Çağdaş Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağdaş Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2017 Cuma

KORKU -STEFAN ZWEIG


,
Çeviri:İlknur İGAN
70 Sayfa

"Korku cezadan çok daha beterdir , çünkü ceza bellidir , ağır da olsa , hafif de , hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar , o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."

"Masaldaki prensesin , sarayının bütün odaları içinde , kapısı gümüş anahtarla kilitlenmiş olan bir tanesine girmemesi gerekiyordu, ama o yine de girip kendi felaketini hazırlıyordu."

******

Efendim Kerem'e(oğlum olur kendileri , yaş:16) sorduğumuzda , aldığımız yanıt ;

"Zweig kimmiş be , Hugo dururken " olmuştu , zamanın birinde .

Tabii ben o kadar sert yapamam Zweig'e zira;

bu kitap hediye gelenlerden biri , blogger arkadaşlarımdan birinin kıymetlisi .

Hikaye de enteresan aslında , kısacık ama okunası , sevilesi :D

"Ben de klasik okumak istiyorum , hem de modern olsun istiyorum, hem de kısa olsun diyorum" diyenlere tavsiye olunur   :D






1 Haziran 2016 Çarşamba

55-KALANLAR -TEZER ÖZLÜ








1. Basım 1990(Ada Yayınları)
YKY'de 1. Basım 1995
15. Basım 2015
75 Sayfa


"İşte burada istediğimi yapabiliyorum.Işık var.Kitaplar var.Ben varım.Dünyam var."

"Gençlik ve olgunluk çağlarında yaşamlarını palavra üzerine kuran bu insanlar şimdi yaşlılıklarında kendi başlarının çaresine baksın , diledikleri köşelerinde kendi başlarına ölsünler.Çocukluğumuz üzerine kabus gibi çöreklenenler , bilinçli yıllarımızı elimizden alamayacaklar, kendi çaresizlikleri sıkıntıları - bize kendi mutsuzluklarımızı çok görerek - tepemize atamayacaklar.Ben kimseye acımıyorum."

"Yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi görüyorum."

"İnsanın başkaların söyledikleri kendi duymak istedikleridir.Yazdıkları , okumak istedikleridir.Sevmesi , sevilmeyi istediği biçimdedir."



Özlü, klasik üslubu ile döktürmüş yine.

Hikaye denemeycek kadar kısa , aktarım deneyecek kadar uzun , izlenim ve düşünceler silsilesi.

Okunası.




10 Eylül 2015 Perşembe

68-ALIKLAR BİRLİĞİ- JOHN KENNEDY TOOLE


Çeviri:Püren ÖZGÖREN
İlk Türkçe Basım yılı : 1994
Kırmızı Kedi'de İlk Basım:2014
419 Sayfa


İlk olarak belirtmek istediğim şey, kitabı beğendim :)

 Şimdi bunu yazıyorum ama;   kafam dağılsın yeter  , hayal alemine götürsün , yeni dünya kurdursun , toz pembe düşler gördürsün okuduğum kitap  düşüncesinde olan bir okursanız , büyük ihtimalle kitabı beğenmeyeceksiniz, hatta okurken sıkılacak ve yarım bırakacaksınız.

Zira ne 1981 Pulitzer Ödülü almış olması, ne de  yazarın kitap basılmadan 11 yıl önce intihar etmesi , ve hatta bu ödülün ilk kez hayatta olmayan birine verilmiş olması bile size kitabı bitirtebilecek kriterler değil.

Hatta bazı okurların ," aynı bizim İvedik la" demelerine de kesinlikle kanmayın, yok öyle bir şey.

Daha da ileri gideyim , Amerikan kültürüyle çok haşır neşir değilseniz , size komik te gelmeyecek kitap .

Zaten bence kesinlikle komiklik olsun diye yazılmamış .

İncelikle araştırılmalı ve önemsenerek, özümsenerek okunmalı .

Klasik olur mu bilmem ama kült kesinlikle.

Kitap için ise;

İgnatius , yani kitabımızın ana karakteri tam bir anti-kahraman. 

Çirkin, şişman , pis ve tabii ki çalışmaktan hoşlanmıyor. 

Ha ama yazar olmak gibi bir hayali için arada sırada karalamalar ve mektuplar yazıyor.

İşte bu elemanın  diğer insanlar  , iş ahlakı, hayata bakışı , oldukça sıra dışı olmasına rağmen beni hayran bırakıyor.

Kahkahadan kırıldığım tek satır dahi yok.

Fakat sık sık gülümsemeye benzer haller içine girdiğimi de itiraf ederim.

Bir de Püren Özgeren'in çevirisi gerçekten iyi.

Bunu yazıyorum çünkü bazı okurlar kitaptaki şiveden rahatsız olmuş , arkadaş kitaptaki şive için nasıl böyle bir çevirmeni eleştirebiliyorsunuz, anlamamın imkanı yok.

İlk başta irite etmiş olabilir ama karakterler oturdukça o şivenin ne kadar gerekli olduğu anlaşılabiliyor zaten.

Sonu ya da sonu demeyeyim de son 100 sayfası  harika ötesiydi , tabii benim için.





Genel bir taratmada da gördüm ki , okuyanı var.





13 Şubat 2015 Cuma

11-AMERİKANO-MANYAKLAR- SERGE REZVANİ

Çeviri:Adalet AĞAOĞLU
1. Basım 2010
106 Sayfa


"-Diyorum ki: böyle kuruyup kaknemleştiğimiz halde kendimizi gepgenç hissedişimiz ne iş ha?"

"-Yazar olmadım , ama yayınlandım. Bilmem arasındaki farkı görebiliyor musun?"

"-Dinle , dinle...Öyle hayal gücü mayal gücü az gelir...Bilmezsin...Dinle hele bir...Hayır , inanılır gibi değil ; bir sıçma süresinde kafandan koskoca , gerçek bir roman geçiveriyor, olur şey değil..."


**************************

Fransa'da büyüyen İran asıllı yazar , 1970 yılında bir roman yazar. Romanın geçtiği zaman ise 
2000'lerdir.

Hal böyle olunca Amerika 'nın elinin kolunun nerelere kadar ulaşabileceğini tahayyül etmenizi sağlayan kitap , ciddi ilgi görür. Bizde 5 yıl önce basımı yapılan kitap , hala ilk basımda ama takılmayın ona siz .

Neyse efendime söyleyeyim , kitap; Fransa'da yaşayan iki ihtiyarın, Amerika'lılara karşı yaptıkları bir takım eylemleri ve bunların sonuçlarını içermekte , ve fakat zaten 106 sayfa olduğundan , hayatlarının oldukça küçük bir kısmı olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Kitabın özsözü'nü A. Ömer Türkeş yazmış. Fakat o kadar yazmış ki , elime alıp ilk okuduğumda , devamını getirmekten korktum açıkçası.

Kitabı kısaca özetlemiş pek okunmaya değer kısım bırakmamış önsöze göre;

"Batıdaki isyan başladığında siyasal konjonktür , sadece kapitalist sistemin ve hegemonyasıının değil, doğu ülkelerinin reel sosyalizminin de sorgulanması gerektiriyordu.Bunun sonucunda 68 öğrenci eylemleri geleneksel 'sosyalist' 'komünist' partilerden bağımsız , hatta onlara rağmen gelişmiş,isyanın başını çekenler anarşist , anti-otoriter gruplar olmuşlar, Avrupa sokaklarını Marx'ın , Engels'in , Lenin'in , Stalin'nin değil Mao'nun , Che'nin, Ho Chi Minh'in posterleri süslemişti.Kapitalizm kadat kapitalizmin statükocu alternatiflerine -reel sosyalizme- de yönelen çifte reddiye, var olan bütün kurumlarla birlikte bütün kültür ve sanat geleneğinin sorgulanmasıyla sonuçlanmıştı.İsyan sadece siyasi değildi, kültürüyle de isyandı.
Nitekim 68 rüzgarı Batıda sadece siyasi iktidarları değil, kültürü , sanatı , edebiyatı, cinselliği kısaca hayatın her alanını silkelemişti.Rock'n Roll'ün , Yeni Roman'nın , Avan-gart' akımların müziğin , edebiyatın, plastik sanatların geleneksel yapılarını paramparça ettiği, dünyaya henüz yaratıcıların dahi tam olarak ifade edemediği yeni anlamlar kattığı, bağımsız sinemanın kitleleri sarstığı yıllardı 68'ler.  68'lerin en etkili isimlerinden Marcus'un isyanın edebiyatının dilini "yerleşik dil ve imgelerin- uzun zamandır tahakküm ,zorbalık ve aldatma aracı olarak kullanılan dil ve imgelerin- baskıcı hakimiyetini yıkabilecek iletişim yolları bulma çabası " olarak yorumladığı zamanlarda , Beat kuşağı yazarları yeniden keşfediliyor, Vian hatırlanıyor, Genet tanınıyor, geleneği dinamitleyen yazar ve sanatçılar taraftar topluyordu.
............
..........
...."
 Rezvani 68 kuşağında yetişmiş ve yoğrulmuştu.

Önsöze bakıp yanılmayın ha , kitap oldukça yalın ve anlaşılır ifadelerle yazılmış :D

Ben sadece önsözü okuduktan sonra, kitabı anlamanın -benim için - imkansıza yakın olduğunu düşünmüştüm , siz de düşünmeyin diye yazıyorum bu kadar şeyi.

Çağdaş Klasiklerden olan kitap okumak isteyenlere gelsin o halde bu kitap :D

Bir de okuduktan sonra , ilk aklınızdan geçeni yazın bana :D