Nükhet İZET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nükhet İZET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2014 Pazar

106-SEN OLMASAYDIN BEN NE YAPARDIM- GUILLAUME MUSSO

 Çeviri:Nükhet İZET
1. Baskı 2012
251 Sayfa


"Hepimiz tanırız onu ...
İçimizi kemiren yalnızlıktır bazen.
Uykumuzu kaçıran ya da sabahlarımızı zehir eden .

Okuldaki ilk günün hüznüdür .
Lisenin bahçesinde onun daha güzel bir kızı öpüşüdür.
Bir aşkın sonunda Orly'dir ya da East Garı.
Asla birlikte yapılamayacak çocuktur.
Bazen ben 
Bazen siz


                Ama kimi zaman da 
Bir tek karşılaşma yeter ..."

Satırlarıyla başlamakta kitap.

"Onun hayali hikayeler yazmak . İnsanları etkileyecek , onların içine dokunacak hikayeler, sıradan insanların başına gelebilecek sıra dışı hikayeler yazmak istiyor.Çünkü hakikat ona yetmiyor."

Diyerek bu hikayenin yazılmasına açıklık getirdiğini düşünüyorum.

"..., çünkü tüm kalbini verince , bir daha hiç sevememe tehlikesi baş gösterebiliyor."

Musso, yine tek gerçek aşkı yaşatıyor kahramanlarına.

"İyi ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta yanında olacağına  söz vermişti.Üzerine titreyeceğine ve onu koruyacağına söz vermişti ama insan hep yapabileceğinin çok daha fazlasını vaat eder."

Sonra hikayesinde kahramanlarının aşk hayatını bir kenara koyup , bambaşka bir kurgu başlatıyor. 

"Her şeyi kaybetmeyi göze alarak her şeyi kazanmayı umut etmektir , sevmek.Bazen de sevdiğinden daha az sevilme tehlikesini bile göze almaktır."

Ve sıradan hayatlar süren kahramanlarını sıra dışı olaylarla bir araya getiriyor.

"Bazen insan kendinin bile bilmediği bir hatanın cezasını çekmek ister gibi kendi kendini acıya mahkum ediyor."

Arada geçen olayları ve tesadüflerin aslında planlanmış işler , karşılaşmalar olduğuna değiniyor.

"Kaybolan güven , bıkkınlık , bezginlik , kötü seçimler , baştan çıkarmanın yanıltıcı ışıltıları , pis adamların etkileyici sesleri, pis kadınların uzun bacakları , yazgının adaletsizliği;
Hepsi birden elbirliğiyle aşkı yok eder."

Azıcık ta imkansızlıklar ve fantastik olaylar ekliyor ki , gerçekliğini yitirsin hikaye .

Ve bir iki de espri katıyor ki , tadından yenmesin.

-Bir kadın sana 'hayır' dediğinde bunun anlamı çoğunlukla 'evet ama korkuyorum' demektir.
-Yaa başka?
-Sana 'belki' dediğinde, bu da çoğunlukla 'hayır ' demektir.
-Peki ' evet' dediğinde nedir?
-'Evet ' dediğinde 'belki, evet' demektir.
-Peki sadece, kısaca ' evet ' derse?
-Tek başına 'evet' kelimesine kadın dilinde pek rastlanmaz.


23 Ekim 2014 Perşembe

104-BİR ODADAN BİR ODAYA- ELİF GÜNEY PÜTÜN

Çeviri: Nükhet İZET
1. Baskı 2012
171 Sayfa

"Hayatım boyunca yalnız yaşayacağım, gençken öleceğim ve hiç çocuğum olmayacak."

"Yalnız yaşayacağım ve böylece, kimseyi özlemeyeceğim."

"Belki erkek olsaydım seçim hakkım olurdu.
Beceremedim.
Gökkuşağının altından geçemedim..."

"Evet , sizi sevmiyorum deme cesaretim yok.
Siz sevgiden ne anlarsınız ki?
İnsanların , öyle 'seviyorum' demekle , sevebileceğini mi sanıyorsunuz?
BABA olmak , insanın kendini sevdirebilmesine yeter mi?
Peki ya siz, siz beni seviyor musunuz?"

"Ne direncim kaldı ne de yazma isteğim ...
Alnım cama dayalı , ağzımda bir şarkı:
"Unutma Beni!"

9 Eylül 1984
"Ona bir daha hiç sarılamayacağım,
Bir daha hiç soytarılık yaparak bizi güldüremeyecek.
Bir daha hiç mutfakta aşçılık dersi vermeyecek , sosyalizm, komünizm, halk , görevler, ödevler hakkında hiç söylev çekmeyecek.
Bir daha bana hiç aptal demeyecek."

"Birbirimizin yanından geçtik , bir günden bir güne geçer gibi."

*******************

Eli Güney Pütün, Çirkin Kral lakaplı Yılmaz Güney'in kızı.

Yılmaz Güney'in kızı olmasını anlatıyor kitabında.

Bir döneme damgasını vuran, milyonların hayranlığını kazanmış birinin, kızıyla ilişkisini...

Aslında ünlü bir babayla, kızının  ilişkisini...

Hatta o kadar ustalıkla anlatıyor ki bunu , okurken bunları yazanın şimdi büyük bir kadın olduğunu değil, o küçücük kızın ağzından duyduğunuzu düşünüyorsunuz.

Çoğu zaman göz yaşlarınıza hakim olmayarak, sinirlenerek, Kral'a kızmaya başlayarak...

İnanamayarak...

Yılmaz Güney'i baba olarak tanımak isterseniz, bu oldukça objektif kitabı mutlaka okumalısınız.

Elif Güney'in de dediği gibi belki de kızgınlığınız babasına değil de kızına olacaktır.

Bu kitap ,çok büyük bir cesaret örneği...

7.