Okuyan Us Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okuyan Us Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2016 Salı

4-HAYAT KIRIKLIĞI - CEM MUMCU

1. Basım 2006
299 Sayfa


İlk Cem Mumcu okumam . Neden ilk anlamış değilim . Kızgınım kendime , kırgınım size , biri de çıkıp dese ya "niye?".


Giriş paragrafımız tamamsa , azcık geliştirelim kendimizi .

Bu kitaba başladım , sanıyorum sadece 1 sayfasını okudum ve araya bir çok şey girince ben başka kitaplara geçiş yaparak bunu kenarda unuttum .

Aslını isterseniz uzun bir okuyamama , okusam da anlayamama gibi bir dönemden geçmiştim.

Okuma yapsanız bile istediğiniz kalitede yapamadığınızı bilmek çok kötü .

En azından benim için kötüydü.

Neyse okumalarımın istediğim kıvama geldiği bir zamanda , makyaj bloggerlarının project ten pan'i aklıma geldi , yarım kitaplarımı aldım önüme ve ilk 10'u şu sürede bitecek dedim .

Yok öyle demedim de , yani , "madem okuyabiliyorum o zaman ne varsa eskilerde var" demiş olmam daha makul.:D

Sıra bu kitaba geldiğinde çok fena kızdım kendime , ben bu kitabı neye istinaden aldığımı bile bilmezken ilk yazılar acayip etkiledi beni .

Hatta alınıtılayıp twitlediğim de doğrudur .

Mumcu'nun çeşitli gazete ve dergilerdeki hatta sergi açılışlarına ve hatta yaptığı kitap yorumlarına kadar pek çok konuda yazıları oluşturmakta kitabı.



Sonra baktım ki çok etkileniyorum ben yazarın sözlerinden ,okuduğu kitaplarından  ve görünmüyor kitap post-it lerimden, "dur "dedim kendime ;böyle bilmeden olmaz , kim bu Cem Mumcu , nedir , nereden gelmiştir, neden gelmiştir .


Google amca yine şaşırtmadı beni , bir sürü gerekli gereksiz bilgiyi önüme getirdi ve ayıkla bakalım dedi :D

Öncelikle Mumcu , Okuyan Us 'un sahibiymiş.Sonralıkla da doktormuş(psikiyatr) ama çok kimse bilmezmiş.

Şimdi buraya linkini veremiyorum ama bir röportajını okuduktan sonra aslında dünya görüşlerimizin ya da en azından bazı konulardaki fikirlerimizin çok uyuşmadığını gördüm.

Olmaz mı , olur , neden olmasın , aynı düşünceye sahip olsak güzel olurdu ama olmasa da olur :D 

Sonra kitabın içindeki enteresan çizimler de güzeldi .

Fakat kitabın bir yerinden sonra , ben ilk yazılarını özlemeye başladım.

Yaptığı kitap yorumlarını okur muydum blogger olsa ?

Demem o ki , belki her yazısını beğenmedim fakat özellikle ilk 150 sayfa fevkalade etkiledi beni, itina ile takip edilecek bir yerli yazar daha buldum , çok ta mutlu oldum :D

Kitabı edinirseniz , "Bol İtiraflı Bibliyomani Etüdü " en çok etkileyenlerden biri beni , 

Kitaptan alıntıları aşağıda bulabilirsiniz:D





"Sevilmeyen , sevilse de buna layık olmadığını hisseden çocuklar yazar mı oluyor ?Sevilmek için mi yazıyoruz ?Yazmak için sevilmediğimiz inancını mı büyütüyoruz içimizde yoksa biteviye?"

"İtiraf ediyorum baba , uçurtmanın ipi kopmamıştı , ben çakımla kesmiştim..."

"Ve hayal ettiğim cennette de deliler , köpekler, babam, Borges ve onların benzeri başka deliler ve kitaplar var."

"Her şey içime batıyordu.Garip gelebilir ama aslında yalnız kalma isteğim yalnızlığımdan kaynaklanıyordu ve de yalnızlığım da yalnız kalma isteğimden."

"Hayatın kendisi de böyledir zaten; diğerlerini hesaba katmaya başladığınızda kendi yaşamınızı yaratamazsınız."

"Ne yalan söyleyeyim yazarken çok eğleniyorum , sevişir gibi yazıyorum , üstelik partnerimi bile düşünemeyecek kadar bencil bir biçimde yapıyorum bunu ."

"Kimse şişman , gıdıklı , kırışık , sarkmış, büyük memeli , küçük memeli , göbekli , yaralı olmak istemiyordu. Yaşamamışçasına yaşamak istiyorduk."

"Şimdi  bu yazdıklarımın ışığında ben normal miyim?Sanırım değilim , umarım değilimdir ve umuyorum ki olmam."

21 Kasım 2014 Cuma

117-İYİ HEMŞİRE- CHARLES GRAEBER

Çeviri:
Nuray ÖNOĞLU-Erhan AKAY
1. Baskı 2014
467 Sayfa


Açıkçası kitabın içinden seçip alabileceğim , etkilendiğim tek bir cümle dahi yok.

Kitap müthiş etkileyici bir kitap oysa.

Gerçek hayattan olması ayrıca etkileyiciliğini arttırmakta.

Lakin bazı sorunlar var , çeviri diyeceğim ama orijinalini okumadığımdan fikir sahibi değilim, o sebepten de yorum yapmak haddime değil.

Yalnız düzenleme kesinlikle çok kötü.

Kitabı okurken kopukluklar yaşamamın , bence yegane sebebi budur.

Kitapta , dipnot olması gereken yerler , ilgili kısımda işaretlenmiş ne ala , ancak bu işaretlenen kısımların, ilgili notları kitabın arka sayfasında verilmiş.

Şimdi kitaba henüz başlamışım 20. sayfadayım  'Haziran 1987' alt başlığının üzerinde bir sayı var, demek ki bir açıklama olması lazım buna dair fakat bu açıklama aynı sayfada değil , neden bu tarihe işaret edilmiş.Demek bu tarihle ilgili bir açıklama olması gerek , o halde 412. sayfaya gidip açıklamayı okumak lazım.

Bu dipnotlar oldukça fazla kitapta , bu sebepten aynı sayfa içinde defalarca git gel yapabiliyorsunuz 400'lü sayfalara .

Çok net ifade ediyorum , resmen okuma şevkimi baltaladı bu sistem.

Akla yakın bir açıklaması var mıdır bu sistemin bilmiyorum ama benim gözümde iyi olabilecek bir hikaye hüsran oldu.

Dipnotlara takılmam diyenler bu sözlerimden etkilenip okumamazlık yapmasınlar , ben dipnot okumayı da severim fakat aynı sayfanın altında olmak kaydıyla.

Belki de alışkın olmadığım bir sistem olduğundan etkilendim bu kadar.

Not: Nette araştırdım fakat kitapla ilgili yorum yapan bir bloga rastlayamadım , eğer okuduysanız lütfen siz de fikrinizi belirtmekten çekinmeyin.


#guzokumasenligi
#senlikbahaneokumaksahane 

20.