Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2021 Pazar

2021 GÜNCEL BLOG LİSTESİ






Listeye eklenmek için lütfen bu postun altına yorum bırakınız ! 

Ve lütfen blogger arkadaşlarınızı ziyaret etmeyi unutmayınız!






*Lİste her yıl Mart ayı içinde güncellenecektir. Blogunda 1 yıl boyunca hiç post yayınlamamış olanlar listeden çıkarılacaktır. Liste alfabetik olarak düzenlenmiştir. Blog ismine tıkladığınızda bloga erişim sağlayabilirsiniz.

14 Şubat 2021 Pazar

BİR KİTAP BİTİMİ- BİR MEVSİM GEÇİŞİ

⇨Ağır ironi, alay, eğlence hali içerir  o sebepten çok ta ciddiye almayın!
*Kerem: Benim 1 tanecik yavrum olup 19 yaşındadır :)
👆Bir sevgililer gününde, özel olarak paylaşılması gereken postlardan değildir!


Henüz çok yakın bir zamanda, geçen ay hatta, bir post ile Şampiyon adlı kitabı okuyuş serüvenimi paylaşmıştım sizlerle.
*Kerem’den 3 yıl sürmeyeceğine dair ettiğim yeminlere binaen alabildiğim serinin 4. kitabı olan Asi, uzun okuma mücadelelerimden sonra bitmiştir. Bu mücadeleleri verdikçe eskiden bir günde bunun gibi iki kitabı okuyup bana mısın demediğim günlerim geliyor aklıma, hey gidi günler hey diyesim geliyor, siz gençler bilmezsiniz amma 👎😏
Yine konuyu saptırma, sizleri gittiğinizi sandığınız yoldan alıkoyma, o kadar kıymetli vaktinizi gereksiz uzatmalar kullanarak çalma yazılarından sonra seriye genel bir bakarak olalım sonrasında sıra gelirse inş özel olarak Asi kitabını da inceleriz!

Seri güzel, gerçekten yani, biraz açlık oyunları havası esmiş olsa da başlangıçta sonuna doğru bir Ursula L. Guin rüzgarı ile finişe ulaşılabildiği ayırdına vardım ben, her türlü okunur, hatta bir iki söz var 
içinde ki iki satır sonra büyük ihtimal ile onları da yazarım,  sosyal mesaj olsun, ismine binaen iktidara muhalif tavırlar olsun az buçuk yazarımız eklemeyi uygun görmüş. İyi de yapmış ben şahsen isyana eğer dozunda yapılırsa karşı değilim ama dozu ben belirlerim :D 
‘Erkek adam, kitaplarının arasına çiçek koymazdı. Sıkıntılarını arkadaşlarına anlatmazdı. Erkek adam dişini sıkar, kalbi içinde solup toz olana kadar konuyu değiştirirdi.’

‘Dürüstlüğü hiç ödüllendirmeyen bir sistemde açık açık konuşmak bir tür cehennemdi.’

Evet kitaba da baksak özel olarak, seriyi de incelesek genel olarak netice değişmeyecek, distopik bir seri olup, ergenusların ve benim gibi ergenliğini vaktinde yaşamamış sonra da ömrünü ergen hissiyatını anlamaya adamış kişiler için oldukça sevilesi ve okunası, kendisi okumuyor ise de blogumu,

 thank you yavru :) 



Devamı var kaçmayınız!
Kitaptı, yemekti derken hemen her gün eğer muhalif havanın bize aykırı gideceği yoksa yürüyüşe çıkıyoruz Bey’imlen, kendi Bey’im diye söylemiyorum bir hayli ‘kurtlu’ olup evde oturmaya kesinlikle tahammül edememektedir, buna istinaden mecburi olarak ne kadar kır- bayır varsa 4 aydır defaatle hatim edilmiş, mevsime uygun çiçekler tarafımdan yüzlerce kez fotoğraflanmıştır.
*Kurtlu=evde duramayan, gezmeden yapamayan mealinde kullanılmıştır :)
Yine önceki gün şu veledi görüp ve ne yazık ki sahibinin bütün onayına rağmen yanımıza gelmemesine rağmen, burada muhakkak surette bulunması lazım geldiğini düşündüm.
Ardından da bugün bu harikulade manzaraya uyanmak mümkün olunca, sizler de kusur kalmayın ve muhakkak bu manzaranın keyfini bir fotoğraf karesi ile de olsa sürün istedim.

Bugün okuduğunuzdan da anladığınız gibi 1900’lerin ortası ruh halindeyim, sevgililer gününüz de kutlu olsun o halde :D 
Kafalar karışık, o sebepten dağınıklığımın kusuruna bakmayınız!









 

12 Mart 2017 Pazar

İSYAN 1-YALÇIN KÜÇÜK

2. Baskı 2004
653 Sayfa


"Düzen, artık ancak sürüleştirilebilirse ve o ölçüde , ayakta kalabileceğini anlamıştır."

"Doğru, her zaman , kendi halinde bile , devrimcidir."

"Bilim bir silah oluyorsa , tarih , kavram atmak için bir mancınıktır."

"Çifte ihanet günlerindeyiz.
İhanet , teslimiyetin anahtarıdır."

"Barzaniyi büyütmek , Türkiye Devletini küçültmektir."

"Bizi kimse standart düşünmemeli .Ben, kendi kendimi, kendime beğendirmek için bu kadar çok çalışıyorum."

"Yalnız olmayız, kimsesiz kaldığımız zamanlar vardır."

**************

2017 için hedeflerimden biriydi , Yalçın Küçük okumak.

Deli de dahi de diyemediğimiz ya da her ikisini de zaman zaman diyebileceğimiz biri Küçük.

Müthiş bir zekası olduğunu yadsımak , kendi zekamıza hakaret olur.

Bu kitabı da , kendinin de dediği gibi ;

'yanılma payı' olan teorileriyle dolu.

O kadar çok bilgi var ki içinde , okurken beynim yandı desem yalan olmaz .

Fakat ben bu tip kitapları seviyorum.

Küçük okumayı da sevdim , İsyan'ın 2. si elimde olmasaydı da alırdım ama iyi ki almışım , şimdi belki de 2017'de 2. yi okumak istiyorum.

Küçük kendine has üslubu ile yazmış kitabı , konuşur gibi .

'O kadar öyle ki', Küçük'le karşılıklı konuşuyorsunuz hissi vermekte.

Bir miktar daha az Fransızca ve İngilizce kelime olsaydı diyemiyorum , kitabı okurken sözlükler havada uçuştu çünkü.

Gerçi okuduğum bölümle alakalı olarak Farsi kelimeleri  anlamam ya da öğrenmem oldukça iyi oluyor.

Teşekkürler Küçük , sen yaz , yaz ki;

 birileri de artık teorilerden korkmasın , varsa karşı önermeleri onları da anlatsın.






2 Mart 2015 Pazartesi

19-KAYIP SİCİL: ERDOĞAN'IN ÇALINAN DOSYASI- SONER YALÇIN

1. Basım 2014
2. Basım 2014
401 Sayfa


Kitabın adından da çok net anlayacağınız üzere , yazılan dönemin Başbakan'ı , şimdinin Cumhurbaşkan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın sicilini işlemiş konu olarak  Soner Yalçın .

Hem de "nereden nereye" dedirtecek kadar detaylı araştırmalar.

Mesela soy ağacından başlamış kitaba . Sonra eğitim hayatına el atmış:

"Çok çalışkan bir öğrenci değildi.
Kur'an-ı Kerim 'den ancak bütünlemede geçebildi.
Arapçası zayıftı; tek ders sınavından 5 alabildi.
Tefsir 6...Hadis 7...Fıkıh 7...
Din derslerinin zayıflığına karşın Milli Savunma dersi 8'di.
En iyi dersi beden eğitimiydi, 10'du; futbolcuydu çünkü."

Ortaöğretim kısmından sonra üniversite hayatı hakkında da okuyucuyu bilgilendirmiş Yalçın;

"Erdoğan , Başbakanlık resmi internet sitesine göre ;
Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi mezunu.
AKP'nin resmi internet sitesi ve Erdoğan'ın kişisel sitesi de aynı bilgiyi veriyor;
Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi.
İyi de...
Marmara Üniversitesinin ne geçmişte ne de bugün böyle bir bölümü yok!
Erdoğan'ın , TBMM'de yazan biyografisinde ise mezun olduğu okul ;,
Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi .

Başbakanlık ve AKP'nin resmi sitesine göre Erdoğan 1981 mezunu,

oysa 1981'de "Marmara Üniversitesi" diye bir üniversite yok!"

Şeklinde beyanatlarından sonra Yalçın;

"Hayatlarında hep bir abartı var...
Ve biz düzeltmek için kitap yazıyoruz! "

 açıklamasıyla bu kitabı can sıkıntısından yazmadığını anlatmaya çalışıyor.

Ardından Cumhurbaşkanı olan Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı dönemine de değinip ,
İGDAŞ,
KİPTAŞ,
BİT,
İETT,
İSKİ, 
METRO 
gibi  büyük harfler ve kısaltmalardan ibaret zannettiğimiz bazı kısaltmaların ne anlama geldiğini hala anlamamış bazılarına detaylıca anlatmış.

Ardından eşi ve çocukları hakkında da bizleri bilgilendirmeyi uygun görmüş:

"Mayıs 1998'de İstanbul Şişli Abide-i Hürriyet Caddesi'nde saat 11.45 sularında 34 ABR 93 plakalı Opel marka otomobil , kırmızı ışıkta geçince, peşine siren sesleri çalarak polisler takıldı.Otomobil kaçarken yaya geçidine 5 metre kala 64 yaşındaki Türk Sanat Müziği İstanbul Radyosu sanatçısı Sevim Tanürek'e çarptı; 30 metre sürükledi.
Sanatçı Tanürek ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı, 6 gün sonra öldü.Ogün o saatte direksiyonda bulunan kişiyse, Bilgi Üniversitesi öğrencisi 19 yaşındaki Ahmet Burak Erdoğan'dı."

"Bilal Erdoğan ; Kartal İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra türban sorunu olmamasına rağmen ABD'ye gitti; 2003'te Boston'daki Harward Üniversitesinde kamu yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Birikimi var!"

Ardından şimdi Cumhurbaşkanı olan dönemin Başbakanının adli kayıtlarından örnekler vermiş Yalçın;

"14 Ocak 2000
Erdoğan Avusturalya'nın Melbourne şehrinde yayın yapan SBS radyosuna verdiği mülakatta kendisini, hapse girmesi nedeniyle Abdullah Öcalan ile karşılaştıran bir kişiye" Sayın Öcalan şu an , düşüncelerinin değil almış olduğu kellelerin hesabını veriyor.Bense düşüncelerimden dolayı 4 ay hapis yattım, aramızdaki fark çok büyük." şeklinde cevap verdi.
Şehitlerden 'kelle ' diye söz etmesi ve Öcalan'a 'sayın' demesi nedeniyle büyük eleştiriler yapıldı.Şehir Anaları Derneği tarafından aleyhinde sembolik bir manevi tazminat davası açıldı.Davacıların avukatlığını Kemal Kerinçsiz'in yaptığı davada İStanbul Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 12 Aralık 2007 tarihinde Erdoğan'ın 3 kuruş tazminat ödemesine karar verdi.
Hakim, kararında şehitlere 'kelle' ve yasadışı silahlı örgüt liderine 'sayın' denmesinin dil sürçmesi olamayacağına hükmetti."

 Ve özel olarak yazdığı bunlar gibi bir sürü ayrıntıdan sonra 2002-2013 yılları arasında Türkiye 'den bazı istatistikler vermiş;

"Türkiye'de Dış Borç:
2002'de 129.592 milyar $
2013'te 388.243 milyara$

Kişi başına düşen borç 
2002'de 1.963 $
2013'te 5.105 $

Cari açık;
2013 'te 83 milyar $

Türkiye'de  toplam kredi borcu;
2002'de 6.308 milyon
2013'te 333.661 milyon

1980'de nüfus 50 milyon , sendikalı işçi sayısı 2.5 milyon,
2013'te nüfus 75 milyon, sendikalı işçi sayısı 680 bin.

Türkiye ortalama eğitim süresiyle 187 ülke arasında 127.

Türkiye'de 15 yaş üstü kadınların %12'si okuma yazma bilmiyor. Üniversite mezunu %9.

Kendinden en az 31 yaş büyük erkeklerle evlenen yaşları 16-19 arasındaki kızların sayısı ;
7 Milyon 163 Bin 931.

Türkiye 'de 15 yaş altı gelinlerin resmi sayısı ;
181 Bin 36.

2002 -2010 yılları arasında fuhuş suçları %220,
Irza geçme ve çocuklara cinsel taciz suçları %125 arttı."


Benim size yazdıklarım kitabın barındırdıklarının ufacık bir parçası , bu kitaptan bana kalansa 15' e yakın kitap okumam gerektiği, zira içinde verilen kitap isimlerini not ettim ve umuyorum onları okuma şansım da olacak .  




19 Temmuz 2013 Cuma

64-YALANDAN KİM ÖLMÜŞ-ORHAN BAYKAL&UĞUR DÜNDAR

Bilgi Yayınevi
4. Basım 2013-237 Sayfa

"Güç odaklarının bir yerlerde örtbas etmeye çalıştıkları şey haber, gerisi reklamdır."
            Nortcliff


Trajikomik tv hikayeleri ve anılarıyla başlıyor kitap.

Sonunda ise Uğur Dündar'ın TBMM soruşturma Komisyonun Tutanağı ile bitiyor.

Dündar'ın ilk kitabı için de söylemiştim , bir gazetecinin kendini anlatmaya çalışması , hele de tanınan , bilinen ve genelde halkın saygısını kazanmış biriyse çok üzücü.




8 Eylül 2012 Cumartesi

76-GÖÇMEN HAMAMI-OKTAY SİNANOĞLU

Bilim+Gönül
251 Sayfa
2011 Basım
 
Öncelikle bu ince ama dolu kitap , tam da ayrılıkların arttığı bir dönemde elimde olduğu için daha bir farklı okundu.
 
Oğlunun doğum günü kutlaması için davetli olduğum arkadaş, benim de doğum günüm olduğunu duyduğunda elindeki en kıymetlilerden birini bana hediye etti, uzun zaman önce.
 
Bazen her şeyin bir zamanı var sözü o kadar ansızın çıkıyor ki karşıma, aylarca bekleyen kitabı tam da gündem de ayrılıkçıların olduğu dönemde okumam harika bir örnek oldu.
 
Öncelikle Prof.Dr. oktay Sinanoğlu'nun tanınması gerekir diye düşünüyorum.Tanımayanlar var ise ufak bir google turu yapsınlar bir zahmet.
 
Kitabın alt başlığı; "Ülkelerin ve Devletlerin Yok Edilmesi ve Adım Adım Dünya Hakimiyetine."
 
Kitabın özü; "Türk" kelimesi 90 yıllık bir kelime değil , bunun zamanını iyi ölçüp ona göre hareket etmeli ve vatanımıza sahip çıkmak istiyorsak, özellikle dilimize sahip çıkmamız.
 
Aslında ne anlatsam boş ve yetersiz, en iyisi kitabı okuyun derim.