Romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2021 Cuma

BEYAZ GARDENYA - BELINDA ALEXANDRA


    Nemesis kitabın 1. Basımını 2011 de yapmış olduğu 550 sayfalık kitap, Gamze Tokgöz tarafından çevrilmiştir. Orijinal adı White Gardenia'dır ve Elif'ten(yeğen) büyük ihtimal bir okuma durgunluğu(reading slump) sırasında, okuması kolay ve keyifli kitap aranırken tırtıklanmıştır. 
    Kitabı benim için müthiş yapan ise tamamen tesadüfî, geçen yıl uzunca bir süre online ingilizce derslerine katıldım uluslararası bir kursta. Orada bazı arkadaşlar ile tanışıp, bilmediğim yeni bazı şeyler öğrenme şansım oldu. Bunlardan biri Harbin'di. Harbin; Rus'ların yaşadığı ya da sürüldüğü bir Çin şehridir. Aslında bir sürgün şehri olmasına rağmen,  o kadar nitelikli insanlar bir araya gelmiş ki muazzam bir şehir oluşturulmuştur.  Hem mimari olarak hem de yaşam kalitesi bakımından bu şehir sıradan bir Çin şehrinden daha farklı özellikler taşır.İşte bu kitap tam olarak o şehirde başlayınca, Çinli arkadaşımın sunum ödevi için kendi şehrinin mimarisini ve bütün güzelliklerini anlata anlata bitiremediği,  bizim de büyülenerek izledigimizi hatırlamam kaçınılmaz hale geldi. Ve tabii hikayeden alınan haz çifte kavrulmuş oldu. Gerçi bu hikaye bir hüzünlü hayat hikayesi, ağır dram içeren bir hikayedir ama güzel şeyler de başına gelebilir kahramanların. 
    Yine de bazı yerlerinde fazlaca laf kalabalığı yapıldığını düşünüyorum, yazarın son sözünden anladığım kadarıyla otobiyografik özelliği de mevcut. 
    Haziran ayı enteresan bir şekilde 3 gün yavaş 1 gün hızlı geçiyor okumalarım bakımından, yerleşme telaşları bitmediğinden, ilk komşu ziyaretlerinin küfür içerdiğinden bahsetmeyeceğim zira Kerem'ciğime (Oğlum) kavuştuğumdan ötürü bundan sonraki süreç daha verimli geçecek diye inanıyorum. Tech doz aşımızı da olduğumuzu, kol ağrısının epey bir vurduğunu da buraya not ediverelim ki ileride okuyanlar bu tarihi kayıtlardan mahrum kalmasınlar. 
    Hayat gaileleriniz arasında buraya da uğrayabilen arkadaşlara selam olsun, sağlıkla , sağlıcakla kalınız.






 

28 Mayıs 2021 Cuma

İLK AŞK- JAMES PATTERSON & EMILY RAYMOND

 


Orijinal adı First Love olan kitap, 2016 basım ve 264 sayfa. Benzeri hikayeleri çokça okudum ya da izledim, bunun diğerlerinden farkı James Patterson' un hayatından izler taşıması, yani otobiyografik ögelere sahip oluşu benim gözümde kitabı kulvarındakilerden ayrıcalıklı kılıyor. 

Ve aslında bazı yerlerini biraz abartı,  bazılarını masalsı bulsam da sonu ile göz dolduruyor ( reel anlamda). 

Romantik,  maceralı yol hikayeleri sevenler kaçırmasın diyelim o halde. 

Bir de tabii ilk aşka inananlar...

Sonsuz aşka inanan kaldıysa onlar da...

Ve en nihayet benim gibi ciddili kitaplar okuyacak kadar odaklanamayanlar, taşınırken yanına sadece kitap/ipad alanlar, ev arayanlar, bulunan evi temizlemekten canı çıkanlar da okuyabilir mola zamanlarında zira oldukça kolay okunuyor fakat sonu için kalabalık ortamlar tercih edilmemeli diye düşünüyorum. 

Kitaplarla, aşkla ama en önemlisi sağlıkla kalın . 







24 Şubat 2019 Pazar

ŞİMDİKİ ZAMANIN KUSURSUZLUĞU- ALISON G. BAILEY

398 sayfa


Bu kitabı paylaşmadan önce bloğumda taslak olarak duran 10 kitap olduğunu söylemem gerek. "Peki niye onlardan birini paylaşmadın" sorusuna şurada net bir şekilde cevap verebilirim ki o kitapları paylaşmak istemiyorum çünkü paylaşmaya değecek bir içerikleri yok tamamen çerez cinsi kitaplar.

"Bu kitabın onlardan farkı ne" kısmına gelecek olursak, beni şaşırtmayı başaran sonu diyebilirim.

Kitap sıradan bir ergen kitabı şeklinde başlayıp aynı istikrarla devam ediyor ve fakat öyle bir final yapıyor ki !

Neyse "ille alın, mutlaka okuyun, okumadan ölmeyin " gibi cümleler kurmam mümkün olmasa da benim gibi epublara sardığınız bir döneminiz olursa, okuyabileceğiniz bir alternatif olarak değerlendirebilirsiniz.

Kitapla kalın...

4 Aralık 2018 Salı

3 Ekim 2018 Çarşamba

EYLÜL AYI EPUB/PDF OKUMALARI


Anne mather -Baş  Döndüren Cazibe
115 Sayfa


347 sayfa

353 sayfa


334 sayfa
Karen Keast
162 sayfa

Nora Roberts
222 sayfa 

18 Kasım 2017 Cumartesi

YARIM KALAN KADINLARA- NICHOLE BERNIER

Çeviri:Özlem YÜKSEL
1. Baskı 2014
331 Sayfa

"Yalnızlık bir nimetti. Ama bir başkasının yanındayken yalnız kalmayı başarmak bir sanattı ."

"Büyümek biraz da başkalarını suçlamak yerine başarısızlıklarını kabul etmektir."

Hani bazen bir şeye bakarsınız ama gördüğünüz yalnızca o şeyin suretidir , aslını ancak hissederek, yaşayarak öğrenebilirsiniz .

Mektuplar var kitabın özünde , göçüp giden bir kadının ardında bıraktıkları .

Yanlış bilinen doğruları.

İnsanların inandıkları ...Oysa hepsi yalandı...

Belki de kimsenin tahmin edemeyecekleri...

Oysa her şeyi bildiklerini zannetmişlerdi...




P.S.:Son zamanlarda dinlediğim bir parçayı koyuyorum şuraya , belki de siz de seversiniz :D









9 Kasım 2017 Perşembe

TEHLİKELİ İLİŞKİLER - JULIA LONDON

Çeviri:Aslı Karasuil
1. Basım 2013
462 Sayfa

"Bunun bilimsel bir eser olması gerekmiyor , lordum .Bu yalnızca eğlenmek için okunması gereken bir roman ."

Kahramanımızın yukarıdaki sözlerinin tam olarak bu kitap için söylenebilir olduğunu belirtmeliyim.

Aşk ve gurur çakması olmuş demek te yerinde olur sanırım.

Her ne kadar onun yerini tutamasa da , sevdiğiniz bir eseri andırması bile okurken keyif verebiliyor bazen :)


24 Ekim 2017 Salı

ŞEYTAN TÜYÜ -JULIE JAMES

Çeviri: Süreyya ÇALIKOĞLU
441 Sayfa 

Aslında kitabı beğendim , bakmayın alıntı olmadığına .

Güzel bir Polisiye Romantik'ti.

Ciddi olarak söylüyorum , aradığım mükemmel hikaye değil ve fakat azıcık ayakları yere bassa yetecek .




19 Ekim 2017 Perşembe

DELİ DOLU BİR YAZ -TONI BLAKE

 
Çeviri:Buket ULUKUT
1. Baskı 2012
364 Sayfa


"Gerçekten de iyi olmaktan çok sıkılmış ve yorulmuştu ."

Takasla gelen , takasla gider başlığı altında okumaya çalıştığım bir kitap oldu.

Romantiktir, hafif te gülümsetir diyerek başlamıştım ve fakat kadın kahraman fevkalade mükemmel olup , şiddetle bu halinden kurtulmak için en yakınında ve de en kötü olarak bilinen erkeğe aşık olacak diye o kadar çok sıkıntı yaptı ki beni "darladı " .

Arkadaş "dürüst görünümlü  kocalar aldatabilir" kısmını anladık ta , suçlu bir adamın iyi yönlerini bulacaksın , sonra yaşam tarzlarınız benzemiyor diye kendi hayatına uyduracaksın , üstüne dürüst bir kanun adamı olan babana da( başlangıçta kötü, sonradan toparlamaya çalışan) bir sevgili yapmak nedir gözünü seveyim.

Ben galiba yaşlanıyorum , gerçekten .Yani normal olarak her yıl yaş alıyorum fakat bu kadar sıkılınır mı böyle bir aşktan (!) .

Neyse yeğene de okutayım da , onun da fikirlerini alayım .


11 Ekim 2017 Çarşamba

SEN BENİM DİĞER YARIMSIN- HOLLY BOURNE

Çeviri: Handan SAĞLANMAK
1. Baskı 2014
29. Baskı 2015
535 Sayfa


"İnsan nasıl okumayı sevmezdi ki? Bu gerçek yaşamın sepya tonlarından kurtulup gerçekten heyecan verici bir şeyler tecrübe etmek için tek yoldu."

"Siz kadınlar. Aşkın illa zor olmasıyla ilgili bu takıntınız da ne? Gerçek romantizm sadece felaketler içinde mücadele ederek mi elde edilir ?Neden kızlar hiçbir sıkıntı yaşamadan iyi biriyle tanışmayı hayal etmez ki?

"Gerçek aşk her derde deva olmaz .Gerçek aşk her zorluğu aşamaz. Ve en önemlisi gerçek aşkın sonu her zaman mutlu bitmez..."

********

Bakmayın bu kadar alıntı yazdığıma , kitabı sevmedim.

Tamam hafif , kolay okunur bir kitap olabilir ama sırf üstteki üç cümle için 500  sayfa yazılmış hissi verdi .

En önemlisi de benim için , bu kitabın baskı sayısı .

El insaf demekten başka bir şey gelmiyorsa da elimden ve her ne kadar bu tür kitapları okumanın iyi hissettirdiğini bilsem de 1 yıl içinde 29 baskı nedir , neyinedir anlamadım.

Takasla geldi , takasla gider .


18 Eylül 2017 Pazartesi

MIRANDA'NIN GÜLÜŞÜ -JUDITH MICHAEL


Çeviri: Füsun DOBRA
394 Sayfa

"İnsan kendini anlamayan kişilerle uğraşmaktansa yalnız kalmayı yeğler ."

"Hepimiz hayal kırıklığına uğrar , sevdiklerimizi kaybederiz ; bazen bu acı diner, bazen dinmez, gene de bir yolunu bulur yeni bir yaşam kurarız .Belki umduğumuzdan değişik bir yaşamdır , ama hayal ettiğimizden kötü olması gerekmez."


Bu kitap elime büyük ihtimalle bir takas neticesinde geçti.

Çünkü ne kitap ne de yazar hakkında bir şey biliyorum.

Orta yaşlarda Amerikalı bir kadın ile Çinli bir adamın aşkını anlatıyor.

Buraya kadar hiçbir sorun yok , kitaba başlıyorum kadın Çin'e geliyor ve Çin anlatılmaya başlanıyor , ben merak ediyorum .

Adamla tanışıyor , pazara gidiyor , çarşıya bakıyor , Amerika'lı biri ne kadar beğenirse o kadar beğeniyor(!) Çin'i. 

O beğenmedikçe ben daha çok ilgileniyorum Çin ile.

Bir blogger arkadaşım Çin'le ilgili görüşlerini (genelde olumsuz) esprili ve harika bir dille anlatmış bayıla bayıla okumuştum. Ama dur ya bu ülkede neredeymiş dememiştim (Çin'in nerede olduğunu bilmediğimden değil, merak etmedim anlamında)

Kore dizilerine merak sardığım yıl , 1-2 Çin filmi de izlemiş ama ülkeyi yine merak etmemiştim.

1 tane sevdiğim Çin'de geçen film var fakat orada İngilizce konuşuyorlar diye sadece diyalogları önemsemiştim.

Bahsettiğim şey Çin Seddi , Konfiçyüs , Du Fu  değil , onları zaten duyduk , bahsettiğim şey Çin'de yaşam.


Fakat kitabı okudukça kafayı sıyırıyorum , belki kitapla alakalı  belki değil bilmiyorum , anlatılan tutkulu bir aşk , bir de Çin'deki olumsuzluklar , tek olumlu şey kadının yiyebildiği yemekler ama ben deli gibi Çin'le ilgili daha fazla okumak , Çin'e dair bilgi edinmek istiyorum.

O hırsla kitabın bitmesine 50 sayfa kala kitabı kenara bıraktım , aldım elime bilgisayarımı, internette dolanmaya başladım , internet sonu olmayan bir şey olduğundan , Çin'le başlayan yolculuğum hafif bir Mısır seyahati , ardından mutlaka bir parça Osmanlı tarihi derken bir günü yedim , kitabı bitirmek ertesi güne kaldı.

Şimdi bunları niye anlattım , demem o ki , kitap okuyanları eleştirmek kolay .

Okuduğu şeyi küçümsemek muazzam bir zevk olabilir fakat şöyle bir durum var , belki de hiç umulmadık bir kitap size başka bir şeyler öğrenmenizin kapısını açıyordur. 

Belki daha fazla bilgi alabileceğiniz kitaplara yönlendiriyordur.

Belki de en umutsuz olduğunuz anda , alacağınız 1 kaşık pasiflora yerine geçiyordur.

Demem o ki insanları yargılamak kolay , anlamak zordur .

Anlamaya çalışanı bulmak ise imkansıza yakındır.

Diyeceğim o ki;
biri çıkıp ta diyebilir,
"sen Çin hakkında bir şey bilsen ne , bilmesen ne . Kitap okusan da roman okudukça bir halt öğrenebilme şansın yok."

Çok bilen insan bir şey bilmediğini bilendir . Çok bildiğini zanneden ise  hiçbir şey bilmeyen.

O sebepten çok ta takmamak lazım kim ne söylüyor ...

Mesela ben, bugün 2 yeni şey öğrendim/öğrenmeye çalıştım ve hiçbir canlıya zarar vermedim ise yetiyor o gün bana .

Kitap mı , aşk bakımından eh işte , ön yargı bakımından muazzam.

Mesela şöyle bir cümle var kitapta ki insanın "oha falan" olası geliyor ;
"Amerikalılar kimsenin hakkını yemez "




10 Eylül 2017 Pazar

SAFİR MAVİ - KERSTIN GIER


Çeviri:Firuzan GÜRBÜZ
2. Basım 2014
365 Sayfa

"Kibirli kişi kendine fazla değer biçer."

İlk kitabı Yakut Kırmızı'yı okuduktan  sonra çok ta bekletmemek adına 2.'yi okuyuverdim zira çok kolay okunuyor .

Bu hikaye kendini bana fena halde sevdiriyor.

Yine İngiltere , balolar , malikaneler , peruklar ,fraklar falan :D

Sevilesi bir ergen kitabı :D



5 Ağustos 2017 Cumartesi

GERÇEK AŞK HİKAYESİ -WILLOW ASTER




Çeviri:Nazlı ÖZGÜR
1. Baskı 2014
366 Sayfa


Beyaz Kitaplardan hallice fakat ille de okuyun denilemeyecek kadar sıradan.





22 Temmuz 2017 Cumartesi

BİR GECE YETMEZ- ANNE MALLORY

Çeviri : Pınar Polat 
1. Baskı 2014
383 Sayfa


Eee şimdi ve daha önce defalarca söylediğim gibi,  hava sıcak olunca , mümkün olduğunca kafa yormayacağım kitaplara yöneldiğimi biliyorsunuz değil mi?

İşte bu açıklamanın tam karşılığını bulduğu bir kitap daha.



13 Nisan 2017 Perşembe

ON KÜÇÜK NEFES -K.A.TUCKER






Çeviri:Belgin Selen HAKTANIR
273 Sayfa

"On küçük nefes.İçinde tut.Hisset.Sev."

Öncelikle kitabı okuma nedenlerimden biri, belki de en önemlisi kapaktaki Ursula K. Le Guin garantisi.

E kitap okuma nedenim de sanırım kitabın elimde olamaması :D

İyi ile kötü arasındaki çizgi bu kadar ince olmamalı dedirten bir hikaye var kitapta.

Sanırım kitabın sonunu sevmediğimi söylememe gerek yok.

Ben ki Polyanna olmaya aday, pozitivizmin bile cılkını çıkarabilen biriyim;
 bana bile bu kadar da olmaz dedirtti.

Ama olur mu , olur , belki de sadece kitaplarda ama neden olmasın.

Şimdi bu üstü kapalı cümlelerimden tek çıkarım yapabilecek olanlar , kitabı okuyanlar biliyorum.

Yine de biraz daha açık yazarsam sanırım spoiler olacak .

Ve ben sizin yerinizde olsam , burada bu kitap için yazan arkadaştan daha fazla anlatmasını istemezdim.

Okuyanlar yorumda yazarsa fikirlerini , dikkate değer bulacağım :D

Son olarak şunu söylemek istiyorum ki , sonuna kadar oldukça iyiydi :D

Sonu olmasa 10 numara 5 yıldız bile olabilirdi :D






26 Ekim 2016 Çarşamba

100-İMKANSIZ BİR AŞK SERÜVENİ -KAMURAN AKDEMİR


1. Basım 2013
222 Sayfa

"Serin akşamüzerleri çay demleyelim. İki hırka bize çok, tek minder yeter bize, bir bardak çay ikimizin olsun .Birlikte demlenelim."

"Ara sıra ben gidiyorum , 
Sen gelip oturuyorsun içime!"

"Aşk tek kişiye aittir .
...ve her aşkın kahramanı başkadır .
Bu yüzden her yeni aşk , bir ilk aşktır."

"Sabah uyandığında ilk aklına gelen kişiye aşıksındır."

*********

Alıntılardan da anlaşıldığı üzere bir aşk hikayesi.

Yabancı bir yazarın yazması halinde , beyaz dizi olabilecek ayarda bir kitap.

Takas yaptığım arkadaşlarımdan biri hediye diye göndermişti.

İyi de etmiş , ağır kitaplardan bunaldıkça bu tip kitaplar ile bir nefes almış gibi oluyorum .

Şimdi "ama her kitap ta okunmaz" falan diyenler olacak ama ben zaman kaybı diye görmüyorum bu tip kitapları da.

Kafa dağıtmak için mutlaka okunması gerek diye düşündüğüm bile oluyor.

Tabii beklentiyi ona göre tutacaksınız ki , kitabı kapadığınızda hüsrana uğramayasınız.



19 Ağustos 2016 Cuma

78-İLK SON ÖPÜCÜK- ALI HARRIS


Çeviri: Zeynep YEŞİLTUNA
1. Baskı 2013
576 Sayfa

"Pişmanlığın olmadığı bir hayat diye bir şey var mı?  Ben olduğuna hiç inanmadım .Ömrümüz aşkta 
 arkadaşlıklarımızda ve ailemizde mutluluğu yakalayalım diye didinmekle geçiyor ve buna rağmen genelde enerjimizi kötü sevgililer , yalnız kariyer tercihleri 
 arkadaşlarla yaşanan küslükler ve kaçırılmış fırsatlarla ilgili dövünerek harcıyoruz ."

Ne zamandır okuduğum en etkili ve gerçek görünen aşk hikayesi.

Çünkü kahramanlarından hiç biri mükemmel değil.

Aslında hafiften bir Senden Önce Ben gibi.

Aşktan ziyade yaşanan dram etkileyici kılıyor kitabı.


Bir de şimdi düşününce gerçekten de çok benzemiyorlar.

Yine de ben bu kitaptan etkilendim.

Hele hikayenin sonunda gözyaşlarımı tutmakta zorlanmadım dersem yalan olur.

Flaşhbackler bir miktar hikayenin takibini zorlaştırsa da.

Temeli kavrayınca daha anlaşılır oluyor hikaye.

Devamı gelir mi ?

Mümkündür .

Ama gelmese daha iyi olur .

Böyle etkileyici ilk hikayelerden sonraki kitaplar bana hep biraz zorlama , biraz ticari hissi vermiştir.

Evet bazı okurların ,ya ama sonrasında ne olduğunu bilmek istiyoruz , diyeceklerini düşünsem de .

Bence etkileyici bir hikayenin devamı aynı etkileyiciliği koruyamıyor ya da o etkileyicilik hissi 2. kitapta azalıyor.

Ali Harris'in başından geçmiş midir hikaye bilemem ama o kadar gerçek gibi ki .

Şu sıcaklarda kolayca okuyabileceğiniz , duygulu , acı bir hikaye arıyorsanız , dramın en acısını hissetmek istiyorsanız,
sayfa sayısı gözetmeden okuyun derim.

Normal hayatta o kadar çok acılar var ki daha fazla ağlak hikaye kaldıramıyorum, diyorsanız bulaşmayın.

Şu sıcaklarda yapılaması zor olsa da , keyifli okumalar...




14 Ağustos 2016 Pazar

77-ELEANOR & PARK -RAINBOW ROWELL

Çeviri: Müge Kocaman Özçelik
1. Baskı 2015 
355 Sayfa 


Ve yine takas kitaplarımdan birini bitirdim .

Niye takas kitaplarına öncelik veriyorum? Çünkü bunları yine takasa koyuyorum :D

Son günlerde en çabuk bitirdiğim kitap oldu kendisi.

Eleanor ve Park'ın hikayesi , biraz alışılmış , biraz farklı.

Çok mükemmel ve kusurlunun aşkı.

Bazı çiftlere bakar ve bu kız o çocuğu nasıl sevmiş dersiniz ya da tam tersi, işte hikaye bu.

Ve tabii yaşlar oldukça genç .

Hani gözünüzün karşınızdakinin kusurlarını görmediği, en yalın davranışların bile mükemmel zannedildiği yaşlar.

Hani yağmurun sizi ıslattığı değil, romantizmi çağrıştırdığı çağlar.

Hani gerçekler ile değil , hayaller ile geçen zamanlar.

İşte öyle bir şey , bu hikaye .

Tabii bazılarına göre.

Çünkü herkes aynı yaşlarda bu hislerle yaşamak istese de bazıları imkanlar ile sınırlı hayatlar yaşar.

Sıcaklığın yerini esen soğuk rüzgara , yağamayan yağmura bıraktığı şu günlerde , kahvenizi alıp , hiç yorulmadan okunacak kitaplardan biri.

Mutlu eder mi bilmem ama okuyarak geçen zaman asla boşa geçmiş sayılmaz gözümde.