Hatırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hatırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2021 Pazar

OĞUZ ATAY- GÜNLÜK

 Bütün Eserleri 6

Oğuz Atay’ın bütün eserlerini bu kitapla nihayete erdirdim sayın izleyen :D
Ve oldukça etkilendim, diğer bütün kitaplarından etkilendiğim kadar ve bunun içindir ki size de anlatayım bu kitabı istedim. 
Bu kitabın ilk baskısı 1987’de yapılmış, elimdeki 2017’de yapılmış ve  24. basım. Kapak fotoğrafı Ara Güler'e ait ve 286 sayfa fakat aslında 143 sayfa çünkü her sayfanın karşısında orijinal şekli verilmiş bu da oldukça etkileyici.
25 Nisa 1970’te aşağıdaki satırlarla başlıyor Atay günlüğüne ve okuru bir anda afallatıyor.

" Kimse dinlemiyorsa beni - ya da istediğim gibidinlemiyorsa - günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana, bunu da yaptınız." 
☝
Bilhassa kitabı okudukça Oğuz Atay hayranlığınız gelişiyor, genişliyor. Bütün o sosyolojik tespitleri, edebi birikimi aklınıza ‘ya bu adamın alanı edebiyat değil ki bu kadar bilgili nasıl olabilir bu konuda ? ‘ sorusu geliyor, fakat sayfaları ilerlettikçe okuduğu yazar ve kitapların farkına vardıkça ayıkıyorsunuz duruma. 

224. Sayfadaki Türk romanı tespitlerine katılmak istesem de bunun kabulü zor, edemem ve fakat fikirlerini onaylamasam da, kesinlikle okumaktan sıkılmadığımı herhalde itiraf etmek elzem. 
Bila kayd ü şart, 5 Ocak 1975 tarihli yazısı efsane.

Pek çok yerde haklı kritikleri olduğunu da itiraf etmekten gocunmayacağım. Bir de bu kadar kısa bir kitap içine sığdırılmış bir Atay külliyatı taslak durumu var ki, aslında; ne neden yazılmış, hangi kitaptaki hangi karakterin filanca özelliği neden ona verilmiş öğrenebilirsiniz. Sırf bu sebepten bütün kitapları art arda okuyup zaman geçirmeden bu kitabı okumalısınız diyeceğim ama tabii bunu yapmak biraz namümkün. 
 

"İnsanın geliştiği filân yok. Yalnız kusurlarına alışıyor, o kadar. "
☝

Nihayet Halit Ziya ile benzer temaları olduğunun itirafı ve Mai ile Siyah benzerliklerini kurmuş olması beni ziyadesiyle mutlu etti, Mai ile siyah ta pek severim zira. 

Uzun lafın kıssası okuyun derim, ısrar da ederim bu kitap için ki her kitaba bu muameleyi yaptığımı göremezsiniz.

Yeni nesil için pek çok acayip kelimeler var bu postta ama bazen günlük dilin dışına çıkmak zaruriyetten oluyor blog yazarları için, sürç-i lisanım affola. 

Kalın sağlıcakla ve kitaplarla :)




10 Mayıs 2017 Çarşamba

BANA ATATÜRK 'Ü ANLATTILAR -HIFZI TOPUZ

1. Basım 2010
7.Basım 2012
164 Sayfa

Hıfzı Topuz'u geç tanıdım ama asla tek kitapla bırakmaya niyetim yok demiştim en son , iyi ki demişim şurada, ESKİ DOSTLAR  :)

Tam olarak 6 ay sonra elime alabildim yeni bir kitabını , oysa elimde okunmayı bekleyenlerden biri de bu kitaptı :)

Yeğen'le bereber okuyacaktık , sonra benim okuyacak başka kitaplarım , onun sınavları , bizim sınavlarımız derken komplike gelişen olaylar arasına giremedi bu kitap .

Sonunda , vizeler bitsin ilk hafta 4 sıfır kitap bitireceğim dedim yeğen'e o da biri bu olsun istedi , birlikte başladık . 

Çünkü çok feci şekilde Hıfzı Topuz için kafasını şişiriyordum :D 

Birlikte okumanın da burası biraz kötü , yeni bir olayı anlatamıyorsunuz çünkü o da okumuş oluyor :D

Neyse  bu kitabında Topuz, Atatürk'ün etrafında olan kişileri anlatmış , kısa kısa , daha doğrusu bu kişilere Atatürk'ü sormuş .

Şu an hiçbiri yaşamasa da , ve daha önce pek çoğunu okumuşsam da benim için yeniden hatırlamak oldukça güzel ve heyecan verici oluyor .

Kimler yok ki kitapta;

*Falih Rıfkı Atay 
*Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
*Ali Fuat Cebesoy
*Cemal Bardakçı

Kitapta yazan şeylerden biri de Ata'nın şair olarak Tevfik Fikret sevdiği idi .

Şimdi ben Tevfik Fikret kitapları edinmeliyim sanırım , yeni Topuz kitaplarında buluşmak dileğiyle :D

6 Kasım 2016 Pazar

105-ESKİ DOSTLAR- HIFZI TOPUZ


1. Basım 2000
270 Sayfa

'Afrika'da yaşlı bir insanın ölmesi bir kütüphanenin yanması demektir.'

"Eski Dostları yazmakla , kendi belleğimdeki sanal kütüphaneden bir şeyler kurtarmaya çalıştım."

********

Hıfzı Topuz'la tanışma kitabım .

Bunu söylemekten hicap duyuyorum ama yine de ölmeden önce herhangi bir kitabını okuduğum için çok şanslıyım .

İşaretlemediğim sayfa neredeyse yok.

Yazar'ın da tanımadığı kimse yok.

Yakın tarih Türkiye'mde , kimleri merak ediyorsam , biliyorum sandıklarım hakkında ne kadar az şey biliyorsam, hepsi var kitapta.

Sabahattin Ali'den 
Abidin Dino'ya...

Necip Fazıl'dan,
Melih Cevdet Anday'a...

Ferit Celal'den ,
Esat Mahmut Karakurt'a ...

Ve Yaşar Kemal'e ,
Ve daha nicelerine...


Aslında ilk defa postu yazarken , bir de baktım ki neredeyse kitabı anlatmışım .

Zaten etrafımda olanlara anlatmadığım , okumadığım yeri oldukça az.

Bir de belki okumadıysanız , size spoiler vermiş olmayayım .

Gerçi polisiye bir kitap olmadığından , katilin uşak olduğunu söylemek anlamsız.

Yine de siz okuyun istiyorum , hatta o kadar çok okuyun istiyorum ki , anlatamam.

Okuyanlarınız varsa , yazsın lütfen .

Okumayanlarınız da biran önce okusun.

Okusanız iyi olur falan demiyorum  , okuyun .

Hatta okumak zorundasınız.

Bu kitabı , yazarı okumadıysanız çok şey kaçırmışsınız ...



21 Ocak 2015 Çarşamba

8- HACI KOMÜNİST-FERHAN ŞENSOY

1. Baskı 2005
5. Baskı 2014
300 Sayfa

Ferhan Şensoy'un, Ferhangi üslubu ile yazdığı Şans Kapıyı Kırınca filminin çekim detaylarını anlattığı kitaptır.

Filmde oynamayı kabul ettiği andan , geri dönüşüne kadar olan bütün hikayeyi bulabiliyoruz kitapta.

Küba'yla ilgili görüşleri çok net olmasa da , olmasını istedikleri  hoş.

Ne yazık ki bütün sistemlerde olduğu gibi , teoride çok güzel işleyen düzenler, içine insan faktörü girince bambaşka bir şeye dönüşebiliyor.

Yine de çokça sitemleri , pek keyif aldığı gezileri , samimi üslubuyla çok güzel bir kitaptı.

Uçakla Küba'ya gidecek sigara tiryakileri için de hayati önem taşıyan bilgiler barındırmakta kitap .




23 Ağustos 2014 Cumartesi

79-BABAM SULTAN ABDÜLHAMİD- AYŞE OSMANOĞLU

1956 Hayat Mecmuası
1960 Güven Yayınevi
1986 Selçuk Yayınları
2009 Selis Yayınları
Timaş'ta 6. baskı 2013
289 Sayfa

Abdülhamid üzerine en çok yazılan hükümdarlardan biridir belki de.

Fakat O'nu ve o dönemi , O'na en yakın olanlardan birinin  kaleminden okumak , Ayşe Osmanoğlu ile karşılıklı konuşmak gibiydi.

Abdülhamid'le ilgili bugüne kadar okuduklarınıza bir daha bakmak isteyebilirsiniz.

Bu kitapla ;

Osmanlıda Saray Hayatı'nı

Abdülhamid'in gençliğinde Şazeli tarikatına girmiş odluğunu,

O dönemde yaşanan iki büyük depremi ,

Geşof Hadisesi'ni,

Bulgaristan'ın İstiklalini,

31 Mart vak'asını,

Abdülhamid'in tahttan indirilmesini

ve ölümünü 

kızının satırlarından  okursunuz.

Osmanlıda bir dönemi, o dönemin yaşayanlarının ağzından okumak oldukça zevkli .

*Operatör Cemil Paşa 1951 'de 80 Yıllık Hatıralarım diye bir kitap yayınlar .

Ayşe Osmanoğlu da O'nun yazdıklarına dair düşüncelerini 277. sayfadan sonra okuyucuya anlatır.

Ayrıca kitabın sonundaki fotoğraflar da oldukça ilgi çekicidir.

Keşke daha çok olsalardı.






13 Mart 2012 Salı

24-BİR DÜELLO BİR SUİKAST-KAZIM KARABEKİR

Emre Yayınları
212 Sayfa-1, Baskı 95
(elimdeki 6. baskı 2005)


Bazen aşk , macera ve gerilim 'den sıkıldığımda , bir şeyler öğrenebilmek adına değişik(tarih) kitaplara yönelirim.
Karabekir Paşa'nın kitabını da hem Atatürk'ün yakın bir silah arkadaşı olduğu hem de o döneme farklı bir bakış açısı getirebileceği için almıştım.
Sonuçta bazı şeyleri hep aynı kişilerden okumak yerine farklı bakış açılarına da göz atmak gerekliliğine inanırım.
Ancak kitap beklentilerimi karşılamadı.Genelde kitap yorumlarımda içerik hakkında çok fazla bilgi vermemeye çalıştığımı da fark etmişsinizdir.Bu seyredilmek istenen bir filmi başka birinden dinlemek gibi bence, beğeni ya da olumsuzluk yeterli benim için ne anlattığını duymak istemem.
Oysa bu kitabı en ince detaylarına kadar anlatmak istiyorum.Tabi ki böyle yapmayacağım.Benim takıldığım tek noktadan bahsedeceğim sadece.
Paşa kendisinin daha önceki yazdığı bir oyuna laf söylenmesinin ardından , pek çok şeyler yazmış.
Ve en kötüsü de bunun için Gazi ile yollarını ayırma noktasına gelerek kalan ömrünü de bazı lüzumsuz şeyler için harcamış.Tabi bu benim görüşüm ama gerçekten memleket için daha elzem işler varken, kişinin bir sözden bu kadar etkilenmesi ve buna istinaden bu işin peşini neredeyse ölene kadar bırakmayarak, kin gütmesi doğru değil gibi geliyor.