12 Eylül 2021 Pazar

BOYALI KUŞ- JERZY KOSINSKI

 

 Merhaba Sayın okuyan, yeni bitirmiş olduğum bu kitabı alıntılarıyla ve bencileyin yazacağım. 


Kitap ilk kez 1968 yılında E yayınevinin ilk kitabı olarak, yayınevi kurucusu Aydın Emeç çevirisi ile yayımlanmış.  Orijinal adı da The Painted Bird. Elimdeki 2011 basımı, 239 sayfa... Muhtemelen bana sahaflar turlarımdan birinden hatıra, yine muhtemelen yasaklı kitaplar listelerinde üst sıralarda yer alışı etken bu buluşmaya.  

"Çocukları tehlikeye düştüğünde yardımına koşmazlarsa neye yarardı anneler, babalar!"

Aslında kitap sarsıcı.
II. Dünya savaşında ailesinin, korumak için uzak bir köye gönderdiği 6 yaşında küçük bir çocuğun 12 yaşına kadar yaşamı var kitapta. 
Bu çocuğun  yaşadıkları ve hayatında iz bırakmışlar, her birine 1 bölüm ayrılarak ve  14 bölümden oluşan öyküsü anlatılıyor, çocuğun ağzından.  

"Ne yağmurun, ne rüzgarın, ne de ateşin işlenen suçların izlerini silemeyeceğine inanılırdı. "

Sonunda yazar otobiyografi değil kurgusal dese de o dönemi gerçekten yaşamış olanların otobiyografik yazıtlarından anlaşılan,  bu kitabın gerçek olma ihtimalinin bulunduğu. Doğu Avrupa'da yasaklı kitaplar listesinde uzun yıllar üst sıralarda yer alması da bu anlatılanlar üzerindeki gerçekliği arttırıyor.  

"Tanrı, bütün olayların üstünde olduğuna göre,  bu köylüler neden dinleri, papazları ve kiliseleri için korkuyorlardı."

Kitap belki mekanik bir anlatıma sahip fakat edebi bakımdan değeri sanırım tartışılır.  Bence yazar teknik olarak fazlaca yetkin olunca da betimlemeler çok stratejik olabilir. İster etkilenerek okuyun anlatılanlardan, ister edebi açıdan değerlendirin okuyun. Bazı kitaplar insanların vahşetini gün yüzüne çıkarıyor, bir kesim insan bu vahşet anlatılmasını sakıncalı buluyor bence büyük puntolarla yazılması gereken, herkes tarafından okunması hatta ezber edilmesi gereken kitaplar bunlar. 

"Çok seviyorum kitapları.  Çevremizdeki dünya kadar gerçek; neredeyse ondan daha zengin bir evren fışkırıyordu sayfaların arasından. Hayat boyu, yanından geçtiğimiz kişilerin düşünceleriyle isteklerini öğrenebiliyorduk kitaplardan. "


Bu Doğu Avrupa da olsa böyle,  Orta Doğu da olsa böyle,  bu dünyadaki en vahşi varlık insan ne yazık ki. 

"İlk günahın korkusu, iyi bir Hıristiyanın kafasını nasıl kurcalıyorsa, ailenin gölgesi de herkesi öylece eziyordu ."


Akıl sağlığınızın statik kalabildiği, beden sağlığınızın fazladan korunmaya ihtiyaç duymayacağı güzel günlere...




6 Eylül 2021 Pazartesi

J.D.ROBB - IN DEATH

NAKED In Death #1
Sevgili arkadaşım madem bu sayfaya geldin ya benim okuduğum kitapları paylaştığımı bildiğini ya da google amca tarafından kandırılmış olabilirliğini düşünüyorum,  her halükarda
 hoş geldin. 
Bu postta tanıtacağım kitap, Türkçe olarak 15-20 'ye yakın kitabını okuduğum serinin 1. kitabıdır ve seriyi orijinal dilinden okumaya başlamışlığımı kanıtlamaktadır sayın blog takipçisi arkadaşım, o sebepten de ilk kitabını bitirmenin getirdiği coşkuyu ifade etmek için değişik abartı sanatları kullanmamı mazur göreceksin diye umuyorum.  Kitaplara ilgin yoksa şimdi hosçakal demenin tam zamanı.  😉

Gelelim bu serinin ilk kitabına; kitabın üzerinde  yazar olarak J.D.Robb yazıyor ama bakmayın siz ona, aslında yazarı Nora Roberts. Yazarın pek çok türde yazabilir olduğunu kitaplarını okuyanlar bilir,  beyaz dizisinden korkusuna, distopyasından polisiyeye ne ararsanız yazabilir fakat temele romantizmi koyar.
Gelelim Türkçe'ye Çıplak Ölüm diye çevirisi yapılmış bu ilk kitaba. Ben blogda aradım en eski kaydı 2011 'de buldum ama Çıplak Ölüm değil ne yazık ki, muhtemelen 2011'den daha eski bir tarihte okumuşum bu kitabı. Zaten de genelde sadece esas kahramanları hatırlıyorum, her kitapta farklı konu anlatıldığı için belki de,  bütün konuları hatırlamadığıma dair itirafımdır. 
Neyseee kitap, gelecekte geçiyor 2048'ler falan; uçan arabalar, lazerler, sprey el koruyucuları, kriminalin zirvesi vs. Serinin polisiye olduğunu söylemiş miydim? 
Bu arada geçenlerde bir twitte "2050'ye 1990'dan daha yakınız" diye bir yazı gördüm, ilk farkındalık ile birlikte gelen şoku hala atlatabilmiş değilim sayın okuyan. 
Dönelim kitaba, oldukça basit bir dili var diyemeyecegim ne yazık ki ama yabancı dilde " zorlanmadığınız yerde öğrenmiyorsunuzdur " mantığını esas aldığım için her bilmediğim kelimeye küfür etmiyorum 😄 ya da etmiyormuşum gibi yapıyorum .

Seriyi okumaya tam hızla devam edeceğim, aynı zamanda How to get away with murder izlediğimden ingilizcedeki bütün suç,  suçlu, kriminal ve hukuk terimlerini hatmedecegim diye umuyorum.
 
İngilizce okuma yapan ya da yapmayı düşünenleriniz var mı aranızda, siz İngilizcenize hangi çeşit ile katkıda bulunuyorsunuz?

Bu kitap belki ilk ve orta dereceli dil hakimiyetinin bir tık üzerinde olabilir fakat dediğim gibi zor olmadan öğrendim demek çok anlamlı olmuyor.

Bu serinin devam kitapları için ayrı post mu açarım yoksa bu postu komple kaldırıp bütün diğer kitapları bu posta mı eklerim bilmiyorum, zaten 2. kitabı hemen okuyamam çünkü başka bir serinin 2. kitabını okumaya başladım bile ve her ay bir İngilizce kitap programımın oladukça gerisindeyim, indirdiğim kitapların ise neresindeyim hiç belli değil :D 

Dedikten sonra bu posta ekleme yapmaya karar verdim, serinin diğer kitaplarını  birer alıntıyla birlikte burada bulabilirsiniz.

GLORY  In Death #2

 


"Fate rules, Eve. You follow the steps, and you plan and you work, then fate slips in laughing and makes fools of us. Sometimes we can trick it or outguess it, but most often it's already written. For some, it's written in blood. That doesn't mean we stop, but it does mean we can't always comfort ourselves with blame."






31 Ağustos 2021 Salı

AĞUSTOS 2021 ÖZET

Ağustos ayını da bitirdik, bu ay genel olarak hastahane turlarımızı içeren bir ay oldu bizim için, o sebepten kitaplar ve izlenenenlerde azalma oldu sağlık olsun, Eylül çok üzmeden geçsin diliyorum. 

Ve ayın harikası, çeyrek finale çıkan kadınlarımız 👏 bütün alkışlar sizin için gelsin.




Ayın hüznü;
Bugün yani 31 Ağustosta ise ne yazık ki gerçekten sanat camiasında en sevdiklerimden biri  olan Ferhan Şensoy 'u yitirdik. İlk kez tvde, sonra kitaplarda, sonra tiyatroda tanıma(okuma/izleme) şansım olmuştu. 
Kalemine, yüreğine sağlık usta...


***********

Ağustos dediğim gibi okuma ve izleme açısından çok bereketli bir ay olamadı rutin yaşantım içinde. Yine de,

 Ne izledim film olarak :
Chernobyl 1986 : 
Belgesel ya da dizi değil kurgu film. 

The Last Letter From Your Lover: 
Jojo Moyes kitabına dayanıyormuş hikayesi... Çok fazla romantik kabul etmek lazım, ve tabii yasak aşkı anlatması bakımından bir adım uzaklaşmak zorunda kalmadım değil ve fakat güzel,  1960'lar , Londra , İngilizce,  müzikleri harikulade...
İzleyen ve ilgi alanına giren varsa rica ederim müzikleri konusunda aydınlatsın beni ...

To All The Boys I've Loved Before 
3 filmlik bir serinin birincisi, Amerikan yapımı ve klasik genç-ergen tayfayı anlatıyor,  gençler sever bence, hoş eğlencelik bir şeyler izlemek isteyen benim gibi teyzelere de olabilir. 😃 Bu arada yanılmıyorsam kitabı da var, 3 kitap mıydı yoksa tek kitabı mı seri film yaptılar araştırmasına girmedim, bilenler yeşillendirebilir.

Cebimdeki Yabancı:
İyiydi,  çok iyiydi... Yabancı yapımı da varmış...

Yarına Tek Bilet
Ehem, köhüm vs...




BİTİRDİĞİM DİZİLERİM 


Aaa dizi olarak bir şey bitmemiş ama bu izlemediğim anlamına gelmiyor, izlediğim hemen her bölümü insta hikayelerimde paylaşıyorum, blogda paylaşımlarımı aralıklı bulanlar için instada oldukça aktif olduğumu söyleyebilirim ve fakat ne zamana kadar bilinmez...


                        BİTEN KİTAPLAR
Cengiz Aytmatov: Gün Olur Asra Bedel 

 

Boyalı Kuş : Jerzy Kosinski




Bir sonraki ay özeti için Eylül'de görüşmek üzere sağlıkla kalın, kitapları, filmleri, sevgiyi ve tabii ki iyiliği hiç eksik etmeyin hayatınızdan.