Macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2021 Salı

THE SILENT PATIENT - ALEX MICHAELIDES


"Somehow grasping at vanishing snowflakes is like grasping at happiness: an act of possession that instantly gives way to nothing." 


    "Mükemmel heyecan verir" diye tanıtılan,  Goodreads 'ta 4.13 ortalaması olan kitaba benim puanım 3.5⭐, bu puan neden düşük sorusuna verebileceğim en uygun cevap; hikayenin sonu. 

    Tabii ki size oturup sonunu anlatmayacağım , hımm denesem mi ki :D...

    Aslında hikaye neredeyse "mikemmele" yakındı, şaşırttı mı şaşırttı,  heyecan da verdi vermesine,  ilgi de çekti çekmesine... Bilhassa Yunan mitleri ile  Alcestis detayları süper uygun serpiştirilmişti ve fakat o son nedir öyle yani, bırak bazı şeyler yarım kalsın kardeşim. Nedir bu ille de daha da anlatacaklarım var derdiniz. 

    2021'de heyecanlı bir şeyler okuyamadıysanız ve tabii ki "hiiiç heyecan yok benim hayatımda yea" diyenlerdenseniz,  "elimden bırakamayacağım bir şeyler okumak istiyorum " diye ağlıyorsanız(!) kitabın oldukça hacimli bir kısmında emellerinize kavuşacaksınız, ha sonrası da pek tabii ki bana göre bir miktar gereksizse de, belki siz bayılacaksınız :D Bir şans veriniz rica ediciğim :)

    Bu ay, İngilizce kitap kategorisi de dahil bütün planladığım okuma listemi tamamlamış ve yıllık okuma hedefime de ulaşmış bulunmaktayım.  2021 'in son 3 gününde bir şey yapmadan öylece yatıp yuvarlanma(hem bir şey yapmayıp hem nasıl yuvarlanama eylemini yapmalıyım bilmesem de ) planlarım var, haydi bakalım henüz okuma hedeflerini gerçekleştirememiş arkadaşlarım kolay gelsin, yılın son günlerinde kitaplar yoldaş olsun sizlere... 

    Varyant varyant gelen "bağzı" başıbozuk virüsler uzak olsun hayatlarımızdan inş, bu arada bu virüsle henüz tanışmamış kaç kişiyiz bilmek isterdim, yazmak isteyenler lütfen yorum kutusunu ziyaret edebilir mi?

8 Ocak 2021 Cuma

ASIL GERÇEK - DAVID BALDACCI

2013 Basım 


‘Silahlanan bir ulus tetiği çekme konusunda tez canlı olur.’

Ne kadar da manidar bir alıntı değil mi?

‘Zeki bir adam zaferin mutlak bir şey olmadığını anlayabilirdi. Daha zeki bir adam ise yenilgiye uğradıktan sonraki aşamaları başarılı bir şekilde nasıl ele alacağını ve doğru adımları nasıl atacağını belirleyince gerçek anlamda hiçbir zaman nasıl yenilgiye uğratılamayacağını bilirdi. Hepsinden daha da zeki olan adam ise kaybettiğinde dahi aslında kazanırdı.’

Şu anda kendimi en az zeki olan kadar bile zeki hissetmiyorum, zeki olmadığımdan mütevellit herhalde. Gelelim 2021 ‘in ilk kitabına her ne kadar 2020’nin zibilyon adet yarım kalmış kitabından biri olsa da 2021’de bitmesi nedeniyle bu kulvarda kendine yer buluyor, ayrıca keyif benim değil mi istersem 1999’a bile ekleyebilirim. Neden böyle bir saçmalık yapayımın kesinlikle takdire şayan bir sebebi ise okunan kitaptaki tutarsızlıklara atıf yapmak, bundan blog takipçisinin haberdar olmaması benim sorunum mu?

-EVET!

Ve fakat bunun bu kadar ağdalı halde izahından sonra zannederim blog okuru da halet-i ruhiyem konusunu da göz ardı etmeyerek durum değerlendirmesini yapabilir. Uzun uzun araştırılıp yazılabilen denemeler
 ( Long research Essay ) neticesinde kurulan cümlelerimin amansız uzunluklarına takılmayınız. Gelelim kelamın özüne,
kitabımız komplo teorilerinden oluşuyor denilebilir, algı yönetimi hususunu baz aldığını söylersem bir miktardan biraz fazla spoiler vermiş olur muyum, ihtimal... Çin’iydi Rusya’sıydı Amerikasıydı ne arasanız var romanda, bir dünya romanı desek yalan beyanda bulunmuş sayılmayız. Biz kimiz, siz kimsiniz, bu ifadeler biraz abartılı geliyorsa çay içiniz(!),
 dur ya algı yönetimi falan hepten uçtuk. Kitap bir kurgu, ben eskiden çok hümanist, fazlaca romantik bir genç iken ve de detaylara takılarak kitapları okumadığım zamanlarda bu tür bir kitabı okuyunca çok mutlu olurdum, şimdi öyle olmuyor ...
Yazarın bütün kitap boyunca gezdirdiği  ve hemen her ülkenin pek çok şehrinde ‘arkadaşlarının’ evinde kaldırdığı gazeteci baş kahraman kızının, romanın sonunda ‘hiç arkadaşım yok’ demesi canımı sıkıyor mesela. 

Takılmazsanız ne ala, gayet enteresan bile olabilecek bir kurgu iken, hep benim yaşlı ve huysuz bir tip olduğumdan sebep 2 yıldız alacak goodreads’ta benden . 

Bu yıl artık toparlanayım diyorum, mesela kitap okumalarıma geri döneceğim sözümden sonra yarım kitap bile 8 günde bitebiliyor, aman boş ver, kursun (n’olur) son 10 günü ve sonrasında belki de buralarda daha çok bile görebilirsiniz beni (yalancının)... 
Kendinize iyi bakınız sevgili okur, özellikle beden  sağlığı için az yiyip, akıl sağlığı için çok okuyunuz !

SEVGİYLE...




 

29 Kasım 2017 Çarşamba

YANSIMA / LANDE - DENİZ ERBULAK

1. Baskı 2015
424 Sayfa

"Kuytu köşeleri severdi kızı.Kışı , soğuğu, rüzgarı , karı , yağmuru sevdiği gibi."

"Bazen yansımanın yolu değişir .Başka bir hayatın içinden geçer .Sonra o başka hayattan senin gibi biri gelir ve bize kaderden bahseder."

"Bu bir  oyun .Birileri yazarın üzerinden bu oyunu kuruyor...ve hepimiz bu kurulan oyunda yönetiliyoruz."

********

Bu kitap bir harika ;

Hem kurgu , hem gerilim, hem distopik, hem fantastik , hem korku ,hem macera  , hem seri ve hepsinden güzeli yerli bir kalemin elinden çıkma.

İnanmazsınız ne zamandır bu kadar heyecan verici bir kitap okumamıştım , hele de yerli bir yazardan , hele de bir kadın yazardan.

Deniz Erbulak , her kitabında olduğu gibi bu kadar şeyin içine , nezaketi de sığdırmış .

Nasıl yapıyor bilmiyorum ama kitabı üzerinde yazarın ismi olmadan okusanız bile Deniz Hanım aklınızdan geçebilir gibi geliyor bana.

Çünkü o nezaketi verebilecek başka bir kalem daha yok .

Bu kadar sert bir hikayede bile hem de .

Serinin devamını da edindim ve okumak için sabırsızlanıyorum .

Deniz Erbulak için de kütüphanemde özel bir bölüm oluşturma zorunluluğu doğuyor bu durumda , görülüyor ki kendisiyle daha çok kitapta buluşacağız .





26 Kasım 2017 Pazar

OYUN USTASI -JAMES DASHNER

Çeviri:Selim Yeniçeri
1. Basım 2016
302 Sayfa


Yine Kerem'den okuduğum bir serinin ilk kitabı .

Bilgisayar oyunları sevenlerin oldukça seveceği bir seri diye düşünüp , ben bu seriye devam etmeyeceğim sanırım falan diyordum ki kitap öyle bir bitiş yaptı ki sırf o bitişin hatırına okuyacağım seriyi ...


1 Ekim 2017 Pazar

İNFAZCI -TREVANIAN




Çeviri: Şen Süer Kaya
1994 Basım
287 Sayfa

"Önemli değil.Onlara ihtiyacı yoktu . Hiçbirine ihtiyacı yoktu."

Trevanian'dan okuduğum 2. kitap. Tam bir polisiye demek yerinde olacak . Psikolojk tahlilleri olsa da okuduğum ilk kitap olan Katya'nın Yazı kadar etkileyici değildi. 

O dağ sahneleri hatırıma geldikçe hala tüylerim ürperiyor.


Sonu her ne kadar şaşırtıcı olsa da, belki de son günlerde kendimde olan durgunluk/yorgunluk ile alakalı kitaptan çok etkilenemedim :(


28 Eylül 2017 Perşembe

TEMİZLİKÇİ/ FRANZ-OLİVİER GİESBERT

Çeviri:Alev ÖZGÜNER
220 SAyfa


"Anne , karşılık beklemeden seven tek varlıktır yeryüzünde .Hep her şeyi verir , ama sonradan aldığı nadirdir.Genellikle yapayalnız ölür."

Son zamanlarda ardı ardına polisiye gerilim okuyorum.

Bilinçli bir tercih değil benimki , öyle hafif olabilecek kitaplara elim gidiyor , bu da sayfa sayısı ve sanki bir macera arayışı halindeyken elimin gittiklerinden.

Ve tabii uzun zamandır da kenarda bekleyenlerden biri .

Ben genel anlamda polisiye -macera türünü severim , çok ta keyif alarak okurum.

Fakat bu kitap benim için tam bir fiyasko.

O kadar gereksiz boş sayfaları da bir kenara bırakalım, konu bütünlüğü, oradan oraya zıplayıp sıçrama durumu ve hiç gereği olmayan +18 sahneleri ile tam bir hayal kırıklığı.

Resmen sadece bitsin , elimde yarım kalıp ta psikolojik baskı yapamasın diye okuduğum ve kesinlikle bana haz vermeyen anlatımı ile belleğimde "aman sakın" etiketi altında yer alacağını düşündüren ender kitaplardan biri.

Yani çok fazla merak ediyorsanız okumayın demem ama ilk aklınıza gelecek kitaplardan olmayabilir kanaatindeyim .

Daha heyecanlı polisiyeler okumanız temennisiyle :D

28 Mayıs 2017 Pazar

BİZ KİMDEN KAÇIYORDUK ANNE? -PERİHAN MAĞDEN






1. Basım 2007
2. Basım 2007
182 Sayfa


"Bazen zaman çok yavaş akıyor .
Yapışkan bir şeye dönüşüyor zaman 
Ruhumuza yapışıyor pençelerini geçirip."

"Dışarıdan bakınca hayatımız tuhaf görünebilir .Ama hiç de öyle değil.İçindeyiz çünkü biz ."

"Ben hatırlayacağım , sen unutacaksın .Hep böyle oldu , böyle kalacak .Her şeyin bir bedeli var .Benim cezam unutamamak."

Yeğen 'den okuduğum kitaplardan biri daha . Evet oldukça ağır okudum ama enteresan bir kitap olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu .

Kitabı bütün olarak sevdim ama ...

Enteresan bir anlatımı , kurgusu falan .

Sanki kitap okutmuyor da kendini yaşatıyor, siz içine girmek istemeseniz, kendinize ait bir nokta bulamasanız da illa sizi içine almak istiyor.

Hatta sizi zorunlu kılıyor buna .

Ama kısmı da güzel aslında , o belirsizlik , biraz daha dikkatle okumanızı sağlıyor .

Beğendim ben :D




26 Nisan 2017 Çarşamba

24 SAAT AÇIK KİTAPÇININ SIRRI -ROBIN SLOAN

Çeviri:Zeynep Yedierler
1.Basım 2013
295 Sayfa

"Ben Türkiye'deyken dünyaya bakışım değişti ve bu da benim tüm hayatımı etkiledi."

*Mekanik Türk: Kullanıcıların insan zekası için görevler yolladığı internet odaklı bir yazılım.

Eğer teknoloji sever, bulmacalar ile aranız iyi , kitap tutkunu biri iseniz bu macera tam sizin için .

Yazarın üstte de yazdığım alıntısı ve kitabın ismi dikkatimi daha çok vererek okumamı sağladı.

Fakat sanıyorum benimle alakalı bir sıkıntı oluştu , okurken bir türlü kendimi kaptırıp ,  bütünlük sağlayamadım.

Oysa hem teknoloji severim , hem bulmacalar çok ilgimi çeker , sanıyorum kitaplar hakkında ne düşündüğümü burada tekrar yazmama gerek yok.

Dediğim gibi bu sıkıntı benimle alakalıdır muhtemelen ama aranızda okuyanlarınız varsa , yorumlarını bekliyorum .

Keyifli kitaplar olsun , sevgili kitap severler :D

30 Mart 2017 Perşembe

TRENDEKİ KIZ-PAULA HAWKINS

Çeviri:Aslıhan KUŞCAN
1. Basım 2015
360 Sayfa


Konu güzel.

Gerilimi, psikolojisi, macerası tam yerinde.

İki sebep var yalnız;
 1.'si benimle,
 diğeri de dış mihraklarla alakalı , sorular oluşturdu bende.

1. benimle alakalı konu ; elime kitabı alıp okumaya başladıktan elli sayfa sonra 2 sayfanın eksik olduğunu fark ettim.

Can sıkmaya gerek yoktu, PDF 'i imdada yetişti.

2. 'si daha derindi.

Karakterlerden biri , Kamal Abdic.

Bu romanı okuyan varsa , altta yazdıklarımı okusun yok kitabı okumamışsa spoiler yer ona göre :D

Bu arada filmi de var , The girl on the train . Kitabı okumak zor gelirse aklınızda olsun. Gerçi ilk 10 dakikasında fark ettiğim kilolu karakter bulamamış oldukları ama olacak o kadar ne yapalım.

************

Bu Kamal Abdic,
adından da anlaşılacağı üzere Müslüman.

Yan karakter gibi görünse de , aslında benim dikkatimi şu çekti.

Adam Sırbistan'dan iltica etmiş, babasını , ağabeyini Srebrenitsa'da kaybetmiş .

"Eee sorun ne olabilir diyorsunuz .

Sorun :
Katil olarak ilk şüphelenilen kişi olarak akla gelmesi , zaten bunlarda suç eğilimi var,
 denmesi .

Adam yakışıklı falan ama , güvenilmez yani.

Bir de gazetelerdeki Türkiye'deki terör haberleri geçiyor bir yerde ama bakın ona o kadar takılmadım.

Yani , bu yargılar o kadar üzüyor ki beni .

Şurada anlatmaya başlasam susamayacağım o sebepten bitiriyorum .

Yine de herkes benim gibi takılmayabilir , ben biraz hassasım bu konularda herhalde.

5 Mart 2017 Pazar

KATYA'NIN YAZI- TREVANIAN

Çeviri:Belkıs ÇORAKÇI
1. Basım 20183
3. Basım 1998
186 Sayfa

"Çok iyi bir okuyucuydum . Duygulu bir okuyucunun içinde , gizli bir yazma yeteneği bulunduğuna inanma hatasına düşmüştüm. Sanki güzel yemekleri sevmek , iyi bir aşçı olmaya pek yakınmış gibi."

"Zevklerim var ama iştahlarım yok. Gülüyorum , ama pek seyrek gülümsüyorum. Beklentilerim var ,  ama umutlarım yok. Esprilerim var , mizahım yok . Çok atağım ama hiç cesaretim yok. Açık sözlüyüm ama içtenliğim yok."
******************
Trevanian'ı Şibumi ile duydum , hatta o kadar çok duydum ki Şibumi'yi sahaf fuarında görünce dayanamayıp  aldım.

Ama okumadım !

Neden diye sormayın , bir türlü elim gitmedi .

Sonra takas sitesinde takas yaptığım bir sahaf Trevanian kitapları istediğimi görünce , elinde olan bir ikisini teklif etti .

Hemen kabul ettim .

Neden , diye sormayın .

Bazı yazarların isimleri ile aramda daha okumadan oluşan çekimi nasıl anlatacağımı , nasıl kelimelere dökebileceğimi bilmiyorum çünkü.

Ursula k. Le Guin ile de böyle başlayan bir hikayemiz var , sonra bağımlısı oldum :D

Şimdi bu Trevanian'ın ilk kitabını okuduktan sonra , zannederim şunu söylemek çok ta erken olmayacak , diğer kitaplarını okumayı dört gözle bekliyorum.

O kadar çok sevdim ki hikayeyi , anlatımı , mantığı.

Nasıl anlatsam ;

klasik okuyorsunuz gibi ama fena halde macera  .

Yavaş bir anlatım ama fena halde sarsıcı.

Tanıdık bir son ama fena halde şaşırtıcı.

Benim gibi geç kaldım diye üzülmek istemiyorsanız , hemen edinin bu kitabı :D



1 Mart 2017 Çarşamba

KIYAMETLE SAVAŞANLAR -DENİZ ERBULAK

1. Basım 2011
655 Sayfa

"Kızın bütün derdi; istemediği bir hayat dilimini bütün detaylarıyla yaşamak zorunda kalmasıydı."

"İşte asıl mesele bu zaten! Herkes sadece işine gelene inanıyor! Çıkarlarına uyanı kabulleniyor."

"İçinde bulunduğunuz şartları kendi mantığıyla kavrayabilen toplumlar , mücadeleyi doğru yaparlar."

"Onlarınki sadece gülmek ve iltifat etmekten meydana gelmiş , kahkahası eksildiğinde tadı da azalan bildik aşklardan değildi. Birbirleriyle ilgili endişeleri , şüpheleri , korkuları ve kabulleri vardı. Ama buna rağmen hiç konuşmadan , birbirine hiç bakmadan ve dokunmadan da var olan bir aşkı yaşıyorlardı. Aynı gökyüzünün altında yürümekten heyecan duyan ve bazen kalabalık bir odada aynı anda nefes almayı bile birbirlerine ait olmak için yeterli bularak sevmeye devam eden, sade ruhlardı onlar.Bedenlerinden kopuk , aralarında yaşamaya devam ettikleri ölümlülerden farklı ve ölümün kucağında bile mutlu ."
********************
Yazarın AŞKIN ÖTESİNDE adlı kitabını iki sene önce okumuşum.

Çok beğendiğimi yazmışım , hep aklımdaydı , fakat o kadar az yerde görebiliyordum ve hatta hiç göremiyordum ki kitaplarını bir köşede anımsanmak üzere tozlanmaya başlamıştı.

Tam başlamıştı toz tutmaya ki , bu kitabını edinmişim , sahaflardan mı edindim , sıfır mı aldım , takasla mı aldım hatırlamıyorum ama iyi ki almışım .

Erbulak yine karakterleri ile hayran bıraktı kendine , bir de fark attı ki gerilim türünde de yazabilir olduğunu gösterdi kitabında.

Evet Türk bir yazar da gerilim yazabilir hem de gerim gerim gerebilir sizi :D

O kadar öyle ki-Yalçın Küçük okuyorum bu tip ifadelerimi normal karşılamanızı diliyorum - jeoloji ile hiç ilgisi olmayan beni 650 sayfanın çoğunda bu dalın terimleri geçmesine rağmen bir gram sıkmadan akıp geçti kitap.

Yazarın iki kitabına daha sahip olduğumu , onların farklı yayınevinden çıktığını ve seri olduğunu göz önüne alarak yeni bir kitabına başlayacağım , zira şu anda sanırım 3. sünü yazmakla meşgul.

Okuyanınız varsa fikirlerinizi paylaşın arkadaşlar , fikirler ve paylaşım önemli .

NOT:Bu arada yorumlara hemen aynı gün dönemeyebiliyorum ama 2-3 postta bir mutlaka hepinize cevap vermeye ve bloglarınızı ziyaret etmeye çalıştığımı bilmenizi istiyorum , bu konuda belki daha fazla gayret göstermem gerektiğini düşünenleriniz var, biliyorum ama takdir edersiniz ki , tek yaşamım blog değil , bir miktar anlayış hepimize lazım .



24 Aralık 2016 Cumartesi

120-KARA CADI- NORA ROBERTS

Çeviri:Nil BOSNA
1. Baskı 2014
424 Sayfa


Nora Roberts seviyorum.

Bir vakitler oldukça da sıkı takip ediyordum ama kadın o kadar hızlı kitap yazıyor ki ben bu okuma hızıyla kendisine yetişemiyorum.

Bir zamanlar J.D. Robb adıyla yayımladığı Eve Dallas serisi vardı ki;

 2050 'de geçiyordu, polisyeydi ve müptelasıydım.

Bu da bir seriymiş .

Dallas değil ama.

Serinin 2 ve 3. kitabı takasla elime geçti .Eh bana da ilkini edinmek düştü.

Seri iyi, diğer Roberts kitaplarıyla karşılaştırıp , aynı keyfi vermediğini söyleyenler olsa da bana göre tam bir klasik Roberts kitabı.

Fantastikle macerayı harmanlayıp , üzerine de hissedilir bir aşk .

Yani basit, eğlenceli , anlaşılır , keyifli zaman geçirtir , itina ile de kafa dağıtır.

Eh Roberts'ı da edebi eser bekleyerek elinize almayacaksınız zaten.

O halde herkese keyifli okumalar olsun :D


28 Kasım 2016 Pazartesi

113-PSİKOPAT- TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2009
440 Sayfa

"Çocuklar tüm kötü şeyler için daima kendilerini suçlarlar.Bunun nedeni kendilerinin etraflarındaki , dünyanın merkezi olduklarını düşünmeleri ve meydana gelen tüm kötü şeylerin kendi yaptıkları bir hatadan kaynaklandığı fikrine kolaylıkla saplanmalarıdır."


*******************

85. kitabım olarak okumuşum bu yıl , Hoag'ı.

Tamamen tesadüf eseri tanışmışım.

İyi ki de tanışmışım ...

Ölümden Daha Derin kitabını okuduktan sonra Kağıt Salıncak'a yazarı sevdiğimden bahsetmiştim. o da bana evde 1-2 kitabının olduğundan bahsetmişti, tabii ki eve gittiğinde getirmesinin istemek te bu noktadan sonra şart olmuştu :D

Salıncak kitapları getirdiğinde elimde olan bir sürü kitabı ötelemek istemiyor fakat Hoag okumayı , diğer kitaplardan bir tık fazla istiyorum.

Kaçışı yoktu , bu kadını da Tess abla gibi markaja almak zorunluluğu doğmuştu.

Gerilim yazıyor Hoag abla , gerim gerim germiyor belki ama insanda bir heyecan bir adrenalin yükseltisi oluyor.

Bu kitabında , yine ters köşe yapmaya çalıştı fakat , belki de tam olarak nokta atışı yaptırmayarak enteresan bir şekilde , katili bulduğumda bile aynı sürükleyicilikle kendini okutmayı başardı.

Hoag  2. kitabın ardından , hala okumayı istediklerim arasında .

Asla bir Tess Gerritsen olamayacak belki gözümde ama yerini muhafaza etmeyi başardı , bu da demek oluyor ki bu blogda , daha fazla Hoag kitabı görmeniz olası.

Yağmurların geri döndüğü , bendenizin de kitaplarına kavuştuğu (malum vizeler ) şu günlerde , kahve ve kitap ikilisini şiddetle tavsiye ederim , Hoag olması zorunlu değil tabii , ama yine de bir şans verin kendisine derim :)










4 Kasım 2016 Cuma

104-ATLANTİS'İN YÜKSELİŞİ -ALYSSA DAY

POSSEIDON SAVAŞÇILARI
Çeviri: Selim YENİÇERİ
1. Baskı 2013
408 Sayfa


Takas kitaplarımdan biri daha.

Seriymiş.

Hızlıca okunan , çok ta akılda kalmayan kitaplardan.

Heyecanlı ve mitolojik yanları da yok değil.

Atlantis , posseidon , tanrılar , yarı tanrılar , vampirler ve tabii ki insanlar .

Enteresan bir seri , elimde olsa diğer kitaplarını da okumak isterim :D

Bakalım yeni takaslar neler getirecek :D


30 Ekim 2016 Pazar

102-ASSASSIN'S CREAD RÖNESANS-OLIVER BOWDEN

SUİKASTÇININ İNANCI
Çeviri: Erhan GÜLŞEN
Ufuk YILMAZ
2. Baskı 2014
469 Sayfa

Bu kitabı yazar , çok popüler olan bir bilgisayar oyunundan esinlenerek yazmış.

Gençler bilirler, Kerem de oynamış ki , kitabını da edinmiş .

Çok iyi falan deyince okumaya karar verdim kitabı.

Kimler yok ki kitapta.

Leonardo Da Vinci neredeyse başrolde.

Machiavelli figüran gibi kalsa da adı geçenlerden.

Tapınak Şövalyeleri falan , macera , heyecan , gizem .

Bu arada Assassian's, Haşhaşilere deniyormuş.

Haşhaşiler hakkında başka kitaplar da duydum ama okumak fırsatını bir türlü bulamadım , en yakın zamanda o kitaplardan  da okumak şart oldu.



15 Eylül 2016 Perşembe

85-ÖLÜMDEN DAHA DERİN--TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2010 
486 Sayfa



 Yine takastan edinip , okuduğum kitaplardan biri.

Açıkçası Hoag okumayı -bu kısmı itiraf olarak ta alabilirsiniz- sırf yazarın isminden ötürü istiyordum.

Böyle hemen seviverecekmişim gibi geliyordu yazarı.

Nitekim , öyle de oldu.

Hikayeyi sevdim.

Dolayısı ile yazarı da sevdim , tabii mutlaka bir başka kitabını daha okuyacağım.

Polisiye -macera diyebilirim kitap için.

Falsoyu yemedim ama katili de bulamadım :D

Ve fakat bende şöyle bir durum oluşuyor , en ufak bir hatada , affedemiyorum yazarı.

Dikkat:Şuraya kitaptan iki satır yazacağım fakat spoiler içermez. :D

Mesela 290. Sayfada kadın(Anne )  arabanın anahtarlarını adama (Vince) uzatıyor. 291. sayfada arabayı evin önüne kadın park ediyor .

Şimdi diyeceksiniz ki , buna mı takıldın.

Evet buna takıldım .

Takılırım ben böyle şeylere , takılıyorum yani.

Niye yazar yazdığını unutur ki ?

Hadi o unuttu , son okuyucu diye bir şey var , o arkadaş niye dikkat etmedi ?

Diye uzatırdım ama hikaye güzeldi , okundu ve sevildi.