156 sayfalık 3 öykünün birleşmesinden oluşan romanın 1. baskısını April yayıncılık , 2017’de, Göksel Türközü çevirisi ile yapmış.
Han Kang'ın bu kitabı, 2016 Man booker ödülünü almış ve aynı isimle filmi de yapılmıştır.
Kitap sade, anlaşılır bir dille yazılmış olabilir fakat kabul etmeliyiz ki oldukça etkileyiciydi.
Aslında sıra dışı bir yaşanmışlık anlatılmışsa da öyle bir şekilde sıradan insanların günlük yaşamlarına yedirilmiş ve yazar öyle uç eylemleri öyle sıradan insanlara yaşatmış ki aslında bu kadar tanıdık olanın bu kadar vurucu olması şaşırtıyor okuru.
Güney Kore edebiyatından bir örnek, bir tespit olarak özellikle belirtmek isterim ki Asyalı yazarlar sinematograf gibi yazıyorlar, çoğu zaman okumuyor izliyorum kitabı.
Ve kabul edilmeli ki hep etkileyiciliği yüksek oluyor yapıtlarının, film, dizi ya da kitap farketmeksizin...
Bir miktar toplum normlarına ters bir anlatı da olsa, bence kitap ya da edebiyat severler beğenecektir.
Aykırı şeyler için çok kapalı değilseniz okuyun :D
Akıl sağlığımızın da beden sağlığımız kadar yerinde olabilmesi dileğiyle, etkili okumalarınız olsun...

