Alfa-Felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alfa-Felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2015 Çarşamba

88-ÜTOPYA-THOMAS MORE

Çeviri:Çiğdem DÜRÜŞKEN
1. Basım 2014
242 Sayfa



"Birisi zevküsefa içinde yaşam sürerken çevresindeki insanlar inim inim inliyor , feryat figan ediyorsa , bunun adına krallık değil , hapishane gardiyanlığı denir."

"İşin doğrusu , sevgili More, yüreğimden geçeni söylemem gerekirse , özel mülkiyetin söz konusu olduğu ve her şeyin parayla ölçüldüğü yerde toplumun adil bir şekilde yönetilmesi ya da refaha kavuşması imkansız görünüyor bana , tabii adil bir şekilde yönetilmekten kötülerin en iyi yaşama biçimlerine sahip olmasını anlamıyorsan ya da refah içinde yaşamaktan her şeyin birkaç kişinin arasında paylaştırılmasını anlamıyorsan."


"Çünkü insanlar çeşitli ünvanlar altında her şeyi var güçleriyle kendilerine yonttukları sürece , ortadaki mal ne kadar çok olursa olsun hepsi ancak birkaç kişi arasında bölüştürülür , kalanlar açlığa terk edilir."

"Ütopyalılar delilere aşırı düşkündür. Onlara göre bu tür insanların aşağılanması çok büyük ayıptır, hatta öyle ki delilikten haz alınmasını bile makul karşılarlar.Çünkü böyle bir hazzın delilere çok büyük yararı olacağını düşünürler .Onların söylediklerine ya da yaptıklarına gülemeyecek kadar katı ve donuk bir insana hiç birini asla emanet etmezler , çünkü böyle bir insanın delilere karşı yeterince şefkat gösteremeyeceğinden endişe duyarlar, öyle ya delilerin tek iyi yanı varsa , o da insanı neşelendirmesidir ama bu özelliklerinden bile yararlanmasını bilmeyen bir insanın onlara bir hayrı dokunmayacağı zaten açıktır."

"Ütopya'da mevki hırsına kapılan insanlar bir ömür de geçse hırs yaptıkları bu mevkilere asla ulaşamazlar ."

"Savaşı tamamen hayvani bir şey olarak görüyorlar, ama savaşmaya insan kadar düşkün bir canlının olmaması da kanlarını donduruyor.Bu konuda neredeyse dünyanın bütün ülkelerinin geleneğine aykırı olarak , savaşta kazanılan onur kadar onursuz başka bir şeyin olamayacağını belirtiyorlar."

"Kibir için zenginliğin ölçüsü kendisinin neye sahip olduğu değil, başkalarının neye sahip olmadığıdır."

24 Mart 2015 Salı

27-YENİ ATLANTİS- FRANCIS BACON

Çeviri: Çiğdem DÜRÜŞKEN
1. Basım 2014
106 Sayfa


Ütopya türünde örnek vermeye kalksak 
Thomas More'un Ütopya'sından sonra , aklımıza gelecek 2. kitaptır.

Bacon'ın özel danışmanının dediğine göre ;
"tamamlanmamıştır".

Lakin Bacon , eseri İngilizce yazdıktan sonra , Latince eserlerin ölümsüz olduğuna inandığından , ütopyasını eklemeler yaparak bir de Latince yazar.

Ve yeni bir ada yaratır , bilim ve felsefe ütopyası olduğu söylenen eser aslında dinden de epey etkilenmiştir.

Mesleğinin zirvesinde, rüşvetle suçlandığından ötürü işsiz kalan ve mesleğini bir daha yapamayan Bacon , Yeni Atlantis 'te özellikle rüşvet konusunda oldukça titizlenmiş , adalıların başka isimler ile adlandırdıkları rüşvet'i hoş karşılamadıklarını pek çok satırında konu etmiştir.

Bizim için önemli kısımlar;
 yarattığı ütopik adadaki gelişmişliğe karşın , adadan dışarıya çıkmanın şarta bağlı olduğu ve adalıların dünyanın her yerindeki yeniliklerden ilk elden bilgi sahibi olduklarıdır. 

Bu ütopik bilim ve felsefe adası, yazıldığı zamanı göz önüne alarak değerlendirdiğimizde , gerçekten türünün en iyileri arasında olmayı hak ediyor.

Çok mühim değil ama dikkatimi çektiği için yazmadan geçmeyeyim;
Yazarın, o dönemde Türk sarıklarının görünümü hakkındaki düşüncelerini şu satırlarda görmek mümkün;
"İç giysisi yeşildi , sarığı andıran başlığı da aynı renkte yeşil, zarif şekilde tasarlanmıştı,
Tüklerin taktığı gibi kocaman değildi."