Buket UZUNER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Buket UZUNER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2016 Çarşamba

28-AYIN EN ÇIPLAK GÜNÜ - BUKET UZUNER

1. Basım 1986 Boyut Yayınları
2.-13. Basım 1992-2000 Remzi Kitabevi
14.-16. Basım 2003-2008 Everest Yayınları
17. Basım 2010 Everest Yayınları
138 Sayfa


Yukarıdaki basım yıllarının çokluğundan anlayabileceğiniz üzere kitap çok eskilerde yazılmış.

Ve yine basit bir hesaplama yaparsak;  Uzuner yazım hayatında 30 yılı devirmiş.

Yazın hayatının 2. kitabı olan

Ayın En Çıplak günü , öykülerden oluşmakta.


Birazcık netteki yorumlara baktım da okuyanlar genelde "acemilik  dönemi" diye yazmışlar kitap için.

Ben tam bir Uzuner müptelası olduğumdan bana acemilik zamanı gibi gelmedi öyküler , yine de tekrar belirtmekte fayda görüyorum ;

Uzuner için objektif yorum yapmam mümkün değil.

Seviyorum kardeşim , yalan mı söyleyeyim :D

Atarımızı da yaptığımıza göre dönelim kitabımıza.

Erkek ağzıyla yazılmış hikayelerini , özellikle erkeklerin okumasını çok isterim.

Öyle bir anlatımı var ki , empati kurmak istemeseniz bile içine giriveriyorsunuz hikayenin.

Her hikayesi ayrı güzel , hepsi ayrı özel .

En çok ta sayfa 113 'te Ferhan Şensoy'a yazılan Kuşku.

Tamam Şensoy'u da sevdiğimi kabul ediyorum.

Çifte kavrulmuş lokum kıvamında bir kitap oldu benim için .

Yeni bir Uzuner kitabı okumak için , yine sabırsızlanmaya başladım size kitabı anlatırken .

Kitapla kalın , bu kitabı okursanız en az benim kadar keyif alın :)



29 Ocak 2016 Cuma

5- SU- BUKET UZUNER

1-2. Basım 2012
Cep Boy 1. Basım 2014
422 Sayfa


Daha yazdan kalma zamanlardan biriydi üstteki fotoğraf çekilip , okuyorum diye paylaştığımda kitabı .

Kaç sayfasını okuyup kenara koydum bilmiyorum.

Bu yıl Ağustos- Aralık arasında geçen verimsiz okuma zamanlarıma inat yeniden sarıldım yarım kalan kitaplarıma , pek çoğunun okumuş olduğum yerlerini tekrar okuyarak.

Ve anladım yeniden , bir kitabı yarım bırakmak sevmemek değilmiş meğer .

Buket Uzuner bu güne kadar hep severek okuduğum yazar , yanıltmadı beni yine.

İlk seferinde yarım bırakılışı kitabın , beğenilmemesinden değil zamanın bana uymamasındandı.

Bayıldım Defne Kaman'a tek kelimeyle.

Hele Umay Bayülgen'in hastası oldum , belki etkisi altına girdim romandaki diğer kahramanlar gibi , kim bilir.

Ve Ümit Komiser ile yeniden o saf halini insanoğlunun hatırladım.

Belki biraz fantastik tarafıyla , hayal alemini yaşadım .

Velhasıl ben beğendim Su kitabını. Su gibiydi okumak , bazı yerleri ağır akan bazı yerleri ivmeye kapılan .

Ve öyle bir yerinde kaldı ki , 2. kitabı elimde olsa hiç beklemesem dedirten .

Bir de bu huyum var benim , seri kitapları ardarda okumak isteyen ama çabuk tüketmekten korkup erteleyen , işte o sebepten araya pek çok kitap girecek fakat unutulmayacak tarafımdan Defne Kaman :D

************************
"Kendilerine öğretilen toplumsal örneklerle karşılaşmak , özellikle kendi cinsiyet ve iktidarlarından rol çalındığını düşünen insanlar için kaygı vericidir."

"Kalplerini gülümseme maskesi arkasına saklayarak daha fazla kırılmaktan korumaya çalışanlar, bir gün artık sahiden gülümseyemediklerini fark ederler."

"Korkaklıklarımıza farklı bahaneler bularak başkalarını suçlamak  bizi bir süre rahatlatır.Ancak çoğu zaman artık geç de  olsa, ölmeden önce mutlaka gerçeği fark ederiz."

"Uğursuzluk hep başkalarından ve onların davranışlarından kaynaklanıyor sananlar, hayatlarını aslında hiç tanımadıkları bir beden içinde geçirenlerdir."

"Sevilme talebi sürekli reddedilince sevgisizlik de bir alışkanlığa dönüşüyor."


Not: Arkadaşlar kısa bir süre yorumlarınıza cevap veremeyeceğim ancak çok yakında tek tek hepinizi hem ziyaret edeceğim hem de yorum yapmaya devam edebileceğim , hemen cevap yazamasam da yorumlarınızı eksik etmeyeceğinizi umuyorum:D Sevgiyle...

21 Ocak 2014 Salı

6-KUMRAL ADA MAVİ TUNA- BUKET UZUNER

1. Basım 1997- Remzi Kitabevi
Elimdeki Everest'in 57. Baskısı
499 Sayfa


Kitabı geçen yıl , Çorlu Kitap Fuarından , Buket Hanım'ın ellerinden, adıma imzalı aldım.



Okumaya ancak sıra geldi, bilmiyorum ya neden ama beklettim , belki çok anlatıldığından, etkisi geçsin diye.

Çünkü o kadar çok övülmüştü ki ya beğenmezsem diye korktum ...

Ya da çok beğenirsem diye, belki de ...

Çünkü İki Yeşil Su Samuru'na bayılmıştım:)

Kitabı bitirince diğer bloggerlar neler demiş diye baktım , herhalde yerli yazarlarımızdan kitabı bu kadar çok okunan enderdir diye düşünüyorum şu anda.

O kadar çok kişi okumuş ki , bu harika bir şey ...

Pek çok bloggerın ne yazık ki yazmadığını gördüm , bir iki tanesi de ya blogunun ismini değiştirmiş , ya da aynı isimle başka görünüme geçmiş:)

Yazmayan , aktif olmayan bloggerlara da üzüldüm ama , yazın ya ne çok kitap blogu olacakmış şimdi ...

Neyse gelelim kitaba.

Beğendim demiyorum , çünkü beğenmek kelimesi kifayetsiz kalacak biliyorum.

Tuna harika ...

Arada o iç savaşlı bölümlerde,'- acaba bunları ayrı mı kitaplaştırsaydı 'diye düşünmeden edemedim .

Çünkü Ada ile Tuna'dan kopardı sanki , yani hikayenin akışı sekteye uğradı gibi ,  o kısımları beğenmedim değil ama başka bir kitap olarak okumayı tercih ederdim açıkçası.

Her halükarda bir kere okuyup bırakılacak , kenarda köşede unutulacak bir kitap değil bu.







10 Ağustos 2012 Cuma

65-İKİ YEŞİL SU SAMURU-BUKET UZUNER


Everest Yayınları
1. Basım 1991-49 Baskı yapmış

Cep Boy
1.Basım 2008 -Elimdeki 5. Baskı

384 Sayfa


Buket Uzuner'in daha önce okuduğum tek kitabı bir denemesi idi ve benden sadece bir "Hım" alabilmişti.

Çok yakın bir arkadaşım ısrarla kendisinden bahsediyor ve ben yine Hımm diyordum.

Evet kabul ediyorum , önyargılıydım.

Bu kitap ; Muhteşem.
Harika , kesinlikle bir Türk yazar yazamaz diyebileceğim ender romanlardan.

Bundan sonra biz ayrılamayız Buket Hanım.

Okunmalı...