12 Temmuz 2014 Cumartesi

64-BEYAZ MÜSLÜMANLARIN BÜYÜK SIRRI-SONER YALÇIN

EFENDİ-2*
1. Basım 2006
435 Sayfa


Soner Yalçın, Erasmus'tan şu sön sözle noktalamış kitabı;

"Madem ki söyleyeceklerim doğru , ne diye susayım ki.."


Kimse susmasın istiyoruz her zaman , susmak çözüm değil .

Anlattıkları doğru mu yanlış mı diye düşündürmesi bile yeterli.

İlk kitapta olduğu kadar isim karmaşası yok demek isterdim , fakat aynen devam .

Gerçi ilk 150 sayfayı soluksuz okudum da diyebilirim , bu kadar isme rağmen.

Bir de sağolsun tarih yazarlarımız sürekli iç sesleri ile yazıyorlar kitabı.

Bu sesler sayfa altlarına dipnot düşülebilir oysa.


Geçen kitapta da bilgi birikimine hayran olmuştum Soner Yalçın'ın.

Bu kitapla hayranlığım pekişmiş oldu.

Okumalıyım dediğim çok fazla kitap var bu anlamda.

Fakat bu kitapları okumak biraz zor.

%100 dikkat ve konsantrasyon gerekli.

Notlarım , post-itlerim , ufak yığınlar halinde birikti.

Yine inş , bu kitaptan aldığım kitap isimleri , bir gün okuduklarımın arasında yer bulur.



10 Temmuz 2014 Perşembe

63-OBSİDİYEN- JENNIFER L. ARMENTROUT

Çeviri :Bilge N. Zileli ALKIM
*LUX 1*
6. Baskı2014
354 Sayfa

Bir önceki kitabı okuduktan sonra bu kitabı okumak , 5. kattan kafa üstü düşmek gibi oldu benim için.

Yok kötü anlamda söylemiyorum ama resmen dünyam değişti :)

Oğlumun kitaplığına yaptığım çıkartmanın devamını görüyorsunuz , kendisi itina ile hem bu seriyi hem de başka kitaplar önerdi , ben de okumaya devam ediyorum.

Fantastik kitapları da ayrıca çok seviyorum , ne var yaşım 30+ ise :D

Zamanında vampirlere bayılmıştım  , onlar gibiyse yine çok severim diye düşündüm .

Yani benzeyen yönleri de var tabi.

Bir kere bütün kahramanlar insan olamayacak kadar yakışıklı ve güzel ki zaten pek çoğu insan değil :D

Neyse kitabı anlatmayayım , gerçekten çok hızlı okunuyor ve bence merak duygusu sonuna kadar korunabiliyor.

Seri 4 kitaptan oluşuyor, oğlum da 2.'yi okuyor , bir an önce bitirse de sıra bana gelse :)


Okuma durgunluğu yaşanan dönemlerde ilaç niyetine okunur .



8 Temmuz 2014 Salı

62-BABA, OĞUL VE KUTSAL ROMAN-MURAT GÜLSOY

1. basım 2012-249 Sayfa

Bu kitabı ben anlatmayayım , yazar anlatsın.

"Tüm bunlar yazılırken yaşanan yaşanırken yazılan bu roman müsveddesi aslında bu güne kadar yazdığım roman ve öykülerin bir parodisi gibi. Her şey var:

komada asılı kalan sevgili,

eriştirici çekici kadın,

genç bir kızla tamamlanamayan bir aşk ilişkisi,

rüyalar,

delilik kuşkusu,

yazılan metinlerin içine gizlenmiş mesajları bulmaya çalışan polis ve hatta 

"babası sandığı kişi değilmiş " hikayesi."

Kitapta yok yok yani.

"Nabokov'dan,
Borges'a
Murakami'den 
Edip Cansever'e
Latife Tekin'den
Kafka'ya
Nietzsche'den

OĞUZ ATAY'a.."

Eğer bu saydığım yazarları da okumuşsanız , değmeyin keyfinize.

Bunları okumayanlar için de güzel bir hikaye olabilir ve fakat okuduysanız gerçekten eşsiz bir tat alacaksınız kitaptan.

"Topluma katılmayı reddeden biri neye dönüşür ?"
diye soracak,

"Evet bazıları yaşlı doğar ." cümlesine katılacak,

Gollum'la azcık Freud takılacaksınız .

Sonunda yazarın şu cümlelerine hak verecek misiniz bakalım ?
"Hiç Kafkaesk bir durum yok ortada.
Ne yazık ki...
Öylesini mi tercih ederdim?

Nedenini bilmediğim bir dava...
Asla söylenmeyen bir suç.
Gitgide kötüleşen engel olunamayan bir süreç
Yaşam denilen tiyatronun bir tür alegorisi..."