Ayfer Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayfer Tunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2017 Pazar

BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ-AYFER TUNÇ

1. Basım 2009
464 Sayfa 


Ben bu kitabı daha önce  okudum , ama herhalde blog açmadan önceye denk düştü ki arattığımda bulamadım :(

O sebepten önceki yorumumu paylaşamıyorum.

Geçen yıl taşınma aşamasında , bu kitabın kitaplığımda olmadığını görüp çok üzülmüş ;
" Ayfer Tunç kitaplarının tamamını kitaplığımda isterim"
 diye bas bas bağırmayı , ufak çaplı titremeler eşliğinde hafif bir sinir krizi geçirmeyi tasarlarken , 
"lan yenisini alsam ya" , diye düşünüp , bütün bu eylemlerin gereksizliğine hükmetmiştim.

Evet kitabı okuduysanız , yukarıdaki cümlede hafif bir esinlenme hali görmeniz mümkün :D

Kitabı tekrar edinince , kitaplığıma koyduğum kitaplar mutlaka okunmuş olacak  obsesifliği ile yeniden okumak şart olmuştu.

Neyse efem , ben Ayfer Tunç severim , hatta çok severim .

Ama bu kitabını da pek bir ayrı severim.

Bir kere 464 sayfanın her satırında uyanık olacaksınız , öyle yok modum düşüktü,yok dalgınlığıma denk geldi, yok dinlendirsin diye okuyamazsınız bu kitabı.

Sanal alemde biri Cem Yılmaz gösterilerine benzetmişti.

"Her dakikasında tetikte olmalısınız , yoksa şakanın kahramanı siz oluverirsiniz ."

Güzel bir benzetme , bu kitap için kesinlikle uygun.

Kitabı bir kenara koyup tekrar elinize alma şansınız yokmuş gibi okuyorsunuz.

300 küsur karakterin ; kim, kiminle , nerede , nasıl olduğunu başka türlü idrak etmek bir hayli zor çünkü .

Bu fevkalade beyin yakıcı olaylar örgüsünün  her satırını severek , bazen sosyal mesajlarını , bazen toplumsal bildirilerini, çoğu mahallenizde karşılaşabileceğiniz karakterleri ve onların aşina olduğunuz hikayelerini okuyorsunuz  .

Harika .

Okumayan kalmasın dediklerimden biri daha :)

14 Ocak 2015 Çarşamba

5-BİR MANİNİZ YOKSA ANNEMLER SİZE GELECEK- AYFER TUNÇ

2003 BALKANİKA ÖDÜLÜ
1.-32. Basım Can Yayınları 2001-2004
1.-7. Basım YKY 2005-2011
434 Sayfa

"70'li Yıllarda Hayatımız " alt başlığı  ile çıkmış kitabımız.

Neredeyse 60'ların sonundan alıyor , 2000'lere de arada sırada göndermeler yapıyor.

60'ların Türkiye'sinden 2000'lere ulaşan bir gelişim ve değişim haritası.

Fakat sadece belli bir kesimdeki değişimleri anlatıyor.

Vakti zamanında 'orta direk' denilen kesimdeki değişimler konu ediliyor kitapta , bir de genelde Bölge olarak Trakya baz alınmış , zira ülkemin bir kesimi hala bu gelişim ve değişimlerden nasiplerini alamadılar. 

Ansiklopedi gibi bir anlatım var kitapta.

Ben Ayfer Tunç'un bu kitabına başlarken çok güzel bir hikayeyle , 70'li yıllara gideceğimi düşünmüştüm fakat yanıldığım çabuk ortaya çıktı.

Oldukça ayrıntılı bir değişim fihristi fakat ısrarla dediğim gibi sadece belli bir kesim için geçerli , Ayfer Tunç Adapazarı doğumlu olduğundan , sadece büyük kasabalardaki değişim anlatılmış gibi geliyor.

Ben 82 doğumluyum ve Trakya'nın en küçük kasabasında büyüdüm , buna rağmen Ayfer Tunç'un 70'lerde yaşadıklarını , ben 90'larda yaşayabildim. Hatta onların yaşayabildiği pek  çok şeyi de yaşayamadığımı fark ettim .

Kitap belli bir bölgeyi , belli bir kesimdeki ve standarttaki yaşamları ve değişimler çokça detaylandırarak anlatıyor.

Hikaye ya da roman gibi değil , sadece 'böyle yaşarlardı', ' bu değişti, şu hayatımıza girdi , bunlar hayatımızdan çıktı' gibi bir kalıp kullanıyor.

Açıkçası ben okurken çok keyif alamadım ama kitap oldukça fazla satış yapmış ve bir kesim de okurken oldukça fazla keyif almış.






26 Mart 2014 Çarşamba

29-DÜNYA AĞRISI-AYFER TUNÇ

1. Baskı Ocak 2014-331 Sayfa


"Arada bir özleyip de kitaplardan okudukları sayılmazsa , bu silik insanların anlattıığı canlı hikayeler onun dışardaki dünyayla tek bağı."

"Yaşamak bu demek, hayat denen bu şeyi sürdürebilmek için sebep yaratmak."

"Herkes yalan bir hayat yaşıyor, ama tek acı çeken benim diye düşünüyor."

"Bu şehirde her şey insana fazlasıyla değerek, sürtünerek, gıcırdayarak, itişerek, gerginlik içinde yaşanıyor."

"Sen bana kahve yap , ben de sana bu hayat yaşanabilir bir şeymiş gibi yapayım."

"Ben başka türlü olduğumdan sığamıyorum bu dünyaya Şükran, ama nasıl başka türlü olduğumu ben de bilmiyorum."

-----


Bir kitabın adı, ancak bu kadar net anlatabilir kitabı.

Okurken en az kahramanımız kadar sıkılacak , içinize kasvet basacak , bıkacaksınız bu hayattan.

Yazarın başarısı da bu olsa gerek.

İç sıkıntısını bile okuyucuya yansıtabilmek.

Sosyal ve siyasi göndermeleriyle, müthiş tespitleriyle, Anadolu insanı için cuk oturmuş tasvirleriyle, Ayfer Tunç bir kez daha kendine hayran bırakıyor beni.

Durmak yok, Ayfer Tunç okumaya devam .:)






2 Kasım 2011 Çarşamba

SUZAN DEFTER
-
AYFER TUNÇ
Can yayınları
2011 Basım-127 Sayfa


Ayfer Tunç'un bu kitabı, daha önceki Taş-Kağıt -Makas kitabında yayınlanmış öykülerinden birinin, ayrı olarak kitaplaştırılmış hali.Ben Taş-Kağıt-Makas'ı okuduğum için, hikayeyi tekrar etmiş oldum, gerçi o kitaptaki beni etkileyen hikayeydi.O nedenle sevindim ayrı bir kitap olarak basılmasına . İki günlük var kitapta , karşılıklı olarak yazılan , sırayla mı aynı anda mı okuyacağınıza siz karar vermelisiniz.Ben önce ilkini(sayfaların ön yüzü bir günlük, arka yüzü diğer günlük olarak basılmış) sonra diğerini okuyup şaşırmayı tercih ettim.Hayatlarından kesitlerle birlikte , aile ve içinde yaşayanların bakış açısı var kitapta, kendinizden de bir şeyler bulabilirsiniz, çok ta ütopik değil açıkçası.Ben umutsuz aşkları anlatan öyküleri beğendiğimden, bu öykü de beni etkiledi, bilmiyorum neden, aşklar; kavuşamayınca daha bir kıymetli gözümde.... 

Güzeller:

"Gerçekten güzelleşiyorsa iyi
ben güzelliğini görmeye başladıysam o da iyi
güzelliği yakıştırmaya başladıysam
bu  yazının zaferidir, o belki daha da iyi."

"Ayrılmak, gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır."

ARKA KAPAK:

"İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?"

"Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz."
"Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?"
"Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
"İyi ya boş değildi kucağım."
"Ama yandınız, kül oldunuz."
"Ama vardım, kül bunun kanıtı."

12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalışma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor. 

Suzan Defter, daha önce öykülerinden biri olduğu Taş-Kâğıt-Makas'tan azat olmuş, tek başınalığı hak etmiş bir eser.