polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2018 Salı

TAKLİT ÖLÜM- NORA ROBERTS

1. Baskı 2016
Çeviri : Gözde Soykan
480 sayfa


 2050'de geçen bir polisiye serisidir . Nora Roberts, Eve Dallas mahlası ile yayınlamıştır. 

Tarzını bilen bilir Nora 'nın , bilmeyenlere selam olsun :D

Yine bol kitaplı bir serisi , daha önce okuduğum kitaplarını aşağıya bırakıyorum .

15.02.2015

MASUM ÖLÜM- NORA ROBERTS


07.08.2014


GEÇMİŞTEN GELEN ÖLÜM-NORA ROBERTS


21.07.2012



04.01.2012

06.12.2011






24 Ekim 2017 Salı

ŞEYTAN TÜYÜ -JULIE JAMES

Çeviri: Süreyya ÇALIKOĞLU
441 Sayfa 

Aslında kitabı beğendim , bakmayın alıntı olmadığına .

Güzel bir Polisiye Romantik'ti.

Ciddi olarak söylüyorum , aradığım mükemmel hikaye değil ve fakat azıcık ayakları yere bassa yetecek .




3 Eylül 2017 Pazar

BEŞ PARASIZDIM VE KATİLİMİ ARIYORDUM -DERVİŞ ŞENTEKİN

1. Basım 2014
2. Basım 2014
236 Sayfa

"Oysa elinde kılıcınla ölmüyorsan o ömrü yaşamamışsın demektir."

"Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa."



Kitabın seri olduğunu , 2. kitap olduğunu bilmeden aldım.

2. kitap diye de okumak istemedim, konu bütünlüğüne hakim olamamaktan korktum, sonra geçenlerde bir gün biri anlama sıkıntısı çekmezsin deyince , okunacak kitaplarımın  arasına yeniden girdi.

Fakat  olumsuz yorumlara denk geldiğim her defasında erteledim.

Ön yargılarımın kurbanı olduğum bir kitap daha .

Kitap polisiye , hem de iyi bir polisiye.

Hatta seri keşke devam etmiş olsa da gidip hemen devamını okusam diye düşündüm.

Çünkü bu hikaye uzayabilir.

Çok ta güzel uzar hem .

Siz de ön yargılarınızı kırın ve bir fırsat verin derim :D

29 Temmuz 2017 Cumartesi

BORUOTU CİNAYETİ -BARIŞ SOYDAN

1. Basım 2014
142 Sayfa

"Bak işte bu doğruydu .Hiçbir şey bilmiyordum .Oysa o bir sürü şey biliyor ama hiçbirini bana söylemiyordu."

Bu kitabı elimden bırakırken "vay canına "dedim .

Anlatımını , hikayeyi , her şeyi beğendim.

İçinde bilmediğim kitapların ya da yazarların adı geçen kitapları daha çok seviyorum sanırım.

Barış Soydan ile tanışma kitabım , bulabildiğim iki kitabı daha varmış, derhal edinecek ve sabırsızlıkla okumayı bekleyeceğim.

Günlük siyasi olaylara , etik anlayışlara da teması olan bu yerli polisiye bence edebiyatımızda polisiye yazamıyoruz algısını kıran kitaplardan biri olabilir.

Hatta olmalıdır.

İyiydi , gerçekten , bir nefeste okudum desem yeridir .


4 Temmuz 2017 Salı

BAHÇEPERİM'DEN KİTAP ÖNERİSİ- ESKİDEN ÇOK ESKİDEN-PETROS MARKARIS

Evet bu kısımda bana çok söz düşmüyor , Bahçeperim okumuş beğenmiş , daha çok okuyanı olsun istemiş , blogu için bir TIK yeter :D
Eskiden Çok Eskiden

"Komiser Kostas ve eşi Adriani'yle zoraki tatile gelmiştir. Tatilin amacı, kızının ani nikahıyla yaşanan gerginliği unutmaktır.

İstanbul'u gezerken yazar Vasilyadis ile tanışır. Vasilyadis ondan yardım ister. Çocukken ona bakan Maria Hambu -şimdi 90 yaşındadır- Hambena'dan haber alamamaktadır.

Komiser Kostas her ne kadar karışmak istemese de olaylar yine onu bulur.

Komiser Kostas ve Türk polisi Murat, Maria Hambu'nun peşine düşer.
Cinayette ki suç aleti: Bir tepsi peynirli börektir.

İşin ilginci; kimine minnet duygusu ile af dilemek için pişer. Kimine de yaptığı haksızlık ve kötülüklerin karşılığını vermek üzere pişer.
Peki, iki polis " Maria Hambu'yu yakalayabilecek mi?"

Kitabı okurken dört mevsim gibi duygudan duyguya geçiyorsunuz.
Baştan sona çok iyi bir kurguya sahip. Yazara olduğu kadar çevirmene de şapka çıkarıyorum.

Kitapta:

Yazar, Türk Yunan halkının benzer yanlarını espriye vurmuş. Kimi zaman da şaşırmış. Bu arada Petros Markaris Heybeliada'da doğmuş.
"Bütün büyük bulvarlara Atatürk'ün ismi verilmiş. Yunanistan'da Venizelos'un ismi var. Türkler de Yunanlılar da aynı şeyi yapıyor." 

Anne baba ve çocuk ilişkisinden; din faktörünün hayatı nasıl etkilediğini görüyoruz.

Kızı kilise nikahı yapmadığı için; eşi başta olmak üzere damadın ailesiyle yaşanan gerginlik... Kendisinin dahi kilise nikahını aslında önemsediğini farkeder. Kızına karşı yaşadığı kırgınlıkla karışık kızgınlığını... Peki kızıyla bu durumu çözüyorlar mı?

 6-7 Eylül olayları sonrasında, İstanbul'da yaşayan Rum cemaatinin kendi içlerinde ki ilişkiler.

Anavatana dönenlerle kalanlar arasındaki duygu durumları.
Yazar, bence çok güzel bir özeleştiri yapıyor.

 Yunanistan'a dönen Rumlar'ın -Bayan Muratoğlu- üzerinden yaşadıkları "iki arada bir derede kalma" duygusunu anlıyorsunuz.
Türk polisi Murat, başka bir ülkede yaşamanın verdiği "garipliği-azınlık olmayı" anlatır. Kendisi Almanya'da büyümüştür.

Bu koşturma esnasında, Murat'ın ailesiyle kurulan aile dostluğu.
Savaş, çatışma veya ekonomik göçlerin insan ruhunda açtığı yaraları. Çocuklarda belki de ömür boyu süren onarılamayan ruhen ve bedenen çekilen acı..

Maria Hambu da olduğu gibi haksızlıkları kabullenememekle gelen öfkenin dışavurumu...

"Sonunda ne oluyor?" diyenlere:
"Orada sanki ben de vardım." diyeceğim.
 İki polisin ne yaptığını öğrenmek isteyenler sahafların altını üstünü getirecek.

Yazarla tanışma vesile olan -ramazan76- Ramazan Bey'dir. Kendisi, instagramda kitap ağacı polisiye kitaplar grubundadır. 

Bana Markaris'in kitaplarından yollamayarak; üç  dört ay İzmir sahaflarını tavaf etmemi sağladı. Üç kitabını buldum.

Dilerim ki "Eskiden Çok Eskiden" yeniden basılır. Birbirine benzeyen, Türk ve Yunan halkları arasında edebiyat sayesinde gönül bağları kurulsun.
Beni konuk eden         arkadaşıma teşekkür ederim. Herkese keyifli ve kitaplı günler diliyorum. 


28 Kasım 2016 Pazartesi

113-PSİKOPAT- TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2009
440 Sayfa

"Çocuklar tüm kötü şeyler için daima kendilerini suçlarlar.Bunun nedeni kendilerinin etraflarındaki , dünyanın merkezi olduklarını düşünmeleri ve meydana gelen tüm kötü şeylerin kendi yaptıkları bir hatadan kaynaklandığı fikrine kolaylıkla saplanmalarıdır."


*******************

85. kitabım olarak okumuşum bu yıl , Hoag'ı.

Tamamen tesadüf eseri tanışmışım.

İyi ki de tanışmışım ...

Ölümden Daha Derin kitabını okuduktan sonra Kağıt Salıncak'a yazarı sevdiğimden bahsetmiştim. o da bana evde 1-2 kitabının olduğundan bahsetmişti, tabii ki eve gittiğinde getirmesinin istemek te bu noktadan sonra şart olmuştu :D

Salıncak kitapları getirdiğinde elimde olan bir sürü kitabı ötelemek istemiyor fakat Hoag okumayı , diğer kitaplardan bir tık fazla istiyorum.

Kaçışı yoktu , bu kadını da Tess abla gibi markaja almak zorunluluğu doğmuştu.

Gerilim yazıyor Hoag abla , gerim gerim germiyor belki ama insanda bir heyecan bir adrenalin yükseltisi oluyor.

Bu kitabında , yine ters köşe yapmaya çalıştı fakat , belki de tam olarak nokta atışı yaptırmayarak enteresan bir şekilde , katili bulduğumda bile aynı sürükleyicilikle kendini okutmayı başardı.

Hoag  2. kitabın ardından , hala okumayı istediklerim arasında .

Asla bir Tess Gerritsen olamayacak belki gözümde ama yerini muhafaza etmeyi başardı , bu da demek oluyor ki bu blogda , daha fazla Hoag kitabı görmeniz olası.

Yağmurların geri döndüğü , bendenizin de kitaplarına kavuştuğu (malum vizeler ) şu günlerde , kahve ve kitap ikilisini şiddetle tavsiye ederim , Hoag olması zorunlu değil tabii , ama yine de bir şans verin kendisine derim :)










15 Eylül 2016 Perşembe

85-ÖLÜMDEN DAHA DERİN--TAMI HOAG

Çeviri:Ender NAİL
1. Baskı 2010 
486 Sayfa



 Yine takastan edinip , okuduğum kitaplardan biri.

Açıkçası Hoag okumayı -bu kısmı itiraf olarak ta alabilirsiniz- sırf yazarın isminden ötürü istiyordum.

Böyle hemen seviverecekmişim gibi geliyordu yazarı.

Nitekim , öyle de oldu.

Hikayeyi sevdim.

Dolayısı ile yazarı da sevdim , tabii mutlaka bir başka kitabını daha okuyacağım.

Polisiye -macera diyebilirim kitap için.

Falsoyu yemedim ama katili de bulamadım :D

Ve fakat bende şöyle bir durum oluşuyor , en ufak bir hatada , affedemiyorum yazarı.

Dikkat:Şuraya kitaptan iki satır yazacağım fakat spoiler içermez. :D

Mesela 290. Sayfada kadın(Anne )  arabanın anahtarlarını adama (Vince) uzatıyor. 291. sayfada arabayı evin önüne kadın park ediyor .

Şimdi diyeceksiniz ki , buna mı takıldın.

Evet buna takıldım .

Takılırım ben böyle şeylere , takılıyorum yani.

Niye yazar yazdığını unutur ki ?

Hadi o unuttu , son okuyucu diye bir şey var , o arkadaş niye dikkat etmedi ?

Diye uzatırdım ama hikaye güzeldi , okundu ve sevildi.






9 Temmuz 2015 Perşembe

58-A SINIFI- ROBERT MUCHAMORE



CHERUB II
Çeviri:Ayşe BAŞÇI
1. Basım 2010
288 Sayfa




Bu seri hakkında kısaca bilgi almak ve serinin ilk kitabı hakkında ne yorum yaptım diye bakmak isterseniz , TIK.


İlk  kitaptan mutlu ayrılmıştım , 2. kitaba başlarken acabalar vardı kafamda.

Malum serilerde ilk kitap güzelse , 2. için aynı şey söylenemeyebilir.

Hele de 12 kitaptan oluşmuşsa bu seri ara kitaplar , sayfa doldurmak kastı ile yazılmış olabilir , düşüncesindeydim.

Yalan değil , bu tip serilerle de karşılaştım ve keşke tek kitap kalsaymış dediğim oldu.

Fakat bu kitabı ilkinden daha çok sevdim.

Hatta Kerem'e bunu söylediğimde şaşırdı ve kendisinin ilk kitaptan daha çok hoşlandığını söyledi.

Enteresan , demek iki kişi aynı kitabı okuyup farklı beğenilere sahip olabilir :D

Seri uzun , o halde okumaya devam ...

Sevgiyle, kitapla kalın...


21 Haziran 2015 Pazar

54-GECEYARISINDAN SONRA- TESS GERRITSEN



Çeviri : Özlem GÜLTEKİN
1. Basım 2014
335 Sayfa


Tekrar etmiş oluyorum kendimi ama , blogu takip etmeyenler için ufak bir not :

Eylem, yani ben, tam bir Tess Gerritsen bağımlısıdır.

Aslında tıbbi - gerilim türünü daha çok yakıştırsam ve seri kitaplarını daha çok sevsem de yine vazgeçemiyorum tek kitaplarını okumaktan.

Aynı tadı almıyorum falan diye şikayet ederim her zaman , bu kitapla kırılıyor bu tip sabit fikirli hallerim.

Sadece polisiye ama güzel .

Şimdi düşünün,

iki aydır evlisiniz , bir gece telefon çalar ve kocanızın ölüm haberi gelir.

Polisiye kısımda bu kocaya ne olduğu araştırılmakta.

Bana sorarsanız Tess ablanın tek kitap olarak yazdığı polisiye türünde; kendini aştığı nadir kitaplarından biri.

Bazı yerlerde iyi coşmuş falan dedim ama yine de sevdim.

Bir de şu aşk meşk işlerini bu kadar karıştırmasa şu polisiye kısmına , yani aşk olsun olmasın değil de , beyaz dizi kıvamına gelmesin istiyorum.

Neticede polisiye yazıyorsun güzelim , yani zaten mevzu heyecanlı daha fazlasına gerek var mı :D

Neyse , yeni bir çeviri kitabı var , benim rafımda henüz yer almamış , şimdi daha yeni okudun falan diyorsunuz ama edinmek için ölüyorum :D



26 Mart 2015 Perşembe

28-KARANLIĞIN AYAK İZLERİ- TESS GERRITSEN

Çeviri: Cumhur MISIRLIOĞLU
1. Basım 2014
320 Sayfa


İnstagramda 'okumaya başlıyorum' diye paylaşırken bu fotoğrafı , 'sanırım çevirisi yapılmış son Gerritsen kitabım' demiştim.

Yanılmışım:D

Gece Yarısından Sonra isimli başka bir kitabı daha varmış veee sürpriz hem de elimde , okunacaklarım arasındaymış :)

Fotoğrafa bakarak ta gayet kolay anlayabileceğiniz üzere;
 tam bir Gerritsen bağımlısıyım.

Ne yazsa okurum diyorum ama bu cümleyi hep 'tıbbi gerilim olsa daha keyifle okurum' diye bitirme gereği hissediyorum. 

Zira bence sadece tıbbi - gerilim yazsın.

Mesela bu kitabı polisiye lakin tıbbi -gerilim okurken verdiği hissi vermiyor bana.

Kötü değil ama ben bu tip bir kitabı , Nora Roberts'tan da okuyabilirim , hatta biraz zorlasam Danielle Steel'den bile okuyabilirim.

Çokça aşk , orta halli bir macera ve biraz kovalamaca ile bir kitabını daha okumuş olmanın keyfini yaşıyorum.

Ve Gerritsen'in biz fanatiklerine, kitap fuarından önce bir röportajında haberini verdiği Rizzoli-Isles kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu sürpriz kitap haberinin röportajını okumak için lütfen bir TIK...


15 Şubat 2015 Pazar

12-MASUM ÖLÜM- NORA ROBERTS

Çeviri: Aslı AĞCA
1. Basım 2013
392 Sayfa


2059 yılından devam ediyoruz, müthiş, maskülen dedektifimiz Eve Dallas ile.

15 kitapta sadece bir yılı anlatabilme yeteneğine , yazma hızına , okunma oranına bayılıyorum bu kadının.

Yine cinayet , yine polisler, yine arkadaşlık , aile vs ve maskülen dedektif Eve Dallas ile müthiş yakışıklı ve süper zengin Roarke arasındaki anlam verilemeyen , kafa karıştıran evlilik.

J. D. Robb adıyla yayımlamış Nora bu seriyi.

Bu kitapta , bilgisayarlardan insanlara bulaşabilen virüsün peşine düştük.

 Her ne kadar artık tekrara düştüğü satırların fazla olduğunu düşünsem de , seri 40 kitaptan oluştuğundan çok fazla takılmamaya çalışıyorum bu mevzuya , bakalım kaçıncı kitaba kadar direneceğim.






31 Aralık 2014 Çarşamba

131- HASAT- TESS GERRITSEN

Çeviri:Sıla OKUR
1. Baskı 2014
310 Sayfa

Gerritsen manyaklığım son hız devam etmekte, bu kadını okumaktan sıkıldığım zaman gelir mi acaba?

Tess Abla , Tess Abla olma yolunda ilk adımını atmış bu kitapla.

İyi de yapmış .

Tanınmasına vesile olan kitap , beni benden aldı.

Daha o zaman acemi olan yazar bana göre sonradan ustalık eseri diye yazdıklarını aratmıyor.

Özellikle parça parça , bir baştan bir sondan azcık karışık yazması daha da güzel olmuş.

Pek çok olayı dönüp dolaşıp neticelendirerek enteresan çıkış yapmış fakat vurucu darbeyi tam oturtamamış ama hikaye genel olarak güzel olduğundan , katilin uşak olması çok sorun teşkil etmiyor .

Şu organ mafyası hikayeleri güzel ilerleyebiliyor ,  aslında devamını getirse güzel de olurmuş.

Hatta bu kitabın serisini bile yazabilirmiş , belki de yazar , kim bilir?


Neyse Gerritsen severler , hüsrana uğramayacak :D


19 Aralık 2014 Cuma

122-TÜNEL FARELERİ -MICHAEL CONNELLY

 Çeviri :Semih KOÇ
1. Basım 2004
479 Sayfa

Yazarın hem Harry Bosch serisinin hem de kariyerinin ilk kitabı.

Edgar Ödülü almış yazarımız bu kitapla.

Her ne kadar verdiği detaylarla tempoyu yavaşlatıyor olsa da , sonucu olasılık tahminleri yaptırarak buldurmaya çalışsa da , ilk  kitap için oldukça iyiydi diye düşünüyorum.

Başka hiç kitabını okumadığım için , tarzı budur da diyemiyorum.

Ben Harry Bosch'u sevdim , bu melankolik , asosyal polis arkadaşa kanım ısınıverdi daha ilk sayfalarda.

Zannımca kendisiyle uzun süreli bir ilişkimiz olacak , zira seri olduğundan hepsini toplamak epey zamanımı alacak.

Polisiye-macera kategorisinde değerlendirmeniz gerektiğini , 'edebiyatta devrim yapmış baba' moduna girmeden okumanız gerektiğini belirttikten sonra, tanışmamış olanlara Connelly ile muhakkak bir iki kitaplık vakit geçirin diyorum.

Polisiye seviyorsanız :)

#guzokumasenligi
#senlikbahaneokumaksahane 

25.

7 Kasım 2014 Cuma

112-EMANETÇİ- TANIA CARVER

Çeviri: Boğaç ERKAN
1. Basım 2012
483 Sayfa


"Sosyal ortamlara uyum sağlayamayacağından değil, yalnız kalmaya daha alışkın olduğu için."


*********

Yine D&R'ın 5 TL kampanyasından faydalanarak ve yine 'çerezliktir bu' , 'arada heyecan şart' diyerek alınmış ve yine beni şaşırtabilmiş bir kitap.

Kapak resmi oldukça fazla fikir vermekte , kitaba dair.

Aradaki detayları çok derine inmemeye çalışarak ben anlatayım.

Kitapta bir polis var -kitap zaten Polisiye-Macera kitabı , macera kısmına bir ara aşağıda  bir yerlerde değinirim- ben bu polisi çok sevdim.Bir kere adamın fıtratnda polislik yok , edebiyatçı olur, felsefeci olur , duygusal olur fakat bu adamdan polis olmaz , ben de bu sebepten sevdim kendisini :D

Sonra bir seri katilimiz var , fakat son sahneye kadar bulabilen çıkarsa , bak buradan söz veriyorum gelsin alnından öpeceğim kendisini :)

Fakat kitap öyle değişik bir anlatıma sahip ki , benim için katili bulmaktan çok , bir sonraki kurbanın kim olacağı önemliydi , zira enteresan bağlantılar var kurbanlar arasında.

Neyse kitapta bir de bu polisin eski aşkı var , ki mübarek belaçeker adıyla anılsa az değil.

Bu eski aşkla polis arasında da benim doğru tahminimden dolayı heder olan bir sürpriz var, ki 'keşke tahmin edemeseydim 'demişimdir bu sürpriz için. Oldukça hoşça bir detaydı zira.

Eeee, bu kadar anlatımdan sonra merak ediyorsanız , okuyunuz ve bu posta yorum bırakınız , sözüm söz :D


#guzokumasenligi
#senlikbahaneokumaksahane 

15.



20 Ekim 2014 Pazartesi

102-BEN ÖLDÜRÜRÜM- GIORGIO FALETTI

 Çeviri: Makbule Ezay AKYILDIZ
1. Basım 2012
622 Sayfa


"Akıllı bir adam bazen dünyaya aldığından daha fazlasını verir, kurnaz insan ise alabileceğinin en fazlasını almaya ve karşılığında mümkün olan en azı vermeye çalışır."

"Belki de bazıları zaten yaşlı doğuyor ve bunu sadece yaşıtı biriyle karşılaşınca fark ediyordu."

"Herkes doğduğu şekilde ölür."

"Varsayımlar aylarca , yıllarca, bazen bütün hayat sürecek yolculuklar gibidir, onlara anlam kazandıracak olan önsezi beyinden bir şimşek hızıyla geçer ve etkisi ani olur."

/*******************************

Faletti'nin müzisyen olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum, kitap boyunca süren müzik tutkusunun.

İşin aslı süper bir polisiye kurgulamış yazar fakat çok uzatmış.

Ya da detay kısımlarını kendisi de zorlama yazmış.

İnişli -çıkışlı temposu olması beni tatmin etmedi açıkçası.

Kötü değil aslında .

Ama o klasik hazırlıklar kısmı, uzun olmuş.

Daha ilk anda tahmin ettiğim kişi katilmiş fakat apayrı bir hikayesi varmış yani aslında tahmin ettiğim kişi, aslında o kişi değilmiş.

Bir de beklenen sonla bitmeyeydi.:D