3 Aralık 2011 Cumartesi

ZARGANA
-
HAKAN GÜNDAY

Doğan Kitap
2002 Basım-8 Baskı yapmış
205 Sayfa



Açıkçası Hakan Günday'ın Zargana'sıyla bütün kitaplarını okumuş oldum(bugüne kadar basılmış).

Ancak bu kitabını çok da beğenmedim.Aslında kitap güzel de ben çok yoğun bir hafta geçirdiğimden olsa gerek pek hakkını veremedim kitabın.

Ama yine de diğerleri farklı mıydı ne..Neyse hiç Hakan Günday okumadıysanız, kendisiyle biran önce tanışın ve okumadığınız günler için hayıflanmaya başlayın diyorum...

ARKA KAPAK
Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulmuş, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin "hiç"e dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde Berlin'de dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki insan olmaktan uzaklaşıp "hiç"e yaklaştıkça kendisine döner; aşık olur. Parçalanmış benliğini onarmak için, başkalarının oynadığı bir "hayat oyunu"nu sahnelemeye koyulur..

Türk edebiyatında şimdiden farklılığını kanıtlamış olan Hakan Günday, Zargana'da bunca karmaşık bir öykünün altından yalın ve duru bir anlatımla kalkıyor. Hayat, varlık, hiçlik, oyun, zeka, kudret ve acizlik arasında gidip gelen bir metin.

2 Aralık 2011 Cuma

SİNEMA GÜNÜ
-
DEDEMİN İNSANLARI

Bir sinema gününü daha geçirdik .Ama ne gün...Çağan Irmak'ın filmine gittik , Babam ve Oğlum 'un kadrosundan bazı oyuncularla çekilmiş film süperdi..

Babam ve Oğlum'da da ağlamıştım, bunda da ağladım.Gerçekten etkileyiciydi...
Sabah ilk seansa gittiğimiz duygusal fillmere de sinir olmaya başladım, ağlıyorum iyi güzel de (hem de buğday tenli olmama rağmen) bütün gün kıpkırmızı bir yüzle gezmek hiç hoş olmuyor...

Muhacir olmanın da etkisiyle olsa gerek (Anneannem tarafından Bulgaristan, Baba tarafından Yunanistan göçmeni sayıldığımdan) çok etkiledi film beni.Herkese tavsiye edilir , mendillerinizi unutmamanız dileğiyle...

29 Kasım 2011 Salı


BİR ÇİFT AYAKKABI
-
SUNAY AKIN

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kasım 2011- 1. Basım


Sunay Akın okumayı, O'nun verdiği bilgileri , üslubunu, çok beğenirim.Sanki kitabı okumuyorum da karşımda Sunay Akın, O anlatıyor , ben dinliyorum .

Bu kitabında özne; ayakkabılar olmuş.Ayakkabılar , ayakkabıcılar, ve bir dolu bilgi beynimin içinde dans ediyor.

Beni en çok etkileyen en son yazısı oldu.Isınmak için ayakkabılarını yakan ama kitaplarına el sürmeden donarak  ölen şairin yaşamının öyküsü.

ARKA KAPAK
Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı'yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına.

Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay'ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor.

Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir? Van Gogh'un tablosunda ters çevirdiği ayakkabının sırrı...

Abdülaziz İstanbul'u dünyaya nasıl gezdirdi? Hayat ağacı'nın boyacı sandıklarındaki sureti... Kız Kulesi, pabuçlarını nereye düşürdü? Galata Köprüsü'nden geçen en büyük ayaklara nasıl ayakkabı bulundu? Dünya'nın giriş kapısında kimlerin ayakkabıları duruyor?

Kıvrak hareketlerle oynatıyor kalemini Sunay Akın ve izini sürdüğü hikâyelerin her bir parçasını ustalıkla yerlerine yerleştiriyor.