Seri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2020 Salı

YANSIMA /NADVEN- DENİZ ERBULAK

1. Baskı 2017
408 Sayfa

‘Çünkü romanlar, karakterlerin gerçeğidir ve okuyanların da masalları...’

‘Benim dünyamda Nadven... her şey serbest gibi görünür ama yasaklar insanların içine en baştan yerleştirilmiştir. Kimse istese de onların dışına çıkamaz.’

‘Benim dünyamda asıl yetişkinler istediğini yapamaz. Kurallar en çok onları bağlar... Ellerini, gözlerini, dillerini, kalplerini ve akıllarını... Bir tanesi bile bu görünmez iplerinden kurtulsa daha kaçamadan diğerleri onu yakalar.’

‘Delilerin suçlu olmaya bile hakları yok aslında. Onları her halükarda akıl hastanesine kapatıyorlar. Birini öldürdüklerinde... Birini sevdiklerinde... Hayal kurduklarında... Hayal kuramadıklarında... Her halükarda!’
++++++++++++

Bir seri daha bitti ve ama bitti mi?

Deniz Erbulak okumak farklı bir şey...
Bence bir yazarın, bu kadar kaliteli ve hemen hemen yazdığı her türün hakkını verebilen bir yazarın olabildiğini görmek, hem de bizim edebiyat dünyamızdan, içimizden biri olduğuna inanabilmek, hayret ve hürmet ile adını anmaktan başka yol bırakmıyor okura.

Bu seri öyle bir şey ki, mitlerimizden izler taşırken bir macera, aşkın kenarında dolaşırken gizemini koruyabilen polisiye bir kurgu...

Bence serinin devamı gelebilir, o minvalde bitti sanki.

Ama ısrarla tekrarlayarak bir daha söylüyorum ki bir Deniz Erbulak kitabı okumadan yerli yazarlar kurgu yazamaz demeyin, korku yazamaz demeyin...

Mutlaka okuyun...

21 Haziran 2019 Cuma

JENNIFER PROBST- EPUB SERİ OKUMALAR

Sıranın ne önemi var, önemli olan kafa dağıtmak!

4. Kitap
2015 Basım 
366 sayfa


3.kitap
286 sayfa


1. Kitap
261 sayfa


2. Kitap
285 sayfa

14 Ağustos 2018 Salı

CRASH SERİSİ-NICOLE WILLIAMS


Serinin ilk kitabını 2 sene önce , yine bir ağustos ayında okumuşum. 

Yorumu BURADA!

2 sene sonra pdf'ini bulunca , mevsim yaz olunca , okuma oranım yerle bir olmuşsa okunur diyerek başladım .

İyi de yapmışım :D 

Genel olarak yazıyorum , bu çok kötü çocuk aslında içeride bir yerlerde dünyanın en iyi insanını barındırıyor hayalleri gerçek değil.

Genç kızlarımıza hitaben diyebilirim ki , bu kitaplar kolay okunuyor , aksiyonu bol ve her daim mutlu sonla bitiyor olabilir fakat gerçek hayatta o kötü adamlar (istisnalar kaideyi bozmaz) gerçekten kötü oluyorlar.

Kendiniz kandırıp , o adamların yüreklerine iyilik kuşunu kendinizin konduracağını düşünüp gerçek hayatınızda hata yapmayın :D

Sizin yüzünüzden gelecek için umut etmekten vazgeçmiyorum ...

Neyse bu kadar kafanızı ütülemek yeter , seri genel olarak neredeyse imkansız ve fakat imkanlı hale getirilmeye çalışılan bir aşkı anlatıyor.

Karakterler muazzam tutarsız :D

Yaptıkları çoğu şey mantıksız ...

Yine de bu tür sevenler için kolay okunur , hoş zaman geçirtir :D

Çekirdek gibi düşünün , çitlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız ya , tam o tatta :D

Çereziniz bol olsun , kalın kitapla ...



270 Sayfa


346 Sayfa



31 Ocak 2018 Çarşamba

CANAVARLAR - ILSA J. BICK

1. BÖLÜM
Çeviri: Barış Emre Alkım
1. Basım 2015
370 Sayfa

"Roma bir günde inşa edilmedi ama üç günde düştü ."

Küller ve Gölgeler'in devam kitabı .

Bu seriye nasıl bulaştığımı , Küller'in üzerine tıklayarak öğrenebilirsiniz .

İlk iki kitabın üzerinden zaman geçince , acaba unuttum mu karakterleri diyerek , bir miktar tereddütle başladım kitaba, oysa arka kısımda Gölgeler'de kahramanların nerelerde, hangi durumda kaldıkları yazıyormuş.

Ne güzel olurdu bu ayrıntıyı ilk sayfalara koysalardı.

Gerçi ben kitabı okumaya başladıktan sonra fark ettim ki zaten hiç unutmamışım .:D

Biraz da bu seriyi çok sevdiğimle alakalı herhalde.

Gerçi hiçbiri ilk kitabı gibi değil ama yine de fena halde merak uyandırıcı.

Ve iğrenç denebilecek kadar mide bulandırıcı.

Öyle betimlemeleri var ki yazarın, bir an ağzımda o anlattığı tadı alabiliyorum, tarif ettiği kokuyu koklayabiliyorum :D

Ve evet bu korkunç oluyor okur için ama nasıl daha inandırıcı olabilir ki.






29 Kasım 2017 Çarşamba

YANSIMA / LANDE - DENİZ ERBULAK

1. Baskı 2015
424 Sayfa

"Kuytu köşeleri severdi kızı.Kışı , soğuğu, rüzgarı , karı , yağmuru sevdiği gibi."

"Bazen yansımanın yolu değişir .Başka bir hayatın içinden geçer .Sonra o başka hayattan senin gibi biri gelir ve bize kaderden bahseder."

"Bu bir  oyun .Birileri yazarın üzerinden bu oyunu kuruyor...ve hepimiz bu kurulan oyunda yönetiliyoruz."

********

Bu kitap bir harika ;

Hem kurgu , hem gerilim, hem distopik, hem fantastik , hem korku ,hem macera  , hem seri ve hepsinden güzeli yerli bir kalemin elinden çıkma.

İnanmazsınız ne zamandır bu kadar heyecan verici bir kitap okumamıştım , hele de yerli bir yazardan , hele de bir kadın yazardan.

Deniz Erbulak , her kitabında olduğu gibi bu kadar şeyin içine , nezaketi de sığdırmış .

Nasıl yapıyor bilmiyorum ama kitabı üzerinde yazarın ismi olmadan okusanız bile Deniz Hanım aklınızdan geçebilir gibi geliyor bana.

Çünkü o nezaketi verebilecek başka bir kalem daha yok .

Bu kadar sert bir hikayede bile hem de .

Serinin devamını da edindim ve okumak için sabırsızlanıyorum .

Deniz Erbulak için de kütüphanemde özel bir bölüm oluşturma zorunluluğu doğuyor bu durumda , görülüyor ki kendisiyle daha çok kitapta buluşacağız .





17 Eylül 2017 Pazar

Pİ - AKİLAH AZRA KOHEN



1. Basım 2015
700 Sayfa

İlk iki kitabı okuduktan sonra böyle bir kitap beklemiyordum açıkçası , Fi yi okuduktan sonra ne düşünmüşüm , ne yazmışım diye baktım ve çok erken karar vermiş olduğumu görüyorum şu an.

Çi konusunda hala aynı fikirdeyim.

Pi mi, Pi ; ilk kitapta neden Ayn Rand'a benzetmişler ki , sorusunun karşılığı.

Pi ile şunu fark ettim , bu arada Fi 'ye yazdıklarımı unutmuşum,  Atlas Silkindi 'nin kopya hali.. Hem de en karbonlusundan...

Evet , yani öyle ilham , benzetme falan değil . 

Arkadaş bu kadar mı dedirten cinsten hem de .

Tabii ki her kopya gibi karbon kağıdının izleri var üzerinde .

Bir de çemkirmişim Ayn Rand'a benzetenlere , yuh olsun bana.

Benzetmek ya da benzerliği kamufle etmek  için müthiş bir çaba harcamış , her kitap için 100'lerce sayfa , binlerce kelime harcamış . 

Sırf okuyan çakmasın diye tur üstüne tur bindirmiş. 

Ama yani hikaye Türkiye 'de geçiyor diye , ülkemizde pek kitap okunmuyor diye , okuyanlar da ne okuduğunun çok ta farkında değil diye bu kadar da olmaz ki.

Röportajlarını falan dinlemedim ama gerçekten biri Atlas Silkindi'yi sormuş mu oldukça meraktayım. Varsa bildiğiniz yorum kısmında bir zahmet beni aydınlatın :D



********************




"İnsan nasıl özgür olabilirdi , insanlık köleyken."

"Binlerce yıldır kendini rahatlatmak için kendine yalan söyleyerek evrimleşmiş beyinlerin organizmalarıydık. İşimize gelmeyen hesaplara girmemek için , bizi strese sürükleyen konularla yüzleşmemek varoluşumuzun bir parçasıydı.Kendine yalan söyleyebildiği için kendine katlanabiliyordu insan."

"Herhangi bir  duyguyu hissetmeyecek kadar aptallaşıp bedenlerini televizyonlara teslim ediyorlar.Dizilerde yaşıyor , filmlerde hayat buluyor , aktör ve aktrislere aşık oluyor , televizyona çıkan herkesi adam yerine koyuyor ve kitap okumaya çalışınca da hemen uyuyuveriyorlar."

"Korkuyla şekillenmiş aileler çocuklarının kendilerinden büyüyüp yabancılaşmasını engellemek için , en ilkel haliyle , bilgiden  uzak tutuyorlardı yavrularını , kendilerini geliştirip yavrularına yetişmek yerine yavrularını engellemekti cehalet."

"İyiyi dışlamak , akıllıyı ezmek , fark edeni aşağılamak , umursayanı aptal saymak evrimsizliğin ilk tepkileriydi."

"Eski bir inanışa göre, kişi dünyadaki yolculuğunu tamamladığında cennet ile cehennem arasında kendini ayna karşısında bulurmuş. Bu ayna o kişinin, dünyada geçirdiği süre boyunca , her konuda olabileceği , ulaşabileceği en yüksek potansiyeli sunarmış ona ve ruh , olabileceği en iyi versiyonuyla , olmayı seçtiği versiyonu öyle netlikle görürmüş ki aynada, olabilecekken olmadığı şeylerin , yani dolduramadığı potansiyelin pişmanlığı içine işlermiş. İşte o pişmanlık ruhun cehennemiymiş..."

"Neye inanırsanız inanın , tüm inançlar , tüm felsefeler, ideolojiler , düşünceler , fikirler kişiye olabileceği en iyi versiyonu bulabilmesinde yardım etsin diye dünyaya yerleştirilmiş araçlardır. Siz olabileceğiniz en iyi halinize dönüşmeyi bir kenara bırakıp hanginizin aracı daha iyi diye kavgaya girişirseniz bırakın potansiyelinizi doldurmayı , kişi bile olamazsınız. Pişmanlığınız hayatınız olur..."

30 Ağustos 2017 Çarşamba

GÖLGELER -ILSA J. BICK



Çeviri:Barış Emre ALKIM
499 Sayfa

"Sanki tüm dünya buzdandı , yan yatmaya başlamıştı ve şayet sımsıkı yapışıp tutunmazsa sonsuza dek kaybolup gidecekti."

Küller serisinin ikinci kitabı .

İlk kitap ve seriyi edinme serüvenim için lütfen bir tık.

Sanırım son zamanlarda okuduğum en iyi distopik serilerden biri .

Evet kan gövdeyi götürüyor , evet çok vahşi sahneler mevcut ve evet çok fena halde etkileniyorum ama izler gibi okutuyor kendini ve sevdiriyor.

Bir de bilenler lütfen bana yazsın , filmi var mı?



22 Ağustos 2017 Salı

TUTSAK-ERIN BOWMAN






Çeviri:Merve ŞİMŞEK
1. Basım 2016
351 Sayfa

"Bugün sonların günüydü. Son yemeğimiz. Son çayımız. Son dama oyunumuz. Bu geceden sonra her şey bitecekti .Bu geceden sonra o gitmiş olacaktı."

Kerem 2. kitabını alırken fark ettim , sevdiğini söyleyince düşünmedim bile .

Yine ve yeniden bir distopya.

Ama akıcı , ama iyi cinsinden.

Farklı dünyalar , kocaman yalanlar , planlar falan.

Kabul etmem gerekir ki mantık hataları oldukça fazla , benim gibi  zeki olmayan birinin  bile fark edebileceği kadar hem de. .

Ama öyle sıcak ki , akıcı gelen bir şey bulduğum ve okuyabildiğim için bile mutlu oluyorum.

Ve sanırım 2. için de fazla beklemek istemiyorum.


27 Temmuz 2017 Perşembe

KÜLLER -ILSA J.BICK

Çeviri :Barış Emre ALKIM
361 Sayfa

"Çünkü senden hoşlanmak , pes etmek demek .Tüm açıkları kapadığın ve gidecek hiçbir yerim kalmadığı anlamına geliyor."

Şimdi olay şöyle gelişti;
Kerem bu serinin 3 ve 4. kitabını almış , seri olduğunu fark etmemiş çünkü 3. kitabın üzerinde seri olduğu yazmıyor .

Sonra ben okuyamam bunuları sen takasa koy istersen dedi ama ben okumadığım hiçbir kitabı takasa koymam , kitaplığıma da koymam ya neyse...

Bu seri sanırım bir kış yarım halde bekledi bende , takasa koymak istiyorum ama elimizdeki kitaplardan okumadan ayrılmak konusu vicdanımda titreşimlere sebep oluyor .

Sonra sanırım Haydarpaşa'da gördüm ilk iki kitabı , alayım da kurtulayım diye düşünmüşümdür mutlaka .

Bazen oluyor böyle elimde bir serinin yarım beklemesi canımı sıkıyor.

Araya kitap alarak okumak başka , hiç okuyamadan kenarda bekletmek başka .

Uzatmayayım , şu aralar sıcaklardan mütevellit bir okuma durgunluğu yaşıyorum , aslında durgunluk değil de , istediğim verimi alamıyorum okurken .

İşte o sebepten elim hep hafif kitaplara gidiyor , bu da öylesine , belki de dikkatimi toplamama yardımcı olur diye çekip aldıklarımdan biri.

Ama iyi ki almışım .

1 günde bitirdim kitabı, hikayeyi sevdim , kahramanları sevdim , olayları sevdim.

Distopya severim zaten de , bu da en sevdiklerim arasında yerini aldı :)

Sanırım tekrar bile okuyabilirim :)

26 Haziran 2017 Pazartesi

SESSİZLİĞİN MÜZİĞİ -PATRICK ROTHFUSS






Çeviri: Cihan KARAMANCI
1. Baskı 2015
179 Sayfa

"Kendini tanıyacak kadar akıllı , kendisi  olacak kadar cesur ve her nasılsa hem benliğini koruyup hem de kendini değiştirecek kadar yabaniydi."

"En sağlam gemi bile biraz su sızdırır."

"Adımlarını daima bir kuş kadar hafif atmazsan tüm dünya kalkıp ezmeye gelirdi."

**********
Daha önce yazardan Kral Katili Günceleri adlı serinin Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu'nu okumuştum.

O kitaplar ödünçtü , bu ise yeğenin o seriyi çok beğendiği için aldığı bir kitabı.

O seri ile de alakalı , çünkü o seriden bir karakteri anlatıyor.

Hem de bütün hikaye kurallarını hiçe sayarak.

Zaten yazar da bunu yazmış , daha önce kitaplarımı okumayanlar bundan başlamasın demiş.

O kitapları okumuşlar için bile uyarmış okuru, onlar bile sevmeyebilir, herkesin sevebileceği bir şey değil demiş .

Buna rağmen sevenleri de olmuş , ön okuma yaptırdıkları arasında.

Evet bu kadar bilgiden sonra kitabı soluksuz okudum desem , çok sevdim desem inanır mısınız?

İnanın , çünkü gerçekten sevdim .

Evet olay neredeyse yok ama o kadar hoş bir anlatım ve ifade var ki , neredeyse daha önceki kitapları kadar sevdiğimi söyleyebilirim.

O halde yazarın uyarılarına çok takılmayın , tabii benimkilere de , en iyisi okumak ve kararı öyle vermek .

Yeğen bu kitabı bana getirdiğinde , yorumunu bekliyorum demişti, sevmeme şaşırdı :D





22 Mart 2017 Çarşamba

CRESS - MARISSA MEYER


BİR AY GÜNLÜĞÜ SERİSİ 3

Çeviri:Beril Tüccarbaşıoğlu UĞUR
1. Basım 2015
2. Basım 2016
546 Sayfa


Serinin 1. kitabı : CINDER
2. Kitabı :    SCARLET

İlk kitapta Cinderella , 

2. kitapta Kırmızı Başlıklı Kız olursa

 bu kitapta Rapunzel olması normal :D 

Ama tabii ki sadece eski zaman masal kahramanları  yok kitapta , gelecekte hem de çok ileri bir gelecekte geçiyor , 4. Dünya savaşından 100 yıl sonrasında :D

Ve benim sevdiğim bir seri olmaya 3. kitaptan sonra da devam ediyor :D




18 Haziran 2015 Perşembe

53-ATUAN MEZARLARI- URSULA K. LEGUIN


YERDENİZ II
Çeviri:Çiğdem Erkal İPEK
1. Basım 1999
6. Baskı 2014
151 Sayfa



Yerdeniz serisinin 2. kitabı. İlk kitabın yorumuna ŞURADAN bakabilirsiniz.

İlk kitap bir nevi genel bakış ve girizgah  olduğundan daha detaylı ve zorluydu.

Fakat bu , ah bu , bilmem ki bütün seri bu kitap gibi devam eder mi?

Bayıldım , resmen bayıldım.

Yazarın Mülksüzler  adlı kitabından sonra , kesinlikle bütün kitaplarını okumak istemiştim . Şimdi Atuan mezarlarını okuduktan sonra , o kadar beğendim ki , seri kitapları okurken koyduğum 'arada başka kitap oku' kuralımı hemen bozasım var .

O ne güzel anlatımdır.

Ne keyifli bir hikayedir.

Ne heyecan vericidir.

Sanırım aşık oldum Ursula k. LEGUIN'e.

Gerçekten.

Kitabı ; arka kapakta yazarın yazdığı gibi ister imgeleri cinsellikle bağdaştırarak okuyun , isterseniz benim gibi hiç bağdaştırma falan yapmadan okuyun .

Ama bu yazarı okuyun .:D

Kitabın içinden bir satır bile yazmıyorum , heyecan dorukta okumanız açısından :D