Bilgi Yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgi Yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2019 Pazartesi

AYAŞLI İLE KİRACILARI - MEMDUH ŞEVKET ESENDAL

1. Basım 1934
54. Basım 2018
255 Sayfa 

"Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz. "

"Yalnızlık içinde bir istasyon, sanki yeryüzünde ikiniz yalnız kalmışsınız,  gece sabaha karşı kalkıp tereyağlı ekmekle çay içmek!.. Dışarda kar! Çaylıkta kaynayan suyun dumanları çıkar. Yaz günü, ikindiüstü yerlere bir hüzün çöker."

Nam-ı diğer Meşe! Çehov tarzı hikâyenin edebiyatımızdaki yansımasıdır. Bu kitabı ise bir roman, hem de ödüllü. 

 Farklı dünya insanlarının bir potaya koyulması, sonrasında olayların evrilişi ve en nihayet yine tek kişiye indirilen hikayeye son veriliş.  

Öyle ustaca, o kadar maharetle kaleme alınır ki zannedersiniz okumuyor, yazarından dinliyorsunuz .

Türk Edebiyatı severler kaçırmasın.


6 Ocak 2017 Cuma

MİLYARDER -MICHAEL DE SAINT PIERRE

Çeviri:Attila TOKATLI
1. Basım 1971
412 Sayfa

"Sınırsız bir yalnızlığın ürünüdür her yapıt."

Bu kitap 1. basım , çok okuyanı olmayan kitabın Fransız ve ödüllü yazarını da çok bilmiyoruz sanırım.

Giriş cümlemin bu olmasındaki sebep, öncelikle kitabın elime geçiş şekli ;

geçen yıl İstanbul'a taşınmaya çalışırken , 2 çöp poşetini atmasını rica ettim eşimden ,geri geldiğinde  elinde 10-15 adet 1. basım kitap vardı.

Kitaplar zamana yenik düşmüş ve sayfaları sararmış olsa da , kondisyonları oldukça iyi ve orijinallerdi.

Eşim çöpün kenarına bırakılmış bir kutu kitap olduğunu , bu kitapları da onların içinden aldığını söylediğinde ufak bir şok yaşadığımı itiraf etmekten çekinmeyeceğim.

Kitapların hepsini tek tek sildim ve kendimce bakımlarını yapıp havalandırdım , o zaman bu kitapsever arkadaş için üzülmüştüm fakat bu kitabı okuduktan sonra kendisine bir teşekkür borçlu olduğumu söylemek zorunluluğu doğmuş bulunuyor.

Zira belki bana kalsa bu harika kalemle asla tanışamayabilir, ödüllü bir yazarı ve  iyi bir kalemi okumaktan mahrum kalabilirdim .

Milyarder, adıyla müsemma bir kitap , gerçekten bir milyarderi anlatmasının yanında , para ve aile ilişkileri konusunda bize gerçekçi ve  keyifli bir hikaye sunuyor , sanırım filmi de yapılan kitabı, adeta bir Fransız filminden aldığım keyifle okudum .

Teşekkürler , kitap kıymeti bilmeyen kardeş , teşekkürler "Eylem görse bu kitaplara kıyamaz" diye düşünen eşim :D







24 Ekim 2016 Pazartesi

99-ÖZGÜRLÜKLE ÖLÜMÜN ÖPÜŞTÜĞÜ AN-LEYLA SERPİL


1. Basım 2006
196 Sayfa

"Şimdi en küçük ayrıntısına kadar düşüncelerime giren duygularımı doyasıya yaşamaya olanak bulamadan akıp gitti zaman. Ne yaşadığımı , neden yaşadığımı , anlamaya olanak bulamadan . Koskoca bir yaşam...benim yaşamım...benim dışımda , zamanın akışında uçtu gitti .Bakakaldım ardından."

Her zaman sana dayatılana razı olmak yazgındı senin.Bu yazgıyı bozmak ne çok zaman ve ne çok çaba ister ve sen bunu başardığın zaman zaten çevrende sana dayatacak kimse kalmamıştır, iş işten geçmiştir çoktan."

"Okumak, ayaklarının üstüne dikilmek , bağımsız olmak istiyorum.Yetişkin bir insan olmak istiyorum, ezik bir kadın değil . Anlıyorsun değil mi ANNE?"

******************

İçinde 19 öykü olan kitabın , çoğu öyküsü ödüllü.

Ben en çok "Bir An Önce" yi beğendim.

Öykü okurlarının atlamaması gereken kitaplardan biri.

Kalem güzel ve manidar hikayeler.



5 Eylül 2016 Pazartesi

82-İNGİLİZCE BİLMEDEN HEPİNİZİ I LOVE YOU--FERHAN ŞENSOY


1. Basım 1992
9. Basım 1997
175 Sayfa

"Peki ne lan bu Amerika ? Eskiden ne? Özünde ne? Toprak için, altın için , para için, erken tabanca çekenin öbürünü öldürdüğü bir komen dünyası! Ne değişmiş o zamandan bu yana! Silahlarını zulaya almışlar , on dolar için adam öldürmeyi sürdürüyorlar , daha çok dolar için, daha  çok çıkar için dünyanın herhangi bir yerinde binlerce insanı öldürmekten çekinmiyorlar."

"Sanki hiç yaşamamışım böylesine büyük bir yalnızlığı, belki de yaşamış da unutmuşum . En azından, dekor bu değildi."

******************

Şensoy ortak bir yapım için Amerika'ya davet edilir.

O Amerika ki dünyaya meydan okuyabilir fakat Şensoy'un kaleminin farkında değildir.

Yine o harika üslup ile traji-komik haller .

Şensoy okumamışsanız hemen başlayın derim :D



19 Temmuz 2016 Salı

71-EŞEĞİN FİKRİ- FERHAN ŞENSOY

1. Basım 2005
15. Basım 2007
157 Sayfa

Her Türk'ün El Kitabı üst başlığı ile yayınlanan kitap Şensoy'un "Beşbenzemez denemeler" inden oluşmakta.

Yine aynı Şensoy üslubu ; ironik , komik , trajik...

Denemeler oldukça kısa , yaz sıcaklarının okumanıza mani olduğunu düşünüyorsanız , bu kitap ilaç gibi gelebilir.

Şensoy okumayan kalmasın dileğiyle , kitaptan alıntılara geçiyorum.


"Bilmiyorum siz benim gibi misiniz?"

"Yazı çok sıcak , kışı gayet soğuk buluruz .Dört mevsim bahar olsa , yazı ve kışı özleriz. Dört mevsimin bahar olması zaten Vivaldi'ye ayıp olur! Hangi koşul ve konuma koyulursa koyulsun bitmiyor insan denen hayvanın şikayetleri."

"Savaşlar kimseye para kazandırmadığı zaman sona erecek ."

"İstisnayım. Kuralları bozmuyorum .Kurallar sayemde güçleniyorlar. Kuralcılara dev bir kıyak olarak , nasıl olunmaması gerektiğinin somut bir örneğini oluşturuyorum."

"Hiç kitap okumayan birinin 
 hayatının sonunda kitap sayfası olan ağaçtan ne farkı var , kımıldayan canlı olarak. Pek farkı yok . Ve fakat buna rağmen , kitap okumayan ne kadar çok odunsal arkadaş var."

3 Haziran 2016 Cuma

56-EĞRETİ GELİNLER -ŞÜKRAN KOZALI

1. Basım 2004
6. Basım 2005
269 Sayfa

"Osmanlı zor günlerini yaşıyor biliyor musun.Fukaralık , isyanlar , fuhuş artıyor, zaptiyeler acımasız ve din baskısı dayanılmaz, jurnal mektuplarını odalar almıyor.Batağa düşmüş insan yürüyemez , düşünemez halde .Hiç bir zaman düşünme fırsatı verilmemiş ki halka ."

"Zaman kimi zaman gizler saklar, kimi zaman ortaya döker sırları .Sevdiğinizi bekliyorsanız zamana bırakırsınız . O da rastlantıları kibrit alevi gibi kullanır.Yaşlanıp göçer üzerimize .Yaşadıklarımız , yaşayamadıklarımız , yaşamak istediklerimiz , 'olsa olsa' larımızla zaman her şeyi yüklenir.O, küçük bir evrendir kutusunda .Gönlü isterse insanlara armağanlar dağıtır, istemezse cimriliği tutar, rastlantıları kılıcıyla keser."

"Hayatın önüne doğru , silinip yaşlanarak , taşıdığım yüklerin altında hafiflemek için ruhumu gömeceğim bir balçık bulmuştum ama ! Yazamadım desem yeridir .Kalabalığa karışmaya , ormana kaçmaya , televizyonun muhteşem krallığına kul olmaya gerek yok .İnsan , durduğu ve aradığı yerde bile kendi kirini , tozunu ve buharını göremez hale gelebiliyor..."

"Acılarla yaşamak , ölümle tanışmak için doğmuyor muyuz?Bir parça da umut tutuşturulmuş elimize..."
**********************

Türkiye'de yaşanan gerçekler , kabul edilsin ya da edilmesin fark etmez .

Eğreti gelinler , zengin ailelerin erkek çocuklarına , evlenene kadar kullanım ömrü olan, bir nevi oyuncak niyetine aldıkları  kadınlar.

Yok efendim çocukları sağlıklı bir evlilik yaşamına hazırlıyormuşlar da , yok dini olarak ta bilgilendiriliyorlarmış . 

Hiç bir hak verilmeden , sırf maddi güce dayalı bir insanlık suçu.


Bu ülkede kadının adı yok , her şeyin var ama kadının yok ...
Her gün bir kadın cinayetinin , tecavüzün yaşandığı , tacizin artık neredeyse normal kabul edildiği ülkemin, bu hale gelmesine vesile olan şeylerden biri daha.

Kadın , her türlü şekilde ezilmiş , hor kullanılmış ve ne yazık ki hiç bir şekilde kıymeti bilinememiş.

Bu kadar yazıyorum çünkü gerçekten ülkede kadın olarak adım atmak bile suç olacak yakında.

"Hamileysen dışarıda gezemezsin" , 

"kahkaha atamazsın" , 

"mini etek giymişse tecavüz edilir " 

bu beyanları nasıl sindirdik !

Nasıl yeri göğü inletip , ortalığı ayağa kaldırmadık...

Hemen söylüyorum , o erkekleri biz yetiştirdik , evet evet tam olarak biz kadınların yetiştirdikleri yapıyor kadınlara bunları .

Gelelim kitaba , yoksa sayfalarca yazabilirim bu konuda,

kitap; Şükran Hanım'ın kendi aile içerisinde böyle bir durumun yaşandığından haberdar olmasıyla yazılmış.

Aslında daha yalın yazılmış olsa çok daha etkili olacak , hatta mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan olabilirdi.

Fakat hayalle , kurguyla , gerçekle harmanlanmış , anlatıcı değişiminin çok belirgin ayrımının yapılamadığı bölümlerden oluşmuş hikayeyi okumak , anlamak zor .
.En ufak bir dikkat dağılmasında , mevzudan kopuveriyor okuyucu.

Keşke daha vurucu hikaye edilebilseydi.


Filmi de çekilmiş , henüz izlemedim ama sosyal medyada kitabından iyi filmler arasında yer almış .





6 Mart 2016 Pazar

21-GÖNDERDİĞİN MEKTUBU ALDIM- TARIK DURSUN K.


1. Basım 1999
230 Sayfa


"Seninle hiç kavga etmedik.Evlenelim ve kavga edelim."

diye yazar Tarık Dursun , aynı yıl eşi olacak Nermin Tok'a.

Kitap Nermin Hanım ve Tarık Dursun'un mektuplarından oluşmakta.

Evet gençler bir zamanlar insanlar mektupla haberleşirlerdi .:D

Tarık Dursun hayranlığımı blogun sıkı takipçisi iseniz biliyorsunuzdur , değilseniz de şu satırlar ile  öğreniyorsunuz.

Yerli yazarlar arasında çok ayrı bir yerdedir gözümde.

Her ne kadar ödülleri , ödüllü kitapları olsa da kıymetini bilemediklerimizdendir.

Aşk mektuplarını okumayı ya da insanların tanışma hikayelerini dinlemeyi de çok sevdiğime göre bu kitabı sevmedim demek ayıp olur.

Lakin bir şey , mesela Piraye'nin aşkından yanan Nazım'ın da aşkını sürdürememesindeki  gibi bir his, sanki o duygulu satırları yazan , muhteşem satırlara imzasını atan adamlar değiller gerçek yaşamlarında.

Ya da yazdıkları hisleri hissediyorlar mıydı gerçekten dedirten .

Ve yine feminizm damarımı kabartan erkeksi haller , Nermin Hanım'ın halinden anlamalar .

Kızıyorum  erkek yazarlara,  gerçek yaşamlarındaki hareketlerinden ötürü yine de okumaktan vazgeçemiyorum , kadınlarının onları sevmekten vazgeçememeleleri gibi.

Tarık Dursun'un erkek, aşık adam  halleri de öyle işte , azcık kızdırıyor ama sevmekten vazgeçiremiyor beni ..Ya da okumaktan yeniden Tarık Dursun'u.

Bütün kitaplarını okudum yazarın, çok eskiden .

Şimdi kitaplığıma kazandırma çabası veriyorum.

Ve bunun için edindiğim kitaplarını yeniden okuyup öyle koyuyorum kitaplarımın arasına.

Diğerlerine nazaran daha bir özenle .

"Seni öptüm unuttun mu?"
-Unutmadım fakat çok korktum.
Ellerini ellerimin içine almıştım.
-Avuçlarım ne kadar terliyordu, utanıyordum.
Seni öptüm
-Evet , beni sahiden öptün.Sana karşı koymadım değil mi?
Hayır , çünkü sen de beni öpüyordun."

19 Temmuz 2013 Cuma

64-YALANDAN KİM ÖLMÜŞ-ORHAN BAYKAL&UĞUR DÜNDAR

Bilgi Yayınevi
4. Basım 2013-237 Sayfa

"Güç odaklarının bir yerlerde örtbas etmeye çalıştıkları şey haber, gerisi reklamdır."
            Nortcliff


Trajikomik tv hikayeleri ve anılarıyla başlıyor kitap.

Sonunda ise Uğur Dündar'ın TBMM soruşturma Komisyonun Tutanağı ile bitiyor.

Dündar'ın ilk kitabı için de söylemiştim , bir gazetecinin kendini anlatmaya çalışması , hele de tanınan , bilinen ve genelde halkın saygısını kazanmış biriyse çok üzücü.




3 Ağustos 2012 Cuma

63-ÇORAP KAÇIĞI-SUNAY AKIN

Bilgi Yayınevi
2010 Basım-56 Sayfa

Sunay Akın'ı gerçekten çok severim.

Bu kitabın şiir kitabı olması(kesinlikle şiir severim ) ve özellikle şiirlerin 4 mısra olması , çok yeterli gelmedi bana.

Daha fazla keyif aldığım nice kitapları vardır üstadın.


2 Temmuz 2012 Pazartesi

51-İYİ GECELER SAYIN SEYİRCİLER--UĞUR DÜNDAR

Bilgi Yayınevi
2012 Basım-215 Sayfa


Uğur Dündar'ı severim, eskiden de severdim.

Kendini anlatmak zorunda kalması, böylesi bir araştırmacı -gazeteci için ne kadar büyük üzüntü...






18 Mart 2012 Pazar

26-YAZ ÖPÜŞLERİ-TARIK DURSUN K.

Bilgi Yayınevi
1, Basım 1996
124 Sayfa

Ortaokul yıllarımdı sanıyorum, küçücük ilçeme kütüphane kuruldu.Çok önemli bir etkinlikti bizim için kitaplar o zaman, asosyal, sessiz , sakin ilçemde.

Başka uğraşların olmamasından mı, yoksa o zamandan gelişmeye başlamış kitap kokusu tutkunluğumdan mıydı bağımlılığım kütüphaneye.

Tarık Dursun K. ile sayılı sayıdaki kitap mevcuduna rağmen o kütüphanede tanışmıştım, Deniz'in Kanı'ydı aracımız.Beni kendine esir eden yazarlardandı. Mevcut bütün kitaplarını adeta içivermiştim.

Bahane midir araya giren yıllar, unutmaya?Sipariş verdiğim sitede, bu kitap kelepir kitaplar arasındaydı.Hiç düşünmedim sepete eklerken.

Şimdi o kadar çok üzgünüm , niye bu kadar yıl harcadım diye.Bütün kitaplarını tekrar okumak ve bir daha hiç ayrılmamak istiyorum.
Ayrılıkla biten öykülere olan tutkum nereden gelir derdim , buldum:)

Bu kitabındaki ayrılık ta güzeldi....