Hamdi KOÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamdi KOÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2016 Çarşamba

60-NORTHANGER MANASTIRI-JANE AUSTEN



Çeviri:Hamdi KOÇ
1. Basım 2012
11. Basım 2015
252 Sayfa

"İnsan ister erkek olsun ister kadın , eğer bir romandan zevk almıyorsa dayanılmaz derecede aptaldır."


Austen deyince , aklına Gurur ve Önyargı gelmeyen var mı? 

Her Austen kitabında Darcy arayanları da böyle alalım :D

Yok ama o kadar heveslenmeyin , kitap klasik olmasına,

Hatta hem klasik hem Austen kitabı olmasına rağmen bir Gurur ve önyargı değil.

Yine de kendi çaıpında bir ağırlığı olduğunu inkar etmek te anlamsız.

Oldukça ağdalı bir üslupla işlenen aşkı , betimlemeler tam sıkıcı hale getirecekken bitiverdi .

Tadı damağımda kaldı desem , yalan olmaz.

Klasik okumak apayrı bir tat.

Yayınevleri de o tadı arttıran ya da azaltan unsurlardan biri.

Ben mesela Hasan Ali Yücel klasiklerini , özellikle fiziksel olarak çok beğeniyorum. Fiziksel dediğime takılmayın ama içeriğini de hoş buluyorum.

Siz klasikleri, hangi yayınevinden okumayı tercih ediyorsunuz?







20 Kasım 2015 Cuma

78-ÇIPLAK VE YALNIZ- HAMDİ KOÇ


1. Baskı 2013 Ağustos
11. Basım 2013 Eylül
599 Sayfa



Öncelikle kitap;
43. Orhan Kemal Roman Armağanı'nı almış.

Ne güzel değil mi , ben de büyük ihtimalle kitabı bu sebepten almışımdır.

Ardından kitabı açıp içine bakıyorum , 
ilk sayfada yazar kitabı;

Ethem Sarısülük
Abdullah Cömert
Mehmet Ayvalıtaş 
Medeni Yıldırım
ve 
Ali İsmail Korkmaz'a ithaf ettiğini yazmış.

İsimler tanıdık değil mi?

Fakat bu isimlerin içinde bir isim var ki, biri bana bu ismin diğerlerinin arasına nasıl girdiğini anlatsın.

Medeni Yıldırım

Bu şahsın diğerlerinin arasında yer almasının nedenini, nasılını anlatın bana arkadaşlar .

Diğer isimlerle hangi ortak paydada buluşuyor?


3 yaşındaki çocuğa anlatır gibi ,

üst kat komşunuz 85 yaşındaki Halime Teyze'ye anlatır gibi,


Bizimkiler'deki sarhoş Cemil'e anlatır gibi anlatın.

Anlatın ama, gerçekten bilmek istiyorum, bu ismi hiç duymamış olanlar da bir zahmet Google amcaya sorsun. 

İthaf kısmını geçtikten sonra kitabımız başlıyor , denilene göre ; romanımız kurgu.

Saçma salak isimler verilmiş karakterler , eğlencelik espriler , şamata bir anlatım ile okur iyice sersemletildikten sonra Menderes'in asılması mevzuu , komutanların hafif paranoyaklıklarının konuşulduğu telefon konuşmaları derken ,dank diye baş kahramanımızın amcasının ölümüyle Fatsa-Ünye arası bir yolculuğa sürüklüyor okuru.

Amca ardında biraz bir şeyler de bırakıyor fakat amcadan kalanlara miras demek , Türkiye tarihi açısından yeterli olmayacak.

Sımsıkı ve birbirine geçmiş , kaynaşmış hatta kim kimin nesi olduğu muallakta bırakılmış(kitabın sonunda anlaşılır hale getiriliyor) aile ilişkileri işlenirken , küt diye Ermeni meselesine geçiş yapan yazar(bu meselede asla Ermeni adı geçirilmemiş lakin en ufak detayına kadar yazılarak ,okurun yanlış anlamasına meydan bırakılmamıştır) , kahramanın elindeki kanıtları da bir bir yazdıktan sonra ," ohooo daha neler var da ben anlatmayayım" şimdi diyerek okuyucu meraklandırılmış hatta bir ara" bak şimdi haberin oluyor ama 15 sayfa sonra başıma neler gelecek" diyerek kitabın yazarının da olaya dahli olduğu es geçilmemiştir.

Yere göğe sığdırılamayan, dudak uçuklatan fiyatına rağmen binlerce baskı yapmış kitaba , benim hislerimi paylaşarak yorum yapan Ali Bey'in yazısına da yer vereyim ki tek olmadığım anlaşılsın.


Diyeceksiniz ki bu kadar eleştiriden sonra beğendim diyemezsin!

Derim , 

anlatım güzel.

Kitaptaki kahramanlardan biri işlediği cinayeti ve ardından ölüyü nasıl parçalara ayırdığını anlatırken kahkaha atabilirsiniz.

Ciddiyim .

Ben bile güldüm.

Komik !

Gerçekten.

Son olarak esas oğlanın bir -iki cümlesiyle bitireyim , gülümsediklerimden :D

"Ben katil değilim, dedim.Sinirlenip edip kimseyi vurmam.Biri beni kandırır, dolandırırsa kandırılıp dolandırıldığım için kendimi suçlarım.Birini vuracaksam kendimi vururum."


Not : Bu uzun ve yetersiz anlatımı buraya kadar okumayı başardıysanız teşekkürler.

Kitaba 6 Ağustos'ta başlayıp ,düne kadar bitmemesine sebep defalarca elimden atmam ve sonra daha ne yazmış olabilir ki merakımdan , bir de başladığım işi bitirme tutkumdan .

19 Kasım 2012 Pazartesi

97-GURUR VE ÖNYARGI-JANE AUSTEN

Çeviri:Hamdi KOÇ
İş Bankası Kültür Yayınları
2006 Basım-424 Sayfa

Bu okuduğum kaçıncı Gurur Ve Önyargı hatırlamıyorum.

Her gördüğüm yeni yayınevi baskısını alıyorum.Nedense hep hatalı basımlarla karşılaştım ama asla umutsuzluğa düşmedim en güzelini bulacağımdan.

Güzel baksı , güzel kalite diyorum.

Neredeyse hiç baskı hatası olmadığı için, hem yayınevine hem de kitabın yayınlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.