Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2019 Cuma

ZOR OLSA DA HAYAT DEVAM EDİYOR- RÖVŞEN ABDULLAOĞLU

1. Basım 2019
Destek yayınları 
271 Sayfa 

"Gözlüğünüzün camı ne renkse hayatı o renkte görürsünüz . "

"İnsanlar biz müsaade etmedikçe bizi küçük düşüremez, rencide edemez. Başkalarının hakaret ve eleştirileri biz izin verdiğimiz için bizi etkiler."

"Korkak ve öz güveni olmayan kişilerle tartışma çünkü onlar yakın yolu sana uzak gösterir. "

Azerbaycan'ın çok satan yazarı imiş Rövşen Abdullaoğlu. Kişisel gelişim kitabından ziyade bir çeşit afirmasyon.
 Size;
 başınıza gelenlere yaklaşımınız, gelecekte başınıza gelebileceklere karşı  nasıl davranmanız gerektiği konuları örnekleriyle ve tabii zemine din olgusu oturtularak verilmiş.  

Elimde 3 gün kalan kitabı keşke daha önce okusaymışım dedim, çünkü bazı kitapları zamanında okuduğuma ya da bazı kitapların tam da ihtiyacım olan zamanda bana geldiğine inanıyorum.

 Her yazılana katılmasam da farklı pencerelerden bakanların ne gördüklerini merak ediyor ve okumayı seviyorum.


9 Ekim 2017 Pazartesi

AŞK VARMIŞ, AŞK YOKMUŞ-MİNE G. KIRIKKANAT

1.-4. Basım 2011
223 Sayfa

"Yazarlar yaşamı gammazlamak için vardırlar. Kapı ve telefon dinlerler , hatta röntgencidirler.Casuslardan farkları , gerçek öyküleri hayalle evlendirip okurlara satmaktır. Rapor değil ; roman, öykü yazarlar ve iyi ki ciddiye alınmazlar."

Sanırım Kırıkkanat'tan okuduğum  3. kitap. Biyografik aşklar anlatılmakta , eskilerin ünlülerinden. 

Çok sevdim yine :D

Sanırım bu eski zaman hikayelerini , her ne kadar biraz uçuk ta olsalar , seviyorum ben .

Victor Hügo'nun Juliette Drout'la ,
Elizabeth Taylor'un Richard Burton'la olan aşkını ayrı bir sevdim sanki.

Erkeklerin aşkı  hakkındaki fikirlerimi değiştirememiş olmalarına rağmen .


17 Eylül 2017 Pazar

Pİ - AKİLAH AZRA KOHEN



1. Basım 2015
700 Sayfa

İlk iki kitabı okuduktan sonra böyle bir kitap beklemiyordum açıkçası , Fi yi okuduktan sonra ne düşünmüşüm , ne yazmışım diye baktım ve çok erken karar vermiş olduğumu görüyorum şu an.

Çi konusunda hala aynı fikirdeyim.

Pi mi, Pi ; ilk kitapta neden Ayn Rand'a benzetmişler ki , sorusunun karşılığı.

Pi ile şunu fark ettim , bu arada Fi 'ye yazdıklarımı unutmuşum,  Atlas Silkindi 'nin kopya hali.. Hem de en karbonlusundan...

Evet , yani öyle ilham , benzetme falan değil . 

Arkadaş bu kadar mı dedirten cinsten hem de .

Tabii ki her kopya gibi karbon kağıdının izleri var üzerinde .

Bir de çemkirmişim Ayn Rand'a benzetenlere , yuh olsun bana.

Benzetmek ya da benzerliği kamufle etmek  için müthiş bir çaba harcamış , her kitap için 100'lerce sayfa , binlerce kelime harcamış . 

Sırf okuyan çakmasın diye tur üstüne tur bindirmiş. 

Ama yani hikaye Türkiye 'de geçiyor diye , ülkemizde pek kitap okunmuyor diye , okuyanlar da ne okuduğunun çok ta farkında değil diye bu kadar da olmaz ki.

Röportajlarını falan dinlemedim ama gerçekten biri Atlas Silkindi'yi sormuş mu oldukça meraktayım. Varsa bildiğiniz yorum kısmında bir zahmet beni aydınlatın :D



********************




"İnsan nasıl özgür olabilirdi , insanlık köleyken."

"Binlerce yıldır kendini rahatlatmak için kendine yalan söyleyerek evrimleşmiş beyinlerin organizmalarıydık. İşimize gelmeyen hesaplara girmemek için , bizi strese sürükleyen konularla yüzleşmemek varoluşumuzun bir parçasıydı.Kendine yalan söyleyebildiği için kendine katlanabiliyordu insan."

"Herhangi bir  duyguyu hissetmeyecek kadar aptallaşıp bedenlerini televizyonlara teslim ediyorlar.Dizilerde yaşıyor , filmlerde hayat buluyor , aktör ve aktrislere aşık oluyor , televizyona çıkan herkesi adam yerine koyuyor ve kitap okumaya çalışınca da hemen uyuyuveriyorlar."

"Korkuyla şekillenmiş aileler çocuklarının kendilerinden büyüyüp yabancılaşmasını engellemek için , en ilkel haliyle , bilgiden  uzak tutuyorlardı yavrularını , kendilerini geliştirip yavrularına yetişmek yerine yavrularını engellemekti cehalet."

"İyiyi dışlamak , akıllıyı ezmek , fark edeni aşağılamak , umursayanı aptal saymak evrimsizliğin ilk tepkileriydi."

"Eski bir inanışa göre, kişi dünyadaki yolculuğunu tamamladığında cennet ile cehennem arasında kendini ayna karşısında bulurmuş. Bu ayna o kişinin, dünyada geçirdiği süre boyunca , her konuda olabileceği , ulaşabileceği en yüksek potansiyeli sunarmış ona ve ruh , olabileceği en iyi versiyonuyla , olmayı seçtiği versiyonu öyle netlikle görürmüş ki aynada, olabilecekken olmadığı şeylerin , yani dolduramadığı potansiyelin pişmanlığı içine işlermiş. İşte o pişmanlık ruhun cehennemiymiş..."

"Neye inanırsanız inanın , tüm inançlar , tüm felsefeler, ideolojiler , düşünceler , fikirler kişiye olabileceği en iyi versiyonu bulabilmesinde yardım etsin diye dünyaya yerleştirilmiş araçlardır. Siz olabileceğiniz en iyi halinize dönüşmeyi bir kenara bırakıp hanginizin aracı daha iyi diye kavgaya girişirseniz bırakın potansiyelinizi doldurmayı , kişi bile olamazsınız. Pişmanlığınız hayatınız olur..."

4 Mayıs 2017 Perşembe

MUTSUZ ÇOCUKLAR ÜLKESİ -ÖZGÜR BACAKSIZ


16-25. Basım 2016
143 Sayfa

"Hayat bir "mışlar" silsilesiydi mutsuz çocuklar ülkesinde ."

"Renkli topaçlar yok, leblebi tozu yok , Eti Puf kokan marketler yok , terden ıslanan çocuk tişörtlerinin sıcaklığı yok , seksek oynadığın tebeşir izleri yok, iyi orta açan bir sağbek yok , 
bir vicdan yok ,
bilmişlik çok kibarlık yok ,
umut yok , gelecek yok , eskiye özlem çok."

*****************
Özgür Bacaksız 'ı ilk okuyuşum. 

Elimdeki 25. Basım olunca , önce biraz tırstım açıkçası sonra mevzu 90'larsa sorun olmaz deyip başladım.

90'lardaki çocuklukları okumaya yavaş yavaş alışıyorum sanırım.

Son zamanlarda bir hayli popüler , eskileri yad etmek :)

Gerçi Bacaksız'ın kitabı için çok sevdim diyemem .

"Yani" ile "eh işte" arası bir yerde .

Zaten oldukça boş  bırakılmış sayfaları okumak kolay orası ayrı ve fakat 90'lar deyince , hani kendi çocukluğumun da geçtiği , hafif göz doldurmalı , biraz burun sızlatmalı .

Biraz beni tutup o günlere götürmeli :)

Bu kitap onu yapamadı ne yazık ki .

Olsun yine de 90'lar hep güzel gönlümde :)






5 Şubat 2017 Pazar

YOL-METİN HARA

AŞKIN İSTİLASI
2014 Basım
407 Sayfa

   Metin Hara ile arkadaşım vasıtası ile  tanıştım, yol kitabından çok önce.Fakat çok konuşma fırsatım olmadı , çünkü gerçek manada ne iş yaptığına bile dikkat etmeyip , geçmiştim o zaman.

Sonra arkadaşım , kitap çıkardığını söyledi, kitabı çok satanlarda gördüğüm her defasında daha bir merak eder ama bir türlü elim gidip alamazdım.

Enteresan biri Hara, kitapta onayladığım yerler de var , uygulamalarını yapamadığım yerlerde.

"İnsan hayatındaki her problem ve hastalık onun zihninde yaratılır."

Mesela kitapta yazan üstteki alıntı kesinlikle onayımdan geçer , çünkü yıllardır aynı şeyi ben de çevreme söylerim .

"Sorunu kendi sorunlarını görmezden gelmek olan birine, kimse yardım edemez ..."

Bu da hayatta çokça kullandığım başka bir cümle.

"sevgiyle yaptığın sürece her şeyin bir anlamı vardır..."

Genele vurursak , bildiğimiz bir şeyin kağıda dökülmüş hali , değil mi?

"Kalp olup aşkı hapsedeceğine , hiç olup onu özgür bırakmayı öğrenmelisin."

Kitapta en , en çok sevdiğimdi.







"Ölümden en fazla korkanlar, yaşamayı bilmeyenlerdir."

"En büyük iletişim problemimiz :
Anlamak için dinlemiyoruz, 
Cevap vermek için dinliyoruz."

Değil mi?

"Cehalet bilgi eksikliği değil, algı eksikliğidir."

Yine en sevdiklerimden.

"Hayat seni güldürmüyorsa, espriyi anlamamışsın demektir."

"Kendin hakkında ne kadar az farkındalığın olursa , kendini o kadar mükemmel zannedersin."

"Şimdinin ustası olamazsan, geçmişin ve geleceğin kölesi olursun."

Zaten genel olarak bilmediğiniz şeyler değil kitapta anlatılanlar ama belki de hayata kapılıp gözden kaçırdıklarınız olabilir.


"Hükmedersen dinlemezsin, dinlemediğini anlamazsın, anlamadığını bilmezsin, bilmediğinden korkarsın..."

"Asıl mucize kendine inanmaktır, sonrası hep olağan şeyler."

 Kitabı takasla elde ettiğimden sanırım 2. kitabı olan Dem'i de takasta denk gelirse okuyabilirim .


22 Mayıs 2016 Pazar

51-Çİ- AZRA KOHEN

1. Basım 2014
12-21. Basım 2014
318 Sayfa

"Bir tek kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?"

"Hayatın acınacak yanları olduğunu sanıyorsan , yanılıyorsun, algını değiştir!Mecburiyetlerinden sıyrılabilmiş ve buraya gelebilmiş birisin sen . Milyonlarcasının yapamayacağını başarmış birisin! Çünkü hayat sana o kahrolası deneyimlerle kendini buldurdu, şanslısın! Ya kendini bulamayacağın ya da yok olacağın bir deneyimde doğdun.Arada bir yerde sıkışmadın ki varolabildin."

"Altında ezilmen için değil, gerekli olduğu kadarını alıp renklenmen için yaşıyorsun."

"Dayanıklılığım güvenilirliğimden gelir , cesaretimse deliliğimden."

******************************

Fi'yi okuduktan sonra 'o kadar da önyargılı olunmamalı diye düşündüm ' yani beklediğim kadar da vasat değil hafif bir merak bırakıyor kitap dimağda:D

Çi'yi okumaya bu merak itti diyelim .

Fakat bu itiş, güzel bir yere düşürmedi beni.

Çi bitmedi , bildiğin yani , okuyorum okuyorum bitmiyor kitap, böyle yaya yaya, uzata uzata , gere gere , konudan konuya geçişleri ...

Yazarın; aman bunu da yazayım dediğini duyar gibi olarak , gündemden geri kalmamak adına çırpınışlarına tanık olarak bitti kitap.

Beğenmedim, ilginç bir başlangıç yapmıştı oysa Fi ile.

Olmadı .

3. kitabı edinirsem , para ile değil ama , takas  olabilir, ancak okurum ama uzun ara vermem lazım.

Şimdi ben bu kitaba beğenmedim yazdım ama alınmayın lütfen , bakın net söylüyorum BEN beğenmedim.

Bana farkındalık katmadı kitap , aydınlanma yaşatmadı, okurken sıkıldım ,hatta bir ara bunaldım.

Bunları yazmam demek , siz nasıl beğendiniz demek değil.

Sizin beğendiğinizi ben beğenmek , benim beğenmediğimi siz de beğenmemek durumunda değilsiniz.

Kasmayın yani.

Beğendiniz ise çıkın söyleyin.

Üzerinize atlamaya ya da nasıl beğendiğinizi sorgulamaya niyetim yok.

Siz de benim neden beğenmediğimi sorgulamayın.

Bana uymadı, net.






27 Kasım 2015 Cuma

80-Fİ - AZRA KOHEN


1. Basım 2013
26. Baskı 2014
598 Sayfa

"İnsanlık boktan bir durumdaydı...Açlık, kazalar , hastalıklar ve  ölümler yüzünden değil!Üzerinde çalışmak için geldiğimiz kimlik bilincimizin , bir köşeye itilip tüm anlamsız şeylerin merak edilir hale getirilmesindendi."

****************************


Önce kabul etmeliyim , okumak için geç kaldığım kitaplardan biri.

Fakat kitaba ölüp bittiğimden değil bu gecikmişlik hissi.

Yani kitabı  sevdim aslında , bayılmamış olsam da  .

26 baskı , o kadar sosyal medya fotosundan sonra , yeryüzünde okumayan tek ben kalmış gibi hissediyorum .

Bak yine aynı şeyi yapıyorum , bu kadar beğenilen kitabı beğenmemişim gibi yazıyorum.:D

Tam olarak karar vermek için sanırım 3'ünü de okumalıyım fakat korkuyorum, ya 3. de bittikten sonra aynı şeyleri hissedersem!

Neyse efendim biraz da kitaptan bahsedelim , yukarıda da okuduğunuz üzere 600 sayfalık kitaptan sizin için alıntıladığım tek paragraf var.

Okurken işaretlediğim bir kaç yer daha olmasına rağmen , işaretlediğim yerleri defterime geçerken o kadar da etkilenmediğime karar verdim.

Kitap; ünlüler , ünsüzler , sesliler , sessizler , yaratıcılar ve tüketiciler  olarak adlandırdığım(kendimce) karakterlerden hasıl olmuş .

Nette araştırınca okuyanların tarz olarak Ayn Rand 'la  kıyasladıklarını gördüm.

Bu arkadaşlara :

"Yapmayın gözünüzü seveyim "

demek istiyorum.

Ayn Rand ile aralarında o kadar büyük ve bariz farklar var ki.

Ege'deki tepelerle Ağrı Dağı'nı kıyaslamak gibi oluyor, bu benzetme .

Olmuyor yani.

Evet bunda da üretici birileri var fakat , aynı değil.

Kesinlikle!

Benim en sevdiğim karakter ; Bilge.

Bu kızdan 2 ya da 3. kitap için büyük beklentilerim var .

Bir de yazarın da dediği gibi sanki karakterlerde hafif bir tanınmışlık hissi var , kim kimdir tam çıkaramamış olsam da.

Not: Yazar daha önce "Akilah" mahlasını kullanırmış.







13 Haziran 2014 Cuma

53- AYNI YATAKTA ÜÇÜMÜZ- İLKİM ÖZ

2. Basım 2013
254 Sayfa 

Kitabı, kapağına bakarak almışım.

Ve itiraf ediyorum ki arka kapağı hiç okumamışım. 

Psikoterapi öyküleri yazısını görünce , isim de ilginç  geldi .

Fakat nasıl algılamışsam ben aile hikayeleri beklerken , evli erkeklerin hayatlarındaki 2. kadınların hikayelerinde buldum kendimi .

14 yıllık evliliğimi mi sorgulasam , kitaba adını veren hikayeye mi şaşırsam bilemedim.





18 Kasım 2013 Pazartesi

101-GERÇEKTEN YAŞIYOR MUSUN?-ARET VARTANYAN

Destek Yayınları
1  Basım 2013-248 Sayfa

Kitabı büyük bir ihtimal ismine bakıp aldım.

Çok açık ifade edeyim, kişisel gelişim okumayı severim fakat böyle sanki gözlerime bakarak , ellerimi tutarak yazılmışından pek hazzetmedim.

Yani evet yazar müthiş hümanist biri , zaten kitabı okuyup bunun farkına varmamış kişi yoktur.

Bir de pozitivist ki yani, kitabı okurken fazlaca kaptırıp, cama çıkıp "iyiyim lan ben"  dememek için güç tutabilirsiniz kendinizi ,eğer çabuk inanan biriyseniz. 

Beğenmedim demiyorum , kişiye göre değişir fakat başucu kitabı olduğunu da düşünmüyorum.

Zaten kitabın içinde de var cinselliğe kötü bakmayın hür yaşayın diyor , tabi canım ya, eee bir de evlenmek için evlenmeyin , soy devamı için de çocuk yapmayın moduna girmiş ki ,nasıl çıkalım bu işin içinden , çocukarı fazla sıkmayın ama gözünüzden ayırmayın da demiş .Ok yani evrenin şifresi tamam.


Bir de çok erkek, fazla erkek yazmış sanki , direkt kadın okura yönelinmiş .Yani şimdi ellerini tutuyorum , gözlerine bakıyorum ,sarılıyorum , öpüşüyoruz (yok artık)cümlelerine pek çok yurdum erkeği nasıl yaklaşsın?

Bir de son cümle "seni seviyorum". :))

Bütün kitapta tek bir cümle var ki öyle bakıp geçemedim , durdum , post-it yapıştırdım yanına.

"İnsan her şeye alışıyor."

İşte bu cümle beni etkiledi.

NOT:Bir de yerel gazetelerde , nette yazan Tekirdağ'lı bir abi var , ALİ GÜLCÜ ,o da güzel yazmış , okuyun vaktiniz varsa:)http://www.aligulcu.net/duvar/#respond
Not 2-Tırnaklar benim değil , Nilay'a mankenlği için teşekkürler:)

6 Mart 2012 Salı

21-BAMBAŞKA-KAHRAMAN TAZEOĞLU

Destek Yayınevi
2012 Basım-230 Sayfa

Kahraman Tazeoğlu'nu hiç okumamıştım, kendisiyle tanışma kitabımdır.
Bir balık burcu olarak sınırları zorlayacak kadar duygusal olmamam rağmen , yaşanan hayat farklı bakış açılarıyla, realiteleri getirdi dünyama.Belki sırf bu sebeptendir , kitapta yazanları buruk tebessümlerimle okuyuşum.
Sayfalar 3-4 hikayecikten mütevellit ve diğer sayfalarda yazan; adeta benim lisede tuttuğum Felsefi-Romantik sözcükler ...
3-4 hikaye anlamlı ve güzel.Ve özellikle biri var ki blog için fikir verdi bana .
Kitaplar ve yurdum insanının kitap okuyanlara verdikleri Traji-komik tepkileri , ben de blogumda küçük anektodlar şeklinde yayınlayabilirim.
Kitap için özellikle hayata duygusal bakan , henüz realiteleri tanıyamamış (lise dönemi) , ya da bunları çok takmayarak hala duygusal kalabilenler okumalı.
Yoksa ben gibi yüzünüzdeki "yapma ya" ifadesinden kurtulamayabilirsiniz.