Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2019 Çarşamba

REFET- FATMA ALİYE

1. Basım 2018
11. Basım 2019
138 sayfa
Uyarlama: Senem Timuroğlu 

"Herkese kendini sevdirmenin, herkes tarafından hürmet görmenin yalnız güzellikle olmayıp, çalışmakla,  kazanmakla, öğrenmekle, ilim bilmekle de olacağını göstermek istiyorum."

"Anladı ki okuldaki dersleri okumakla yalnızca bir öğretmen olacaktı.  Ancak bilgin olmak için daha okunacak çok şey vardı . "

🌺


Fatma Aliye ilk romancı kadın yazarlarımızdan, hatta belki de birincisi.

Tabii dönem koşulları ve romanın tür olarak edebiyatımıza yeni giriş yaptığı göz önüne alınarak okunmalı. Buna rağmen, bütün eksik ve kusurları ile oldukça iyi.

Tam anlamıyla psikolojiye inilememiş olması ama yine de realizminin bu şekilde ifade edilmesi gerektiği yazar tarafından da belirtilmiş.

Yazarın feminist tarafı çok belirgin gerçi ben severim.

Fatma Aliye dönem itibariyle cesur, aydın, entelektüel hanımlardan biri, bunu hikayede görmek ayrıca güzel.

Özellikle Türk edebiyatına gönül vermişlerin kaçırmaması gereken bir eser.

Kitapla kalın...



20 Eylül 2018 Perşembe

BİZANS'IN GİZLİ TARİHİ - PROKOPİOS

Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi 
Çeviri:Orhan DURU
1. Basım 2007
6. Basım 2017
148 Sayfa

"Kötü kişiler elinde insafsızca yara alanlar , hiç olmazsa suçluların cezalandırılması umuduyla beklediler ve bu arada düzeni bozulan bir toplumun yarattığı acıyı daha az tattılar . İnsanlar geleceklerinden emin olurlarsa bugünkü güçlüklere daha kolay dayanırlar, olan biteni daha bir hoşgörüyle karşılarlar, ama devlet yöneticileri tarafından saldırıya uğrarlarsa , doğal olarak karşılaştıkları kötülüklerden daha çok üzüntü duyarlar.Adalet bekleme umudu olmadığı için tam bir çaresizliğe düşerler."

Şimdi öncelikle size biraz yazarımızdan bahsedeyim;
Prokopios , Komutan Belisarios 'un danışman ve yazmanlığından sonra İS  527'lerde İmparator İustinianos 'a yaklaşır , önce İllustres daha sonra ise Praefectur olur. Bizans 'ta o dönem her iki ünvanı da sadece en yüksek mevkilerdeki devlet adamları alabilir. 
565 'te İustinianos ile aynı yıl öldüğü sanılmakta.

Aynı zamanda da Bizans tarihi konusunda bir hayli ehil olduğu düşünülmekte .

Fakat kitaplarının içinde belki de en çok tartışma sebebi olan kitabıdır bu.

Zira Bizans imparatoru , karısı , komutanları ve devlet görevlileri hakkında tüm gerçeği yazmış olduğunu söylese de daha önceki kitapları ile uyuşmayan yerleri vardır. 

Ne ki bunu zaten kendisi de söylemekte ve o kitaplarda yazamadıklarımı bu kitapta yazıyorum demektedir..

Kitabın içinde bazı tarihler akıl karıştırsa da , tarihin bilinmeyen gerçeklerine ilgi duyanların mutlaka okuması gerekir diye düşünüyorum.

Bir de günümüzdeki yöneticileri de hatırlatan satırlar olması 1500 yıl sonra bile tarihin tekerrür edebileceğinin göstergesi gibi sanki, ders çıkarılmazsa tabii.

Kitapla kalın...


26 Mayıs 2017 Cuma

KORKU -STEFAN ZWEIG


,
Çeviri:İlknur İGAN
70 Sayfa

"Korku cezadan çok daha beterdir , çünkü ceza bellidir , ağır da olsa , hafif de , hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar , o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."

"Masaldaki prensesin , sarayının bütün odaları içinde , kapısı gümüş anahtarla kilitlenmiş olan bir tanesine girmemesi gerekiyordu, ama o yine de girip kendi felaketini hazırlıyordu."

******

Efendim Kerem'e(oğlum olur kendileri , yaş:16) sorduğumuzda , aldığımız yanıt ;

"Zweig kimmiş be , Hugo dururken " olmuştu , zamanın birinde .

Tabii ben o kadar sert yapamam Zweig'e zira;

bu kitap hediye gelenlerden biri , blogger arkadaşlarımdan birinin kıymetlisi .

Hikaye de enteresan aslında , kısacık ama okunası , sevilesi :D

"Ben de klasik okumak istiyorum , hem de modern olsun istiyorum, hem de kısa olsun diyorum" diyenlere tavsiye olunur   :D






18 Şubat 2017 Cumartesi

SEMAVER -SAİT FAİK ABASIYANIK

İlk Basımı 1936
Yayın evinde 1. Basım 2013
7. Basım 2016
138 Sayfa

"Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değilmiş . Yalnız biraz soğuktu o kadar..."

"Anlaşıldı ben bayrakları değil, insanları seviyorum.Öyleyse yuvarlak dünyanın üstünden akıp geçen yıldızlara bakan vapurlarda ömrüm geçecek."

Çok yıllar olmuştur kitabı okuyalı , bloğumu düzenli takip edenler bilir Kerem'in öğretmeni istediği için alındı kitap .

Tabii ki benden kaçması mümkün değildi , Kerem'e önce ben okuyayım, sonra sen oku dedim ve kitabı bir solukta okuyuverdim.

20 öykü barındıran kitabın son sözünü Haldun Taner yazmış.

Hikayeleri okuduğunuzda da anlayacağınız üzere , Sait Faik'in şahsına münhasırlığından bahsetmiş.

Hikayeler güzel , ama bana nedense hep biraz melankolik gelir Sait Faik.

En coşkulu satırlarında bile bir ölüm , bir yitik bahsi bulmak mümkün.

Öykü severler asla ama asla kaçırmasın.

15 Haziran 2016 Çarşamba

60-NORTHANGER MANASTIRI-JANE AUSTEN



Çeviri:Hamdi KOÇ
1. Basım 2012
11. Basım 2015
252 Sayfa

"İnsan ister erkek olsun ister kadın , eğer bir romandan zevk almıyorsa dayanılmaz derecede aptaldır."


Austen deyince , aklına Gurur ve Önyargı gelmeyen var mı? 

Her Austen kitabında Darcy arayanları da böyle alalım :D

Yok ama o kadar heveslenmeyin , kitap klasik olmasına,

Hatta hem klasik hem Austen kitabı olmasına rağmen bir Gurur ve önyargı değil.

Yine de kendi çaıpında bir ağırlığı olduğunu inkar etmek te anlamsız.

Oldukça ağdalı bir üslupla işlenen aşkı , betimlemeler tam sıkıcı hale getirecekken bitiverdi .

Tadı damağımda kaldı desem , yalan olmaz.

Klasik okumak apayrı bir tat.

Yayınevleri de o tadı arttıran ya da azaltan unsurlardan biri.

Ben mesela Hasan Ali Yücel klasiklerini , özellikle fiziksel olarak çok beğeniyorum. Fiziksel dediğime takılmayın ama içeriğini de hoş buluyorum.

Siz klasikleri, hangi yayınevinden okumayı tercih ediyorsunuz?







19 Şubat 2016 Cuma

14-ÇOCUKLUĞUM- MAKSİM GORKİ


Çeviri:Mazlum BEYHAN
1. Basım 2014
278 Sayfa


"Çocukluğumda bir kovan gibi görürdüm kendimi:Basit, sıradan insanlar , hayat üzerine bilgilerinin , düşüncelerinin balını arılar gibi kovanıma taşır, sunabildikleri ne varsa ruhumu zenginleştirmek üzere getirip cömertçe sunardı.Bal her zaman temiz olmazdı, hatta çoğu kez acı olurdu. Ama her bilgi yine de baldı."

********

Aslında bütün kitabın özeti gibi yukarıda alıntıladığım Gorki cümlesi.

Gorki'nin babasının ölümünden itibaren yaşadıklarını , harika tasvirler ile anlattığı bu kitap mutlaka okunmalı.

Aslında bir üçlemenin ilk kitabı olan çocukluğum , Gorki'nin yaşamının giriş kısmı fakat bence onun hayata bakışını ve yorumlayışını daha iyi anlamak isteyenler için mucizevi bir kaynak.

Okuduğum otobiyografiler arasında en beğendiklerim içinde ve ön sıralarda yerini aldı.

Yarım kalan kitaplarım arasına nasıl girdi hala anlam veremiyorum.

Ve pişmanlıkla yine kendimi suçluyorum.

Kesinlikle daha önce okumalıydım.

Çocuk Gorki'yi tanımak istiyorsanız , otobiyografi okumaktan sıkılmıyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum.

 Klasik eserlere imza atmış yazar; Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile devam etmiş hayatını anlatmaya.

En kısa zamanda edinilecekler listemin ilk sıralarında yerlerini aldılar.


Not : Çeviri için de ayrıca teşekkürler.Hatasız baskı ve harika çeviri ile kitap okumak ayrı bir mutluluk.


27 Ağustos 2014 Çarşamba

81-GEYİKLİ PARK- SUNAY AKIN

1. Basım 2013
254 Sayfa


"Ormanlarda gemiler gizlidir, görmesini bilene."

"Mihrimah Sultan Camii'ne 2. minare III. Ahmet döneminde mahya kurulabilsin diye yapılmıştır."

"Tarihi 'tarih ' yapan kralların , yönetenlerin , egemen güçlerin yaldızlı emirleri değil, onların karşısında insanlığın söylediği sözdür."

"Ahlaki değerlerden yoksun , çıkar peşinde demagog bir basın , zaman içinde kendi gibi bir halk yaratır."
                                                                                               Pulitzer

************************

Sunay Akın için söylenebilecek tek kelimem bile yok.

Eğer gösterilerine katıldıysanız ya da en az bir kitabını okuduysanız ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Gezi Parkı sürecinin de olduğu bu kitabı , eski kitapları ile aynı üslupta.

Okunulası , edinilesi kitaplardan biri daha.



29 Ocak 2014 Çarşamba

9-ESKİ SEVGİLİ- LEYLA ERBİL

1. Basım 1977
İş Bankası Kültür Yayınlarında VII. baskı
224 Sayfa



"Bir insan , ardında kimsenin , hiçbir gurubun, bir örgütün , belki bir tek kişinin bile gelmediğini bilerek nasıl dayanırdı yaşamaya;
sabahçı kahvelerinde, meyhanelerde, bir iki arkadaşın soğuk odasında, tek başına.

Reklamını yapmadan, kendinin övmeden, karşılık ummadan, verilenleri reddederek,

NASIL?"


Kitabı kapattığımda hala aklımdaysa kitap , günlük işlerden koparmışsa beni ,hayal aleminden çok gerçeğe döndürmüşse severim ben kitabı.

Yazarını mimlerim.

224 sayfaya, koskocaman bir dünya sığdırmış geçen yıl kaybettiğimiz yazar.

Ne çok anlatmış , ne çok .

Geç tanıştığım için, kendimden nefret etmemi sağlayan yazar.

Neden daha erken okumamışım ?






7 Kasım 2013 Perşembe

96 -SARNIÇ-SAİT FAİK ABASIYANIK

Türkiye İş Bankası 
Kültür Yayınları
1. Basım 1939-Çığır kitabevi
Elimdeki Kültür Yayınlarının ilk baskısı
123 Sayfa




Neredeyse, Öykü=Sait Faik'tir.

Ustadır, üstattır.

Vakti zamanında kıymeti bilinmemiştir.(Zaten ustalardan yaşarken hangisinin kıymeti bilinmiş ki?)

Çok genç ölmüş.

Belki daha uzun yaşasaydı daha nice hikayeler bırakacaktı bizlere.

En güzeli Sarnıç içlerinde , 16 öykü var.

"Bu dünya insan için kafi."






11 Eylül 2013 Çarşamba

76-KURTLAR SOFRASI -ATTİLA İLHAN

İş bankası Kültür Yayınları
!. Basım 1963(Ataç Yayın evi)
12 . Basım 2012
683 Sayfa



Bu kitabı okuduğumu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Kitabı bir Zeki Demirkubuz filmi izler gibi takip ettim.

Her günde, yine ve yeniden aynı hisle başladım kitaba.

Attila İlhan, diğer kitaplarının karakterlerini de eklemiş, uzun metrajlı eserine .

Yazım tarzı olsun, üslup olsun, döneme göndermeler olsun , müthiş.

Klasik olmayı hak etmiş.

Kesinlikle bir kere okuyup rafa kaldıramayacaksınız, 

hatta arka arkaya rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Mükemmel diye tanımlayabileceğim şeylerden biri daha, işte.


"..MEMLEKET BİR KURTLAR SOFRASINA DÖNDÜ MÜ, İSYAN HAKTIR."






19 Kasım 2012 Pazartesi

97-GURUR VE ÖNYARGI-JANE AUSTEN

Çeviri:Hamdi KOÇ
İş Bankası Kültür Yayınları
2006 Basım-424 Sayfa

Bu okuduğum kaçıncı Gurur Ve Önyargı hatırlamıyorum.

Her gördüğüm yeni yayınevi baskısını alıyorum.Nedense hep hatalı basımlarla karşılaştım ama asla umutsuzluğa düşmedim en güzelini bulacağımdan.

Güzel baksı , güzel kalite diyorum.

Neredeyse hiç baskı hatası olmadığı için, hem yayınevine hem de kitabın yayınlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.


29 Ağustos 2012 Çarşamba

72-GEÇMİŞE MAZİ-RIFAT ILGAZ

İş Bankası Kültür Yayınları
2011- 1. Baskı
İlk Baskısı 1965
209 sayfa
Rıfat Ilgaz'ın 100. yaşına binaen basılan eser.
Orjinal adı, kitabı daha net özetliyor aslında;
"Meşrutiyet Kıraathanesi"
Kıraathanenin müdavimleri, meslekleri ve gündeme bakışları .
Dahası hayata bakışları ...
Her kişinin kitaplığında yer bulmalı. 


12 Mart 2012 Pazartesi

23-ANTİK ACILAR-SUNAY AKIN

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
3. ve 2011 elimdeki baskısı
ancak daha önce farklı bir yayın evinde 15 baskı yapmış
55 Sayfa


Sunay Akının daha önce hiç şiir kitabını okumamışım, farklı ve değişik bir lezzeti var. 

Üstad'a olan hayranlığımdan yorum yapmak yerine Kitabın içindeki şiirlerden bir tane paylaşmayı uygun gördüm...


ALACAK
Yol kenarındaki
Yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok 
denizden alacaklıyım.





26 Şubat 2012 Pazar

19-HACO HANIM VAY- ATTİLA İLHAN

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
1. Baskı 1984
(elimdeki 5. basım 2011)
542 Sayfa


Attila İlhan'ın roman olarak tefrika edilmiş ilk eserine tesadüfüm 2 sene evvel bir satranç müsabakasına iştirakim ile gerçekleşmiş, Fena Halde Leman'ı görmüştüm.
Ne kadar müteessirim ki ilk evvela Haco Hanım Vay'ı tetkik etmeli ardımdan bu eseri okumalıymışım.Mateseessüf hiç bir zat-ı muhterem o vakit beni ihtar ve ikaz gafletinde bulunmamıştı.
O halde ne olursa olsun Fena Halde Lemanı da tekerrürüm şart olunmuştur.


********
Yukarıda kullanmış olduğum dil; Attila İlhan'nın eserlerinin , dönem de göz önüne alınarak incelenmesi gerektiğinden , özellikle arapça, farsça kelimelerin fazlasıyla kullanılmış olduğuna dikkat çekmek adınadır.
Bu sebeple okuyucuların , özellikle genç neslin kitabı daha bir dikkat ve özenle okuması ve ancak sözlük kullanmaları şarttır.
Ama kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum, hikayeden ziyade dil ve anlatım günümüz için daha önemlidir .



29 Aralık 2011 Perşembe

TUNCAY TERZİHANESİ
-
SUNAY AKIN


İş Bankası Kültür Yayınları
204 Sayfa-5. Baskı


Sunay Akın'ın kurmuş olduğu müzeyi de , gösterilerini de , kitaplarını da (Şiir ya da düz yazı fark etmez) her zaman ama her zaman beğenerek takip ediyorum.
Yine harika , süper akıcı , bilgilendirici, bu bilgileri birbirleri ile bağlayıcı bir kitap.Önce kendi yaşam serüveni ile başlayan, kitaplarla devam eden ve sitemle biten bu kitabına da bayıldım yazarın.Umarım okuma fırsatınız olur...

Beğeniler:
"Tutuklansa yurdumdaki 
böceklerin hepsi
diğerlerinden ayrı
bir hücreye konur
kitap güvesi"


"Uygarlık sürmekte olan bir mimari yapıdır, tuğlaları kitap olan!"

ARKA KAPAK
(...) Trabzon'un en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: "Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.."
Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kız girer Terzi Tuncay'ın dükkânından içeri. Yanında annesi, elinde ise bordo renkli bir kumaş vardır. Kendisine bir ceket dikmesini ister genç terziden. Aşk tanrısı Eros'un attığı ok Tuncay Bey'in kalbini delmeden önce, içeri giren genç kızın güzelliği karşısında, tuttuğu iğne eline batmıştır çoktan!

Terzi Tuncay genç kızı provaya çağırmaya başlar. Hem de yalan yere ve kaç kere!.. Hatta bir seferinde şu türküyü bile mırıldanır, hafiften:

Sen yağmur ol, ben bulut

Maçka'da buluşalım

Ölçü iyice alınmıştır!.. Bordo renkli ceket tamamlanır sonunda.

Üç tane düğmesi vardır bordo ceketin... İşte ben, o ceketin ortanca düğmesiyim! (...)


29 Kasım 2011 Salı


BİR ÇİFT AYAKKABI
-
SUNAY AKIN

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kasım 2011- 1. Basım


Sunay Akın okumayı, O'nun verdiği bilgileri , üslubunu, çok beğenirim.Sanki kitabı okumuyorum da karşımda Sunay Akın, O anlatıyor , ben dinliyorum .

Bu kitabında özne; ayakkabılar olmuş.Ayakkabılar , ayakkabıcılar, ve bir dolu bilgi beynimin içinde dans ediyor.

Beni en çok etkileyen en son yazısı oldu.Isınmak için ayakkabılarını yakan ama kitaplarına el sürmeden donarak  ölen şairin yaşamının öyküsü.

ARKA KAPAK
Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı'yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına.

Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay'ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor.

Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir? Van Gogh'un tablosunda ters çevirdiği ayakkabının sırrı...

Abdülaziz İstanbul'u dünyaya nasıl gezdirdi? Hayat ağacı'nın boyacı sandıklarındaki sureti... Kız Kulesi, pabuçlarını nereye düşürdü? Galata Köprüsü'nden geçen en büyük ayaklara nasıl ayakkabı bulundu? Dünya'nın giriş kapısında kimlerin ayakkabıları duruyor?

Kıvrak hareketlerle oynatıyor kalemini Sunay Akın ve izini sürdüğü hikâyelerin her bir parçasını ustalıkla yerlerine yerleştiriyor.