3 Şubat 2023 Cuma

28 OCAK- 3 ŞUBAT/ 5. HAFTA ÖZETİ

 Yılın 5. haftasını da geride bırakıyorum; bir dizi, biri yerli biri yabancı iki kitapla... İkisi de oldukça iyiydi, bütün kusurlarına rağmen, etik değerlerin sorgulanmasına vesile olabilecek, üzerine düşünülebilecek kitaplar. İkisinden de beklenmeyecek performanslar, kapağa bakarak karar verince, ön yargıların bir kez daha ne kadar anlamsız olduğunu hatırlattılar bana. 


KARDEŞ KANI

 - 

BARIŞ MÜSTECAPLIOĞLU


"Bazılarımızın çabuk büyümesi gerekiyor. "


    Hakikat şu ki; kitap içeriklerinden bahsetmekten hoşlanmıyorum, uzun uzun kitap yorumu okumak ta çoğu zaman cezbetmiyor beni, fakat ben de bazı zamanlar, okuduğum üzerine konuşmak istiyorum. Bazı kitapları uzun uzun anlatmak istiyorum. İşte o kitaplardan biri... Bir Barış Müstecaplıoğlu kitabı, ve bu kitabı niye edinmişim bilmiyorum, edinme zamanımın bile nereden baksanız en azından 3-4 senesi vardır, takasla mı geldi acaba? Neyse, yerli bir roman, bir aksiyon hikayesi, bir derin devlet anlatısı, bir Türkiye gerçeği, bir İstanbul yaşantısı...

    Kitabın 'sonsöz' kısmı, keşke 'önsöz' olabilseydi... Keşke bütün ülkenin ilk önceliği/öncelediği şey, 'çocuklar' olabilseydi... Ve keşke bazı çocukların çabuk büyümesi gerekmeseydi...

                                *********************************************

HAFTANIN BİLİNESİ:REF ETMEK


**********************************************
HAFTANIN İZLENENİ: SİSİ
    Leydi Diana'dan da önce, 1800'lerdeki bir efsane Sisi, nam-ı diğer Elizabeth. Özgür ruhlu kadın, beklenenleri, klişeleri altüst eden bireylerden biri, bir öncü...Fakat, ilk sezon beklediğim kadar iyi değildi. Acep diğer Sisi serisi daha mı iyidir diyerek, ilk sezonu bitirdim. Bütün 6 bölüm boyunca Napolyon'u çok merak etmiştim😁
     Siz izlediniz mi? 

***********************************
HAFTANIN 2. OKUDUM BİTTİSİ
Paint It All Red 
S.T. ABBY

The attempt to combine wisdom and power has rarely been successful, and then only for a short while. 
   —Albert Einstein

     Minf*ck serisinin 5. kitabını da bitirmiş ve seriyi nihayete erdirmiş bulunmaktayım. Goodreads yorumlarından yazarın bir trafik kazasında ölmüş olduğunu okudum ve gerçekten çok üzüldüm. Çok handikaplı bir seri, doğru ile yanlışın bu kadar iç içe geçtiği, kimin doğruda durduğundan emin olunamadığı bir okuma oldu benim için. 
Tekrara düşüyorum ama, kitap kapakları sizi yanıltmasın, evet hafif kısımları var hikayenin, fakat aslında derinlikli bir anlatı olduğu da su götürmez.

    Bir sonraki haftaya kadar kalın sağlıcakla efendim. Sevgiyle...







27 Ocak 2023 Cuma

21-27 OCAK/ 4. HAFTA ÖZETİ

Blogumun güzide takipçileri, haftalık özetlerimizin rabiasına, hoş geldiniz. Bu hafta sadece üç kitap bitirebilmişim, dizilerimden ne yazık ki biten yok, fakat Sisi'nin bitmesine az kaldı. Tarih sevenler, bilhassa 18. yüzyıl Avrupa tarihi ilginizi çekiyorsa-birebir olmasa da- bir şans verebileceğinizi düşünüyorum. Ne yazık ki, aynı tarihi kişiliği anlatan ve Devrim Lingnau'nun  oynadığı diziyi değil, diğer versiyonunu izliyorum. Siz neler izliyorsunuz? 

    Bakalım okuduğum kitaplara:

 22 Ocak

Leonardo Sciascia , Basit Bir Olay

  Olay basit falan değil! Sayfa sayısına bakarsanız, zannedersiniz ki bu kadar sayfada bir şey anlatılamaz, fakat öyle değil, hatta o kadar öyle değil ki...
Yazar da bir enteresan fakat olay hakikaten tam çözdüm dediğiniz anda çözemediğinizi gösterecek kadar falsolu, edebi değerini tartışmak istemeden sevdiğim kitaplardan biri oldu.

***********
24 Ocak
İbrahim Yıldırım, Hüznengiz Bir Arabesk

"Az önce saçmaladım mı acaba?
Olabilir, ama ne fark eder. 
Üflüyoruz, gidiyor işte bizim tekne.
Hem de ortaya karışık, fraktal fraktal..."

    Yazarın da üstteki satırlara dediği gibi bir kitap. Hediye olması bile kurtaramadı ne yazık ki.  İlk kısım, yani Refik Çelebizade hadi bir nebze okuttu kendini de, Hüseyin; evlerden ırak...
Ama @rakidabalık 'a teşekkür ederim pek tabii 😘


******
25 Ocak 
Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hramal
Efsane ötesi bir okuma, sakın aldanmayın sayfa sayısına 😜

“Bir kitapta işe yarar bir şey varsa, alevlerin ortasında sessiz kahkahalarını işitmeye devam edersiniz, çünkü gerçek bir kitap hep bir başka yere, kendi dışına göndermede bulunur.”

“Gökler insancıl değil, ne de dışımdaki ve içimdeki yaşam öyle. Merhaba Bay Gauguin!”

“Gökler insancıl değil, ama o göklerden daha fazlası var kuşkusuz, uzun zamandır unuttuğum, belleğimden büsbütün silinmiş merhamet ve sevgi var.”

“Gökler insancıl değil, bense dayanabileceğimden fazlasına maruz kalmıştım.”


**********
Bu haftanın bir de dinlediğim/audiobook kitabı var ki, tam olarak şu satırları yazmadan 5 dakika önce bitti. Haydi onu da paylaşayım da, esenleşelim efendim. Kalın sağlıkla...










24 Ocak 2023 Salı

SABAHATTİN ALİ

     Sevgili kitap dostu, okuma aşığı, edebiyat sevdalısı...Blog aleminin en uzun soluklu yazanlarından birinin, uzun uzun düşünerek, sizler için tanzim ettiği, bir post serisine hoş geldiniz! İşin hakikisini soracak olursanız, -sormasanız da mecbur anlatacağım-, bu tarz bir paylaşımı bir blogger arkadaşta görüp, çok beğenerek arakladığımı(intihal/çalıntı/esinlenme vs.) itiraf edebilirim... Gerçi, şu anda bu blogger arkadaşın ismini hatırlamayarak tam manası ile ahmaklığımı kamuya ilan etmiş oldumsa da, bu postun gayesi "güzellik olsun" olduğundan, eğer okuyor idiyse, ve dahi buraya yorum diye adını yazarsa, hem kendisini hatırlamış olayım hem de bir teşekkür etme şansı bulayım isterim .

    Kendisi hatırlatmamış ama, yorumuna binaen kendi bloğunu ziyaret etmem ile ayırdına vardım ki bu blogger Dear Monasora 'dır. Buyurun BURADAN onun bloguna da göz atıverin :) Kendisine fikirdeşliği teşekkür ederim.

    Eh, uzun bir takdimden sonra bu postumuzun bir Sabahattin Ali postu olduğunu belirtmek lazım. Buraya; sadece benim okuduğum Ali kitaplarını, hem de Ali'ye dair yazılmış ve yine benim okumuş olduğum kitapları toplayacağım. Niyetim ileride daha fazla Sabahattin Ali kitabının bu postta yer bulması, hatta bu yıl bütün Ali kitaplarını okumaya pek heves ediyorum.

    Buradan bir de kısa(!), Sabahattin Ali tanıtımı yapayım ki; okurun, neden Sabahattin Ali okumalıyım sorusuna, belki kendimce yeni bir bakış açısı getirme şansım olsun.

Sabahattin Ali:

    1907'de Gümülcine'de doğmuş ve ne yazık ki 1948'de henüz 41 yaşındayken Kırklareli'nde öldürülmüştür. 

    Türk Edebiyatında Toplumcu Gerçekçiliğin  en okunası kalemlerinden biri olmuştur. Hem öykü, hem roman, hem de şiir alanında eserler vermiş olsa da şairlik yönü pek bilinmez, oysa çok ünlü şarkılara söz olmuş şiirleri vardır.

    Komünizm propagandası yaptığı, Atatürk'e hakaret ettiği sebepleriyle hapse girmiştir. Nihal Atsız ile Refik Halid ile tartışmaları dava konusu olabilmiştir. Hem sol hem sağ cenah tarafından eleştirilmişliği de bir o kadar ironiktir.

    Aziz Nesin ile Markopaşa adlı dergiyi çıkarmış, fakat siyasileri eleştirmesi nedeniyle, hem dergiyi çıkarmasına hem de mahkemelere daha fazla dava eklenmesine vesile olmuştur. Velhasılı kelam, döneminin mugayir/ aykırı kalemidir.

    Gelelim benim okuduğum Sabahattin Ali kitaplarına;

MEKTUP
Canım Aliye, Ruhum Filiz'i 2017'de okumuşum, yorumu BURADA

*********************
ROMAN
Bu kitabını/romanını çok yıllar önce okumuştum, yorumu blogda ne yazık ki yok, fakat bir ben klasiği olarak kitaplığımda 2 adet Kürk Mantolu Madonnası var...

************************************************************************
                                                                Öykü, vs...
Çakıcı'nın İlk Kurşunu 


"Çünkü dünya... alay etmekten başka bir şeye yaramaz..."

*******************************************
BİYOGRAFİ

Sabahattin Ali'ye dair Hıfzı Topuz'un anlattıklarını bulabileceğiniz kitap, Hıfzı Topuz'un bazı başka eserlerinde de Sabahattin Ali adı anılıyorsa da, bu kitap kadar teferruatlısı yok.
"Bir gün kadrim bilinirse
İsmim ağza alınırsa 
Yerim soran bulunursa
Benim meskenim dağlardır."

Sabahattin Ali okumayan kalmasın,
 bu ülkede faili meçhuller artık olmasın dileğiyle...
Kalın sıhhatle canım okuyanlarım.