7 Ağustos 2020 Cuma

EPUB - PDF


Evet Harlequin serileri kısa oluyor, sayfa sınırlı olduğundan bir miktar kısaltılarak yazılıyor ama bu kitapta her şey 'dan' diye başlayıp 'dan' diye bitti.


Her ne kadar kronolojik değil dese de yazarlar, bir düzenle yazılmış olduğu söylenebilir. Hem felsefeden hem de düşünce dünyasında bulunan ünlü isimlerden konu açarak fıkralara ulaşılmış.  Ya da tam tersi olmuş 🤣 Açıkçası beklediğim bu değildi,  okuyalı da epey oldu.


Yine bir " ne olur 2 dakika müsaade et unutayım" kitabı.  Fakat o kadar çok mantık hatası var ki bırak beni düşündürmeden 2 saat geçirtmeyi,  2 dakikaya bile imkan veremedi. Sağlık olsun diyor, şu dönemde mümkün olduğunca beyaz serilerden devam ediyorum.

 Bir zaman sonra buralara ve kitap okumaya geri döneceğim ümidiyle...

27 Mayıs 2020 Çarşamba

KÖTÜ KIZLAR ÖLMEZ - KATIE ALENDER

1. Baskı 2015
Çeviri: özlem özsoy 
Bad Girls don't Die
286 sayfa 

"Zaman ileriye doğru iki dakika sıçramış ve beni geride bırakmış gibi hissediyordum."

Evet en nihayetinde biten bir kitap, oldukça akıcı, korkutmasa da tüyleriniz hafiften ürperiyor, gece okunması tavsiye edilmez :)

Ama ben çok cesurum diyenlerin, korku-gerilim sevenlerin kaçırmaması gerekir .

Dünya çapında bir korku filminde imiş gibi yaşadığımız, ülkemizde hayatta/ayakta kalmak için mücadele ettiğimiz, her şeyi tam olanların psikolojilerinin eksildiği bir dönemde kafamı dağıtabilmiş bir kitap olması ile yazar kutlanmalıdır.

Özellikle yazmamak için direniyorum; 
YKS, LGS ve ülkenin bilumum alengirli kararların hakkında...
EYT için de direndim...
Sanırım direne direne delireceğiz...
Umarım hiç olmazsa bu ülkenin geleceği olacak çocuklarımız psikolojik yıkımlarını asgaride tutsunlar.

yazmayacağım. yazmayacağım. yazmayacağım.


17 Mayıs 2020 Pazar

TANRIÇA GÜNLÜĞÜ- NATSUO KİRİNO

İngilizce’den çeviri:Aycan BAŞOĞLU
The Goddess Chronicle
1. Basım 2017

Kitaba 24 Nisan’da başlamışım, aslında okumayı çok istediğim kitaplardan/yazarlardan biriydi.

Olmadı ama bunun kitapla alakası yok.


‘Yaşayanlar, ölülerin bir süre yasını tutar ama zamanla unuturlar. Yaşayanlar çok bencil, şımarık, yaşama eyleminin kendisiyle öylesine baştan çıkarılmıştır ki geçmişi hatırlamazlar.’

Kitapta böyle diyor ama gerçek hayatta bu kadar kolay olmuyor unutmak. Ne kadar unutmuş gibi yapsanız da, normal halinize dönmüş görünmeye çalışmak bile başlı başına bir mücadele halini alıyor bir süre sonra ve bu mücadeleyi kaybetmemek için her gün biraz daha zorlanmak mecburiyetine düşüyorsunuz. Ama bu zorlanmayı geride kalan ve sizi önemseyenler için göğüslemek mecburiyetiniz oluyor ve dolayısı ile içiniz yanarken susmayı, sabretmeyi ve tabii ki rol yapmayı öğreniyorsunuz. 

‘Ölümün kaçınılmaz bir gaddarlığı vardı.’ 

Belki de Japon edebiyatının en harikalarından birini okumak için seçtiğim zaman, inanılmaz derecede yanlıştı ya da tam olarak zamanı değildi bu kitabı okumanın... Ölümün etrafımda kol gezdiği bir zamanda, ölümün her yeri kapladığı bir kitap okumak biraz yaralarımın kabuğunu kaldırmak gibi gelebilir, belki de o kabuktur rahatsız eden yaradan daha fazla beni.

‘Kalbin ağrıyı hatırladığı müddetçe bir yara asla iyileşmez. ’

Oysa pek çok kişi, kalbimdeki sancının her gün biraz azalacağını söylemişti. Babam gideli 40 , Anneannem gideli 32 gün olmuş...
İlk günkünden bile çok acıyor. Belki de bu kadar çabuk, böyle beklenmedik ve bir anda gidişleridir ilk zamanlarını inanılmaz gibi hissettiren. 

‘Gün olduğu müddetçe, gece de olacak . Ve Yang olduğu müddetçe de Yin. Her önün bir arkası var be siyah olmadan beyaz olmuyor. Bu dünyadaki her şey zıddıyla, eşiyle var.’

Japon mitlerinden, Kadın ve Erkekten, doğum ve ölümden, sevgi ve nefretten , ve aslında tam da hayattan anlatan bu kitabı okuyun. Yazar da iyi yazıyor, keşke kendi dilinden okuyabilseydik. 

Ve tabii kitaptan aldığım son satırların gerçekleşmesi niyetiyle...

‘Yalnızca her şeyi unutmak istiyorum.’

Bambaşka bir postta yazmak istiyordum, hatta yazdım da... taslak kalan pek çok defa... her defasında hep eksik geldi yazdıklarım... hep artık hafiflemişse diye başladım...olmadı yayınlayamadım....


Bir gün baba... Seni anlatmayı istiyorum...Ve deli gibi özlüyorum...