1. Basım 2004
6. Basım 2005
269 Sayfa
"Osmanlı zor günlerini yaşıyor biliyor musun.Fukaralık , isyanlar , fuhuş artıyor, zaptiyeler acımasız ve din baskısı dayanılmaz, jurnal mektuplarını odalar almıyor.Batağa düşmüş insan yürüyemez , düşünemez halde .Hiç bir zaman düşünme fırsatı verilmemiş ki halka ."
"Zaman kimi zaman gizler saklar, kimi zaman ortaya döker sırları .Sevdiğinizi bekliyorsanız zamana bırakırsınız . O da rastlantıları kibrit alevi gibi kullanır.Yaşlanıp göçer üzerimize .Yaşadıklarımız , yaşayamadıklarımız , yaşamak istediklerimiz , 'olsa olsa' larımızla zaman her şeyi yüklenir.O, küçük bir evrendir kutusunda .Gönlü isterse insanlara armağanlar dağıtır, istemezse cimriliği tutar, rastlantıları kılıcıyla keser."
"Hayatın önüne doğru , silinip yaşlanarak , taşıdığım yüklerin altında hafiflemek için ruhumu gömeceğim bir balçık bulmuştum ama ! Yazamadım desem yeridir .Kalabalığa karışmaya , ormana kaçmaya , televizyonun muhteşem krallığına kul olmaya gerek yok .İnsan , durduğu ve aradığı yerde bile kendi kirini , tozunu ve buharını göremez hale gelebiliyor..."
"Acılarla yaşamak , ölümle tanışmak için doğmuyor muyuz?Bir parça da umut tutuşturulmuş elimize..."
**********************
Türkiye'de yaşanan gerçekler , kabul edilsin ya da edilmesin fark etmez .
Eğreti gelinler , zengin ailelerin erkek çocuklarına , evlenene kadar kullanım ömrü olan, bir nevi oyuncak niyetine aldıkları kadınlar.
Yok efendim çocukları sağlıklı bir evlilik yaşamına hazırlıyormuşlar da , yok dini olarak ta bilgilendiriliyorlarmış .
Hiç bir hak verilmeden , sırf maddi güce dayalı bir insanlık suçu.
Bu ülkede kadının adı yok , her şeyin var ama kadının yok ...
Her gün bir kadın cinayetinin , tecavüzün yaşandığı , tacizin artık neredeyse normal kabul edildiği ülkemin, bu hale gelmesine vesile olan şeylerden biri daha.
Kadın , her türlü şekilde ezilmiş , hor kullanılmış ve ne yazık ki hiç bir şekilde kıymeti bilinememiş.
Bu kadar yazıyorum çünkü gerçekten ülkede kadın olarak adım atmak bile suç olacak yakında.
"Hamileysen dışarıda gezemezsin" ,
"kahkaha atamazsın" ,
"mini etek giymişse tecavüz edilir "
bu beyanları nasıl sindirdik !
Nasıl yeri göğü inletip , ortalığı ayağa kaldırmadık...
Hemen söylüyorum , o erkekleri biz yetiştirdik , evet evet tam olarak biz kadınların yetiştirdikleri yapıyor kadınlara bunları .
Gelelim kitaba , yoksa sayfalarca yazabilirim bu konuda,
kitap; Şükran Hanım'ın kendi aile içerisinde böyle bir durumun yaşandığından haberdar olmasıyla yazılmış.
Aslında daha yalın yazılmış olsa çok daha etkili olacak , hatta mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan olabilirdi.
Fakat hayalle , kurguyla , gerçekle harmanlanmış , anlatıcı değişiminin çok belirgin ayrımının yapılamadığı bölümlerden oluşmuş hikayeyi okumak , anlamak zor .
.En ufak bir dikkat dağılmasında , mevzudan kopuveriyor okuyucu.
Keşke daha vurucu hikaye edilebilseydi.
Filmi de çekilmiş , henüz izlemedim ama sosyal medyada kitabından iyi filmler arasında yer almış .