Avrupa Yakası Yayınları
Çeviri: A. Erkin Köylügil
1. Baskı 2011
246 Sayfa
"Kitaplar kendileriyle meşgul olanların hakkını katiyyen yemiyordu. Her okunan satır, insanı iyiliğe götüren bir bilgi halinde zihne kazınıyor ve zamanın nasıl geçtiği hissedilmiyordu."
Öncelikle kitabın ismine bakıp aldanmayalım, bu kitabın ehemmiyeti şuradan geliyor;
bir kere yazar Nobel ödüllü, ben de muhtemelen kitabı sırf bu sebepten edindim, ikincisi kitabın içinde sadece aşk olacağını düşünmemek ki hakikaten de aşk o kadar az ki ve öylesine gizemli verilmiş ki kitap bittiğinde bile hala bazı şeylerin kafamda tam olarak cevaplanmadan kaldığını söylemek zorunluluğu hissediyorum.
Aklımı kurcalayan işin magazin kısmı olsa da burada sizin okuma şevkinizi kıracak bir belirteç vermek istemediğimden, bahsetmem uygun olmayacak.
Açıkçası Çin ya da diğer monarşi ile yönetilen ve dış dünyaya kapalı yaşayan ülkeleri ve bu ülke yöneticilerinin yaşamlarının meraklısı çok, kendimin de onlardan biri olduğunu kabul etmek zorundayım.
Kitaptan bahsetmek gerekirse, Çin'de, neredeyse halktan bir kızın saraya girdikten sonra iktidara sahip oluşu ve sonrasında yaşanan bir ömürlük dönem anlatılmakta, aşk kısmı pek yok, müphem kalan kısımlar çok ama olsun üslup çok iyiydi ve merakla, hevesle okunan bir kitap oldu.
Bu kitabıyla almamış olsa da yazar Nobeli, kaleminin sağlam olduğu konusunda kafanızda kuşku bırakmadığını anlamanıza yetiyor.
Pearl Buck okumalarına devam şart, kitapla kalın...













