1. Basım 1986 Boyut Yayınları
2.-13. Basım 1992-2000 Remzi Kitabevi
14.-16. Basım 2003-2008 Everest Yayınları
17. Basım 2010 Everest Yayınları
138 Sayfa
Yukarıdaki basım yıllarının çokluğundan anlayabileceğiniz üzere kitap çok eskilerde yazılmış.
Ve yine basit bir hesaplama yaparsak; Uzuner yazım hayatında 30 yılı devirmiş.
Yazın hayatının 2. kitabı olan
Ayın En Çıplak günü , öykülerden oluşmakta.
Birazcık netteki yorumlara baktım da okuyanlar genelde "acemilik dönemi" diye yazmışlar kitap için.
Ben tam bir Uzuner müptelası olduğumdan bana acemilik zamanı gibi gelmedi öyküler , yine de tekrar belirtmekte fayda görüyorum ;
Uzuner için objektif yorum yapmam mümkün değil.
Seviyorum kardeşim , yalan mı söyleyeyim :D
Atarımızı da yaptığımıza göre dönelim kitabımıza.
Erkek ağzıyla yazılmış hikayelerini , özellikle erkeklerin okumasını çok isterim.
Öyle bir anlatımı var ki , empati kurmak istemeseniz bile içine giriveriyorsunuz hikayenin.
Her hikayesi ayrı güzel , hepsi ayrı özel .
En çok ta sayfa 113 'te Ferhan Şensoy'a yazılan Kuşku.
Tamam Şensoy'u da sevdiğimi kabul ediyorum.
Çifte kavrulmuş lokum kıvamında bir kitap oldu benim için .
Yeni bir Uzuner kitabı okumak için , yine sabırsızlanmaya başladım size kitabı anlatırken .
Kitapla kalın , bu kitabı okursanız en az benim kadar keyif alın :)







