Nemesis kitabın 1. Basımını 2011 de yapmış olduğu 550 sayfalık kitap, Gamze Tokgöz tarafından çevrilmiştir. Orijinal adı White Gardenia'dır ve Elif'ten(yeğen) büyük ihtimal bir okuma durgunluğu(reading slump) sırasında, okuması kolay ve keyifli kitap aranırken tırtıklanmıştır.
Kitabı benim için müthiş yapan ise tamamen tesadüfî, geçen yıl uzunca bir süre online ingilizce derslerine katıldım uluslararası bir kursta. Orada bazı arkadaşlar ile tanışıp, bilmediğim yeni bazı şeyler öğrenme şansım oldu. Bunlardan biri Harbin'di. Harbin; Rus'ların yaşadığı ya da sürüldüğü bir Çin şehridir. Aslında bir sürgün şehri olmasına rağmen, o kadar nitelikli insanlar bir araya gelmiş ki muazzam bir şehir oluşturulmuştur. Hem mimari olarak hem de yaşam kalitesi bakımından bu şehir sıradan bir Çin şehrinden daha farklı özellikler taşır.İşte bu kitap tam olarak o şehirde başlayınca, Çinli arkadaşımın sunum ödevi için kendi şehrinin mimarisini ve bütün güzelliklerini anlata anlata bitiremediği, bizim de büyülenerek izledigimizi hatırlamam kaçınılmaz hale geldi. Ve tabii hikayeden alınan haz çifte kavrulmuş oldu. Gerçi bu hikaye bir hüzünlü hayat hikayesi, ağır dram içeren bir hikayedir ama güzel şeyler de başına gelebilir kahramanların.
Yine de bazı yerlerinde fazlaca laf kalabalığı yapıldığını düşünüyorum, yazarın son sözünden anladığım kadarıyla otobiyografik özelliği de mevcut.
Haziran ayı enteresan bir şekilde 3 gün yavaş 1 gün hızlı geçiyor okumalarım bakımından, yerleşme telaşları bitmediğinden, ilk komşu ziyaretlerinin küfür içerdiğinden bahsetmeyeceğim zira Kerem'ciğime (Oğlum) kavuştuğumdan ötürü bundan sonraki süreç daha verimli geçecek diye inanıyorum. Tech doz aşımızı da olduğumuzu, kol ağrısının epey bir vurduğunu da buraya not ediverelim ki ileride okuyanlar bu tarihi kayıtlardan mahrum kalmasınlar.
Hayat gaileleriniz arasında buraya da uğrayabilen arkadaşlara selam olsun, sağlıkla , sağlıcakla kalınız.

