21 Haziran 2015 Pazar

54-GECEYARISINDAN SONRA- TESS GERRITSEN



Çeviri : Özlem GÜLTEKİN
1. Basım 2014
335 Sayfa


Tekrar etmiş oluyorum kendimi ama , blogu takip etmeyenler için ufak bir not :

Eylem, yani ben, tam bir Tess Gerritsen bağımlısıdır.

Aslında tıbbi - gerilim türünü daha çok yakıştırsam ve seri kitaplarını daha çok sevsem de yine vazgeçemiyorum tek kitaplarını okumaktan.

Aynı tadı almıyorum falan diye şikayet ederim her zaman , bu kitapla kırılıyor bu tip sabit fikirli hallerim.

Sadece polisiye ama güzel .

Şimdi düşünün,

iki aydır evlisiniz , bir gece telefon çalar ve kocanızın ölüm haberi gelir.

Polisiye kısımda bu kocaya ne olduğu araştırılmakta.

Bana sorarsanız Tess ablanın tek kitap olarak yazdığı polisiye türünde; kendini aştığı nadir kitaplarından biri.

Bazı yerlerde iyi coşmuş falan dedim ama yine de sevdim.

Bir de şu aşk meşk işlerini bu kadar karıştırmasa şu polisiye kısmına , yani aşk olsun olmasın değil de , beyaz dizi kıvamına gelmesin istiyorum.

Neticede polisiye yazıyorsun güzelim , yani zaten mevzu heyecanlı daha fazlasına gerek var mı :D

Neyse , yeni bir çeviri kitabı var , benim rafımda henüz yer almamış , şimdi daha yeni okudun falan diyorsunuz ama edinmek için ölüyorum :D



20 Haziran 2015 Cumartesi

SİNEMA GÜNÜ -HAYATIMIN ŞARKISI / La Famille Bélier



Ne zamandır Sinema Günümüz için hiç yazı girmiyorum bloguma. İnstagram'da paylaşıp geçiyorum.

Kabul de ediyorum ; işin kolayına kaçıyorum.

Bu yazı hem harika bir film olan Hayatımın Şarkısı , hem de  NEVİN için.

Önce;

bu hafta sinemaya ikimiz de bu film için gittik , fakat daha bilet alamadan bizim önümüzde bilet alan kişiye,  bilet veren bayanın "o film güzel değil , ona girme" demesiyle  şoka girdik .

Genellikle önceden araştırma yaparak girmiyoruz filmlere ki beklentilerimiz hüsran olmasın.

Bizim ulaşabileceğimiz sinemada , o hafta gelen filmlerin afişlerine bakıp karar veriyoruz filmlere.

Fakat o konuşma , daha film için bilet almamışken , birilerinin kötü demesi , ister istemez acaba mı dedirtiyor.

Fakat kararlıyız bunu izleyeceğiz.

Aldık biletleri , mısırları , kolaları ve girdik salona:D





Film başladı , en sevdiklerimden , Fransız yapımı , :D

Hem de alt yazılı;)

2 ya da 3 kişi var bizden başka salonda , çünkü genelde ilk seansa gideriz   :D

Acayip zeki esprilerle , başladı film .İlk yarı sürekli gülerek , ah şu an Fransa'da olmak vardı diyerek izledik.

Seviyoruz biz Fransızların aşk insanı olmalarını , kırsal yaşamlarını , tutkularını.

Bir de Fransızca'nın o vazgeçilmez tınısını.



2. yarı;
 bir peçete yetmeyen arkadaşıma peçete vererek ve ilk seansta izlenen filmde ağlarsam , alışveriş merkezindeki bütün gözlere hedef olmak istemediğimi kendi kendime telkin ederek(bir insan daha ne kadar çirkin olabilir diye düşünenlere, bknz . Eylem'in ağlamış hali) geçti.Gözlerim dolup dolup , içimde doyasıya ağlayamamanın eksikliği.

Ah bu film evde zırıl zırıl ağlayarak izlenmeli.

Ne kadar zamandır bu kadar etkilendiğimiz , böyle gülümsediğimiz ve hıçkırarak ağladığımız film izlememiştik.
Kesinlikle , şiddetle tavsiye ediyorum .

Muhakkak ama muhakkak , eğer sinemada izleyemiyorsanız bile atlamayın mutlaka izleyin , cd , net nerede olursa.

Filmde; liseli bir kızın,
duyma ve konuşma yetisi olmayan  ailesine, kendi tercihi ve tutkusu olan şarkı söylemeyi kabul ettirme mücadelesi var.

Aslında duyma yetisi olan fakat asla tutkularınıza ve isteklerinize saygı duymayan insanlarla yaşadığımız dünyada , tokat gibi bir film .

Hiç etkilenmedim diyen olursa , gelsin beni bulsun diyorum , o kadar kesin.



*******
Nevin için;

 finalimiz bu film mi olacak ?

Neredeyse 3 haftadır , her sinema için buluştuğumuzda buruk anlar yaşıyoruz , bu son filmimiz mi diye.

Nevin ile tanışmamız oğullarımız sayesinde oldu , onun oğlu Kayra  da Kerem ile aynı okula gidiyordu ve neredeyse 5. sınıfa kadar birbirlerine oldukça bağlılardı.

Sonra oğlanların yolları , okulları nedeniyle ayrıldı ama annelerine bambaşka bir yol hediye ettiler.

Sinema Günü.



9 yıldır tanış olduğum , son 5-6 yılın bütün okul dönemleri boyunca , hemen her hafta   beyaz ekran karşısında en az 2 saat birlikte oturduğum, sonrasında çay içerken, depresif suskunluklarıma , çoklukla boş laflardan ibaret gevezeliklerime tahammül eden biri.

Tek başıma karşıladığım bütün zorluklarda , her daim yanımdaydı.

O varken  bir kardeşim olmayışını hiç düşünmedim.

Şu hayatta sırtımı düşünmeden yasladığım , karşısında utanmadan ağladığım , kahkahalarla güldüğüm ," anlatabiliyor muyum" dediğim her seferinde , "seni benden iyi anlayan biri var mı acaba "diyen kişi.

Küçücük dünyama her defasında yeni ufuklar açan , benim gözümde"kendine güvenin"  tam karşılık bulmuş hali.

Çevremdeki kendini en çok yetiştirmiş , her şeyi yapabilirsin , yeter ki iste diyebilen ender kişilerden biri.


NEVİN,  Benim Sinema arkadaşım.

Artık 

 bu yıl oğullarımız 8. sınıfı bitirdi .

Nevin, Kayra'nın eğitimine İstanbul'da devam etme kararı verdi. 

Şimdi 9 yıl sonra , her hafta yaptığımız sinema günlerini yapamama ihtimalimiz söz konusu.

Her ne kadar , biz istedikten sonra , mesafeler engel olamaz deyip teselli etsek te birbirimizi , biliyoruz ki bu sıklıkta görüşebilmek çok zor.

Belki de bloga girdiğim son sinema günü yazım olacak bu, istedim ki bu tarihle kalsın hatıramda.









18 Haziran 2015 Perşembe

53-ATUAN MEZARLARI- URSULA K. LEGUIN


YERDENİZ II
Çeviri:Çiğdem Erkal İPEK
1. Basım 1999
6. Baskı 2014
151 Sayfa



Yerdeniz serisinin 2. kitabı. İlk kitabın yorumuna ŞURADAN bakabilirsiniz.

İlk kitap bir nevi genel bakış ve girizgah  olduğundan daha detaylı ve zorluydu.

Fakat bu , ah bu , bilmem ki bütün seri bu kitap gibi devam eder mi?

Bayıldım , resmen bayıldım.

Yazarın Mülksüzler  adlı kitabından sonra , kesinlikle bütün kitaplarını okumak istemiştim . Şimdi Atuan mezarlarını okuduktan sonra , o kadar beğendim ki , seri kitapları okurken koyduğum 'arada başka kitap oku' kuralımı hemen bozasım var .

O ne güzel anlatımdır.

Ne keyifli bir hikayedir.

Ne heyecan vericidir.

Sanırım aşık oldum Ursula k. LEGUIN'e.

Gerçekten.

Kitabı ; arka kapakta yazarın yazdığı gibi ister imgeleri cinsellikle bağdaştırarak okuyun , isterseniz benim gibi hiç bağdaştırma falan yapmadan okuyun .

Ama bu yazarı okuyun .:D

Kitabın içinden bir satır bile yazmıyorum , heyecan dorukta okumanız açısından :D