 1-2

7. Basım 2016

"Yüksel ki bu yer yerin değildir. Dünyaya geliş hüner değildir. "

Orhan Kemal'in ilk ,
"Küçük Adamın Romanı" serisinin ilk 2 kitabıdır, 
otobiyografik özellik taşımaktadır. 

Materyal Tasarımı dersinden ödevim Toplumcu Edebiyat olunca, Orhan Kemal adını görmem kaçınılmazdı. Aslında pek çok yazarı yine görmek bir anda eserlerini tekrar okuma isteği duymama sebep oldu denilebilir. Orhan Kemal de bu minvalde tekrar okuduklarımdan biri oldu
. Serinin devamını da Toplumcu Gerçekçi eser veren yazarları da sıklıkla göreceksiniz blogumda demek oluyor bu. 

Bu 2 kitap her ne kadar biyografik kurgu olarak değerlendirilse de bence  o dönemin insanlarını, genel ortamı realist bir şekilde ele alış tarzı ile o günlerden habercisi olmuş akımın. 

Yerli yazar okuyamayanların, özellikle bu akımın temsilcilerini(bir Nâzım Hikmet'i, Bir Yaşar Kemal'i, Bir Kemal Tahir'i, bir Sabahattin Ali'yi) okumadan karar vermemelerini dilerim.

Her birini hiç tereddütsüz tavsiye de ederim, okumayan kalmasın da derim.

O halde sevgili kitapseverler düşünüşü bol, keyfi çok okumalarınız olsun ...



GEREKSİZ EPUB


320 sayfa 
113 Sayfa

113 sayfa
319 sayfa
112 sayfa