blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2022 Pazartesi

BLOG DÜNYASI ANKARA :)


Toplaşma tarihimiz

 5 Kasım Cumartesi 
saat 12.00 
  Kızılay Moda Cafe

 olarak belirlenmiştir . 



        Rakamla 6, yazıyla "altı"aydır bloguna uğrayamamış bir Eylem geldi :) Kendimden bahsetmeden evvel kürkçü dükkanımın sakinleri sizler nasılsınız, neler yapıyorsunuz? Bendeniz pek mühim bir şey yapmadığımı üzülerek ifade etmek isterim, kitap okumak ve spor hayatımın içinde yegane yer tutabilen şeyler olmaya devam ediyor. Bloga neden yazmadığımın çok mühim bahaneleri olsun isterdim ama yok ! Sadece ülkede olup bitenleri  takip eden biri olarak, üzerime her geçen gün daha ağırca çöken karamsarlık ve yılgınlık hali belki buna bir bahane olabilir.

        Gelelim 6 ay sonra beni yazmaya iten sebebe:

   Blog aleminde neredeyse ilk yazmaya başladığım zamanlardan beri tanış olduğum , bir yılı geçkin süredir bulunduğum  Ankara'da görüşme şansı da bulduğum Nagihan,

 nam-ı diğer Mavi Kalemdekiler, 

nam-ı diğer in my blue castle 

ile her bir araya geldiğimizde konuştuğumuz fakat fikir olarak kalan diğer Ankara'lı bloggerlar ile de görüşme tertip etme durumunu hayata geçirmeye karar verdik. Bunu hemen hayata geçirmek isteyen  Nagihan, 6 ay sonra :) (şaka bir yana) blogunda bir post yayınlamış. İşte şimdi bu fikrin sizi bağlayabilecek olan kısmını açıklayalım, kendisinin yayınladığı posta da blog isimlerinin üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. 


    Ama özetle:

Blog aleminin Ankara 'lı olan ya da Ankara'ya yolu düşmüş olan bloggerları ya da Ankara'da olmayıp görüşmek için bile gelirim diyebilecek arkadaşlar,  şimdi biz diyoruz ki bir kere toplaşalım, blogcular olarak oturup tanışalım, fikirdeşelim. Pandemi sonrası aktif toplaşmalarımıza geri dönüş amaçlı olsun, blog dünyası durgunluğunu gidermek için olsun hangi açı size uyuyorsa, bu etkinliğe katılmak isteyenleriniz olur mu ? Bunun için bu postun altına yorum yazabilir, Nagihan'ın bloguna yorum bırakabilir ya da

 eylemkerem01@gmail.com

adresinden bana ulaşabilirsiniz.

        Henüz çok teorik ve belirsizlikler ile dolu olan bu girişimin ayrıntılarına da birlikte karar verelim istiyoruz , hafta içi ya da hafta sonu, sabah ya da öğleden sonra gibi tercihlerinizi lütfen belirtiniz. 

        Buluşma noktası olarak kesin bir yer belirlememiş olmakla birlikte Kızılay herkesin ulaşımına uyabilir diye düşünüyoruz, ve fakat öneri ve değerlendirmelerinizi duymak ta isteriz .

        O halde top sizde canım takipçilerim görüş, öneri ve taleplerinizi duymayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

    Kalın sağlıcakla...


 

14 Mart 2021 Pazar

2021 GÜNCEL BLOG LİSTESİ






Listeye eklenmek için lütfen bu postun altına yorum bırakınız ! 

Ve lütfen blogger arkadaşlarınızı ziyaret etmeyi unutmayınız!






*Lİste her yıl Mart ayı içinde güncellenecektir. Blogunda 1 yıl boyunca hiç post yayınlamamış olanlar listeden çıkarılacaktır. Liste alfabetik olarak düzenlenmiştir. Blog ismine tıkladığınızda bloga erişim sağlayabilirsiniz.

4 Mart 2021 Perşembe

ŞEYTAN DİSKO- YAPRAK ÖZ

 Bu kitabı okuyuşum bir zorbalık hikayesidir, 
kitap okutma zorbalığı :D
 Bakınız ilk olarak  EREN  okuyup beğendiğini yazarak, ardından da ELİF okuyup "ille de okuyacaksın" deyip kitaplarımın arasına koyarak tarafıma zorla okutmuşlardır kitabı.(her ikisinin bloguna da isimlerinin üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz) 

Yoksa öyle her gün düzenli kitap okuyayım derdiyle yanıp tutuşan ya da okuyamadığım her dakika için hayıflanan biri miyim ben (!).

Gelelim sadede, kitap okunacaklar arasında 1-2 sene kesin beklemiştir diye düşünüyorken baktım evet Elif 2019'da okumuş, o tarihten beri okunacaklarım arasında paslanıyor, dedim "bu aralar gerilime ihtiyacım çok, ama korku gerilim izlemeye yeterince cesaretim yok" o halde bir Yaprak Öz romanı iyi gider, konusu hakkında her iki blogger da bilgi vermiş o sebepten ben yorum yapmayacağım ama kadın kahramanı sevmedim, fazla salak (bence), aslında iyi eğitim almış olması bu kısımda inandırıcılık anlamında negatif etki yaptı bende.  Sonu da yine kendi salaklığı (hala bence) :) Prag kısmı güzel olabilecekti de işte çok fazla tinsel geçti yalnız o kısım sanırım en çok gerildiğim yeri idi kitabın.

Fakat bu kadar yakınık sesten sonra (benim sesimle okuduğunuzu var sayıyorum blogu)hala diyorum ki Türk Edebiyatı için bir adım olabilecek kitaplardan biri, bir de bu kadar tinsellik karıştırmasak olacak bu iş sanki :D 

Kolay okunabilecek kitap arayışında olabilecekler için tavsiye edilir bir gerilim romanıdır. 

Teşekkürler blogger arkadaş ve bazı yakın hısım kimseleri :D
Yeni bir yazarla ve hikayeyle buluşturduğunuz için beni, seviliyorsunuz her ikiniz de :)

Siz sevgili blogger okuru/yazarı ziyaretçim, siz de seviliyorsunuz; burada olduğunuz için, kitaplarla ilgilendiğiniz için, "ne saçmalamış bu yine " demeden  ya da diyerek buraya kadar okuduğunuz için...

 




 

31 Mart 2018 Cumartesi

MIM : BLOG YAZARLARINI TANIMA / DİRENİŞ HAKKINDA UZUN BİR YAZI

MIM : BLOG YAZARLARINI TANIMA


Sevgili İZEL mimlemiş beni , kendisine teşekkür ediyorum blogu için bir tık...

Bu ve benzeri çok mim yaptım ama bir fazla olsun ne olacak değil mi , bir de hazırladığım bir taslak yazı vardı onu da mimin altına ekliyorum . Bloggerlar ile ilgili benim de bazı fikirlerim var , katıldığınız ya da katılmadığınız konularda fikirlerinizi duymaktan mutlu olacağım .


1-Nerelisin ?

Kırklareli-Kofçaz , evet hiç duymadığınız bir yerlerde olabilir.Zira kendisi Türkiye'nin en küçük 2. ilçesi,
 belki de 1. kim bilir ?

2-Burcunuz ?

Rivayete göre Balık , fakat sulu gözlülüğü hariç hiçbir özelliğini taşımıyorum :D Ya da bana genel olarak söylenen bu.

3-Bloglarda en çok ilgini çeken şey nedir ?

En çok ilgimi çeken yorumlarıma verilen cevaplar :D

4-En sevdiğin mevsim ?

Sonbahar-Kış , donuyorum ama çok seviyorum be :D


5-Yabancı dil biliyor musun ?

Az denecek kadar İngilizce , hiç denecek kadar Bulgarca :((


6-Boş zamanlarını  nasıl değerlendiriyorsun ?

Boş zamanım yok :D Genel olarak zamanımı verdiğim şeyler, kitaplar , blogumdan da belli olmadığı üzere :F

7-En son hangi kitabı okudun ?

Bu soru kadar karmaşık bir soru yok bana yöneltilebilecek . Zira en son bitirdiğim kitap Kime Dokunduğuna Dikkat Et, en son bloguma girdiğim kitaplar da Epub'da okuduklarım fakat aralarında biraz süre var itirafını da buradan yapmak zorundayım :D

8-Hayatında pişman olduğun bir şeyi anlatır mısın ?

Pişmanlık yok , ne gelirse eyvallah :D

9-Tuttuğun takım var mı ?

Gençken Galatasaray , evlendim Fener Bahçe , artık futbol izlemiyorum eskiden tam bir taraftardım ama sanırım artık çok ta anlamlı gelmiyor bana futbol :D


10-Çantanda eksik etmediğin şeylerden bazılarını yazar mısın ?

Kitap, cüzdan , şemsiye , alışveriş için bez çanta :D


11-En sevdiğin içecek ?

Çay / Kahve fark etmez , yaz da olur kış ta :D


        12-Son olarak blogunuzdan hiç para kazandınız mı ?

Hayır , teklif geldi fakat bana işin içine para girince realite kaybolacak gibi geliyor , niyeyse :)

Kuralım belli ilk 3 yorumu yapacak arkadaş bu mimi cevaplamalı :D

Şimdi de şuraya geçenlerde taslağa aldığım ama yayınlamadığım blog görüşlerimi ekleyeyim , bu yazıma eklemek istediğiniz bir şey olursa lütfen çekinmeyin, birlikte direnelim.


Pek çoğunuzun malumu olduğu üzere blog alemindeki durgunluğa dur demeye karar verdik. Büşra kardeşim bir taş attı, deep hafif çalkaladı , bakalım dalgaları nerelere ulaşacak . Kendisi bilhassa kitap blogları için başlatmıştı direnişi ben bir tık üste çıkıyorum , bu platformda yazan herkesi davet ediyorum bu direnişe.

Öncelikle aktif olarak kullandığımız bloggerlarımızın sesi olalım istiyorum , sonra o ses çığlığa dönüşebilse keşke diyorum.

Son zamanlarda yaşanan durgunluk sıyrılsın üzerimizden , yorumlarla coşsun bloglarımız istiyorum.

Takipleşelim istiyorum çünkü herkes için değil ama yeni başlayanlar için çok önemli takipçi sayısı , sonrasında hala yazmaya devam edenler bu kadar büyütmemeyi öğreniyoruz o sayıyı gözümüzde ama yeni yazmaya başlamış bir blogger için bir adım oluyor o sayı , zannediyor ki o sayı kadar okunuyor ...

Oysa öyle olmuyor ne yazık ki ....

Sosyal medyanın pek çok platformunu aktif kullandım yıllarca , facebookta da instagramda da vardım , ne ki bloggerdaki samimiyeti hiçbirinde bulamadım.

Bloglarını yeni açanlar ya da yıllardır bu platformda yazanlar için de naçizane bir iki öneri getirmek istiyorum , sizin de aklınıza gelen keşke söyleyebilseydim dediğiniz şeyler varsa ekleyin lütfen.

Birincisi şu anki takipçi sistemimiz bir miktar değişti , eskiden takipçinin profil resmine tıklayınca blog adresini bulabiliyorduk , şimdi sadece yorum yaparsa bulabiliyoruz kendisini , o sebepten ilk ricam lütfen takibe aldığınız bloggera hiçbir şey olmasa da bir "selam" yazın.

Bir sonraki ricam takibe almak istemediğiniz bloga takipçi olmayın , bakın inceleyin ve takip etmek istediğinize karar verdiğinizde ekle sekmesine tıklayın , çünkü gidişiniz üzüyor bizleri.

Empati yapmaktan asla vazgeçmeyin , sempati beslemiyorsanız yazılan konuya bunu açıkça yazın ama kişisel hakaret etmek edene bir şey kazandırmıyor , edilene kaybettirmediği gibi.

Yazılan yorumlara cevap verelim , hepsine tek tek yazalım , kendimi bu konuda eleştiriyorum çünkü aynı gün içinde yorum yazamıyorum çoğu zaman çünkü o bloggera iade-i ziyaret yapmak istiyorum ve cevap verdiğimde unutabiliyorum , bekletmelerim ondan sebep , ama mutlaka vermeye çalışıyorum her bir yoruma cevap, biliyorum çünkü kendim de önemsiyorum cevaplarınızı yaptığım yorumlara .

Ne paylaştığınız (benim için ) çok ta önemli değil , bilhassa farklı fikirler okumayı severim ve önemserim her yazılanı çünkü burada ciddi bir emek var , çünkü yazıyoruz, çünkü okuyoruz , çünkü en kıymetli şeyimizi veriyoruz buraya ; zamanımızı. 
Siz de önemseyin .

VE bırakmayın arkadaşlar , en çok uzun zamandır hiçbir şey yazmamış ama baktığımda yıllarını vermiş bloggerlar için üzülüyorum , sorunlarınız , verdiğiniz uzun aralarınız olabilir yine de bırakmayın , ve arada bir ses verin , verin ki umudumuz sönmesin yazan ve okuyanlara dair.

Çok arkadaş edindim bu alemde , en uzun süreli olanlardan biri deep'tir mesela , bilirsin her zaman yanında , eyvallah :D

Kaybettiklerim de oldu , andıkça ismini bir yanım buruktur mesela Sinem'in....

En azından yaşarken kaybolmayalım , ses olalım , birlik olalım derim ....

Sesinizi duyurmak için ne üzerine yazdığınızı ve blog adresinizi bırakın rica ederim.Yeni bir postla duyurabilirim bu blogları , böyle bir post ister misiniz?






26 Aralık 2017 Salı

YENİ YIL HEDİYESİ


Hemen her yıl yeni yıl çekilişi yapan bloggerlardan birinin etkinliğine katılmaya çalışıyorum ,

daha çok bloggerla tanışma şansı ve hediye almaktan çok verme şansı bulduğum için oldukça mutlu

 oluyorum . 

Bu yıl da Sevgili Zoitsa 'nın küçük çaplı etkinliğine katıldım , kendisinin blogu için lütfen ismine tıklayın :)

Teşekkürler Zoitsa :)






Kendi hediyelerimi gönderdikten sonra da bu harika ötesi paketle karşılaştım , tek tek hediye paketi haline getirilmiş halinin fotosu yok çünkü o an kendimi 5 yaşında gibi hissettiğimden , dayanamadım fotoğraf çekme süresine :)

Çekilişte ben de sevgili Handan 'a çıkmışım , o da bana bu harika şeyleri göndermiş , hepsi çok ince düşünülmüş şeyler , siyah defter -beyaz kalem kombininden tutun , muhteşem ötesi ayraçlarına , harika süslerine ve  gönderdiği kitabın nezaketine kadar.

O kadar mutlu ediyor ki beni bu kadar ince düşünceli insanlar ve bu insanların bir yerlerde hala var olduğunu bilmek .

Sen beni çok mutlu ettin canımcım , Allah ta seni mutlu etsin , çok teşekkür ediyorum , nezaketin , inceliğin , güzel düşüncelerin için .

Her şey için teşekkür ederim .

Gerçek hayatta da bir gün yollarımızın kesişmesi dileğiyle ...

Bu arada kendisin bloguna/bloglarına BURADAN ve isminin üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz .

Hediye verenleriniz , yüzünüzü güldürenleriniz çok olsun 

Not :Bir önceki postumda çekiliş katılımı devam etmekte :)

21 Aralık 2017 Perşembe

MİM-YENİ YILDAN(2018) BEKLEDİKLERİM

Sevgili Elena , nam-ı diğer Yalnız ama Özgür mimlemiş beni ve devam zorunluluğu olan bir mim istemiş , 2018 için yapmayı istediğim şeyleri yazacağım ve 2018 'in Aralık'ında yeniden şekillenecek mim yapabildiklerim ve yapamadıklarımla , hadi bakalım hayırlısı :D



2017 için tek planım hatta plandan öte yeğenle iddiaya girdiğim şey kitap okuma sayımdı , 144 demişti O. Kendisine buradan sevgilerimi iletiyor ve Kadıköy'e en yakın zamanda bekliyorum zira Kemal Usta waffle sözü vardı bu sayıya ulaşabilmem halinde  ve şu gün itibariyle 150'yi geçmiş durumda 2017'de okuduğum kitap sayım :D

Selam olsun Kağıt Salıncak :D diyorum daha da bir şey demiyorum :D


Şimdi gelelim 2018 'e :

1- 150'nin üzerinde kitap okumak istiyorum, bunların içinde en az 5 tanesi Dünya Tarihi, 5 tanesi eski/yeni Türk/Türkiye Tarihi , 5 tanesi siyasi/politik ,5 tanesi Türk Edebiyatı üzerine olsun istiyorum.


2- AÖF Güz ve Bahar dönemlerini ders bırakmadan geçmek istiyorum



3- Auzef Tarih başlamak istiyorum


4- 2018 Yazı için yurt dışı kısa dönem  planımı gerçekleştirebilmek istiyorum

5- yeni kitaplar edinmek , bir çok kitabımı takas etmek istiyorum 

Evet sanırım çok ta bir şey istemiyorum :)

2018  Aralık'ta sizlerle tekrar görüşmeyi de istiyorum tabii :)

Sağlıkla , huzurla , mutlulukla ve sevdiklerimizle geçecek bir yıl olsun 2018...

11 Haziran 2017 Pazar

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ- BAHÇE PERİM İLE BİR GÜN

Üstteki fotoğrafta görüldüğü üzere;
 Bahçe Perim, Kağıt Salıncak ve ben bugün harika bir gün geçirmekteyiz .

İstanbul'a yolu düşen Peri , Kağıt Salıncak'la haberleşir ve olaya maydanoz olmayı pek isteyen Eylem mevzuya giriverir.


Nerede buluşalım konuşmalarına, Perim'in önerisiyle Arkeoloji Müzeleri  dahil olur , henüz hiç uğramamış ama hep gitmeyi istemiş Eylem çok mutlu olur.

Osman Hamdi Bey tarafından kurulan müze , ilk olma özelliği taşıyor.


Saat 11.30 gibi konuşulan randevuya , bir miktar bekletilerek dahil olunurken , Salıncak 'ın hafıza kuvvetiyle müzeye  İskender Lahit'inin de olduğu  kısımdan giriş yapılır.




Yürürken dikkat etmenizi öneririm zira alttaki resimde gördüğünüz iskeletin üzerinde duruyor olma ihtimaliniz yok değil.



Bahçe Perim'in Şark Eserleri kısmındayım demesi üzerine , ayran budalası gibi ağzı açık gezilen bölümden çıkılır .




İlk yazılar , ilk aşk şiirleri , çivi yazıları , medeniyetler kuşatması altında buluşma gerçekleşir.



Ve fakat insan daha önce hiç görmemiş olduğu bir kimseyi sanki bir ömür tanıyormuş tavrıyla kucaklar ve samimiyet gösterir mi?

Peri'm ile öyle sıcak ve güler yüzlü bir buluşma yaşadık ki , o hızla Çinili Köşkü gezdik.



Perim'in engin bilgilerinden etkilendik.

Osmanlıca okumaları yapmaya çalıştık , beceremedik ama olsun :)


Akabinde tadilatta olan Arkeoloji binasının girişine yöneldik ki asıl müze zannediyorum orasıdır , 3 kat gezdik ama bir üç kata daha sanırım hayır demezdik.

Baka inceleye, okuya fotoğraflaya talan ettik .

İstanbul'da yaşayıp  bu müzeye gitmeyenleriniz derhal işi gücü bırakıp , 1 günü burası için ayırsın.


Müzeler; Gülhane Parkı içinde , Müzekart ile , ya da İş Bankası kartı ile gezebilirsiniz.Kartı olmayanlar için giriş ücreti sanırım 10 tl.

Biz müzeden sonra Eminönü'ne kadar yürüyüp birer de yorgunluk çayı içtik .


Peri ile ayrıldıktan sonra ise Salıncak ile Galata köprüsü üzerinde bir tur atmayı ihmal etmedik. 



Bahçe Perim'i en yakın zamanda İstanbul'a tekrar bekliyorum , samimiyeti , içtenliği için de teşekkür ediyorum .

Yeni gezilerde buluşmak üzere...Sağlıkla ...Sevgiyle...Kitaplarla kalın...

16 Mart 2017 Perşembe

PARÇALANMIŞ GÜLÜŞLER -TOLGA YAZICI

1. Baskı 2016
299 Sayfa

"Yalnız ve kararsız kalınca içilecek en yegane ve ucuz şeydir çay."

"Biz birer çay bardağıydık ve dudak payı bile bırakmayacak kadar acıyla dolmuştuk."

"Biliyorum ki aramak 
Kendini kabetmektir,
Biliyorum ki aranmak 
Sevildiğini bilmektir."

"Bazı insanlar sevgisini gösteremez , "seni seviyorum " diyemez,  onun yerine "çay içelim mi?" der."

"Biz insanlara sunulan en büyük mutluluk sebebiydi 'hayal kurmak' .Gerçi hayat dediğimiz şey de bu yüzden enteresan.Yine kendisi sayesinde türettiğimiz 'hayal kurmak ' terimini yine kendisi yıkabilir. Hem de sadece bir harfin yerini değiştirerek; 'hayal kırmak'."

"Sağlam bir damarını yakalayabilseydik dünyanın , bir şekilde iki kişi kolundan tutup birimiz de en sağlam damarına , belki de atardamarına bu huzuru enjekte ederdik.Çünkü mutluluk kavramımız öğle azalmıştı ki insanlık olarak , buğulu bir cama yazılan yazı kadar silik ve etkisizdi.Bu yüzden bazı insanların yanmayı bile göze alarak , Tanrı'ya ve düzenine kafa tutması gerekti."

"Aynı anda gezmek, aynı anda görmek , aynı anda her yerde bulunmak...Dünyadaki en boktan histir geç kalınmışlık hissi .Heleki bu , hayat olunca bir yere yetişeyim derken , hiçbir yere yetişemiyor insan."

"Yıllardır böyledir ve hiçbir zaman değişmeyecektir.Bu coğrafyanın rüzgarını da yakılacak ağıtları da Tanrı'dan önce siyah takım elbiseli diplomatlar belirler."

*********

Bir blog arkadaşımın , SAFRANSARI 'nın kitabı Parçalanmış Gülüşler.

O sebepten belki de yapacağım yorum, oldukça tarafsız olabilir (!):D

Yani siz benim yorumuma aldanıp kitap hakkında hüküm vermeyin , kitabı alın , okuyun sonra kara verin.

Hem blog, hem de yeraltı sever olunca insan gerçekten de kitap için yazılacak çok şey yok .

Çok sevdim .

Kitaba öykülerden oluşuyor demek doğru olsa da öykülerdeki karakterlerin bir bağı olduğunu hissedebiliyorsunuz, bu anlamda roman havasını da alabiliyorsunuz kitaptan.

Çok sevdiklerim de oldu içlerinde, bu bize fazla dediklerim de.

Neden fazla , çünkü biz kitaplara karşı ön yargıları fazla olan insanlarız.

Tolga harika bir işe imza atmış , tebrik ediyorum.

Kitapta gözüme çarpan teknik aksaklıklar var , Tolga'ya söylediğimde , 2. baskıda düzeleceğini ifade etti.

Bence yeraltı severler çok çok severek okuyacak , ama +18'e takılanlar da mutlaka olacaktır .

+18 'den kasıt; küfür . Ama insanımız bu konularda pek bir ahlak kumkuması kesilir , oysa edebiyat özgürlüktür.

Bu kadar özgürlük bana ters diyenler olabilir , önceden uyarmış olalım.

Yeraltı edebiyatı olduğu göz önüne alınarak okunmaya karar verilmeli , allı güllü bir aşk arayanlar hüsrana uğrayabilir , gerçi öylesi de var kitap ta ya neyyse  :)

Neyse şu aralar çok yazacak şeyim var bu konuda , kalemi sivriltmeden çekilmekte yarar var sanırım , teşekkürler Tolga.

Bol okurlu olsun kitabın , daha çok kitaplarını okumak düşsün bize de :)