Petros Markaris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Petros Markaris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2017 Salı

BAHÇEPERİM'DEN KİTAP ÖNERİSİ- ESKİDEN ÇOK ESKİDEN-PETROS MARKARIS

Evet bu kısımda bana çok söz düşmüyor , Bahçeperim okumuş beğenmiş , daha çok okuyanı olsun istemiş , blogu için bir TIK yeter :D
Eskiden Çok Eskiden

"Komiser Kostas ve eşi Adriani'yle zoraki tatile gelmiştir. Tatilin amacı, kızının ani nikahıyla yaşanan gerginliği unutmaktır.

İstanbul'u gezerken yazar Vasilyadis ile tanışır. Vasilyadis ondan yardım ister. Çocukken ona bakan Maria Hambu -şimdi 90 yaşındadır- Hambena'dan haber alamamaktadır.

Komiser Kostas her ne kadar karışmak istemese de olaylar yine onu bulur.

Komiser Kostas ve Türk polisi Murat, Maria Hambu'nun peşine düşer.
Cinayette ki suç aleti: Bir tepsi peynirli börektir.

İşin ilginci; kimine minnet duygusu ile af dilemek için pişer. Kimine de yaptığı haksızlık ve kötülüklerin karşılığını vermek üzere pişer.
Peki, iki polis " Maria Hambu'yu yakalayabilecek mi?"

Kitabı okurken dört mevsim gibi duygudan duyguya geçiyorsunuz.
Baştan sona çok iyi bir kurguya sahip. Yazara olduğu kadar çevirmene de şapka çıkarıyorum.

Kitapta:

Yazar, Türk Yunan halkının benzer yanlarını espriye vurmuş. Kimi zaman da şaşırmış. Bu arada Petros Markaris Heybeliada'da doğmuş.
"Bütün büyük bulvarlara Atatürk'ün ismi verilmiş. Yunanistan'da Venizelos'un ismi var. Türkler de Yunanlılar da aynı şeyi yapıyor." 

Anne baba ve çocuk ilişkisinden; din faktörünün hayatı nasıl etkilediğini görüyoruz.

Kızı kilise nikahı yapmadığı için; eşi başta olmak üzere damadın ailesiyle yaşanan gerginlik... Kendisinin dahi kilise nikahını aslında önemsediğini farkeder. Kızına karşı yaşadığı kırgınlıkla karışık kızgınlığını... Peki kızıyla bu durumu çözüyorlar mı?

 6-7 Eylül olayları sonrasında, İstanbul'da yaşayan Rum cemaatinin kendi içlerinde ki ilişkiler.

Anavatana dönenlerle kalanlar arasındaki duygu durumları.
Yazar, bence çok güzel bir özeleştiri yapıyor.

 Yunanistan'a dönen Rumlar'ın -Bayan Muratoğlu- üzerinden yaşadıkları "iki arada bir derede kalma" duygusunu anlıyorsunuz.
Türk polisi Murat, başka bir ülkede yaşamanın verdiği "garipliği-azınlık olmayı" anlatır. Kendisi Almanya'da büyümüştür.

Bu koşturma esnasında, Murat'ın ailesiyle kurulan aile dostluğu.
Savaş, çatışma veya ekonomik göçlerin insan ruhunda açtığı yaraları. Çocuklarda belki de ömür boyu süren onarılamayan ruhen ve bedenen çekilen acı..

Maria Hambu da olduğu gibi haksızlıkları kabullenememekle gelen öfkenin dışavurumu...

"Sonunda ne oluyor?" diyenlere:
"Orada sanki ben de vardım." diyeceğim.
 İki polisin ne yaptığını öğrenmek isteyenler sahafların altını üstünü getirecek.

Yazarla tanışma vesile olan -ramazan76- Ramazan Bey'dir. Kendisi, instagramda kitap ağacı polisiye kitaplar grubundadır. 

Bana Markaris'in kitaplarından yollamayarak; üç  dört ay İzmir sahaflarını tavaf etmemi sağladı. Üç kitabını buldum.

Dilerim ki "Eskiden Çok Eskiden" yeniden basılır. Birbirine benzeyen, Türk ve Yunan halkları arasında edebiyat sayesinde gönül bağları kurulsun.
Beni konuk eden         arkadaşıma teşekkür ederim. Herkese keyifli ve kitaplı günler diliyorum.