Koridor Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koridor Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2021 Pazartesi

ANTTI TUOMAINEN -ŞİFACI / PARANTAJA / HEALER




"Adalet yerini bulmayacak. Yine de tamamen kaybedilmiş bir savaş değil bu. "

Merhaba sevgili kitap sever arkadaşım, bugün bahsedeceğim bu kitabın çok mühim özellikleri var: 2011 yılı En İyi Fin Polisiye Roman Ödülü'nü almış olması bunlardan birincisi. İskandinavya'da suç-polisiye türünün formulünün uygulanmış olmasının bir örneği olduğu da ikincisi denilebilir. Kitabı Koridor yayınlarının 2014 yılında yapmış olduğu 1. baskısından okudum, çevirisi Gizem Yanbolluoğlu tarafından yapılmış ve 284 sayfa.

"Hayatta anlam ifade eden anlar o kadar kısaydı ki. Bir homurdanma ya da bir gülücükle karşılanmak gibi tamamen kısa kesitlerden oluşan bir bütündü bu. O insanlara sevdiğinizi söylemek ya da teşekkür etmek çok sonradan geliyordu aklınıza."

Gelelim ödüllü kitap olması sıkıntısına, bir önceki kitapta da anlatmaya çalıştığım gibi kitaplar ödüllü olunca okur önce bir çeki düzen veriyor kendine okurken. Mesela ben bu kitabı okumaya başlayacaksam bunu sadece iyi vakit geçirmek için ya da polisiye okumayı sevdiğimden  hemen elime alıp başlangıç yapamıyorum, edebi birikimini yakalamaya, yazım mükemmelliğini kaçırmamaya falan uğraşıyorum. Tabii (bence) bu benim okuma kalitemi de düşürüyor ve otomatik olarak kitap hakkında yargılara varmaya başlıyorum. Mesela bu kadar mıydı diyorum sonuna geldiğimde, peki sonucunda ne oldu hikayenin diye düşünüyorum, neden oldu diye düşünüyorum. Bunları düşünmemem gerektiğini düşünüyorum sonra, çünkü bu soruların cevapları zaten kitapta olmalıydı, o zaman da bu kadar övülmesine bakarsak kitabı ya da hikayeyi benim anlamamış olma olasılığım doğuyor . 

"Anlamsız bir kötülük. Dünyaya baktığımda başka bir şey görmüyordum. Bu yüzden kaçmak zorundaydım."


Uzatmayayım, kitabın övüldüğü kadar beni etkilemediği ama yine de belki heyecan kısmından değil ama kolay okunuşu ile kendini bana sıkılmadan okutabildiği için muhtemelen 3 ya da 4 yıldız verilebileceği inancındayım.

Polisiye severler ve tabii ki değişik ülkelerin yazarlarını okumaktan keyif alanlar okumaktan çekinmesin. Finlandiyalı yazarımıza bir şans verilebilir. Okuyanlar varsa fikir belirtebilir. :D

Sağlıkla kalınız...Kitaplar, filmler ve umut hep yanınızda olsun .






 

30 Haziran 2019 Pazar

İDEALİST ÖĞRETMEN- GRIGORIY PETROV

Çeviren: Ayser Ali
88 sayfa


"Dünyada pek çok sihirbaz var. Ve her insan, eğer isterse, kendi yaptığı işte sihirbaz olabilir."

"Tembellik sizi cezbediyorsa, çalışmanızı bölüyor ve dikkatinizi dağıtıyorsa, kendinizi yenmeyi öğrenin."

Kitabı bir fuarda gördüm, şimdi hangi fuar olduğunu bile hatırlamadığım ama yazarı görünce, Beyaz Zambaklar Ülkesi'ni ve tabii ki Ata'mı hatirladığımı ve buna istinaden kitabı edindiğimi söyleyebiliyorum.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi okumuştum, bloga da koymuştum sanki ama bulamadım, eğer blogdan önce okumuşsam ya da eklemediysem üzüleceğim kitaplardan biri olacak.

Atatürk'ün, 100 temel eser arasına "mutlaka" alınmasını istediği Beyaz Zambaklar Ülkesi'nin yazarından, ütopik fakat  keşke olabilse dedirten bir hikaye.

Moskova üniversitesinden bir profesörün, bütün kariyerini bir kenara bırakıp, köyüne öğretmen olması, oldukça kısa ama etkili satırlar ile anlatılmış. Kısacık öyküde mutlaka daha önce duymuş olduğunuz isimlerin olması daha da etkili.

Aslında imkan olsa size kitaptan değil  de yazarın hayatından bahsedebilsem. Ne ki siz araştırsanız sanırım daha etkili olabilir, bence tam bir mücadele insanı olan, hayatını bu yolda harcayan Petrov'un bu kitabını da okuyun, Beyaz Zambaklar Ülkesi'ni de tabii fakat bilhassa kitaplarından ziyade hayatını okuyun, google amcaya bile sorsanız size temel şeylerden haber verebilir ve kitapları için de fikir sahibi olmanızı sağlayabilir. 

Şimdi diyeceksiniz ki "kardeşim, seni boşuna mı okuyoruz, sen yazıversene ne diye uğraştırıyorsun bizi." Ben de diyorum ki, size bugüne kadar balık verdim, şimdi balık tutmanıza izin verme zamanı. Rast gele :)


4 Aralık 2018 Salı

6 Kasım 2017 Pazartesi

PARANOYA -TAMI HOAG

Çeviri: Ender NAİL
2.Basım 2007
525 Sayfa 

"Nedense hiç kimse bir türlü elindekilerle yetinemiyordu .Belki de daha iyisini , ulaşamayacağını umut etmek insanın doğasında vardı."

KOJAK(Kovac) 'la yeni bir macera daha , Tami ablamız da Tess abladan sonra başımızın tacı olacak gibi duruyor.

Seviyorum yarattığı bu karakterli ,dürüst , polis abimizi .

Yine bizim ülke için düşünecek olursak fantastiğe kaçıyor diyebilirsiniz ama onlarda neden olmasın dediğimiz bir polisiye -macera.

Sanırım artık kurumlara olan inancım o kadar azaldı ki , kişiler üzerinden yapılabilecek çok ta bir şey olmadığını düşünüyorum.

Dürüstlük , doğruluk , işini doğru yapmak ise unuttuğumuz özellikler .

Belki de  bu özlem , bu kadar sevmeme sebep bu tür kitapları .

Neden olmasın diyebilsem yetecek ama ....



19 Mayıs 2017 Cuma

Fedailerin Kalesi ALAMUT -VLADIMIR BARTOL







Çeviri: Ender Nail
1. Baskı 2012
510 Sayfa



"Esasen her türlü tarikat , mensuplarını aldatma üzerine kurulur."

"Hiçbir şey gerçek değil, her şey mubah."

"İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sınırsız büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi  görüp , onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır."

**********
Şimdi eğer bu kitabı bir tarih kitabı olarak okumak isterseniz yanılırsınız , yani tarihi gerçekler yok değil ama tamamını gerçek olarak kabul etmenin de imkanı yok.

Fakat roman olarak bile Haşhaşi'leri okumak keyifli.

Enteresan bir keyif , haşhaş çekmiş kadar değildir büyük ihtimalle , yani kafa yapıcı bir durumu yok kitabın.

Fakat ben sevdim , gerçekten sevdim .

Aslında son zamanlarda dikkatimi celbeden tarih okumalarım içinde en çok merak ettiklerimden biri Hasan Sabbah ve Haşhaşi'ler , tabii bu merakı gidermek için bu kitap yeterli değil , ama tarih okumalarım yavaş yavaş ilerleyecek diye düşündüğümde  iyi başlangıçlarımdan biri olarak kabul edebilirim .

Gerçi roman olarak baksanız bile , oldukça düşündürücü bir kitap .

Son günlere biraz fazlaca uyan yanları da yok değil , sanırım "tarih tekerrürden ibaret" sözünü artık kabul etmek gerekir :( 





28 Kasım 2016 Pazartesi

113-PSİKOPAT- TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2009
440 Sayfa

"Çocuklar tüm kötü şeyler için daima kendilerini suçlarlar.Bunun nedeni kendilerinin etraflarındaki , dünyanın merkezi olduklarını düşünmeleri ve meydana gelen tüm kötü şeylerin kendi yaptıkları bir hatadan kaynaklandığı fikrine kolaylıkla saplanmalarıdır."


*******************

85. kitabım olarak okumuşum bu yıl , Hoag'ı.

Tamamen tesadüf eseri tanışmışım.

İyi ki de tanışmışım ...

Ölümden Daha Derin kitabını okuduktan sonra Kağıt Salıncak'a yazarı sevdiğimden bahsetmiştim. o da bana evde 1-2 kitabının olduğundan bahsetmişti, tabii ki eve gittiğinde getirmesinin istemek te bu noktadan sonra şart olmuştu :D

Salıncak kitapları getirdiğinde elimde olan bir sürü kitabı ötelemek istemiyor fakat Hoag okumayı , diğer kitaplardan bir tık fazla istiyorum.

Kaçışı yoktu , bu kadını da Tess abla gibi markaja almak zorunluluğu doğmuştu.

Gerilim yazıyor Hoag abla , gerim gerim germiyor belki ama insanda bir heyecan bir adrenalin yükseltisi oluyor.

Bu kitabında , yine ters köşe yapmaya çalıştı fakat , belki de tam olarak nokta atışı yaptırmayarak enteresan bir şekilde , katili bulduğumda bile aynı sürükleyicilikle kendini okutmayı başardı.

Hoag  2. kitabın ardından , hala okumayı istediklerim arasında .

Asla bir Tess Gerritsen olamayacak belki gözümde ama yerini muhafaza etmeyi başardı , bu da demek oluyor ki bu blogda , daha fazla Hoag kitabı görmeniz olası.

Yağmurların geri döndüğü , bendenizin de kitaplarına kavuştuğu (malum vizeler ) şu günlerde , kahve ve kitap ikilisini şiddetle tavsiye ederim , Hoag olması zorunlu değil tabii , ama yine de bir şans verin kendisine derim :)










15 Eylül 2016 Perşembe

85-ÖLÜMDEN DAHA DERİN--TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2010 
486 Sayfa



 Yine takastan edinip , okuduğum kitaplardan biri.

Açıkçası Hoag okumayı -bu kısmı itiraf olarak ta alabilirsiniz- sırf yazarın isminden ötürü istiyordum.

Böyle hemen seviverecekmişim gibi geliyordu yazarı.

Nitekim , öyle de oldu.

Hikayeyi sevdim.

Dolayısı ile yazarı da sevdim , tabii mutlaka bir başka kitabını daha okuyacağım.

Polisiye -macera diyebilirim kitap için.

Falsoyu yemedim ama katili de bulamadım :D

Ve fakat bende şöyle bir durum oluşuyor , en ufak bir hatada , affedemiyorum yazarı.

Dikkat:Şuraya kitaptan iki satır yazacağım fakat spoiler içermez. :D

Mesela 290. Sayfada kadın(Anne )  arabanın anahtarlarını adama (Vince) uzatıyor. 291. sayfada arabayı evin önüne kadın park ediyor .

Şimdi diyeceksiniz ki , buna mı takıldın.

Evet buna takıldım .

Takılırım ben böyle şeylere , takılıyorum yani.

Niye yazar yazdığını unutur ki ?

Hadi o unuttu , son okuyucu diye bir şey var , o arkadaş niye dikkat etmedi ?

Diye uzatırdım ama hikaye güzeldi , okundu ve sevildi.






30 Temmuz 2012 Pazartesi

61-GÖZLERİNİ SIMSIKI KAPAT-JOHN VERDON

Çeviri:Ender NAİL
Koridor Yayıncılık
2012 Basım-566 Sayfa

Kitaba başlar başlamaz katili tahmin ettim.

Fakat yazar sonraki sayfalara o kadar çok kişi ve olay yerleştirmiş ki kafamda hep soru işareti vardı, bulduğum katile dair.

Sonuç; ilk tahmin doğru olunca , yüzümde hafif bir gülümseme ile bitti kitap:))

Güzeldi ve ayrıntılıydı...

Not :Yazarın ilk kitabı Aklından Bir Sayı Tut'un devamı niteliğinde kitap , en azından kahramanları aynı.


17 Nisan 2012 Salı

38-TRAVMA-STEVE HAMILTON

Çeviri:Ender NAİL
Koridor Yayıncılık
2011 Basım-400 Sayfa


Koridor Yayıncılık iyi işler yapıyor , Grimwood kitaplarını okuduğumda böyle düşünmüştüm.


Yanılmışım!Koridor bu kitabı basmakla, Steve Hamilton yazmakla harika bir iş başarmışlar.Bayıldım.resmen.Yani yok böyle bir şey.

Uzun zamandır okuduğum en harika kurgulardan biri diyebilirim.Aslında kitapta her şey  var .Yok yok!

Travma, Aşk, sadakat, cinayet, gerilim ve  çokça heyecan.

Kesinlikle filmi yapılmalı.Yapılmışsa ve haberim yok ise yazın lütfen , muhakkak izlemeliyim .

Bu arada kitap hakkında bilgi vermez ama bir cümle , altı çizilmişlerden ...

"Eğer göğsünde atan kalbin sana sevdiğin kişinin o olduğunu söylüyor ve sen hayatının bundan sonraki kısmını onunla birlikte geçirmek için bir şey yapamıyorsan...."

Cümlenin devamını siz getirin , kitapta bu cümle güzel bitmiş ama gerçekte ne düşünüyorsunuz?





28 Kasım 2011 Pazartesi

AKLINDAN BİR SAYI TUT 
-
JOHN VERDON
Çeviri:Cemile ÖZYAKAN
Koridor Yayıncılık
475 Sayfa-2011 Basım

Sonu tahmin edilebilir kitapları , hele de polisiye -gerilim türü ise sevmiyorum,demek yerine çok fazla kaptıramıyorum kendimi.Neden ?Çünkü daha kitabın yarısına gelmeden katil kim, hangi polis çözecek davayı ortaya çıkıyor .
Ancak bu kitabı ; "hayatta bulamazsın katil kim?","ilk 30 sayfada beni benden aldı , heyecan ve merak içinde kıvrandım","ilk 50 sayfada ödüm patladı" yorumlarıyla aldım.Sonuç:hüsran:))
Olasılıksız'ı okumuş olanlara daha da sıkıcı:))
Ben Dewer'ın Saatçi'sini tavsiye ederim genelde bu tür okumak isteyenlere .Olsun ya en azından merak etmiyorum değil mi artık nasıl bir kitap olduğunu.:))

ARKA KAPAK
Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… küçük zarfı aç.”
“Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldığın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle bir randevumuz var,
Bay 658.”
Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap – Aklından Bir Sayı Tut kolay kolay unutmayacağınız bir roman.