Türk Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2020 Cumartesi

BİNBOĞALAR EFSANESİ - YAŞAR KEMAL

1. Baskı 1971 Cem Yayınevi
YKY’de 15. baskı 2013


‘1876`da Türkmenle Osmanlı arasında Çukurova`da bir savaş oldu. Osmanlı Türkmeni yerleştirmek, toprağa çakmak, ondan vergi almak, onu asker etmek istiyordu. Türkmense buna karşı koyuyordu. Dövüş beter oldu, bu dövüşte Türkmen yenildi ve iskan edildi. O gün bu gündür bu yenilginin acısı, iskanın kepazeliği hiçbir Türkmenin yüreğinden çıkmaz.’

‘Çık da bu şehriyin içine, bir gör olan biteni... Azıcık insanlık kalmış mı? Doğru, şehir büyümüş, her bir evi saray olmuş, ama insanlığı kalmamış bu şehrin. İnsanı yozlaşmış gitmiş.’

‘Koca adamların çocukları dövdüğü, ötekilerin de bön bön baktığı bir ülke çürüktür, ölmüştür.’

Yaşar Kemal bir efsanedir gözümde, en çok İnce Memed’ini sevsem de her yazdığını severek okumuşumdur. Aslında Bir Ada Hikayesi’nin 3. kitabını okuyacaktım ama... 

İşin açığı her ne kadar çok iyi bir kitabı, en iyi yazınlarından biri olabilecekse de bence bir İnce Memed değil. 

Yine de evde kaldığımız şu günlerde yürek dağlayacak kadar etkili bir efsane.

Çukurova’nın yine muhteşem anlatılarından biri;
koyaklardan geçip kışlak aradığınız, akarsu kenarlarında Hızır ile İlyas’ı beklediğiniz, yarpuz kokularını sizin de hissedebildiğiniz...

Okuyun, bilhassa Yaşar Kemal okuyun...


4 Kasım 2019 Pazartesi

AYAŞLI İLE KİRACILARI - MEMDUH ŞEVKET ESENDAL

1. Basım 1934
54. Basım 2018
255 Sayfa 

"Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz. "

"Yalnızlık içinde bir istasyon, sanki yeryüzünde ikiniz yalnız kalmışsınız,  gece sabaha karşı kalkıp tereyağlı ekmekle çay içmek!.. Dışarda kar! Çaylıkta kaynayan suyun dumanları çıkar. Yaz günü, ikindiüstü yerlere bir hüzün çöker."

Nam-ı diğer Meşe! Çehov tarzı hikâyenin edebiyatımızdaki yansımasıdır. Bu kitabı ise bir roman, hem de ödüllü. 

 Farklı dünya insanlarının bir potaya koyulması, sonrasında olayların evrilişi ve en nihayet yine tek kişiye indirilen hikayeye son veriliş.  

Öyle ustaca, o kadar maharetle kaleme alınır ki zannedersiniz okumuyor, yazarından dinliyorsunuz .

Türk Edebiyatı severler kaçırmasın.


15 Şubat 2018 Perşembe

FERHAT İLE ŞİRİN - LÂMİ'Î ÇELEBİ

Öyküleştiren : Mehmet KANAR
1. Baskı 2012
104 Sayfa


Lami'i Çelebi ;
XV. yüzyılın son çeyreği ile XVI: yüzyılın ilk yarısında yaşamış , üretkenliği ile bilinen Divan şairimiz.

Dedesi Nakkaş Ali'nin çalışmalarını Bursa'daki bazı camilerde görebilmek hala mümkün.

Lami'i Çelebi , Molla Cami'den o kadar çok eser çevirmiş ki , kendisine Cami-i Rum denilmiş.

Ferhat İle Şirin , bir başka açıdan da  enteresan  bir hikayedir zira asıl adı Hüsrev ile Şirin'dir .

İçinde ;
Çocuğu olmayan hükümdar,
Pervane & mum,
Ayna ,
ve 
Hızır 
motiflerini görebiliriz.





2 Kasım 2017 Perşembe

MUHAYYELAT -GİRİT'Lİ ALİ AZİZ EFENDİ

Hazırlayan :Kerim Çetinoğlu 
288 Sayfa

İlk olarak bu kitabı neden tekrar okuduğum meselesini açıklamam lazım . Bilenlerin bildiği , bilmeyenlerinizin şimdi öğreneceği üzere AÖF(Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ),Türk Dili ve Edebiyatı 3. Sınıf öğrencisiyim.

Bu bölüme başlarken şöyle düşündüğümü hatırlıyorum , bu kadar kitap okuyorum ve fakat Türk Edebiyatını tam anlamıyla bilmiyorum .

Evet gerçekten böyle düşünmüş fakat Türk Edebiyatından bu kadar bihaber olduğumun farkında olamamışım.

Gerçi bunda derslerde henüz modern edebiyat kısmına geçememiş olmamın da katkısı vardır diye düşünüyorum .

Her ne ise , bu bölümün ilk iki sınıfında Osmanlıca öğrenmemiz icap ediyor .Bu sebeple de İsmek 'in Osmanlıca kursları bizim için bulunmaz nimet oluyor.

Bu yıl 2.yılım İsmek Osmanlıca sınıfında , o sebepten bazı edebi parçaları okumak ta kaçınılmaz oluyor. 

Giritli Ali Aziz'in Muhayyelat'ını Türk Klasiği olarak kabul etmiş , okumuş , kitaplığıma da yerleştirmişim zamanında .

İyi ama kursta Muhayyelat'tan bir parça okumaya kalkınca baktım ki ben bu hikayeleri anımsamamaktayım .

Kitapta pek çok hikaye mevcut , bizim kursta okuduğumuz ise Çin Şahının Kızı Ferahnaz 'ın hikayesiydi .

Sadece bu bölüm yerine bütün kitabı tekrar okumak tercihim oldu tabii.

Neyse ben aslında size Giritli Ali Aziz Efendi ve Türk Edebiyatındaki yerinden falan bahsedecektim fakat baktım ki yazdıklarım bir hayli yer tutmuş , bunlarla başınızı şişirmeyeyim , merak edeniniz bir zahmet Google amcaya müracaat  ediversin diye düşünerek yazıma son vereyim.

Fakat bu notu eklemeden geçersem ayıp olacak kanaatindeyim ,

Muhayyelat:Hayal edilmiş olan şeyler, demek. 


18 Şubat 2017 Cumartesi

SEMAVER -SAİT FAİK ABASIYANIK

İlk Basımı 1936
Yayın evinde 1. Basım 2013
7. Basım 2016
138 Sayfa

"Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değilmiş . Yalnız biraz soğuktu o kadar..."

"Anlaşıldı ben bayrakları değil, insanları seviyorum.Öyleyse yuvarlak dünyanın üstünden akıp geçen yıldızlara bakan vapurlarda ömrüm geçecek."

Çok yıllar olmuştur kitabı okuyalı , bloğumu düzenli takip edenler bilir Kerem'in öğretmeni istediği için alındı kitap .

Tabii ki benden kaçması mümkün değildi , Kerem'e önce ben okuyayım, sonra sen oku dedim ve kitabı bir solukta okuyuverdim.

20 öykü barındıran kitabın son sözünü Haldun Taner yazmış.

Hikayeleri okuduğunuzda da anlayacağınız üzere , Sait Faik'in şahsına münhasırlığından bahsetmiş.

Hikayeler güzel , ama bana nedense hep biraz melankolik gelir Sait Faik.

En coşkulu satırlarında bile bir ölüm , bir yitik bahsi bulmak mümkün.

Öykü severler asla ama asla kaçırmasın.

19 Haziran 2016 Pazar

62-YILANI ÖLDÜRSELER-YAŞAR KEMAL

Desenler :ABİDİN DİNO
1. Basım 1976 Cem Yayınları
YKY'de 1. Basım 2004
11. Basım 2004
23. Baskı 2016
102 Sayfa


"Uzaktan kamyonlar geçiyordu tozutarak .Tozlar bulutmuşçasına yol boyunca asılıp kalıyorlardı.Traktörler tarlalarda homurdanıyorlardı .Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar , koza çekiyorlardı."

Kitaptan önce biraz filminden bahsedeyim .

1981 yılında çekilen filmde;

Türkan Şoray'ın yönetmenlik yaptığını , Zülfü Livaneli'nin müziklerini yaptığını , hemen bütün oyuncuların kendini kanıtlamış isimler olmasını yazsam , eh senaryo da Yaşar Kemal ise !

Filmdeki tek sorun ; oyuncuların Adana şivesi yerine İstanbul ağzıyla konuşmaları .

Bir de her zaman  dediğim gibi , kitap çok vurucu ise film asla yeterli gelmez .

Kitabın sayfaları arasında Dino'nun çizimlerini görmek , bazen hemen çabucak bitecek kitabın okunma süresini uzatmakta.

Yaşar Kemal , her zamanki üslubu ile , her bir sahneyi yazmamış yaşatmış kitapta.

Daha iyi anlatan var mı Çukurova'yı.

Anadolu'yu.

Okumamışsanız çok şey kaybetmişsiniz .







1 Haziran 2016 Çarşamba

55-KALANLAR -TEZER ÖZLÜ








1. Basım 1990(Ada Yayınları)
YKY'de 1. Basım 1995
15. Basım 2015
75 Sayfa


"İşte burada istediğimi yapabiliyorum.Işık var.Kitaplar var.Ben varım.Dünyam var."

"Gençlik ve olgunluk çağlarında yaşamlarını palavra üzerine kuran bu insanlar şimdi yaşlılıklarında kendi başlarının çaresine baksın , diledikleri köşelerinde kendi başlarına ölsünler.Çocukluğumuz üzerine kabus gibi çöreklenenler , bilinçli yıllarımızı elimizden alamayacaklar, kendi çaresizlikleri sıkıntıları - bize kendi mutsuzluklarımızı çok görerek - tepemize atamayacaklar.Ben kimseye acımıyorum."

"Yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi görüyorum."

"İnsanın başkaların söyledikleri kendi duymak istedikleridir.Yazdıkları , okumak istedikleridir.Sevmesi , sevilmeyi istediği biçimdedir."



Özlü, klasik üslubu ile döktürmüş yine.

Hikaye denemeycek kadar kısa , aktarım deneyecek kadar uzun , izlenim ve düşünceler silsilesi.

Okunası.




15 Kasım 2015 Pazar

77-AYKIRI ÖYKÜLER-TAHSİN YÜCEL


1. Basım 1989
4. Basım 2014
204 Sayfa


Ne demiş arka kapakta Fethi Naci;

"bu kitapta Gogol mizahı bulmak mümkün ".

O halde Gogol tarzı severler için oldukça kolay okumak ve anlamak .

Peki hiç Gogol okumamış , Tahsin Yücel yazılarına aşina olmayanlar ne yapsın ?

Üstte bahsettiğim kişilerdenseniz , diyebilirim ki , bu hikayeler sizi zorlayabilir.

Belki ifade şekillerinden sıkılabilir , uzun cümlelerden yorulabilirsiniz fakat yaşamın tam içinde görülen bu aykırı kişileri sevebilirsiniz.

Tahsin Yücel 'in bütün kitaplarını okumak istiyorum.

204 sayfasında 5 öykü olan bu kitabından sonra daha da çok arzu ediyorum bütün eserlerini okumayı.

Uzun yazıtları seven benim gibi okurlar , muhtemelen kitap bittiğinde yorgun fakat daha çoğunu okumak için sabırsız olacaklar.

Gogol severler ise bildiğiniz mest.:D

Klasik severler fakat uzun yazı okuyamayanlar ise eriyecekler:D


Aykırı hikayeleri olan insanlar , günlük yaşamda nasıl dururlar, diğerleri onları nasıl görürler;  kitabın içindeki hikayeler, bir de klasik bir anlatım tabii.

Klasik severler , öykü de seviyorlarsa kaçırmasınlar.

89 'da basılmış bir kitap için okuyanı yok denecek kadar az.


29 Ağustos 2015 Cumartesi

65-AKŞAM GÜNEŞİ- REŞAT NURİ GÜNTEKİN


İlk yayın yılı; 1926
Osmanlıcadan aktaran:
M. Fatih Kanter
431 Sayfa


Reşat Nuri'den  bir aşk-ı memnu.

Aslında tam değil ama yakın.

Bu aşkı sıra dışı, imkansız, ulaşılamaz olarak tanımlamak da zannımca doğru olur.

Basit bile olsa Osmanlıca kelimelerden haberdarsanız , daha keyifle okunası bir kitap.

Gençliğini hızlı yaşayan subayımızın , orta yaşlı hallerindeki aşkı kitabımızın konusunu oluşturmakta.

Lise döneminde okuduğum ama kitaplığımda henüz yer bulamamış kitaplardan biriydi Akşam Güneşi . 

O zaman okuduğumda da aynı şeyi düşünmüştüm , yıllar sonra okuyunca da fikrim değişmedi.

Bir Çalıkuşu değil.

Zira bilen bilir Çalıkuşu'nun yeri bende başkadır.

Sadece yerli edebiyat için söylemiyorum bunu , tüm okuduğum kitaplar içinde yeri başkadır.

 Fakat yine de tabii yerli klasikler denince , Reşat Nuri her kitabıyla harika biri.

Bu kitap bana Mehmet Bilgehan Merki'nin hediyesi.

Şimdilerde bloguna ara vermiş gibi duruyor lakin takipte kalın , zannımca yazıları devam edecek.

Bu yerli klasik kitabı kitaplığıma kazandırdığı için çok teşekkür ediyorum kendisine.