Ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2018 Cumartesi

MARİFETLER- URSULA K. LE GUIN

Metis edebiyat 
Çeviri : Çiğdem Erkal Ipek 
1. Basım 2006
5. Basım 2016
186 sayfa



"Tam içinde yaşarken, hayatınızın bir hikaye olduğunu fark etmeniz, onu hakkıyla yaşamanıza yardımcı olabilir. Gerçi,  hayatınızın nasıl süreceğini veya nasıl biteceğini bildiğinizi düşünmeniz akıllıca olmaz . Bu ancak bittiğinde öğrenilebilecek bir şeydir."


Aslında bir zamandır elimde M. F. Köprülü'nün Türk Edebiyatı Tarihi Külliyat 1'i var .

Ne ki  yeni başlayan metrobüs seferlerimde bana eşlik edebilecek az sayfalı  bir kitaba ihtiyaç duyarak çekip aldığım bu kitap , metrobüste kitap okumanın imkansız olduğunu anlayana kadar okuduğum birkaç sayfasıyla bağladı beni kendine.

Tabii ki eve döner dönmez elime almak mecburi idi.

Alır almaz da bitti .

Ursula ablam yine marjinal bir konu bulmuş, distopik te bir dünya kurmuş , içine ütopik kahramanlar da koymuş ve "perde" diye seslenmiş .

Eh bize de okumak düşmüş.

Bu kadının kalemi büyüleyici , bağımlılık yapabileceğini  pek çok kitabını okuduktan sonra  buradaki yorumlarıma ekliyorum.

O sebepten aralıksız okunmamalı , mutlaka ara verilmeli ki kendimize durup düşünecek zamanımız olsun.

Niye bunları yazıyorum , çünkü elimde başka kitapları var ve dayanamayıp hepsini okuyuvermekten korkuyorum , zira çalışmam gereken zirilyon adet dersim var ve bu tür ayartmalara kanacak lüksüm yok :D

Kitapla kalın , :D


17 Eylül 2017 Pazar

Pİ - AKİLAH AZRA KOHEN



1. Basım 2015
700 Sayfa

İlk iki kitabı okuduktan sonra böyle bir kitap beklemiyordum açıkçası , Fi yi okuduktan sonra ne düşünmüşüm , ne yazmışım diye baktım ve çok erken karar vermiş olduğumu görüyorum şu an.

Çi konusunda hala aynı fikirdeyim.

Pi mi, Pi ; ilk kitapta neden Ayn Rand'a benzetmişler ki , sorusunun karşılığı.

Pi ile şunu fark ettim , bu arada Fi 'ye yazdıklarımı unutmuşum,  Atlas Silkindi 'nin kopya hali.. Hem de en karbonlusundan...

Evet , yani öyle ilham , benzetme falan değil . 

Arkadaş bu kadar mı dedirten cinsten hem de .

Tabii ki her kopya gibi karbon kağıdının izleri var üzerinde .

Bir de çemkirmişim Ayn Rand'a benzetenlere , yuh olsun bana.

Benzetmek ya da benzerliği kamufle etmek  için müthiş bir çaba harcamış , her kitap için 100'lerce sayfa , binlerce kelime harcamış . 

Sırf okuyan çakmasın diye tur üstüne tur bindirmiş. 

Ama yani hikaye Türkiye 'de geçiyor diye , ülkemizde pek kitap okunmuyor diye , okuyanlar da ne okuduğunun çok ta farkında değil diye bu kadar da olmaz ki.

Röportajlarını falan dinlemedim ama gerçekten biri Atlas Silkindi'yi sormuş mu oldukça meraktayım. Varsa bildiğiniz yorum kısmında bir zahmet beni aydınlatın :D



********************




"İnsan nasıl özgür olabilirdi , insanlık köleyken."

"Binlerce yıldır kendini rahatlatmak için kendine yalan söyleyerek evrimleşmiş beyinlerin organizmalarıydık. İşimize gelmeyen hesaplara girmemek için , bizi strese sürükleyen konularla yüzleşmemek varoluşumuzun bir parçasıydı.Kendine yalan söyleyebildiği için kendine katlanabiliyordu insan."

"Herhangi bir  duyguyu hissetmeyecek kadar aptallaşıp bedenlerini televizyonlara teslim ediyorlar.Dizilerde yaşıyor , filmlerde hayat buluyor , aktör ve aktrislere aşık oluyor , televizyona çıkan herkesi adam yerine koyuyor ve kitap okumaya çalışınca da hemen uyuyuveriyorlar."

"Korkuyla şekillenmiş aileler çocuklarının kendilerinden büyüyüp yabancılaşmasını engellemek için , en ilkel haliyle , bilgiden  uzak tutuyorlardı yavrularını , kendilerini geliştirip yavrularına yetişmek yerine yavrularını engellemekti cehalet."

"İyiyi dışlamak , akıllıyı ezmek , fark edeni aşağılamak , umursayanı aptal saymak evrimsizliğin ilk tepkileriydi."

"Eski bir inanışa göre, kişi dünyadaki yolculuğunu tamamladığında cennet ile cehennem arasında kendini ayna karşısında bulurmuş. Bu ayna o kişinin, dünyada geçirdiği süre boyunca , her konuda olabileceği , ulaşabileceği en yüksek potansiyeli sunarmış ona ve ruh , olabileceği en iyi versiyonuyla , olmayı seçtiği versiyonu öyle netlikle görürmüş ki aynada, olabilecekken olmadığı şeylerin , yani dolduramadığı potansiyelin pişmanlığı içine işlermiş. İşte o pişmanlık ruhun cehennemiymiş..."

"Neye inanırsanız inanın , tüm inançlar , tüm felsefeler, ideolojiler , düşünceler , fikirler kişiye olabileceği en iyi versiyonu bulabilmesinde yardım etsin diye dünyaya yerleştirilmiş araçlardır. Siz olabileceğiniz en iyi halinize dönüşmeyi bir kenara bırakıp hanginizin aracı daha iyi diye kavgaya girişirseniz bırakın potansiyelinizi doldurmayı , kişi bile olamazsınız. Pişmanlığınız hayatınız olur..."

30 Aralık 2015 Çarşamba

88-ÜTOPYA-THOMAS MORE

Çeviri:Çiğdem DÜRÜŞKEN
1. Basım 2014
242 Sayfa



"Birisi zevküsefa içinde yaşam sürerken çevresindeki insanlar inim inim inliyor , feryat figan ediyorsa , bunun adına krallık değil , hapishane gardiyanlığı denir."

"İşin doğrusu , sevgili More, yüreğimden geçeni söylemem gerekirse , özel mülkiyetin söz konusu olduğu ve her şeyin parayla ölçüldüğü yerde toplumun adil bir şekilde yönetilmesi ya da refaha kavuşması imkansız görünüyor bana , tabii adil bir şekilde yönetilmekten kötülerin en iyi yaşama biçimlerine sahip olmasını anlamıyorsan ya da refah içinde yaşamaktan her şeyin birkaç kişinin arasında paylaştırılmasını anlamıyorsan."


"Çünkü insanlar çeşitli ünvanlar altında her şeyi var güçleriyle kendilerine yonttukları sürece , ortadaki mal ne kadar çok olursa olsun hepsi ancak birkaç kişi arasında bölüştürülür , kalanlar açlığa terk edilir."

"Ütopyalılar delilere aşırı düşkündür. Onlara göre bu tür insanların aşağılanması çok büyük ayıptır, hatta öyle ki delilikten haz alınmasını bile makul karşılarlar.Çünkü böyle bir hazzın delilere çok büyük yararı olacağını düşünürler .Onların söylediklerine ya da yaptıklarına gülemeyecek kadar katı ve donuk bir insana hiç birini asla emanet etmezler , çünkü böyle bir insanın delilere karşı yeterince şefkat gösteremeyeceğinden endişe duyarlar, öyle ya delilerin tek iyi yanı varsa , o da insanı neşelendirmesidir ama bu özelliklerinden bile yararlanmasını bilmeyen bir insanın onlara bir hayrı dokunmayacağı zaten açıktır."

"Ütopya'da mevki hırsına kapılan insanlar bir ömür de geçse hırs yaptıkları bu mevkilere asla ulaşamazlar ."

"Savaşı tamamen hayvani bir şey olarak görüyorlar, ama savaşmaya insan kadar düşkün bir canlının olmaması da kanlarını donduruyor.Bu konuda neredeyse dünyanın bütün ülkelerinin geleneğine aykırı olarak , savaşta kazanılan onur kadar onursuz başka bir şeyin olamayacağını belirtiyorlar."

"Kibir için zenginliğin ölçüsü kendisinin neye sahip olduğu değil, başkalarının neye sahip olmadığıdır."

17 Ekim 2015 Cumartesi

72-ROCANNON'UN DÜNYASI -URSULA K. LE GUIN

Çeviri: Tüba Çele
1. Basım 1995
2. Basım 2013
133 Sayfa


Ursula K. Le Guin severseniz , bu kitabını da seversiniz.

Lakin hiç okumamışsanız , başlamak için doğru bir seçim olmaz.

Her ne kadar Le Guin tarzını korumuş olsa da , bir Yerdeniz Serisi değil hele Mülksüzler hiç değil.

Fakat bu romanında da Ursula uslu durmamış , yapmış yapacağını.

Yeni bir dünya mı istiyorsunuz , en alasından, ütopya mı  tercihiniz, daha iyisi nerede dedirtecek türden.

Distopik kısma dokunmadan geçtiği de görülmedi henüz yazarımızın .

Biraz da fantastik eklersek , sanıyorum Ursula'yı anlamanız garanti olacak.


Bu bahsi geçen mevzulara uzaksanız, aman diyeyim, sakın bulaşmayın.

Zinhar tat alamazsınız , memnun kalamazsınız , mutlu olamazsınız.

Kitapla , hayal dünyanızla , pozitivizminizle kalın.





24 Mart 2015 Salı

27-YENİ ATLANTİS- FRANCIS BACON

Çeviri: Çiğdem DÜRÜŞKEN
1. Basım 2014
106 Sayfa


Ütopya türünde örnek vermeye kalksak 
Thomas More'un Ütopya'sından sonra , aklımıza gelecek 2. kitaptır.

Bacon'ın özel danışmanının dediğine göre ;
"tamamlanmamıştır".

Lakin Bacon , eseri İngilizce yazdıktan sonra , Latince eserlerin ölümsüz olduğuna inandığından , ütopyasını eklemeler yaparak bir de Latince yazar.

Ve yeni bir ada yaratır , bilim ve felsefe ütopyası olduğu söylenen eser aslında dinden de epey etkilenmiştir.

Mesleğinin zirvesinde, rüşvetle suçlandığından ötürü işsiz kalan ve mesleğini bir daha yapamayan Bacon , Yeni Atlantis 'te özellikle rüşvet konusunda oldukça titizlenmiş , adalıların başka isimler ile adlandırdıkları rüşvet'i hoş karşılamadıklarını pek çok satırında konu etmiştir.

Bizim için önemli kısımlar;
 yarattığı ütopik adadaki gelişmişliğe karşın , adadan dışarıya çıkmanın şarta bağlı olduğu ve adalıların dünyanın her yerindeki yeniliklerden ilk elden bilgi sahibi olduklarıdır. 

Bu ütopik bilim ve felsefe adası, yazıldığı zamanı göz önüne alarak değerlendirdiğimizde , gerçekten türünün en iyileri arasında olmayı hak ediyor.

Çok mühim değil ama dikkatimi çektiği için yazmadan geçmeyeyim;
Yazarın, o dönemde Türk sarıklarının görünümü hakkındaki düşüncelerini şu satırlarda görmek mümkün;
"İç giysisi yeşildi , sarığı andıran başlığı da aynı renkte yeşil, zarif şekilde tasarlanmıştı,
Tüklerin taktığı gibi kocaman değildi."