benim kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benim kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2016 Çarşamba

68-GECE İNERKEN - MICHAEL CUNNINGHAM

Çeviri:Püren ÖZGÖREN
1. Baskı 2011
284 Sayfa

"Hangi evlilik sayısız eklemlenmeden, jestten oluşan bir dil , diş ağrısı kadar keskin bir tanınma , bilinme duygusu içermez ki? Ve mutsuzluk 
 elbette. Hangi çift mutsuz değildir ki- en azından zaman zaman?"

"Uykusuzluk çekenler , bir eve hortlak gibi dadanmanın nasıl bir şey olacağını herkesten iyi bilirler."

****************

Yazar 1999 'da Saatler adlı kitabıyla -ki filmi de varmış- :
Pulitzer Roman Ödülü
PENI/Faulkner ödülü 
LGTB'lilerden ödül derken 
ödül namına ne varsa toplamış .

Ben neden bu kitabını okudum , hiç bir fikrim yok .

Saatleri bulamadım belki de , kim bilir.

En alttaki ödülden de anlaşıldığı üzere,yazarın kitaplarındaki bireylerden eşcinsel olanlar var.

Gerçi bu kitaptaki kahraman için biseksüel demek daha doğru .

Açıkçası kitabı beğenmedim , beğenmedim ama bir sorun bakalım neden beğenmedim!

Hemen aklınıza gelen  kahramanın biseksüel olması, beğenmeme sebeplerim arasında değil. 

Kitabın başlangıcı -benim için-felaket olmasına rağmen , ortalarından sonra aktarımların daha iyi , anlatımın daha oturmuş olduğunu söyleyebilirim.

Bir de bu kitabı okurken Fransızlar şunun filmi yapsa ne güzel olur diye düşündüm.

Çekilse filmini kitabından çok severdim ,inanıyorum.

Gerçi filmi var mı bilmiyorum , belki de vardır , zira bizde 2011 'de basıldığına göre ,birinin dikkatini mutlaka celbetmiştir. Bilen varsa aydınlatıversin gari .

Bu kitabı anlatmakta neden bu kadar zorlandığımı da bilmiyorum , kahramanın bütün planları,düşünce teknikleri kendi kafama üşüşüyor resmen .

Siz siz olun bu kadar kaptırmayın kendinizi kitap okurken.

Not: Aklıma geldi de bu kitabı okurken , seri halde okuyamadığımı belirtmeliyim , şöyle bir günde okuyup bitirsem beğenebilirdim belki de .


21 Haziran 2016 Salı

63-YILKI ATI -ABBAS SAYAR


1.  Basım 1970
Elimdeki 25. Baskı
111 Sayfa



"Tokluk, hayatı düşündürür."

Abbas Sayar Yılkı Atı'nı 1970'te yazar.

1971 'de TRT Roman Başarı Ödülü

Çelo:TDK Ödülü (1973)

Can Şenliği:1975 Madaralı Roman Ödülü 

alır.

Daha önce defaatle ismini duyduğum fakat yollarımızın  hiç kavuşmadığı kitabı en son , Yılmaz ÖZDİL'in kitabında okudum.

Zaten beğeneceğimi düşünüyordum ama kalemini sevdiğim başka birinin daha "okuyun" demesi beklentiyi tavan yaptı.

Ve belki de ilk defa bu kadar yüksek beklenti ile başladığım kitabı , beklentilerimden bile fazla sevdim.

Muhteşem , harika , muazzam .

Adını da koyamıyorum ki.

Bu kadar az sayfa , bu kadar vurur mu , bu kadar vurucu olur mu?

Ölmeden  önce mutlaka okumanız gereken kitaplar diye bir liste yapsam , sıralamada en üstlerde yerini alır.

Bekletmeyin , sonra benim gibi keşkeler olur .




8 Haziran 2016 Çarşamba

57-KAZANCI YOKUŞU- FERHAN ŞENSOY



1. Basım 1978
2. Basım 1986
3. Basım 1989
4. Basım 1996
5. Basım 2007
143 Sayfa


Kitap, Şensoy'un basılan ilk kitabı. Bir dönem kendisinin de yaşamış olduğu mahalleyi anlatıyor yazar. 

Öyle süslü cümleler , edebi dil falan aramayın ama . Bugüne kadar okuduğum diğer Şensoy kitaplarındaki o ironik-mizahi üslup daha o zamanlarda temellendirilmiş meğer. 

Benim okuduğum Şensoy kitaplarının hepsi güzeldi fakat bu başka bir güzel.

İfadeler yalın ama etkili.Hatta öyle bir sonla bitiyor ki ...

Bana göre kitap okumayı seven herkesin okuması gerekenlerden biri Şensoy.




3 Haziran 2016 Cuma

56-EĞRETİ GELİNLER -ŞÜKRAN KOZALI

1. Basım 2004
6. Basım 2005
269 Sayfa

"Osmanlı zor günlerini yaşıyor biliyor musun.Fukaralık , isyanlar , fuhuş artıyor, zaptiyeler acımasız ve din baskısı dayanılmaz, jurnal mektuplarını odalar almıyor.Batağa düşmüş insan yürüyemez , düşünemez halde .Hiç bir zaman düşünme fırsatı verilmemiş ki halka ."

"Zaman kimi zaman gizler saklar, kimi zaman ortaya döker sırları .Sevdiğinizi bekliyorsanız zamana bırakırsınız . O da rastlantıları kibrit alevi gibi kullanır.Yaşlanıp göçer üzerimize .Yaşadıklarımız , yaşayamadıklarımız , yaşamak istediklerimiz , 'olsa olsa' larımızla zaman her şeyi yüklenir.O, küçük bir evrendir kutusunda .Gönlü isterse insanlara armağanlar dağıtır, istemezse cimriliği tutar, rastlantıları kılıcıyla keser."

"Hayatın önüne doğru , silinip yaşlanarak , taşıdığım yüklerin altında hafiflemek için ruhumu gömeceğim bir balçık bulmuştum ama ! Yazamadım desem yeridir .Kalabalığa karışmaya , ormana kaçmaya , televizyonun muhteşem krallığına kul olmaya gerek yok .İnsan , durduğu ve aradığı yerde bile kendi kirini , tozunu ve buharını göremez hale gelebiliyor..."

"Acılarla yaşamak , ölümle tanışmak için doğmuyor muyuz?Bir parça da umut tutuşturulmuş elimize..."
**********************

Türkiye'de yaşanan gerçekler , kabul edilsin ya da edilmesin fark etmez .

Eğreti gelinler , zengin ailelerin erkek çocuklarına , evlenene kadar kullanım ömrü olan, bir nevi oyuncak niyetine aldıkları  kadınlar.

Yok efendim çocukları sağlıklı bir evlilik yaşamına hazırlıyormuşlar da , yok dini olarak ta bilgilendiriliyorlarmış . 

Hiç bir hak verilmeden , sırf maddi güce dayalı bir insanlık suçu.


Bu ülkede kadının adı yok , her şeyin var ama kadının yok ...
Her gün bir kadın cinayetinin , tecavüzün yaşandığı , tacizin artık neredeyse normal kabul edildiği ülkemin, bu hale gelmesine vesile olan şeylerden biri daha.

Kadın , her türlü şekilde ezilmiş , hor kullanılmış ve ne yazık ki hiç bir şekilde kıymeti bilinememiş.

Bu kadar yazıyorum çünkü gerçekten ülkede kadın olarak adım atmak bile suç olacak yakında.

"Hamileysen dışarıda gezemezsin" , 

"kahkaha atamazsın" , 

"mini etek giymişse tecavüz edilir " 

bu beyanları nasıl sindirdik !

Nasıl yeri göğü inletip , ortalığı ayağa kaldırmadık...

Hemen söylüyorum , o erkekleri biz yetiştirdik , evet evet tam olarak biz kadınların yetiştirdikleri yapıyor kadınlara bunları .

Gelelim kitaba , yoksa sayfalarca yazabilirim bu konuda,

kitap; Şükran Hanım'ın kendi aile içerisinde böyle bir durumun yaşandığından haberdar olmasıyla yazılmış.

Aslında daha yalın yazılmış olsa çok daha etkili olacak , hatta mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan olabilirdi.

Fakat hayalle , kurguyla , gerçekle harmanlanmış , anlatıcı değişiminin çok belirgin ayrımının yapılamadığı bölümlerden oluşmuş hikayeyi okumak , anlamak zor .
.En ufak bir dikkat dağılmasında , mevzudan kopuveriyor okuyucu.

Keşke daha vurucu hikaye edilebilseydi.


Filmi de çekilmiş , henüz izlemedim ama sosyal medyada kitabından iyi filmler arasında yer almış .





26 Mayıs 2016 Perşembe

53-SANDIK LEKESİ- SEMA KAYGUSUZ

1. Basım 2000(Can Yayınları)
3. Basım 2004
6. Basım 2012
83 Sayfa


"Bir sigara yakacaktı, yakmadı.Saçlarını tarayacaktı , taramadı.Küçük not defterini aldı eline , ince uzun karanlık bir kadın karaladı, küçücük.Önce güzel güzel , ince ince cümlecikler yazdı, sonra hızlandı eli, harfler büyüdü, yan yattı, sayfa kenarlarına taştı.Her şey kötü bir el yazısıydı zaten .Düşünürken hep yazardı böyle, yazmadan doğru düşünemezdi, elini oynatmadan aklını oynatamayanlardandı."



Şimdi ;
 kaliteli edebiyat arıyorum diyenler , 100 sayfa çok sayfası az okuyalım , öz olsun diyenler ,daha önce Kaygusuz okumamışlar, kitap okurlarının neden okuduğunu anlamayanlar...

Evet evet siz , bakın işte bu kitap tam sizin için .

Her biriniz için , edebiyat okumak istiyorum diyenlerden, anlaşılır olsun diyenlere kadar her kesim için yazılmış  nadide şeylerden biri.


Kitapta 13 kısacık öykü var , hepsi ayrı etkili.

Aslında çok sticker yapıştırdım kitaba ama hangisini yazdıysam , tam gelmedi , bütünü bölünce anlamsız bir yarım kalır ya elinizde .


Sadece üstteki alıntı ile kalmasının nedeni bu .

Harika ötesi yazıyor bu kadın .

Her kitabı ile hayran bırakıyor kendine.

Kitabın Ödülü de var: Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü

Kadın diyorum ama insan olduğundan şüpheliyim , farklı bir dünyadan geldiğini düşünüyorum :D





22 Mayıs 2016 Pazar

51-Çİ- AZRA KOHEN

1. Basım 2014
12-21. Basım 2014
318 Sayfa

"Bir tek kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?"

"Hayatın acınacak yanları olduğunu sanıyorsan , yanılıyorsun, algını değiştir!Mecburiyetlerinden sıyrılabilmiş ve buraya gelebilmiş birisin sen . Milyonlarcasının yapamayacağını başarmış birisin! Çünkü hayat sana o kahrolası deneyimlerle kendini buldurdu, şanslısın! Ya kendini bulamayacağın ya da yok olacağın bir deneyimde doğdun.Arada bir yerde sıkışmadın ki varolabildin."

"Altında ezilmen için değil, gerekli olduğu kadarını alıp renklenmen için yaşıyorsun."

"Dayanıklılığım güvenilirliğimden gelir , cesaretimse deliliğimden."

******************************

Fi'yi okuduktan sonra 'o kadar da önyargılı olunmamalı diye düşündüm ' yani beklediğim kadar da vasat değil hafif bir merak bırakıyor kitap dimağda:D

Çi'yi okumaya bu merak itti diyelim .

Fakat bu itiş, güzel bir yere düşürmedi beni.

Çi bitmedi , bildiğin yani , okuyorum okuyorum bitmiyor kitap, böyle yaya yaya, uzata uzata , gere gere , konudan konuya geçişleri ...

Yazarın; aman bunu da yazayım dediğini duyar gibi olarak , gündemden geri kalmamak adına çırpınışlarına tanık olarak bitti kitap.

Beğenmedim, ilginç bir başlangıç yapmıştı oysa Fi ile.

Olmadı .

3. kitabı edinirsem , para ile değil ama , takas  olabilir, ancak okurum ama uzun ara vermem lazım.

Şimdi ben bu kitaba beğenmedim yazdım ama alınmayın lütfen , bakın net söylüyorum BEN beğenmedim.

Bana farkındalık katmadı kitap , aydınlanma yaşatmadı, okurken sıkıldım ,hatta bir ara bunaldım.

Bunları yazmam demek , siz nasıl beğendiniz demek değil.

Sizin beğendiğinizi ben beğenmek , benim beğenmediğimi siz de beğenmemek durumunda değilsiniz.

Kasmayın yani.

Beğendiniz ise çıkın söyleyin.

Üzerinize atlamaya ya da nasıl beğendiğinizi sorgulamaya niyetim yok.

Siz de benim neden beğenmediğimi sorgulamayın.

Bana uymadı, net.






18 Mayıs 2016 Çarşamba

49-KÖR BAYKUŞ- SADIK HİDAYET


Çeviri:Behçet NECATİGİL
Farsça İlk Basım 1936
Türkçe İlk Basım 1977(Varlık Yayınları)
YKY'de İlk Basım 2001
13. Basım 2015
95 Sayfa

Kitap 95 sayfa fakat hikaye 70 sayfa.
İlk 15 sayfa Behçet Necatigil tarafından İran Edebiyatında Sadık Hidayet anlatılıyor.
Son 10 sayfa ise Bozorg Alevi'nin yazdığı Sadık Hidayet biyografisine ayrılmış.

Bozorg Alevi , Sadık Hidayet'in en yakın arkadaşı.

Kitabı (hikayeyi) okumaya başladığımda , ilk 10-15 sayfa neredeyse her satırıyla etkiledi beni.
 Sonrasından da etkilendim tabii lakin ilk sayfalar ayrı güzeller benim için .

O sebepten hemen o etkileyen satırları sizlerle paylaşmam lazım :)


*******************

"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen , kemiren yaralar."

"Çalışacağım yazmaya, aklımda kalanları , olaylar zincirinden zihnimde kalanları yazmaya.Belki genel bir sonuca varırım, hayır , fakat içim rahat eder , inanabilirim kendim.-Çünkü benim için hiç bir önemi yok , inanmış inanmamış başkaları.- Lakin tek korkum ; yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan."

"-Bana benzeyen, görünüşte bendeki ihtiyaçlara , tutkulara, arzulara sahip bu insanlar niçin kırarlar beni?Ancak benimle eğlenmek , bana çatmak için yaratılmış bir avuç gölgeden başka bir şey mi bunlar?"

"İki sevdalı hep aynı hisse kapılmazlar mı, birbirlerine önceden rastladıkları , aralarında esrarlı bağlar olduğu duygusuna kapılmazlar mı?Bu dünyada ya onun  aşkını isterim , ya da kimsenin!"

"Bense onun  gözlerine muhtaçtım, bir bakışı yeterdi ; felsefenin bütün müşküllerini , teolojinin bütün muammalarını çözmeme yeterdi.."

"Oydu bütün hayatımı zehirlere bulayan .Hayır, hayatım ta baştan zehirlere bulanmıştı benim. Ben başka türlüsünü değil, ancak zehirlenmiş bir hayatı yaşayabilirdim."

"Böyle durumlarda herkes , güçlü bir alışkanlığa , bir tutkuya sığınır;Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için. Her biri , en kuvvetli iç güdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı , kendi bağrından şaheserler yaratır."

"Hayat denen şeyden el çektim, bıraktım, pekala, gitsin elimden !Ben gidince de , adam sen de , kim isterse okusun benim bu kağıt parçalarını .Ne gelecek umurumda , ne onlar.Yaşıyorsam , yazma ihtiyacı beni zorluyor da ondan."




16 Mayıs 2016 Pazartesi

48-DAR KAPI- ANDRE GIDE


Çeviri: Buket YILMAZ
1. Basım 2006 , L&M Yaıncılık
2. Baskı 2009
139 Sayfa

"Başkalarının kendilerini koyvermeleri ne kadar doğalsa , benim için de kendimi tutmak o kadar doğaldı.Boyun eğmek zorunda kaldığım herhangi bir sertlik beni yıldırmıyor, aksine neredeyse hoşuma gidiyordu.Mutluluktan çok onu elde etmek için harcadığım sonsuz çabanın peşindeydim ; mutluluk ve erdemi birbirine karıştırıyordum."

"Durup bana bakmayan bir şeye bakmaya vaktim yok."

"Bazen onu konuşurken dinlediğimde kendimi düşünürken görüyormuşum gibi geliyor.Bana beni açıklıyor, kendimi keşfettiriyor.Onsuz var olacak mıyım?Ben sadece onunla benim..."

*******************
Nobel Edebiyat Ödüllü Yazar,

Andre Dide'nin özyaşamöyküsünden kesitler olan hikayesi.

En verimli zamanlarındaki eserlerinden biri.

Umut içinde, aşka tutunulan bir ömür.

İfade şekilleri mükemmel.

Yaşayanlar efsane .

Daha ne olsun sayın edebiyatseverler.

Hemen okunası , edinilesi, etkilenilesi.



12 Mayıs 2016 Perşembe

46-ALLAH ALLAH bizim KONTESİ kim SEVDİ?- MİNE G. KIRIKKANAT


126 Sayfa
"Sigara yanıklarıyla delik deşik masamın örtüsü, yurdumun bağrı.Bir ayağı topal iskemlem , döviz kuru ayarı.Ne tepemdeki üzümsüz bağı çadırının umurunda egzoz gazları, ne çelimsiz söğüdün umurunda , dibine biriken izmarit yığınları.Onlar, çirkinin özel, anlamsızın güzel oluverdiği garip bir cennette köklenmiş .Her  bahar zehirli topraklarına inat yeşeriyorlar .Asitli çamurlardan damıtıyorlar özsularını .Burası Türkiye.Araziye uyanların canlı kalabildiği mucize."

"Akıntı, çoğunluk demektir.Çoğunluk , genelin istemi, yani halkın , ailenin , arkadaşların çoğunluğu olabileceği gibi , üyesi olunan kurumun yönetimi tarafından çizilen ve empoze edilmese de uyanın ödüllendirilip uymayanın cezalandırıldığı , cezalandırılmadığı zaman , en azından görmezden gelinerek yok sayıldığı 'genel' politika ya da 'trend' olabilir."
**********************************************
Mine G. Kırıkkanat'ın köşeyazılarından oluşmakta kitap.

Siyasi söylemler içermekte, bu sebepten her kesimin rahatsızlık duymadan okuyabileceğini düşünmüyorum.

Yazılar şimdi için hafif kaçmakta bence.

Bugünküler çok daha serttir inanıyorum.

Kırıkkanat okumalarım sürecek...


3 Mayıs 2016 Salı

42-YAŞAMIN UCUNA YOLCULUK- TEZER ÖZLÜ

1. Baskı 1984 (Ada Yayınları)
2. Baskı 1987 (Ada Yayınları)
YKY'de 1. Baskı 1993
24. Basım 2015
125 Sayfa

"Uykuyu aradığın odanda, bu Akdeniz kentinin nemli yalnızlığında , denizi bulamadığın kentte.Sen tüm kentlerden daha yalnızdın."

Ve bana geceler yetmiyor.Günler yetmiyor.İnsan olmak yetmiyor.Sözcükler , diller yetmiyor."

"Bu denli çok ülke , bu denli çok insan, bu denli çok roman kahramanı tanımalı mıydım.En yakın dostlarım romanların kahramanları gerisindeki yazarlar mı olmalıydı.Uçaklara, trenlere , otobüslere bu denli çok mu binmeliydim.Çeşitli kentlerin gecesini uzantısında yaşayıp , sabahları uyanıp , gündüzleri uzun caddelerinde mi yürümeliydim.Bir alan ve birkaç caddeden oluşan küçük bir kentte neden sınırlanmadı yaşamım."

"Sonsuz sevmek isteğimi tüm insanlara , her insana dağıtma çabası gösterdim.Zaman zaman da herkesten nefret ettim.Kendim dışında."

"Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla , namus anlayışınızla , başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok.Aranızda dolaşmak için giyiniyorum.Hem de iyi giyiniyorum.İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için.Aranızda dolaşmak için çalışıyorum.İstediğimi çalışmama izin vermediğiniz için.İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için.Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz.Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kurumlarınızla içimi kemirttiniz.Ölmek istedim , dirilttiniz.Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz.Aç kalmayı denedim , serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz."


1 Mayıs 2016 Pazar

41-BRİDGET JONES'UN GÜNLÜĞÜ -II --HELEN FIELDING

Çeviri:Dost KÖRPE
1.-3. Baskı 2000
4.-6. Baskı 2001
406 Sayfa

Bridget Jones'umuzun yaşam felsefesini derinlemesine incelemek için 
yazılan 2. kitap.

Bolca yetişkin muhabbeti olan , alınan-verilen kilolar ile kalorilerin takıntı haline geldiği, bekarlık -birlikte yaşama üzerinde derin incelemelerin bulunduğu , kültürel bakımdan oldukça donanımlı olduğu her satırında kendini belli eden 30+ kızımızın hayatından bir yıl daha :D

İlk Kitap Yorumu için; TIK

Ama itiraf etmek gerekir ki eğlenceli.:D

Absürt komedi severler için tabii.

Bu kitabın 100 'lü sayfalarında Türkler de var, hem de erkekleri oldukça mutlu edecek ifadelerle yer edinmişler kitapta .

İlk kitabın filminden hiç memnun ayrılmadım .

2. filmi ise henüz izlemedim ama sanıyorum yine aynı hislerle ve beni tatminden uzak bir film olacak.




21 Nisan 2016 Perşembe

37-KIŞ BEBEĞİ- MURAT BAŞARAN

1. Baskı 2007
143 Sayfa

"Doğru düşünmek yetmiyor işte .Zaman geçiyor ve bedeli ödeniyor.Yapılması gerekenleri zamanında yapmaktır doğru olan."

Kitap şu alarak aktif olarak katıldığım takas sitesinde yapmış olduğum bir takasta hediye olarak geldi.

Yazarı ya da kitabı daha önce duymamıştım.Fakat biraz nette bakınınca gördüm ki başka kitapları da varmış.

Bu kitabı öykü gibi ancak roman kategorisine alınmış(ben kapağın yalancısıyım).

Aslında 7 bölümden oluşuyor.

Havada bir anlatımı ayakları yere basan bir sonla nihayetlendirmiş yazar .

Tam ortalara bir yere kitabın kahramanının ağzından , denemeler de oturtmuş.

Çok benlik değil ama okunabilir kitaplardan.

Hediye gönderen arkadaşa teşekkür ediyorum bir kez daha.





17 Nisan 2016 Pazar

35-ASİ RUHLAR- HALİL CİBRAN


Çeviri:A. Erkin KÖYLÜGİL
1. Basım 2013
176 Sayfa


"Bir kötülüğe daha büyük bir kötülükle karşılık verip , 'Yasa budur ; ahlaksızlığa karşı daha büyük ahlaksızlıkla savaş ve buna ahlak adını ver mi diyeceğiz?Bir suçun hakkından daha büyüğüyle gelip buna adalet adını mı koyacağız?'"

Cibran okumayı çok uzun zamandır istiyordum

fakat rastgele bir kitabını okumaktansa ilk kitabı ile 

 başlayayım okumaya ve Ermiş'e giden yolda 

nerelerden geçmiş, nerelerde takılmış bileyim dedim.

O sebepten de ilk kitabı olma özelliğine sahip Asi Ruhlar'ı okudum.

"Kar ve fırtına çiçeği öldürebilir , ama tohumlarını yok edemez."


4 hikayeden oluşmakta kitap fakat bu hikayelere başlamadan önce Cibran biyografisi yer almış kitapta.

Açık söylemem gerekirse bu biyografi bana diğer kitaplarını da aynı yayın evinden aldırtabilir.

Cibran  bir asi, bir yazar , bir Ermiş , bir ressam ve  Rodin ile tanışan kişi.

Aşklar , ölümler ve öğrenme ile geçirilen bir ömür ...


Kitaptaysa;
hikayeler kısa ama esir ediyor insanı.

Ermiş'i okuyacağım günleri daha bir sabırsızlıkla beklememe sebep oldu kitap.

"Bana olanları duydunuz ve hiç acımadınız, ama hemen yargıladınız, çünkü merhamet sadece suçlu olanlar içindir; masumlara sadece adalet düşer."



13 Nisan 2016 Çarşamba

33-ÖYKÜNMECE-FEYZA HEPÇİLİNGİRLER

1.-2. Baskı 2000
3. Baskı 2014
159 Sayfa


"Ey kim olduğunu bilmediğim!Ey kızımsan seçilmiş bir ölümle ölmenin , gerçekte ölüm değil , bir ağırlık olduğunu bilirsin. Kalan son güçle bağırılmış bir çığlık .Bunu bilmiyorsan zaten kızım değilsin."

Hepçilingirler ile bu defa öykülerinde buluştum.

Türkçe üzerine yazdığı kitaplardan sonra farklı bir tat verdi bana öyküleri de.

Tabii ki yine her yönüyle enteresan ve keyifli buldum.

Özellikle öykü türlerine göre öyküler yazması :)

Kitabın içinde en beğendiğim öykü; Maço Öykü oldu.

Kitabın başında öykülerinin hikayesi ve okuru da içine alan bir oyunun tarifi var.

Şimdilerde uzun , yorucu şeyler okumaktan kaçınıyorum diyorsanız ,

kısa, güldürücü ve bir o kadar da düşündürücü şeyler arıyorsanız,

kelimeleri kullanışını garanti edebileceğim Hepçilingirler'in bu kitabını 

okuyun derim.

Öykü okurken benim gibi kısalığı yüzünden kaçınanlar içinse diyebilirim ki , öyküler kısa ama tatmin edici sonlarla bağlanıyorlar.