Marie LU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marie LU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2021 Pazar

BİR KİTAP BİTİMİ- BİR MEVSİM GEÇİŞİ

⇨Ağır ironi, alay, eğlence hali içerir  o sebepten çok ta ciddiye almayın!
*Kerem: Benim 1 tanecik yavrum olup 19 yaşındadır :)
👆Bir sevgililer gününde, özel olarak paylaşılması gereken postlardan değildir!


Henüz çok yakın bir zamanda, geçen ay hatta, bir post ile Şampiyon adlı kitabı okuyuş serüvenimi paylaşmıştım sizlerle.
*Kerem’den 3 yıl sürmeyeceğine dair ettiğim yeminlere binaen alabildiğim serinin 4. kitabı olan Asi, uzun okuma mücadelelerimden sonra bitmiştir. Bu mücadeleleri verdikçe eskiden bir günde bunun gibi iki kitabı okuyup bana mısın demediğim günlerim geliyor aklıma, hey gidi günler hey diyesim geliyor, siz gençler bilmezsiniz amma 👎😏
Yine konuyu saptırma, sizleri gittiğinizi sandığınız yoldan alıkoyma, o kadar kıymetli vaktinizi gereksiz uzatmalar kullanarak çalma yazılarından sonra seriye genel bir bakarak olalım sonrasında sıra gelirse inş özel olarak Asi kitabını da inceleriz!

Seri güzel, gerçekten yani, biraz açlık oyunları havası esmiş olsa da başlangıçta sonuna doğru bir Ursula L. Guin rüzgarı ile finişe ulaşılabildiği ayırdına vardım ben, her türlü okunur, hatta bir iki söz var 
içinde ki iki satır sonra büyük ihtimal ile onları da yazarım,  sosyal mesaj olsun, ismine binaen iktidara muhalif tavırlar olsun az buçuk yazarımız eklemeyi uygun görmüş. İyi de yapmış ben şahsen isyana eğer dozunda yapılırsa karşı değilim ama dozu ben belirlerim :D 
‘Erkek adam, kitaplarının arasına çiçek koymazdı. Sıkıntılarını arkadaşlarına anlatmazdı. Erkek adam dişini sıkar, kalbi içinde solup toz olana kadar konuyu değiştirirdi.’

‘Dürüstlüğü hiç ödüllendirmeyen bir sistemde açık açık konuşmak bir tür cehennemdi.’

Evet kitaba da baksak özel olarak, seriyi de incelesek genel olarak netice değişmeyecek, distopik bir seri olup, ergenusların ve benim gibi ergenliğini vaktinde yaşamamış sonra da ömrünü ergen hissiyatını anlamaya adamış kişiler için oldukça sevilesi ve okunası, kendisi okumuyor ise de blogumu,

 thank you yavru :) 



Devamı var kaçmayınız!
Kitaptı, yemekti derken hemen her gün eğer muhalif havanın bize aykırı gideceği yoksa yürüyüşe çıkıyoruz Bey’imlen, kendi Bey’im diye söylemiyorum bir hayli ‘kurtlu’ olup evde oturmaya kesinlikle tahammül edememektedir, buna istinaden mecburi olarak ne kadar kır- bayır varsa 4 aydır defaatle hatim edilmiş, mevsime uygun çiçekler tarafımdan yüzlerce kez fotoğraflanmıştır.
*Kurtlu=evde duramayan, gezmeden yapamayan mealinde kullanılmıştır :)
Yine önceki gün şu veledi görüp ve ne yazık ki sahibinin bütün onayına rağmen yanımıza gelmemesine rağmen, burada muhakkak surette bulunması lazım geldiğini düşündüm.
Ardından da bugün bu harikulade manzaraya uyanmak mümkün olunca, sizler de kusur kalmayın ve muhakkak bu manzaranın keyfini bir fotoğraf karesi ile de olsa sürün istedim.

Bugün okuduğunuzdan da anladığınız gibi 1900’lerin ortası ruh halindeyim, sevgililer gününüz de kutlu olsun o halde :D 
Kafalar karışık, o sebepten dağınıklığımın kusuruna bakmayınız!









 

28 Ocak 2021 Perşembe

ŞAMPİYON- MARIE LU

 


"İnsanlar doğaları gereği adaletsiz, hakkaniyetsiz ve işbirlikçidirler."
Aratırsanız yazarı blogda, daha önceden en az iki kitabını okuduğumu göreceksiniz, o iki kitabın ikisi de şu gördüğünüz kitabın 3. sırasında olduğu serinin ilk 2 kitabıdır :D Bu bilgileri kendim de aynen blogda aratarak buldum :), aslında olay şöyle gelişti:
 Bende (büyük ihtimal taşınırken arakladığım) Asi adlı kitabı vardı yazarın, geçen gece elime o kitap geçince bir bakarak oldum da meğer serinin 4. kitabıymış. Eee nerede bunun ilk 3'ü dedim ve bloga sordum, O(blog) da "2015 gibi falan ilk 2'sini okudun ya" dedi, sonra Kerem'e döndüm,
 "ben bu serinin ilk iki kitabını senden okumuşum, Asi'nin 3. kitabını okumak istesem verir misin" dedim, 
O(Kerem) da
 "iyi bari al ama geri getirmen 3 sene sürmesin" dedi :D 
Ben de aldım, Oğlumu bir mani olmazsa haftada 1 gördüğüm için ama bu hafta için "final haftam haftaya gelin" dediğinden süre 2 haftaya çıktığı için, kitabı bitireyim hem 4. ye geçerim hem de zaten 4. yü de belki bitiririm gibi gayet ütopik düşüncelere gark oldum. 

Kitap hakkında yazacaklarıma gelirsek:
Serinin 3. kitabı ve ben ilk ikisini okuyalı uzun zaman oldu ancak adapte olmak zor olmadı, bu tür serilerde ara vermek benim için sorun değil artık biliyorsunuz hafızamı zorlamak hoş oluyor. Yine bir açlık oyunlarına devam ediyormuşuz ama aslında yeni bir hikayemiz de var onu da anlatabiliriz kitabı, tabii ki distopya:D Ancak öyle bir yerden döndü ki yazar ütopyaya mı geçti dedirtti, yine de ben seviyorum böyle mücadele edebilen gençlerin hikayesini, o son raddede Türk filmine bağlamayaydı iyiydi ya :D

Arada sırada, ne okuyor bu genjler derseniz, okuyun derim :D
 Yoksa hiç bulaşmayın bu aksiyonu fazla inandırıcılığı az kitaplara :D

Sevgiyle, kitapla kalın ama mutlaka sağlıklı kalın :D



4 Mart 2015 Çarşamba

20-DEHA - MARIE LU

Çeviri:Sefa Emre İLİKLİ
1. Baskı 2014
357 Sayfa


Efsane'nin ardından 2. kitabı da okumalıydım, değil mi?

Kerem'in "ne bekliyorsun , çok yavaş okuyorsun " sitemlerinden sonra , onun kitaplarını öne almaya başladım :D
Bir benden, bir ondan bile gidebilirim :D

Efsane'ye üçleme yazmışım , üçleme olduğunu bilmeseydim şimdi 3.'sü nerede diye yazardım.

Ayrıca yazar bu kitapları sondan başa mı yazıyor merak ediyorum.

Sonları çok muhteşem olduğu halde, ilk sayfalarda bir atalet durumu mevcut sanki. Yalnız sona geldiğimde , 'haydi devamı da gelsin' diyorum.

3.'sü basıldı mı henüz bilmiyorum , lakin Kerem'in okumadığını biliyorum :D

Bu da demektir ki , 3.'yü hemen okuyamayacağım :D

Azıcık ara vermek iyi geliyor bana serilerde.

Yaş konusuna gelirsek , 8-16 yaş arası gençlerin daha keyif alarak okuyacaklarına eminim .

Tabii biz orta yaşların da, henüz hayal güçleri tükenmemişse , keyif alma olasılığı yüksek :D

Keyifli okumalarınız olsun...


9 Ocak 2015 Cuma

4-EFSANE- MARIE LU

Çeviri:Sefa Emre İLİKLİ
1. Baskı 2014
314 Sayfa



Efsane, oğlumun okuyup , beğendiği ve önerdiği kitaplardan biriydi.

Aynı gün bitirdiğim kitaplardan biri oldu aynı zamanda.

Kolay okunmasının yanı sıra , benim bu tip özgürlük mücadelelerine olan sempatim sebeptir buna.

Gençlerin özgürlük mücadelesi var kitapta.

Lakin her satırı Açlık Oyunlarını hatırlatmakta.

Ben Açlık Oyunları'nı çok fazla sevmiştim , gençlerde olan bu özgürlük , sevgi ve dayanışmayı okumaya doyamamıştım.

Bu kitabı da sevdim fakat çok fazla benzer tarafları olduğunu düşünüyorum.

Tamam isimler ve dünyalar değiştirilmiş ancak okurken aldığım tat aynıydı.

Bu arada çok fazla inceleme fırsatı bulamamakla birlikte , blog -tour da yapılmış kitap için.

Kitap kitap diyorum ama aslında bir üçleme.

Kerem 2. 'sini de okudu ve çok beğendiğini söyledi , ayrıca okuyacağım kitapların arasına koydu :D

Yani çok yakında 2. sini okumam da farz oldu :)

Eğer Özgürlük mücadelelerini ve distopik romanları seviyorsanız, kaçırmayın.