15 Ocak 2018 Pazartesi

SİNEMA'DA BU HAFTA- DAHA


Onur Saylak 'ın ilk uzun metrajlı filmi olması değildi beni bu filme sürükleyen .

Tam bir Hakan Günday  hayranıyım , blogumu takip edenleriniz biliyor.

Filme adını veren kitabı 2 yıl önce okumuşum , ne kadar etkilendiğime bakmak için DAHA' ya tıklayın lütfen.

Filmin sonunda , "Daha romanından uyarlamadır" yazıyor , evet bir miktarı uyarlanmış ama kitabı bu filmle kıyaslamaya kalkarsak , dev bir okyanus ile ufak bir göleti kıyaslamış oluruz. 

Belki de kitabın sadece çok az bir kısmının alınmasıdır sebebi , tamamını çekmeye kalksalar 24 saatten fazla sürebilirdi film.

Onur Saylak'ı da severim ama bu filmi başka biri mi çekseydi acaba ?

Mesela Zeki Demirkubuz.

Off bir an hayal ettim de , muazzam olmaz mıydı?

Ahmet Mümtaz Taylan için edilecek tek laf yok , Gaza'yı canlandıran 

Hayat Van Eck 'in sanırım ilk oyunculuğu ama harika iş çıkarmış , aslında bütün oyuncular iyi . 


Genel olarak bakıldığında daha etkili bir film beklerdim , sarsıcı , şok edici bir şey hatta sinemaya birlikte gittiğim arkadaşıma "çok sert olabilir" cümlesini birden fazla kurarak , onu hazırlamaya çalıştım filme girmeden önce.

Ama hazırlanılacak kadar sert çekilmemişti , yanlış anlaşılma olmasın konu çok hassas zaten , pek bizim halkımız bu kadar dürtülmeyi kaldıramaz  , o halde filmi biraz yumuşak mı tutalım dediler acaba(film acımasız demek değil anlatmak istediğim kitap kadar vurucu olmadığını anlatmaya çalışıyorum).

Ama bu yazdıklarımın hiçbiri , filmin İstanbul'da bile sınırlı sayıda salonda oynatılması için sebep değil.

Bu yazdıklarımdan da beğenmediğim anlaşılmasın , film iyi ,gerçekten iyi, zaten konu çok iyi.

Ama neden yani , tamam Deliha'ya , Arif'e 2 ve üstü salon ayırmanızı eleştirmiyorum ama böyle bir film de es geçilmemeliydi.

Ne yazık ki kayda değer şeylerin değeri pek yok güzel ülkemde .

Gerçeklerin dile getirilmesi ise adeta yasak! 

Film aynı zamanda ödüllü ,

 ulusal prömiyerini yaptığı 24’üncü Uluslararası Adana Film Festivali’nden Yılmaz Güney, SİYAD En İyi Film, Adana İzleyici ve Umut Veren Genç Erkek Oyuncu ödüllerini aldı.

Siz yine de gidin Daha 'ya ya da daha iyisi alın kitabı okuyun mutlaka . 


11 Ocak 2018 Perşembe

BENDEN SELAM SÖYLE ANADOLU'YA -DİDO SOTİRİYU

Çeviri: Atilla TOKATLI
1. Basım 2007
230 Sayfa 

"Bana bir mum yak . Belki Allahlarımız da bizim gibi arkadaş olurlar..."

"Gecenin karanlığı sardı bütün dünyayı ...Bir Allahın elinden çıkmış olamazdı bu dünya , hayır! Böyle bir dünyayı , hiçbir Allah yaratmış olamazdı!"

1982 'de Abdi İpekçi Dostluk Ödülünü alana kadar yasaklı kitaplar arasındaymış kitap.

Kurtuluş savaşını bir  Rum'un gözünden anlatıyor.

Orijinal adı , "Matemena Homata " yani , Kanlı Topraklar'mış.

Orijinal adı daha çok yakışırmış kitaba.

Yazar her iki açıdan da göstermeye çalışmışsa da ben tarafsız okuyamadım kitabı.

Bu sebepten de oldukça fazla etkilendim .

Bütün savaşı anlatan kitaplardan sonra yaptığım gibi insan olmaktan nefret ettim.

Ben ki afirmasyonu neredeyse hayat felsefem olarak benimsemiş biriyim , bu tür kitaplar okuduğumda yaşadığım çöküşü size tarif edebilmem mümkün değil.

Neredeyse 2 gündür yaşadığım acı, bunaltı,  bezginlik  tarifsiz , bir de ben sadece okudum  bunları ya yaşayanlar?

Dünya adil bir yer değil orası kesin , ve fakat savaş kadar , insanların birbirini hem de neler için öldürebildiğini, işkence edebildiğini görmek kadar anlamsız bir şey yok şu dünyada .

"Ne için?" sorusuna verilecek bir cevap ta yok.

Çünkü hiçbir şey karşılığı olamaz yapılanların , hiçbir eder çekilen acılara , yapılan zulümlere denk olamaz .

Çok etkili , neden yaşadığımı tekrar sorgulatacak kadar hem de . 

O kadar kötü hissettirdi ki , edebi açıdan bakamadım kitaba.




5 Ocak 2018 Cuma

YUSUF İLE ZÜLEYHA -YAHYA BEY

Öyküleştiren: Mehmet Kanar
1. Baskı 2011
2. Baskı 2016
80 Sayfa 

Yahya Bey, XVI. yüzyıl Divan Şiirinin önde gelen isimlerinden .

Fuzuli'den sonra en büyük mesnevi şairi kabul ediliyor. 

Arı ve duru kullandığı Türkçe ile çağdaşlarından farklı olduğu söylenir.

Divan , Şah u Geda (16. yy İstanbul'u hakkında bilgiler) , Yusuf u Züleyha , Gencine-i Raz /Sırlar Hazinesi (Cami ve Nizami'den etkilenerek yazdığı), Kitab-ı Usul (yaşadığı döneme ait gözlemleri) , ve Gülşen-i Envar olmak üzere 5 mesnevi 'den oluşan Hamse sahibidir.

Yusuf u Züleyha mesnevisi , o dönem yazılan Yusuf u Züleyha mesnevilerinden daha özgün kabul edilir.

Yusuf u Züleyha, Halk Hikayeleri 'ndeki motiflerden , kanlı gömlek ve kör olma / göze gömlek sürerek tekrar görme yetisi kazanma 'yı görebileceğimiz hikayelerden biridir aynı zamanda. 

Edebiyat öğrencilerinin işine yarayacak bir kaç şey yazdım , gerisi 80 sayfada gizli :)