seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2015 Cumartesi

42-ATLAS- JORGE LUIS BORGES

                           *Maria Kodama'yla Birlikte
Çeviri: Celal ÜSTÜNER
James Woodall Önsözüyle
1. Baskı 2014
147 Sayfa




*İSTANBUL


"Kartaca, adı kötüye çıkmış bir kültürün en dile  düşmüş örneğidir. Biz, bu "Kent"le ilgili hiçbir şey söyleyemiyoruz; Flaubert de, düşmanlarının amansız olduğu dışında , söyleyecek hiçbir şey bulamamıştı.Sanırım, Türkiye'yle ilgili olarak da benzer bir durum söz konusu.Acımasız bir ülke gelir aklımıza.Bu kavram , yazılı tarihin hem en acımasız hem de en az ilençlenmiş girişiminden , Haçlı Seferleri'nden kaynaklanır.Belki de aynı ölçüde bağnaz İslam nefretinden hiç de aşağı kalmayan Hıristiyan nefreti gelir aklımıza . Batı'da , Osmanlılar arasında büyük bir Türk bulunmadığından dem vururuz.Bize kalmış olan biricik ad , Muhteşem Süleyman'dır(e solo , in parte i vidi'l Saladino).


Üç günde Türkiye'yi ne kadar tanıyabilirim?Benim gördüğüm, çok güzel bir kent, Boğaziçi, Haliç ve kıyılarında Runik alfabeyle yazılmış taşlar bulunmuş olan Karadeniz girişi.Kulağıma çalınan , yumuşak bir Almanca'yı andıran hoş bir dil.Buralarda, birçok değişik ulusun hayali dolaşıyor olsa gerek: Ben , Bizans imparatorunun onur kıtasını oluşturmuş olan ve Hastings'de olup bitenlerden sonra İngiltere'den kaçan Saksonların katıldığı İskandinavları anımsamayı seçiyorum.Kuşku yok ki , keşfe başlamak için Türkiye'ye yeniden gelmeliyiz."


25 Kasım 2013 Pazartesi

103-İLBER ORTAYLI SEYAHATNAMESİ


1. Basım 2013-304 Sayfa



İlber Ortaylı anlatıyor,
Tahrandan , Endülüs'e,
Moskova'dan Venedik'e,
Roma'dan Barselona'ya...

Fakat sadece gezip görülecek yerleri değil.

Tarihi dokusu , siyasi ve ekonomik gündemi /geçmişi, müzesi, eskisi, insanı ,ananesi , her bir şey var içinde.

Fakat ben en çok takıldıklarıma değinmek istiyorum bu kitap için.

Bu kitabı beğenmememin bir sebebi baskı , fotoğraflar öyle alelade sanki, orta kısma savrulup atılmış , oysa bu bir seyahatname ise hemen anlatılan yerin bir ön veya bir arka sayfasına konulması daha iyi olmaz mıydı .

Diğeri de ;
bir önceki okuduğum kitap Falih Rıfkı Atay'ın kitabıydı .Bana göre çok objektif gözlemlerle yazılmıştı.Tesadüftür ki bu kitabı okurken Falih Rıfkı 'nın o kitabına bir de gönderme yapılmış.Şöyle ki;

"Hindistan üzerine yazılan seyahatnameler içinde üslubu güzel fakat muhtevası itibariyle en anlamlı olanı da Falih Rıfkı Bey'inkidir .
Anlattığı Hindistan daha çok onun olmasını istediği Hindistan'dır." demiş hoca sayfa 271 'de.

Fakat hemen arka sayfada 
"Haydarabad'ın nüfusu ise 180 milyona ulaşan bütün Hint Müslümanlığı gibi bir gerileme yaşıyor.
Devamlılık gösteren mesleklerin sadece %6'sı Müslümanların elinde.Orduda ve poliste yoklar.Adliyede çok az hakim var.Bütün devlet sektöründeki sayıları da düşük."SYF 272

diyerek aslında bir önceki sayfada yapmış olduğu tespiti kendisi çürütmüş.

Demem o ki , kimin yazdığı çok önemli değil , her yazılanı doğru kabul etmemek lazım ve hatta şart.








3 Aralık 2011 Cumartesi

İSTANBUL GEZİSİ
Oğlum'un okulu ile birlikte bugün geziye katıldık...

İşte gezi programı

Topkapı Sarayı
Yerebatan Sarnıcı
Sultan Ahmet Meydanı
Panaroma 1453 Müzesi

Açıkçası hepsi ayrı güzeldi ancak Panaroma 1453 Müzesi harikaydı, henüz gitmedi iseniz muhakkak uğrayın derim ..
Bir iki kare de paylaşayım dedim bugün için...
Panaroma 1453 Müzesi
Panaroma 1453 Müzesi
Panaroma 1453 Müzesi
Panaroma 1453 Müzesi


Çoook yorulduk ama hem çocuklar çok eğlendi hem de görerek öğrenmenin başka olduğunu düşünenlerden biri olarak çok faydalı bilgiler edindiklerini  düşünüyorum...
Kısaca DEĞDİ....

16 Ekim 2011 Pazar

İZMİT


Bu hafta sonu , gezmek için son fırsattı bizim için, oğlumun kursları, eşimin işleri vs.'den bir kaçamak yaptık ve eşimin kuzenlerini (ki aslında onlar benim kuzenlerimmiş gibi severim) ziyaret için İzmit'e gittik.İzmit benim ilk görüşte sevdiğim şehirlerden biridir.Sadece bende görülen bir hal herhalde ben sevdiğim şehirleri ilk görüşte severim.İzmit'te yaşanabilir, zevkli bir şehir benim için.Hele orada bekleyen samimi sohbetler, paylaşılan güzel anlar olacaksa ...Bal ve kaymak ikilisi gibi vazgeçilmez olmazlar mı?Bizim için kahve ve nikotin ikilisi oldu ama...

Gidişte Marmara Forum'dan , dönüşte Cevahir'den aldığımız ciciler de olunca ben mutlu olmayayım da kimler olsun....İşte cicilerimiz...:)

Bunlar Benimkiler.......

Bunlar da Oğlumun.....



27 Eylül 2011 Salı




T.C.D.D.



''Kimsesiz tren istasyonu''


İlçemizde bulunan tren yoluyla hiç yolculuk yapmadığımızı fark eden eşim , ''bir İstanbul yapalım'' önerisiyle gelince; oğlumun hafta sonu, O'nun da hafta tatili ile birleşince Cumartesi günü trenle İstanbul'a gitmeye oy birliği ile karar verildi.Sabah 9 :00'da olduğunu tahmin ettiğimiz(Eşim etti):)tren , saat 10:00'da geldi ve çoook erken kalkmamıza rağmen, bir saat kimselerin henüz gelmemiş olduğu garda bekledik.Bu dinginlik ve sakinlik içinde sabah saatleri de güzeldi benim için, uykusunu alamamış olan oğlum için aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil ne yazık ki:)Neyse sonunda trenimiz ve yolcuları da geldi ve biz ilk tren yolculuğumuzu yaptık , kesinlikle çok hoşumuza gitti .Sadece yemek yemeğe fırsat bulabildiğimiz Sirkeci 'deki istasyondan tekrar geriye döndük ve cumartesi günümüz de çok plan, az eylemle sonuçlanmış oldu:)...
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları


Tcdd logo.PNG
Şirket ismiTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları
KurucuOsmanlı İmparatorluğu
Kuruluş tarihi1856
Merkez ülkeTürkiye
İnternet sitesiTCDD Ağ Sitesi

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ya da kısaca TCDD Türkiye Cumhuriyeti'ndeki demiryolu taşımacılığını düzenleyen, işleten ve kontrol eden resmi kurumdur.
Osmanlı Devleti döneminde daha çok yap-işlet modeli ile sermaye sahiplerince işletilen demiryolları, 24 Mayıs 1924 tarihinde çıkarılan 506 sayılı Kanun ile devletleştirilmeye başlanmış ve Anadolu - Bağdat Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi adı ile yapılandırılmıştır. Daha sonra demiryollarının yapımı ve işletilmesinin bir arada yürütülmesi ve daha geniş çalışma imkânları verilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan 31 Mayıs 1927 tarih ve 1042 Sayılı Kanun'la Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını almıştır.
1953 yılına kadar katma bütçeli bir devlet idaresi şeklinde yönetilen kuruluş, 29 Temmuz 1953 tarihli 6186 Sayılı Kanun ile "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD)" adı altında Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü haline getirilmiştir. Son olarak uygulamaya konulan 233 sayılı KHK ile "Kamu İktisadi Kuruluşu" hüviyetini almıştır. [1]