1. Basım 2008
85 Sayfa
"Düşünmüştüm, doğruydu; çirkindim, köylüydüm.
Belki de köylülüğümden çirkindim.
Peki, köy neydi?"
***********
Füruzan bana Leylak Dalı'nın hediyesi.
Kitap değil , yazar olarak hediyesi.
Yazılarını çoook eskiden beri sever ve takip ederdim Leylak Dalı'nın , kendisi tam bir Füruzan severdi ...
Füruzan'a bu kadar tutkun olması ilgimi çekerdi.
Haraç'tan önce 2 ya da 3 kitabını okuyup çok sevdim , ama en sevdiğim Parasız Yatılı ve 47'lilerdi .
İşte Haraç, o Parasız Yatılı'nın son öyküsü , bilmeden aldım , hatırlamadan .
Ece Ayhan'ın da dediği gibi, sanki daha önce okuduğum öykü bu değildi.
Bir Saraylı öyküsü , ama içinize oturup , yüreğinizi acıtacak bir öykü.
Özellikle Füruzan sevmeyen kalmasın diye okunsun , ama mutlaka okunsun dediklerimden.
Edebiyatımızın çok önemli ama en sessiz prensesidir Füruzan .
Çok kişi bilmez , duymaz , okumaz .
Bazen "edebiyat severim" demek için, bazı yazarların mutlaka okunması gerektiğini düşünürsek,
aklımıza ilk elmesi gereken isimlerden biridir Füruzan.
Neden sesi çıkmaz , neden suskun kalır bu kadar bilinmez, ya da neden çok yerde görülmez?
Eğer tanışmamışsanız Türk Edebiyatında kayıptasınız .
İşte bu öyküsü , hem de 85 sayfa , alın okuyun , bakın size neler hissettirecek bu 85 sayfa .
Bazı çok hacimli kitaplarda aradığınız o etkiyi , nasıl iliklerinizde hissedeceksiniz .
Füruzan okumamak , Türk Edebiyatı'nı biraz ıskalamaktır aslında.
Okumayan kalmasın :)
NOT: Ve son ve büyük bir teşekkür de Leylak Dalı'na gelsin , birileri sessiz de olsa yazdıklarını okuyor bilsin :D



