Tutku Yayınları'nın 2013 yılında 1. basımını yaptığı 150 sayfalık kitabın çevirmeni Füsun Dikmen'dir.
"Eğer insanlar sürekli geçmişi hatırlamak yerine şu günlerin tadını çıkarsalardı bu kadar acı çekmezlerdi."
Ne yazık ki basım hataları mevcut olan kitabın bu hatalarını yüze vurmak, fiyatına mukabil uygun değil o sebepten çok üzerinde duramayacağım.
"Bizim dışımızda her şey bize daha iyi, herkes bizden daha üstün görünüyor."
Bu kitabı daha önce okuduğumdan gayet iyi biliyorum ki, aynı zamanda elimde ve okuyor olduğum Mahmut Makal'ın Bizim Köy adlı yapıtı olmasa çok daha etkileyici bulacaktım . Ne ki yurdum kırsalı ile istem dışı yapmış olduğum kıyaslama çok ağır geldi. Öyle ki neredeyse iki asırlık bir zaman dilimi olmasına rağmen iki kitap arasında,o zamanların Almanyası ile bu kadar uçurum olması, çok fena.
İçinizden "Eylem, iyi güzel de bu kitap heer ne kadar kırsalda geçse de bir köy anlatısı değil " diyenler olacak, bu kişiler de pek haklı olacak ve fakat okunan satırlardan anlayabileceğimiz ya da çıkarsayabileceğimiz gerçekler bunlar, bakınız her iki kahraman da orta düzey bir memur, her ikisi de kırsalda yaşamakta oysa ki aradaki fark muazzam, vah bizim ülkemize! O zaman için de, şimdi bile !
Neyse mevzu derin, anlaşılması zor ya da imkan dahilinde olmuyor tarafımdan, anlama kapasitesine ve anlatma yeteneğine güvenen varsa aydınlatsın.
Oysa klasiklerden bir kitaptı bu da, daha önce farklı yayın evlerinden okumuşluğum da var , yine de yeni bir basım bulduğumda kaçırmam. :)
Hemen her klasik ve romantik anlatıda olduğu gibi memnu bir aşk olmazsa olmaz, mübalağa ise tuzu biberi pek tabii ki yine de dönemi itibariyle çok etkileyici bulunmuş ve Almanya halkını intihara sürüklediği ve kılık kıyafetine epeyce müdahil olabildiği söylenegelmiştir.
Bir Alman klasiği de okusam fena olmaz diyenler, ya da Almanların nasıl bir platonik ve çaresiz aşıkı olurmuş diye merak edenler için çok hoş bir okuma olacağı kanaatindeyim.
Keyifli okumalarınız olsun...