Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2022 Salı

ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL VE ÇANAKKALE'DE SAVAŞANLAR İLE MÜLAKAT- RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN

 

"Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar kaim olabilir. "
M. Kemal ATATÜRK

DİKKAT
İstek Yayınlarının 1. Basımını 2017'de gerçekleştirdiği kitap 112 sayfadır, tarafıma istekle.com'un göndermiş olduğu kitabı  ben de sizlerden birine hediye edeceğim, bunun için yorum kısmına neden bu kitabı istediğinizi yazmanız yeterli :D 

YORUM
Efendim kitaptan bahsedecek olursak:
Kitabı günümüz Türkçesine kazandıran isim
 Prof. Dr. Mehmet Kanar'dır,  edebiyat okuyanlar bilir ki Türk edebiyatına emekleri yadsınamayacak usta isimlerin başında gelir. 
Sonrasında kitabın asıl yazarına gelelim, Ruşen Eşref Ünaydın, yine Türk Edebiyatı okuyanların iyi bileceği gibi Türk edebiyatı Mülakat örneğini(Diyorlar ki) veren ikinci kişidir, gereksiz bilgi ama ilki Evliya Çelebi kabul edilir.  Mustafa Kemal ile mülakat yapan  ilk kişi de Ruşen Eşref'tir. 

Bu eserinin ilk kısmını Mustafa Kemal ile mülakatı oluşturmakta, ikinci kısımda ise Çanakkale Savaşında yer almış eratın röportaj örnekleri mevcut.

Pek tabii ki oldukça etkileyici bir kitap, bilhassa vatan sevgisini hissedebilen bireyler için oldukça dokunaklı ve kıymetli satırlar bunlar. Edebi değer bakımından incelememin imkanı olmadığını itiraf etmeliyim. Benim için ayrıcalıklı kitaplardan biri. Keşke daha fazla sayfası olsaydı...

Kitapla kalın sevgili dostlarım, sağlıkla kalın...
Bu kitap için çekilişe katılmak isteyenleri yorum kısmında bekliyorum.
Son Katılım Tarihi & Saati:12 Şubat 2022 &24:00
Çekiliş Tarihi:13 Şubat 2022
Not: Eğer blog hesabınız yoksa, size ulaşabilmem için mail adresinizi yazmanız yeterli olacaktır.
*Kitabın gönderim ücreti tarafıma aittir.
*İstek yayınlarına ve İstekle.com'a katkılarından dolayı teşekkür ederim.






28 Mart 2015 Cumartesi

29-BENİ SUSTURABİLECEK TEK ŞEY- EMİNE ÜLKER TARHAN

1. Basım 2014
167 Sayfa 


Bu kitap bir bir söyleşi ;
Emrah AKKURT'un  Emine Ülker TARHAN ile röportaj kıvamında söyleşisi.

Önsöz'ü A. Mümtaz İDİL yazmış , lakin neden ön söze karşı olduğu hakkında yazmış daha çok.

Kitap için söylenecek çok şey yok , ama okunması gereken kitaplardan biri diye düşünüyorum , kitabın ismini oluşturan cümlenin devamını öğrenmek için.

Eğitimli , donanımlı , birikimli bir kadının , bir hukuk uzmanının , YARSAV''a başkanlık etmiş , partisinde öne çıkabilmiş , hatta  yakın zamanda parti kurmuş bu kadının hayatı , bu ülkede kadınların neler yapabileceğini görmek  için okunmalı .

**************************

"Öyle anlamsızdı  ki...Ölen çocuk, öldürenler çocuk..."


"Hukuk fakültesinde okuyorduk , bize evrensel hukuk kuralları , yargı bağımsızlığı öğretiliyordu ama insanlar evrensel hukuk kurallarına göre değil , sıkı yönetim mahkemelerinde yargılanıyordu,
idamlar oluyordu. Aslında hukuk falan yoktu."

"Balyozla vurulup ezilerek babaları tarafından öldürülmüş , namus cinayetine kurban gitmiş kız kardeşler gördüm o dosyalarda .Ellerine iğneler batırılıp işkence edilmiş minik bebekler , tecavüze uğramış , iç çamaşırının lastiği ile boğularak öldürülmüş 11 yaşında küçük bir kız çocuğu , öyle masum sanki uyuyor gibi."


"Ceza kürsüleri bir yargıç için mesleki açıdan çok tatmin edicidir, mağduru , yoksulu,güçsüzü korumak , adalete en azından yaklaşabilmek , onu somutlaştırmak insanı huzurlu kılar, bu dünyada adalete biraz yaklaşabildiyseniz gece çok rahat uyursunuz. Tabii duruşma salonlarını , dosya kutularındaki raporları ve ölü insan bedenlerini gece uykunuza taşımazsanız eğer ...

Aslında yaşamın en zorlu , karanlık ve derin duyguları duruşma salonlarında ve dosya sayfalarında gezinir durur.Oradadır, uzansanız dokunacağınız dirilikte , bazen korkutucu bir vahşilikte oradadır yaşam. Bazen de çok iç burkucudur.Aile içi tacizlerle tükenmiş hayatlar, dosyalardan fırlayıp uykunuzu bölmezse eğer uyuyabilirsiniz. Hikayelerini , tanık ifadelerinden , fotoğraflarından ve adli tıp raporlarından sadece okumaz yaşarsınız da...Dedesi yaşında adama satılıp , dayanamamış , köyünün yolunu bulmak için çıplak ayakla bata çıka koşarken tutulup eve geri getirilmiş , sabah bir dut ağacına kendini asmış bulunmuş 15 yaşında bir kız , saçları uçuşur sabahın alaca karanlığında , uyandırır sizi uykunuzdan...

"Devrimci olmak , bana göre , yanlış olanı , kötü olanı , çirkin olanı ,çürümüş olanı önce bilmek , sonra hiç korkmadan , güçlü bir şekilde değiştirmek ya da yıkıp yenisini yapabilmeyi istemek demek."

"Vakit daha geç olmadan şapkayı önümüze koyup ciddiyetle düşünmemiz gereken hususlar var. Demek ki yeterince iyi değildik."

"Demokrasi bir siyasi idare şekli , yöneticilerin nasıl seçileceğine dair bir usul. Fakat bunların ötesinde bir kültür. Her şeyden önce , farklılıkları muhafaza ederek bir arada yaşama iradesi gösteren insanlar gerekiyor demokrasinin yerleşebilmesi için .Birbirinden nefret eden kalabalıklar demokrasi inşa edemezler. Nasıl ki , kadın erkek eşitliği anayasaya yazarak , yasalar koyarak sağlanamıyorsa, 
içselleştirilemiyorsa , demokrasi de sadece yasalarla kurulamaz."

"Üstelik belki siyaset denilen şey hayal kırıklığından ibaret...Hele benim gibi tek derdi memleket olanlar için..."


"Demokrasi sadece çoğunluğun değil , azınlığın da, iktidara oy vermeyenlerin de kuvvetli güvencelerinin olduğu bir rejimdir.Aksi zaten demokrasi falan değildir.Yani dört yılda bir halkı sandığa götürmek demokrasi değildir."

"Ben bu ülkedeki yoksullarla ilgili her şeyi biliyorum , ne yemediklerini , neleri olup olmadığını , gidemedikleri tatilleri...Bilmemiz gereken neden yoksul oldukları .Onlar yardım edilmiş yoksulluk istiyor, bense yok edilmiş yoksulluk.Yıllardır , ben doğduğumdan beri aynı tür iktidarlar yönetiyor bizi ve onlar sayesinde hep borçlu doğduk.Onlar sayesinde en çok kadınlar ve yoksullar görünmez oldu bu ülkede."




10 Ocak 2014 Cuma

4-GÜLECEK BİR ŞEY GÖREMİYORUM-EPRAHIM KISHON


Çeviri:Hale KUNTAY
1. Basım 1998-206 Sayfa


Kitabı sahaflar fuarından almıştım.

Sadece ismine bakarak...

İyi ki de almışım.

Ben bu yazarı nasıl kaçırmışım diye hayıflandım durdum kitap boyunca.

Eprahim Kishon 'u , İsrail'in Aziz Nesin'i olarak tanımlıyorlar.

Kitapları 30'dan fazla dile çevrilmiş bir mizah yazarı.

Röportaj niteliğinde , otobiyografik bir çalışma.

Bütün kitaplarını okumayı ve edinmeyi planlamama sebep oldu.

Tarla Kuşuydu Juliet oyunu ilk kez Türkiye'de 1997 yılında Ankara'da sahnelenmiş.

Not:Kitapta ,nasıl yabancı ülkelerde kitaplarının yayınlandığını anlatırken , arada kalmış bir cümlede durdum .

"1959 yılında New York'ta her gün çıkan 180 kitaptan biriydi kitabım."

Mesele tabi ki onun kitabının her gün çıkan o kadar kitap arasından ,  çok satanlar listesine girebilmesi ama bence asıl mesele 1959 yılında New York'ta her gün 180 kitap çıkarılabilmesi.

Yurdumda  1959'da  çıkarılan kitap sayısı kaçtı acaba? 



15 Temmuz 2013 Pazartesi

62-NAFTALİN BOZULMUŞSA-MÜJDAT GEZEN

(Dere Söyleşileri)
11. Basım 2013
212 Sayfa


İsmi her şeyi anlatmakta aslında.

Üstat kendi kendiyle söyleşmiş.

"Hayvanlarımla konuşurum ve hatta anlaşırım.Bazı insanlarla da konuşurum ama anlaşamam."