28 Aralık 2021 Salı

THE SILENT PATIENT - ALEX MICHAELIDES


"Somehow grasping at vanishing snowflakes is like grasping at happiness: an act of possession that instantly gives way to nothing." 


    "Mükemmel heyecan verir" diye tanıtılan,  Goodreads 'ta 4.13 ortalaması olan kitaba benim puanım 3.5⭐, bu puan neden düşük sorusuna verebileceğim en uygun cevap; hikayenin sonu. 

    Tabii ki size oturup sonunu anlatmayacağım , hımm denesem mi ki :D...

    Aslında hikaye neredeyse "mikemmele" yakındı, şaşırttı mı şaşırttı,  heyecan da verdi vermesine,  ilgi de çekti çekmesine... Bilhassa Yunan mitleri ile  Alcestis detayları süper uygun serpiştirilmişti ve fakat o son nedir öyle yani, bırak bazı şeyler yarım kalsın kardeşim. Nedir bu ille de daha da anlatacaklarım var derdiniz. 

    2021'de heyecanlı bir şeyler okuyamadıysanız ve tabii ki "hiiiç heyecan yok benim hayatımda yea" diyenlerdenseniz,  "elimden bırakamayacağım bir şeyler okumak istiyorum " diye ağlıyorsanız(!) kitabın oldukça hacimli bir kısmında emellerinize kavuşacaksınız, ha sonrası da pek tabii ki bana göre bir miktar gereksizse de, belki siz bayılacaksınız :D Bir şans veriniz rica ediciğim :)

    Bu ay, İngilizce kitap kategorisi de dahil bütün planladığım okuma listemi tamamlamış ve yıllık okuma hedefime de ulaşmış bulunmaktayım.  2021 'in son 3 gününde bir şey yapmadan öylece yatıp yuvarlanma(hem bir şey yapmayıp hem nasıl yuvarlanama eylemini yapmalıyım bilmesem de ) planlarım var, haydi bakalım henüz okuma hedeflerini gerçekleştirememiş arkadaşlarım kolay gelsin, yılın son günlerinde kitaplar yoldaş olsun sizlere... 

    Varyant varyant gelen "bağzı" başıbozuk virüsler uzak olsun hayatlarımızdan inş, bu arada bu virüsle henüz tanışmamış kaç kişiyiz bilmek isterdim, yazmak isteyenler lütfen yorum kutusunu ziyaret edebilir mi?

15 Aralık 2021 Çarşamba

GÖZYAŞI - LAUREN KATE

Epsilon yayınevinin 1. Basımını 2014'te yapmış olduğu Teardrop orijinal adı olan kitap 405 sayfadır. Bu kitabın yazarı aynı zamanda daha önceden çok okunmuş olan Düşüş serisinin yazarıymış.  Sanırım ben o seriyi de okumamışım. 

"Gerçek diye bir şey yoktur.  Sadece inandıklarımız ve reddettiklerimiz vardır."

Arka kapak yazısı diyor ki, bu kitaptaki öyle bir romantizm ki 
bir Romeo ve Juliet...
Bir Edward ile Bella...

Ben bu kitaptan ya da anlattıklarından şöyle kısaca bahsedecek olursam;
17 yaşındaki Eureka ana kahramanımızdır, annesiyle Miami havaalanına gidiyorlarken başlar hikaye. Sıradan bir Florida yerleşimindeki, sıradan bir lise öğrencisi iken hayatına bir anda, oldukça sıra dışı olayların/kişilerin dahil olmasıyla devam eder. Açıkçası 2. kitabı da varmış, bunu öğrenmeden önce sonucu konusundaki muallaklığı eleştirecektim fakat devam kitabının oluşu bu zevkten mahrum etti beni.
 
Kitap akıcı fakat tabii yaş itibariyle bana hitap etmedi pek, şimdi diyeceksiniz ki "kardeşim bunca ergen hikayesi okudun buna neden böyle tribal davranıyorsun ", ve fakat bazı kitapları okumak ya da o anlatılanları hayal edebilmek bazı zamanlarda gerçekten imkansız oluyor,  mesela bir fantastik hikaye bile ülkemin realiteleri karşısında  daha normal, daha inanılır, daha sıradan kalabiliyor. 

En baba distopyaları cebinden çıkarabilecek nitelikte şeyler  yaşadığımızı hissettiğimiz şu günlerde, sanırım bize bu tür kitaplardan daha sertleri ya da daha fantastikleri lazım hiç olmadı eser miktarda pudra şekeri lazım ki yaşananların gerçekliğini bir nebze unutalım. 

Çok yazılacak şey varsa da susayım, ve sağlık dileyeyim canım arkadaşlarım, cümlemize...

 Akıl başta , beden sağlığı ikincil olmak üzere 2022'den beklentilerimizin arasında yer alsın o halde. Sevgiyle kalın. 



 

9 Aralık 2021 Perşembe

ZAMİR - HAKAN GÜNDAY


    1. Baskısını Ekim 2021'de yapmış olan kitap 368 sayfadır.

"Gördüğüne inanmayanların ninnisi, 
görünmez olan her şeydi. "

    Ben Hakan Günday severim, kendisini tanımam ama bütün yazdıklarını şevkle okurum, ve   konuştuğum dilin yazarlarından biri olması da benim için kendisini özel yapar.  Yazdıkları genel olarak "yeraltı edebiyatı" diye tanımlanır bu demektir ki kalemi keskindir, serttir. 

    8 yıl sonra kitap çıkarmış olması, yıllardır kitap almıyor oluşum gerçeğini yalana düşürüverdi.

    Fakat, bakın bu fakat önemli, acaba Zamir için 8 yıl beklemeye değer miydi? Kabul şapkadan tavşan çıkarmasına gerek yok ama yani ille de zor olsun, ille de bağlantı bulunsun, ille de bu bağlantılar ne alaka olsun diye yazılmış intibaı verdi kitap. Zaten sanki kendisi de bu kitabı daha önce yazmış ta sanki 'eh artık bu masanın üzerinde daha fazla beklemesin' demiş gibi yeni bin yıla girişi anlatmış. Bu bin yılı, ben kitaba başladıktan sonra uzunca bir müddet 3000'e giriş  olarak düşündüm, kitabın diğer  okurlarının intibaını meraktayım :D 

    Ve yine fakat sevmedim demiyorum, zira yazan kaleme aşina olan okur, eski bir dostla görüştüğünü düşünüp ne anlattığına bakmaksızın anlattıklarından keyif alır. Özlemek böyle bir şeydir. Zamir de hayat hikayesiyle, sanki eski dostlara benzer izlerle girdi yaşamıma, aslında çok bilindik çok aşina ama benden çok uzaklarda yaşayanları izlediğim gibi okudum Zamir'i... Uzaktan... 

   Günday'ın stilini özlediğimden olsa gerek 3 günde okudum kitabı, bilinen bir lezzetin şekeri az gelmişi gibi bir tat bıraktı dimağimda, canı sağ olsun, bir sonraki kitabını okumaktan bu kadar ayrı tutmasın bizi.
        
    Sağlıkla kal sevgili okuyan, kitapla kal...