14 Ocak 2016 Perşembe

3-ÇEMBERİN DIŞINDAKİLER -CRAIG SILVEY

Çeviri:Melike ERDEM
1. Baskı 2013
394 Sayfa





   Bu kitaba başlayalı o kadar uzun zaman oldu ki , okumaya başlarken instagramda 
paylaştığım fotoğrafı bulmak için bir hayli uğraşmak zorunda kaldım.

Kitabın bu zamana kadar elimde kalmasının önemli bir nedeni , geçen yarı yıldan beri üzerimdeki okuma ataleti olabilir .

Fakat en önemli neden o değil.

Ben bu kitabı; geçen yıl nisan ayında 34. kitap olarak okuduğum , aynı yazarın yazmış olduğu kitaba istinaden edinmiştim.

Hangi kitaptan mı bahsediyorum ?

34-TANRI'NIN UNUTULAN ÇOCUKLARI-CRAIG SILVEY


O kitap hakkında da olumlu olduğu kadar olumsuz görüş vardı fakat ben beğenmiştim.

Hatta o kadar beğenmişim ki , gidip diğer kitabını da almışım.

Fakat bu kitabı için o kadar da beğendiğimi söyleyemeyeceğim.

En azından koşarak gidip bir diğer kitabını almayacağım.

Hatta yazarın bir sonraki kitabını, elime es kaza geçerse ancak okurum.

Şimdi soracaksınız biliyorum "o kadar mı kötü " diye.

Kötü demek doğru olmayabilir belki de , lakin dağınık olduğunu söylemekte fayda var.

Kitabın ana kahramanı yok , yani var da arada o kadar çok ara  karakter bilgisi verilmiş ki , ana karakter  oralarda bir yerlerde kaynamış gitmiş.

Aslında bu tip çok karakterli , başka yaşamların parçalar halinde anlatıldığı ve sonra sona yakın bir yerlerde bu hayatların kesişim noktalarının bulunduğu  /anlatıldığı hikayeleri severim.

Fakat bu kitapta çok net bir sonuç yok.

Mesela kitabı bitirdiğimde ilk hissettiğim , dahası nerede duygusu .

Yine de yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım.

Kitap isimleri oldukça etkili.

Hatta o kadar ki bence kitap isimleri bulsa bu yazar , daha başarılı olma ihtimali  olabilir.

Ben bu kadar didikledim ama siz yine de elinize geçerse okuyun efem , algıda farklılık kıymetlimizdir.

Eğer okudunuz ise yorum kısmını boş bırakmayın .

Okumadıysanız da yorum bırakın canım :D



7 Ocak 2016 Perşembe

2-GALİZ KAHRAMAN- İHSAN OKTAY ANAR


1. Baskı 2014
180 Sayfa


Okurlar değişik sebepler ile ellerindeki kitabı bitirmek zorunda hissederler kendilerini.

Üstteki cümlede eksik ve yanlış olabilecek şeyler var.

Bazı okurlar, olmalı cümlenin başında.

Her okur aynı kefeye konulamaz .

Yine her okur kendine göre okuma eyleminde bulunur...

Ve her ne kadar benzer yanları olduğu düşünülse de parmak izi gibi hepsini ayıran ufak detaylar vardır.

Bunca giriş , Galiz Kahraman'ı bitirmemin açıklaması için.

27. sayfada , kitabını Kırklareli'nde bastırmış biri var.

Yok, o kişi için bitmedi kitap .

Kırklareli için bitti.

Her ne kadar "doğduğun yer değil doyduğun yer önemli" denilerek kendi içimizdeki memleket hasretini soğutmaya çalışsak ta , bir yanımız hep bize (anlamsızca) en güzel gelen o şehirdedir.

En güzel , en özel bizim doğduğumuz , büyüdüğümüz yerdir.

Belki de ufacık bir memur şehridir ,dişe dokunur tek aktivitesi yoktur , belki de en güzel anılar orada yaşanmamıştır , belki hep vaktiyle kaçıp kurtulmak istenilen yerdir , "şuradan bir çıksam " dedirten zamanların olmuştur o şehirde yaşanmış ...

Yine de vuslatı bekler gibi , Leyla'yı özler gibi hissettirir , her geçtiğinde adı.

Burnunun direği sızlamak , deyiminin karşılığıdır sizde.

Öyle ya aylardır , yıllardır gitmemişsiniz ve yine hiç eksilmemişsinizdir.

Fakat işte okuduğunuz kitapta - biraz da karışık alayla -geçiyorsa , bitirtir Eylem'e o kitabı.

Başka sebepleri de vardır belki ama en önemlisi bu bence.

Yoksa bu ironik , traji-komik anlatı değer mi , kaş çatma hareketi ve gülümseme ile edinilen mimik çizgilerine!

İhsan Oktay okuyun , sebep bul(a)masanız da olur ben gibi, illa bitirtir o kitap kendini.

Sevgiyle... 








6 Ocak 2016 Çarşamba

1-NAR EVİ - OSCAR WILDE

Çeviren:Nihal Yeğinobalı
Resimleyen:Mustafa Delioğlu
1. Baskı 2010
137 Sayfa


"Bu dünyanın yükü öyle ağır ki tek bir insan taşıyamaz ; dünyanın derdi öyle büyüktür ki tek bir yüreğe sığamaz."




İstanbul'a gelirken Kerem bazı kitaplarını bırakmak istedi.Fakat benim O'nun kitaplarından bırakmaya gönlümün elvermedikleri oldu.

İşte o kitaplardan biri, Nar Evi.

Can Yayınlarının Klasik Dünya Edebiyatı , Öykü türünde yayımladığı kitap harika.

İnanılmaz güzel öyküler var içinde.

En sevdiğim , en son ve en uzun öyküsü Balıkçı İle Ruhu oldu.

Üzerinde en çok düşündüğüm de öyle.

Aslında bu kitabı okuyan ya da Wilde'ın o öyküsünü okumuş biri ile konuşmayı çok isterdim ya da Can yayınlarından biriyle.

Yılın ilk kitabı biterken , aklımda düşünceler :D 

sevgiyle , kitapla...