Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2021 Çarşamba

“SEVGİLİ MILENA “ MEKTUPLAR - KAFKA

 


Yeni ve yine bir kitap bitiminden merhaba sevgili izleyen, bugün nasılsın? 

"...paltom ağır gelirken, nasıl taşırım dünyayı sırtımda?"

Say yayınlarının yayımladığı kitap 242 sayfa, Franz Kafka'nın Milena'ya olan mektuplarından oluşmakta.  

"Bütün günü kapalı perdelerin ardında, uyku - düş - korku bunaltısı içinde geçiren biri,  gece perdeleri açınca karanlığı görüp şaşmaz, "

Bu mektupların yazıldığı sırada Milena'nın evli, Kafka'nın nişanlı olması, kitabın mektup türünün üzerinde merak konusu olmasını sağlıyor . Buna benzer Orhan Veli'nin de mektuplarından oluşan bir kitap var hani malum ‘Hanım’a yazılmış olan onu da  okumanı salık veririm. 

"Küçük sıkıntılarımdan biri de okuyamamak bu ara, ama umursadığım yok, yalnız yakıştıramıyorum kendime."

Bir de keşke Milena'nın da Kafka'ya yazdıklarını okuma şansım olsaydı, keşke…
Ve ne yazık ki benim elimdekinin baskı ya da diziminde mi idi sıkıntı bilmiyorum ama çok fazla hatalı kelime vardı bu hem göz yordu hem de okuma şevkimi kaçırdı. 
Neyse yine de edebiyat severlerin okuması gereken kitaplardan biri, mektup türünün muhteşem bir örneği olduğunu düşünmesem de…

Kitaplarla, sevgiyle, sağlıkla ve umutla kal sevgili izleyen.


25 Kasım 2019 Pazartesi

ADRESSİZ MEKTUPLAR- N. G. ÇERNIŞEVSKİY

Evrensel Basım Yayın
Rusça'dan Çeviri: Arif BERBEROĞLU 
183 Sayfa


"Toza batmaktan, çizmelerine çamur bulaşmasından korkan kişi, toplumsal bir eyleme girişmesin. Toplumsal eylem, siz gerçekten insanların yararını düşündüğünüzde, insanlar için yararlı bir iştir ama pek de temiz bir iş değildir. "

Kimdir bu Çernişevski, Lebedyev-Polanskiy anlatımına göre :

"Köylü devriminin ideoloğu, çarlık yönetimine ve toprak köleliğine karşı uzlaşmaz  bir savaşçı,  materyalist felsefenin en büyük temsilcisi, sosyolog, tarihçi, ekonomist, seçkin bir yazar, sanat kuramcısı, edebiyat tarihçisi ve eleştirmeni. "

"Çernişevski,  devrimci bir dönüşümden yanaydı.  O, bir halk kuramcısıydı. Halkın,  eskimiş bütün iktidarları ancak zor kullanarak, devrim yoluyla alaşağı ederek özgürlüğüne kavuşabileceğini anlamıştı. "

"Çernişevski, çağdaş sömürü toplumunda, devletin sömürücü sınıfların çıkarlarını koruma aracı olduğunu söyler. "

Türk İmparatorluğu üzerindeki hayallerinden ya da tasarılarından hiç hoşlanmasam da 
" Sayın Hükümdar " diye başlayan mektuplar etkiledi. Önsöz her ne kadar oldukça uzun olsa da -mektuplar kitabın son 66 sayfasında- okunması gereken kitaplardan biri. Benim gibi geç kalmayın Çernişevski okumaya, bir yerinden (ama tarafsız bir şekilde) okumaya başlayın. 



5 Ocak 2019 Cumartesi

YALNIZ SENİ ARIYORUM- ORHAN VELİ

1. Baskı 2014
4. Baskı 2018
165 sayfa

Murat Yalçın kitabın ön sözünde  Orhan Veli için;
"Boğazın bir ucunda, Sarıyer'de, yalnızlık ve yoksunluk içinde yaşayan bir adam...Sıkboğaz eden parasızlıkla boğuşurken bile sevdasıyla soluklanmayı, gönül işçiliğiyle geçinmeyi öğrenmiş bir adam...
Orhan Veli: Şiirlerinde şairaneliğe sert darbeler indirirken mektuplarında koyu bir kederi imbiklerinden geçiren efkarlı bir şair."

diyor ve hakikaten de tam olarak O'nu anlatıyor.

Orhan Veli'nin, yasak aşkı Nahit Hanım'a mektupları.

Acı bir parasızlık ile uzakta bir kadın hasreti... 
Orhan Veli, bana şiiri sevdiren şair. Türk şiirine, sıradan insanı getiren şair. Bir devrin, bir dönemin şairi.

Okuyun efendim, mektup türünü sevmiyorsanız, 1947-1950 arası Türkiye'sini anlamak için,
 her ne kadar mektuplarda çok tarih bahsi olmasa da...

Belki sevda için, belki hissetmek için....

Sonra da durup İstanbul'u bir daha dinleyin.



22 Ocak 2017 Pazar

CANIM ALİYE, RUHUM FİLİZ -SABAHATTİN ALİ


1. Basım 2013
7. Basım 2016
155 Sayfa

"Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki  insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin , uygunsuzlukların , bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insana yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olmayacağına , hatta en kötü hayvanlarda bile birbilerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre , sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği , başkalarını sevdiği kadar yükselir."

"Ben zaten kızdığımı nadiren belli ederim .Teessürümü de hiç göstermem. Herkes beni keyfi yerinde , daima gülen biri sanır. İşte bunun için yazdıklarım çok dertlidir."

************
Sabahattin Ali'nin , eşi Aliye'ye ve kızı Filiz'e yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap.

Daha önce yaşadıkları hakkında fikrim olmasa , aşk adamı der geçerdim.

Oysa Ali'nin yaşamı pek mektupları gibi olmamış, ALiye'ye canım demiş ama...

Yine bazı mektuplarda, bir duygu adamında aradığımız o hisli satırları bulamamak .

Fakat bazen lafla peynir gemisi de yürüyormuş işte.

Bazı adamlar , satırlarında yaşamış aşkları hep.

Gerçek yaşamda , pek te o kadar sadık ya da aşık olmadıklarından mı ne , böylelerinin satırlarından daha fazla etkileniyoruz .

Keyifli mektuplar , bazen üzüntü verici .

Ve tabii ki gerçek yaşam... 




21 Eylül 2016 Çarşamba

88-MEKTUBUN AVUCUMDA--RÜŞTÜ ONUR

BİLİNMEYEN MEKTUPLARI VE ŞİİRLERİ
1. Basım 2013
4. Basım 2013
342 Sayfa

"Bir avuç toprak sana 
Bir avuç toprak bana
Dünyada değilse de 
Mezarlıkta yan yana"

**************************

Rüştü Onur , 'Garip' akımının temsilcilerinden sayılır.

Çok kısa sürede sonlanmış  ömürüne şiirlerini ve bir aşkı sığdırmayı başarmış.

Kitapta o aşkın izlerini bulabileceğiniz mektuplar ve şiirler var, bir iki de fotoğraf.

Kelebeğin Rüyası filmini izleyenlere hemen tanıdık gelecektir şair.

Çünkü orada da O'nun hayatı anlatılmaktaydı .

Açıkçası bu tür yazışmalarda hep şairin şiirlerindeki üslubu aradığımdan , bir miktar hayal kırıklığı oluyor benim için .

Gerçek hayat şiirlerde yazılan gibi olamıyor ne yazık ki.





6 Mart 2016 Pazar

21-GÖNDERDİĞİN MEKTUBU ALDIM- TARIK DURSUN K.


1. Basım 1999
230 Sayfa


"Seninle hiç kavga etmedik.Evlenelim ve kavga edelim."

diye yazar Tarık Dursun , aynı yıl eşi olacak Nermin Tok'a.

Kitap Nermin Hanım ve Tarık Dursun'un mektuplarından oluşmakta.

Evet gençler bir zamanlar insanlar mektupla haberleşirlerdi .:D

Tarık Dursun hayranlığımı blogun sıkı takipçisi iseniz biliyorsunuzdur , değilseniz de şu satırlar ile  öğreniyorsunuz.

Yerli yazarlar arasında çok ayrı bir yerdedir gözümde.

Her ne kadar ödülleri , ödüllü kitapları olsa da kıymetini bilemediklerimizdendir.

Aşk mektuplarını okumayı ya da insanların tanışma hikayelerini dinlemeyi de çok sevdiğime göre bu kitabı sevmedim demek ayıp olur.

Lakin bir şey , mesela Piraye'nin aşkından yanan Nazım'ın da aşkını sürdürememesindeki  gibi bir his, sanki o duygulu satırları yazan , muhteşem satırlara imzasını atan adamlar değiller gerçek yaşamlarında.

Ya da yazdıkları hisleri hissediyorlar mıydı gerçekten dedirten .

Ve yine feminizm damarımı kabartan erkeksi haller , Nermin Hanım'ın halinden anlamalar .

Kızıyorum  erkek yazarlara,  gerçek yaşamlarındaki hareketlerinden ötürü yine de okumaktan vazgeçemiyorum , kadınlarının onları sevmekten vazgeçememeleleri gibi.

Tarık Dursun'un erkek, aşık adam  halleri de öyle işte , azcık kızdırıyor ama sevmekten vazgeçiremiyor beni ..Ya da okumaktan yeniden Tarık Dursun'u.

Bütün kitaplarını okudum yazarın, çok eskiden .

Şimdi kitaplığıma kazandırma çabası veriyorum.

Ve bunun için edindiğim kitaplarını yeniden okuyup öyle koyuyorum kitaplarımın arasına.

Diğerlerine nazaran daha bir özenle .

"Seni öptüm unuttun mu?"
-Unutmadım fakat çok korktum.
Ellerini ellerimin içine almıştım.
-Avuçlarım ne kadar terliyordu, utanıyordum.
Seni öptüm
-Evet , beni sahiden öptün.Sana karşı koymadım değil mi?
Hayır , çünkü sen de beni öpüyordun."

20 Eylül 2013 Cuma

81-ONÜÇ GÜNÜN MEKTUPLARI-CEMAL SÜREYA

YKY
İlk Basım 1990 Can Yayınları
YKY'de ilk basım 1998
Elimdeki 7. Baskı
131 Sayfa


Cemal Süreya'nın eşi Zuhal TEKKANAT'a yazmış olduğu mektuplar var kitabın içinde .

 Zuhal Hanım hastanede 13 gün kalınca , 13 adet mektup yazılmış kendisine , bu da kitaba  isim olmuş :)

Tabi 13 günden sonra ya da önce yazılmış bazı mektuplar da var kitapta.

Zuhal Hanım'a yazılmış mektupların içinde şiirler de var, benim en çok sevdiklerimden  biri de o zaman yazılmış.

Şu postta paylaşmıştım:)


Bir de başka bir şiir var ki o da ayrıca harikaymış, bir iki satır da ondan paylaşıyorum , tamamı için kitabı okuyunuz:)

Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım?
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrediğimi?

Geldiğimi?
Gittiğimi?

HADİ!