yerli yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerli yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2020 Salı

YANSIMA /NADVEN- DENİZ ERBULAK

1. Baskı 2017
408 Sayfa

‘Çünkü romanlar, karakterlerin gerçeğidir ve okuyanların da masalları...’

‘Benim dünyamda Nadven... her şey serbest gibi görünür ama yasaklar insanların içine en baştan yerleştirilmiştir. Kimse istese de onların dışına çıkamaz.’

‘Benim dünyamda asıl yetişkinler istediğini yapamaz. Kurallar en çok onları bağlar... Ellerini, gözlerini, dillerini, kalplerini ve akıllarını... Bir tanesi bile bu görünmez iplerinden kurtulsa daha kaçamadan diğerleri onu yakalar.’

‘Delilerin suçlu olmaya bile hakları yok aslında. Onları her halükarda akıl hastanesine kapatıyorlar. Birini öldürdüklerinde... Birini sevdiklerinde... Hayal kurduklarında... Hayal kuramadıklarında... Her halükarda!’
++++++++++++

Bir seri daha bitti ve ama bitti mi?

Deniz Erbulak okumak farklı bir şey...
Bence bir yazarın, bu kadar kaliteli ve hemen hemen yazdığı her türün hakkını verebilen bir yazarın olabildiğini görmek, hem de bizim edebiyat dünyamızdan, içimizden biri olduğuna inanabilmek, hayret ve hürmet ile adını anmaktan başka yol bırakmıyor okura.

Bu seri öyle bir şey ki, mitlerimizden izler taşırken bir macera, aşkın kenarında dolaşırken gizemini koruyabilen polisiye bir kurgu...

Bence serinin devamı gelebilir, o minvalde bitti sanki.

Ama ısrarla tekrarlayarak bir daha söylüyorum ki bir Deniz Erbulak kitabı okumadan yerli yazarlar kurgu yazamaz demeyin, korku yazamaz demeyin...

Mutlaka okuyun...

16 Aralık 2017 Cumartesi

REFAKATÇİ -PERİHAN MAĞDEN

1. Basım 1994 Afa Yayınları
Doğan Kitap 1. Basım 2010
170 Sayfa

"Bana kalırsa anneler vampir yamyam karışımı şeylerdir: Çocuklarının ruhlarını içip kalpleriyle beslenmek isterler ."

Sanırım bu blogda paylaştığım 2-3 tane daha Mağden kitabı var , o sebepten yazarın tarzını biliyorum .
Okumayanlar için kalemi farklı gelecektir diye düşünüyorum.

Hani 170 sayfa kitap ne anlatabilir denir ya , demeyin.

Belki çok derin  hayat sorgulamaları ya da hayatın anlamını öğretenlerden değil ama çocukluk , bağlılık , bağımlılık hakkında sorgulama yapmanızı sağlayacak kitaplardan biri .

Mağden'in en sevdiğim kitabı değil belki ama genel bir okur için oldukça etkili.

Refakatçi'nin de , refakat edilenin de o gelgitli dünyası , karışık aile ilişkileri , üzerine bir de gemiyle dünya seyahati .

Girişte kadın /erkek ayrımı yapmakta zorlandığım Refakatçi 'de , yine o çok zekice ve habersizce gelen dalgalanmalar .

Genel olarak sevdim , okuyan varsa fikirlerini duymak isterim .

Keyifli okumalarınız , düşündüren kitaplarınız olsun .




23 Kasım 2017 Perşembe

MEŞHUR YENİKAPI CİNAYETİ -MÜJDAT GEZEN

1. Basım 2004
3. Basım 2004
245 Sayfa

"Bu ülkedeki hukuk sistemi çökmüş .Ne yargıçlar , ne savcılar , ne avukatların mutlu olduğu bir ülkede hukuk sistemi nasıl iyi ve doğru olabilir ?"

"Adı üstünde sıkıyönetim , sıkıcı bir yönetim biçimi yani..."

Efendim alt ismi "acayip bir roman " olan , iç kapakta yer alan "bu kitaptaki gerçekler tamamıyla yalan yalanlar tamamıyla gerçek " yazısıyla beni meraka salan bir kitap oldu kendileri .

Daha önce 1-2 kitabını okumuşluğum var ustanın , eskiden dizi ve filmlerini de izlerdim yalan yok.

Bu kitap ;
 3  arkadaşın, 70-80 dönemi İstanbul'unda sanat ve özel yaşamları hakkında bilgi veriyor .

Ne kadarı biyografik unsur taşıyor çok fena merak etmekle birlikte , hikayedeki arkadaşların, gerçek hayatta kimler olabileceği hakkında varyasyonlar üretip durdum  okuduğum zaman boyunca .

 Ustadan, hem o dönemin genel siyasi havasını alabileceğiniz, hem de üniversite hayatları ve gençlik  farkındalıklarını takip edebileceğiniz , oldukça yalın yazılmış , bir hikaye .

Kitabı kapattığınızda siz karar verin gerçekliğine .

Okumuşlar ise şuraya yazıversin gerçekliğinin olabilme ihtimalini bu hikayenin, sevgiler , kitaplı günler dilerim.


21 Ekim 2017 Cumartesi

RUM MEMET- FERHAN ŞENSOY

1.Baskı 2002
2. Baskı 2002
205 Sayfa

"Ekmeğini savaşa banarak yaşayan , bunu kanıksamış ve bir  yaşama biçimi edinmiş ülkeler de var."

"Herkes aptal olsaydı belki çok daha huzurlu olacaktı her şey , yalnızca kimilerinin aptal olması dengeyi bozuyor."

"Herkesin parti kurası , bir tarikata giresi , mason olası ve şu memleketi kurtarmak arzusu depreşmiş durumda . Bu kadar çok kişinin kurtarmaya uğraşması tehlikeli elbette . Çünkü esasen o kadar kurtarıcı gerekmiyor. En azından bu kadar çok milletvekili , bu kadar çok bakan gerekmiyor. Bakan sayısının giderek çoğalması , onların da nereye bakacaklarını şavullayamamasına ve gereksiz sayıda makam arabasına sebebiyet veriyor."

"Zaten kimse okumak için kitap almıyor, kitapçı gezmek , kitap kurcalamak , kitap alırken görülmek , o kitabı herkese göstererek , bakın ben kitap aldım tavrıyla geze geze eve getirmek , evde bir kenara atmak , ilerleyen zaman içinde kitaplık zengin dursun diye başka bir kitabın yanına yerleştirmek , çok yapılan şeylerden. Kitap okumak, ağır iş."

******************

Tek  kelimeyle seviyorum bu adamı.

Yazım tarzı hem güldürüyor hem düşündürüyor beni.

Yaşamak denen şeyden anladıklarımız belki farklı ama yine de her kitabını kapattığımda bir  sonrakini okumak için içimde çok yoğun bir istek oluyor .

Gülerken düşünmeyi de seviyorsanız , kaçırmayın derim :D


Bu arada kitap;
 oldukça kısa ve de iri puntolu hikayelerden oluşmakta .


17 Ekim 2017 Salı

GÖĞE BAKMA DURAĞI - TURGUT UYAR

1. Baskı 2008
26. Baskı 2017
105 Sayfa 

"Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk."

2. Yeninin önde gelen 3 şairinden biridir Uyar.

"Ne kadar hüzün geçmişse bu dünyadan 
Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız."

Bu akımın temsilcilerinden okuduğum ve sevdiğim Cemal Süreya vardı.

"Bir süregen ilkbahar 
Önce diyelim ki şiir bir kuşkudur 
Bir otobüs yolculuğunun kimliğini taşır 
Bir şarkı olup sonbaharda 
Onulmaz bir güzelliğe ulaşır."

Fakat yeğenin elinde görülmüşse mutlaka okunmalıdır düsturuyla hareket eden bir Eylem varmış  :D

Kitabın sonlarındaki şiirlerini daha başka sevdim.

Buraya yazmadığım Kırlardan Geliyorlar'ın tamamını defterime kaydettim.

Evet buraya yazdıklarımdan başka bir de yazmadıklarımı tuttuğum bir defterim var :D

Ve her defasında buraya yazdıklarımdan daha fazlasını onlara yazdığımdan sürekli dolmakta ve ısrarla yer kaplamaktalar:D

Şiir severler kaçırmasın diyelim o halde .

9 Ekim 2017 Pazartesi

AŞK VARMIŞ, AŞK YOKMUŞ-MİNE G. KIRIKKANAT

1.-4. Basım 2011
223 Sayfa

"Yazarlar yaşamı gammazlamak için vardırlar. Kapı ve telefon dinlerler , hatta röntgencidirler.Casuslardan farkları , gerçek öyküleri hayalle evlendirip okurlara satmaktır. Rapor değil ; roman, öykü yazarlar ve iyi ki ciddiye alınmazlar."

Sanırım Kırıkkanat'tan okuduğum  3. kitap. Biyografik aşklar anlatılmakta , eskilerin ünlülerinden. 

Çok sevdim yine :D

Sanırım bu eski zaman hikayelerini , her ne kadar biraz uçuk ta olsalar , seviyorum ben .

Victor Hügo'nun Juliette Drout'la ,
Elizabeth Taylor'un Richard Burton'la olan aşkını ayrı bir sevdim sanki.

Erkeklerin aşkı  hakkındaki fikirlerimi değiştirememiş olmalarına rağmen .


24 Eylül 2017 Pazar

KORKUYU BEKLERKEN - OĞUZ ATAY

BÜTÜN ESERLERİ 4
1.-35. Baskı 1984-2012
36. Baskı2013
196 Sayfa


"Hayır, gerçekten ölmedi ; çünkü ben yaşayamazdım ölseydi."

"Ülkeme ve insanlarına kızmaya başladım :Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu . Doğru dürüst hissetmesini bile beceremiyorlardı .Bu yüzden insan , duyduğu şeyleri söyleyen insanların kültürüne güvenemiyordu. Belki bu zavallılığın , bu yarım yamalaklığın , bu gülünç durumun bile bir aslı , gerçek bir biçimi vardı. "

"Yüzyıllardır bu kadar insan , saçlarını kesip kesmemek ya da belirli günlerde su içmemek için mi bir araya gelmişti? Sonra, kötülük neredeydi ;  kötülük? Görünürde hep sevgi , ahlak , güzellik sözleri vardı ama , bir yerde kötülük olmalıydı; gizlilikten kötülük doğmalıydı .Sonra bunların araları neden açılmıştı peki?"


**************

Oğuz Atayın bu kitabında 8 adet öykü var. 

İçlerinde en sevdiğim Babama Mektup oldu.

Oğuz Atay hakkında ne yazabilirim ki ben ?

Kitap okuyan herkes en azından adını duymuş , Tutunamayanlar'ını görmüş , okumaya heves etmemiştir.

Bütün eserlerini bitirmeye az kaldı diyorum :D

Ve kendime hemen 5.sini edinmeyi istediğimi gösteren notlar alıyorum .

Keyifli okumalar kitapseverler , her nerede okunuyor ya da okutuluyorsa :D






17 Eylül 2017 Pazar

Pİ - AKİLAH AZRA KOHEN



1. Basım 2015
700 Sayfa

İlk iki kitabı okuduktan sonra böyle bir kitap beklemiyordum açıkçası , Fi yi okuduktan sonra ne düşünmüşüm , ne yazmışım diye baktım ve çok erken karar vermiş olduğumu görüyorum şu an.

Çi konusunda hala aynı fikirdeyim.

Pi mi, Pi ; ilk kitapta neden Ayn Rand'a benzetmişler ki , sorusunun karşılığı.

Pi ile şunu fark ettim , bu arada Fi 'ye yazdıklarımı unutmuşum,  Atlas Silkindi 'nin kopya hali.. Hem de en karbonlusundan...

Evet , yani öyle ilham , benzetme falan değil . 

Arkadaş bu kadar mı dedirten cinsten hem de .

Tabii ki her kopya gibi karbon kağıdının izleri var üzerinde .

Bir de çemkirmişim Ayn Rand'a benzetenlere , yuh olsun bana.

Benzetmek ya da benzerliği kamufle etmek  için müthiş bir çaba harcamış , her kitap için 100'lerce sayfa , binlerce kelime harcamış . 

Sırf okuyan çakmasın diye tur üstüne tur bindirmiş. 

Ama yani hikaye Türkiye 'de geçiyor diye , ülkemizde pek kitap okunmuyor diye , okuyanlar da ne okuduğunun çok ta farkında değil diye bu kadar da olmaz ki.

Röportajlarını falan dinlemedim ama gerçekten biri Atlas Silkindi'yi sormuş mu oldukça meraktayım. Varsa bildiğiniz yorum kısmında bir zahmet beni aydınlatın :D



********************




"İnsan nasıl özgür olabilirdi , insanlık köleyken."

"Binlerce yıldır kendini rahatlatmak için kendine yalan söyleyerek evrimleşmiş beyinlerin organizmalarıydık. İşimize gelmeyen hesaplara girmemek için , bizi strese sürükleyen konularla yüzleşmemek varoluşumuzun bir parçasıydı.Kendine yalan söyleyebildiği için kendine katlanabiliyordu insan."

"Herhangi bir  duyguyu hissetmeyecek kadar aptallaşıp bedenlerini televizyonlara teslim ediyorlar.Dizilerde yaşıyor , filmlerde hayat buluyor , aktör ve aktrislere aşık oluyor , televizyona çıkan herkesi adam yerine koyuyor ve kitap okumaya çalışınca da hemen uyuyuveriyorlar."

"Korkuyla şekillenmiş aileler çocuklarının kendilerinden büyüyüp yabancılaşmasını engellemek için , en ilkel haliyle , bilgiden  uzak tutuyorlardı yavrularını , kendilerini geliştirip yavrularına yetişmek yerine yavrularını engellemekti cehalet."

"İyiyi dışlamak , akıllıyı ezmek , fark edeni aşağılamak , umursayanı aptal saymak evrimsizliğin ilk tepkileriydi."

"Eski bir inanışa göre, kişi dünyadaki yolculuğunu tamamladığında cennet ile cehennem arasında kendini ayna karşısında bulurmuş. Bu ayna o kişinin, dünyada geçirdiği süre boyunca , her konuda olabileceği , ulaşabileceği en yüksek potansiyeli sunarmış ona ve ruh , olabileceği en iyi versiyonuyla , olmayı seçtiği versiyonu öyle netlikle görürmüş ki aynada, olabilecekken olmadığı şeylerin , yani dolduramadığı potansiyelin pişmanlığı içine işlermiş. İşte o pişmanlık ruhun cehennemiymiş..."

"Neye inanırsanız inanın , tüm inançlar , tüm felsefeler, ideolojiler , düşünceler , fikirler kişiye olabileceği en iyi versiyonu bulabilmesinde yardım etsin diye dünyaya yerleştirilmiş araçlardır. Siz olabileceğiniz en iyi halinize dönüşmeyi bir kenara bırakıp hanginizin aracı daha iyi diye kavgaya girişirseniz bırakın potansiyelinizi doldurmayı , kişi bile olamazsınız. Pişmanlığınız hayatınız olur..."

14 Eylül 2017 Perşembe

AZADE-FAZİLE AŞAR AYDINALP /ÇEKİLİŞ



1. Baskı 2017
112 Sayfa

"İlla ki kimlik kaygısı taşıyacaksa insan , insan kimliğine gerçek manada sahip olup olmadığının kaygısını taşımalı."

"Gece bütün işleri bitirince kahve veya çayın eşliğinde yeni bir arkadaş alıyorum kitaplığımın rafından. Ben onu okuyorum o ise benim içimi...Zararsız , iftirasız , acılara dilsiz , gülüşlere ortak nice kitap arkadaşımla yaşıyorum."

*********

Kitap, hediye gelenlerden biri.

Eskiden , gençken bu tür hikayeleri daha bir şevkle okuyormuşum , onu fark ettim.

Manevi duyguları , dünyevi duyguların önüne alan hikayelerden bahsediyorum.

Hikayeyi beğendim ama reel hayatta gerçekleşmesi çok ta mümkün olmayan sahneleri olması sebebiyle azıcık hayali buldum.

Yazar Türk Dili ve Edebiyatı okuyormuş, Divan Edebiyatı etkisi hemen hissediliyor kitapta.

Edebi değeri tartışılır ama o ayrı.

Dediğim gibi hikayeyi sevsem de bazı haller ya olmalı ya da hiç o satırlarda yer almamalı diye düşündüm.

Bir de  yazım hataları oldukça fazla geldi , "o de'lerin hepsini ayrı yazmayacaktınız" diyesi geliyor insanın.

Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünüyorum , o sebepten zamanla daha da oturması beklenebilir tarzının.

Çekilişle hediye edeceğim  kitabı,   bu postun altına mail adresinizi yazarak çekilişe katılabilirsiniz .


 19 Eylül Salı günü çekilişi sonlandıracağım :)


Keyifli okumalar olsun.



Arkadaşlar çekiliş sonucunda kazanan arkadaşım 
tebrik eder, keyifli okumalar dilerim.

3 Eylül 2017 Pazar

BEŞ PARASIZDIM VE KATİLİMİ ARIYORDUM -DERVİŞ ŞENTEKİN

1. Basım 2014
2. Basım 2014
236 Sayfa

"Oysa elinde kılıcınla ölmüyorsan o ömrü yaşamamışsın demektir."

"Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa."



Kitabın seri olduğunu , 2. kitap olduğunu bilmeden aldım.

2. kitap diye de okumak istemedim, konu bütünlüğüne hakim olamamaktan korktum, sonra geçenlerde bir gün biri anlama sıkıntısı çekmezsin deyince , okunacak kitaplarımın  arasına yeniden girdi.

Fakat  olumsuz yorumlara denk geldiğim her defasında erteledim.

Ön yargılarımın kurbanı olduğum bir kitap daha .

Kitap polisiye , hem de iyi bir polisiye.

Hatta seri keşke devam etmiş olsa da gidip hemen devamını okusam diye düşündüm.

Çünkü bu hikaye uzayabilir.

Çok ta güzel uzar hem .

Siz de ön yargılarınızı kırın ve bir fırsat verin derim :D

24 Ağustos 2017 Perşembe

ESKİ YUNAN VE ROMA TARİHİNE GİRİŞ -OĞUZ TEKİN

1.-8. Baskı 2008-2014
9. Baskı 2015
327 Sayfa

"Tiran sözcüğünün kökeni , Lydia dilinde "bey" ya da "efendi" anlamına gelen "tyrannos" a dayanır. Oligarşi ile yönetilen kent-devletlerinde , yönetimi zorla , yasal olmayan bir şekilde ele geçiren kişiye tiran (zorba-despot) denirdi."

Kocaman ve bilgi küpü olan bir kitaptan neden tek alıntı yaptım diye düşünmeyin , o kadar çok yer işaretledim ki hangi birini yazacağımı bilemedim.

Kitabı Sosyal Bilimlerde okuyan yeğenin hocası tavsiye etmiş.

Tarih okumalarına yeni yeni başladığım zamanlar olduğundan profesyonel  önerilere daha bir dikkat ediyor, daha bir önemsiyorum.

O sebepten aldığım tarih kitaplarını bir kenara bırakarak bu kitaba öncelik verdim .

İyi de ettim , Kerem'in isteği ile bir daha yaptığımız Ege tarih turunda oldukça yararlı olduğunu , daha bir bilinçli gezdiğimi düşünüyorum .

Çünkü Eski Yunan ve Roma tarihinin hatırı sayılır bir kısmı batı Anadolu'yu  anlatmakta. 

Şimdi bu tür kitapları okudukça ne kadar pişmanım bugüne kadar tarihten uzak kaldığıma .

Okuyun , okutun diyeceklerimden .



31 Temmuz 2017 Pazartesi

MÜPTEZELLER -EMRAH SERBES

1 Basım 2016
163 Sayfa

"Bir hayal gerçekleşmesi gereken zamanda gerçekleşmelidir."

"Bu ülkede ölmek sıradan bir şakadır."

"Ama ne günah değil ki, bu ülkede yaşamanın kendisi günah! Nefes almamız günah! Bu sefil ruhlar , bu sefil hayatlarla , ezile büzüle , boyun eğerek yaşamamız günah ! "

"Boşa söylenmiş sözlerin azabı çoğu zaman, hiç söylenmemiş sözlerin azabından ağır."

"Adım atsak karanlıktı .Adım atsak boşluktu .Bizim için kartondandı sanki dünya, adım atsak elimizde buruşup kalacaktı."

"Bir hayal gerçeğin kıyısından geçtiğinde , iki göz bir mahremde buluştuğunda , iki el birbirini bulduğunda , iki kalp birbirine dokunduğunda , bu dünyada bitmemiş ümitler adına bir çiçek daha açar ve umutsuzluk bir adım geri atar..."

********************

Emrah Serbes bu romanında sanki bir miktar türünden sapmış, daha bir sert , daha bir yeraltı edebiyatı havasına kaptırmış.

Tamam bundan öncekiler de yumuşak değildi fakat sanki bunu diğerleri ile kıyasladığımda daha farklı geldi.

Ya da çok oldu okumayalı Emrah'ı.

Fakat özlemişim o kesin. 

:D 

Bazı yorumlarda biyografik özelliği olduğunu okudum , bilmem gerçek mi?

Bilen duyan varsa , yazıverin :)


15 Temmuz 2017 Cumartesi

BİR DÖNEM BİR ÇOCUK -ALTAN ÖYMEN

1. Baskı 2002
5. Baskı 2002
584 Sayfa

"....Ergun çok iyi arkadaşımdı.Babası da herhalde iyi bir insandı .Herhalde "komünist" olamazdı.

Peki ya komünistse?

O zaman "iyi insan " sayılmayacak mıydı?"

1932'de Öymen'in doğumuyla başlayan ve 1948'e kadar olan dönemi anlatan bir biyografi kitabı.

Ya da o dönemde Ankara'da yaşamış , okumuş bir ailenin çocuğunun dönemi -2. dünya savaşı ve Türkiye-  anlatışı.

Hem ekonomik , hem politik anlamda ülkenin gelişimi ve değişimini de görebilmek mümkün.

Devam kitabı da olacak diye yazmış Öymen, 2002 'de basılan bu kitabı okuyuşum 15 yıl sonra olabildiğine göre ,  diğerini ne zaman okuyabilirim kim bilir :(

Kitabın sayfa sayısına da aldanmayın 3'te 1'i fotoğraf , büyük punto ve akıcı bir anlatımı olduğundan okuması zor değil.






15 Haziran 2017 Perşembe

BA- BİRHAN KESKİN


1. Basım 2005
7. Basım 2015
47 Sayfa

"Vurmalı vurmalı o sesler içime değiyor
Bir müzik parçası çalıyor içerde:
İçimde bir parça; ne kopuyor  ne ölüyor."

"Seni kırdığım yerden beni de kırdılar,
Ben hiçbir cümleye ağlayamam artık seni."

Öyle işte Birhan Keskin'le olan aşkım...

Ne yazılsa,  eskisinden olur daha anlamlı .

Ya da bazen susmalı.

8 Haziran 2017 Perşembe

Y'OL- BİRHAN KESKİN





"O'nu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin
Titreme daha fazla kalbim .

Bağışla artık onu da
bırak gitsin,
Bırak gitsin.

O senin ezel gününden kaderin 
Sen onu nasılsa bin kere daha 
Seveceksin."

"Tecellinin içinde ecel durur sevgilim , görmedin mi?
Adaletin içinde bir zalim oturur."

*****************

Bu kadının satırları beni bir gün etkilemekten vazgeçecek mi acaba?

Bir gün bana yavan gelecek mi?

Bir gün de "hey gidi günler " modunda yaklaşabilecek miyim?

Toprağım diye mi etkilenmem bu kadar ?

Okumayan kalmasın diye mi buraya hep daha fazla yazmaya çalışmalar?

10 Mayıs 2017 Çarşamba

BANA ATATÜRK 'Ü ANLATTILAR -HIFZI TOPUZ

1. Basım 2010
7.Basım 2012
164 Sayfa

Hıfzı Topuz'u geç tanıdım ama asla tek kitapla bırakmaya niyetim yok demiştim en son , iyi ki demişim şurada, ESKİ DOSTLAR  :)

Tam olarak 6 ay sonra elime alabildim yeni bir kitabını , oysa elimde okunmayı bekleyenlerden biri de bu kitaptı :)

Yeğen'le bereber okuyacaktık , sonra benim okuyacak başka kitaplarım , onun sınavları , bizim sınavlarımız derken komplike gelişen olaylar arasına giremedi bu kitap .

Sonunda , vizeler bitsin ilk hafta 4 sıfır kitap bitireceğim dedim yeğen'e o da biri bu olsun istedi , birlikte başladık . 

Çünkü çok feci şekilde Hıfzı Topuz için kafasını şişiriyordum :D 

Birlikte okumanın da burası biraz kötü , yeni bir olayı anlatamıyorsunuz çünkü o da okumuş oluyor :D

Neyse  bu kitabında Topuz, Atatürk'ün etrafında olan kişileri anlatmış , kısa kısa , daha doğrusu bu kişilere Atatürk'ü sormuş .

Şu an hiçbiri yaşamasa da , ve daha önce pek çoğunu okumuşsam da benim için yeniden hatırlamak oldukça güzel ve heyecan verici oluyor .

Kimler yok ki kitapta;

*Falih Rıfkı Atay 
*Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
*Ali Fuat Cebesoy
*Cemal Bardakçı

Kitapta yazan şeylerden biri de Ata'nın şair olarak Tevfik Fikret sevdiği idi .

Şimdi ben Tevfik Fikret kitapları edinmeliyim sanırım , yeni Topuz kitaplarında buluşmak dileğiyle :D