14 Şubat 2015 Cumartesi

MİM-Kitap Tag

KİTAPKEYFİMM mimlemiş beni , teşekkür ediyorum efem , kendi cevapları için lütfen bir TIK.




1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?

Mutfak! :D Aslında kitaplıklarımın olduğu oda, Eylem'in diye 

geçiyor evde , lakin ben sıkça mutfakta alıyorum soluğu, 

eşimin dediği gibi ; doyamadım tencere , tava görmeye.


2- Ayraç mı yoksa rastgele bir kâğıt parçası mı?


Ayraç tercihim ama aciliyet halinde her şey de olabilir , kağıt 

parçası , kalem , defter , diğer okuduğum kitap :D


3- Kitap okumayı belirli bir zamanda mı durdurursun yoksa


belirli bir bölümde ya da bölüm başında mı durdurursun?

Eğer okuduğum kitap ağır ilerliyorsa , bölümler duraklamak

için daha mantıklı ,  işim olmadığından durma 

aralıklarım çay doldurma fasıllarına denk geliyor genelde.

4- Okurken yemek yemek mi bir şeyler içmek mi?


 İçmek , kesinlikle.
5- Kitap okurken televizyon seyretmek mi müzik dinlemek mi?


Ben işte bunu yapamıyorum , bırak kendim izlemeyi , her


koşulda kitap okuyabilen ben , biri yanımda tv izlerse kitaptan

aynı keyfi alamıyorum , dikkatimi versem de , tv'deki yayın
 ,
 beyinciğime nüfuzetmek için benle sürekli mücadele ediyor 

, o sebepten sessizlik favorim.
6- Tek seferde bir kitap mı yoksa birden fazla kitap mı?


Genelde birden fazla:D


7- Okurken evde mi yoksa her yerde mi okumayı tercih 


edersin?

Ev tercih sebebi ama mecbursam dışarıda da okurum ...
8- Kitabın, kafanın içinde yüksek sesle okunması mı yoksa


sessizce okunması mı?

kafamın içindeki yüksek ses te sessizliğin diğer bir türü 


olmuyor mu , bu soruyu pas geçiyorum :D


9- Önündeki sayfaları okur musun yoksa sayfaları atlar


 mısın?

haa? Bak bu soruyu da anlamadım ki, zaten kitap okuma

eylemi , önündeki sayfayı okuma hareketi değil midir. Ama

sorduğun soru atlama yapıp yapmadığımsa , asla .  

10- Ciltli kitap mı karton kitap mı?

 Kitap olsun da , papirüsten de olsa olur.


11- Kitap yazıyor musun?



Sürekli bir şeyler yazıyorum fakat bunların adı kitap olacak mı onu bilmiyorum :D

Bu mimi , benim son postuma yorum yazanlara gönderiyorum :D

AAA sadece bir kişiymiş :D

Hayat İzlerim , Kitap Sesleri 

13 Şubat 2015 Cuma

11-AMERİKANO-MANYAKLAR- SERGE REZVANİ

Çeviri:Adalet AĞAOĞLU
1. Basım 2010
106 Sayfa


"-Diyorum ki: böyle kuruyup kaknemleştiğimiz halde kendimizi gepgenç hissedişimiz ne iş ha?"

"-Yazar olmadım , ama yayınlandım. Bilmem arasındaki farkı görebiliyor musun?"

"-Dinle , dinle...Öyle hayal gücü mayal gücü az gelir...Bilmezsin...Dinle hele bir...Hayır , inanılır gibi değil ; bir sıçma süresinde kafandan koskoca , gerçek bir roman geçiveriyor, olur şey değil..."


**************************

Fransa'da büyüyen İran asıllı yazar , 1970 yılında bir roman yazar. Romanın geçtiği zaman ise 
2000'lerdir.

Hal böyle olunca Amerika 'nın elinin kolunun nerelere kadar ulaşabileceğini tahayyül etmenizi sağlayan kitap , ciddi ilgi görür. Bizde 5 yıl önce basımı yapılan kitap , hala ilk basımda ama takılmayın ona siz .

Neyse efendime söyleyeyim , kitap; Fransa'da yaşayan iki ihtiyarın, Amerika'lılara karşı yaptıkları bir takım eylemleri ve bunların sonuçlarını içermekte , ve fakat zaten 106 sayfa olduğundan , hayatlarının oldukça küçük bir kısmı olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Kitabın özsözü'nü A. Ömer Türkeş yazmış. Fakat o kadar yazmış ki , elime alıp ilk okuduğumda , devamını getirmekten korktum açıkçası.

Kitabı kısaca özetlemiş pek okunmaya değer kısım bırakmamış önsöze göre;

"Batıdaki isyan başladığında siyasal konjonktür , sadece kapitalist sistemin ve hegemonyasıının değil, doğu ülkelerinin reel sosyalizminin de sorgulanması gerektiriyordu.Bunun sonucunda 68 öğrenci eylemleri geleneksel 'sosyalist' 'komünist' partilerden bağımsız , hatta onlara rağmen gelişmiş,isyanın başını çekenler anarşist , anti-otoriter gruplar olmuşlar, Avrupa sokaklarını Marx'ın , Engels'in , Lenin'in , Stalin'nin değil Mao'nun , Che'nin, Ho Chi Minh'in posterleri süslemişti.Kapitalizm kadat kapitalizmin statükocu alternatiflerine -reel sosyalizme- de yönelen çifte reddiye, var olan bütün kurumlarla birlikte bütün kültür ve sanat geleneğinin sorgulanmasıyla sonuçlanmıştı.İsyan sadece siyasi değildi, kültürüyle de isyandı.
Nitekim 68 rüzgarı Batıda sadece siyasi iktidarları değil, kültürü , sanatı , edebiyatı, cinselliği kısaca hayatın her alanını silkelemişti.Rock'n Roll'ün , Yeni Roman'nın , Avan-gart' akımların müziğin , edebiyatın, plastik sanatların geleneksel yapılarını paramparça ettiği, dünyaya henüz yaratıcıların dahi tam olarak ifade edemediği yeni anlamlar kattığı, bağımsız sinemanın kitleleri sarstığı yıllardı 68'ler.  68'lerin en etkili isimlerinden Marcus'un isyanın edebiyatının dilini "yerleşik dil ve imgelerin- uzun zamandır tahakküm ,zorbalık ve aldatma aracı olarak kullanılan dil ve imgelerin- baskıcı hakimiyetini yıkabilecek iletişim yolları bulma çabası " olarak yorumladığı zamanlarda , Beat kuşağı yazarları yeniden keşfediliyor, Vian hatırlanıyor, Genet tanınıyor, geleneği dinamitleyen yazar ve sanatçılar taraftar topluyordu.
............
..........
...."
 Rezvani 68 kuşağında yetişmiş ve yoğrulmuştu.

Önsöze bakıp yanılmayın ha , kitap oldukça yalın ve anlaşılır ifadelerle yazılmış :D

Ben sadece önsözü okuduktan sonra, kitabı anlamanın -benim için - imkansıza yakın olduğunu düşünmüştüm , siz de düşünmeyin diye yazıyorum bu kadar şeyi.

Çağdaş Klasiklerden olan kitap okumak isteyenlere gelsin o halde bu kitap :D

Bir de okuduktan sonra , ilk aklınızdan geçeni yazın bana :D




11 Şubat 2015 Çarşamba

10-KARINCANIN SU İÇTİĞİ- YAŞAR KEMAL

*BİR ADA HİKAYESİ II
YKY'de 1. Basım 2004
Elimdeki 12. Basım 2012
508 Sayfa


"Deniz o kadar durgun , o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi."

Yaşar Kemal , nam-ı diğer Kemal Sadık Gökçeli , Vikipedi'de yazana göre 92, elimdeki baskıya göre 89 yaşında Kürt kökenli Türk romancı diye geçiyor kayıtlara.

En önemli özelliği anlatımındaki yaşanılabilirlik hissidir bana göre, bir tarhana çorbası anlatır mesela , burnunuzun direği kırılır tarhana kokusuna.

Nobel alamamış olması bir anlamda , yaşarken kıymetini bilemediklerimizdendir dedirtir insana, yine de başkaca ödülleri de yok değildir..

Kitapları pek çok dile de çevrilen ve dünyanın okuduğu Türk yazarlardan olan Yaşar Kemal'i, biz pek okumayız.

İnce Memed'i gelir Türk okuyucunun aklına , yazarın adını duyduğunda, zira mutlaka ilkokulda ,sadeleştirilmiş bir kitabı ya da Türkçe kitabına sıkıştırılmış bir kaç paragrafına rastlanmıştır.

Ne ki İnce Memed'de , Bir Ada Hikayesi olarak yazdığı dörtleme  de -ki bu kitap, Bir Ada Hikayesi  serisinin 2. kitabıdır- oldukça hacimli kitaplardan oluşmaktadır.

Enteresan olanıysa , ne kadar akademik kariyer yapmış olduğunuz, önemli değildir  yazarı anlayabilmeniz için, o kadar yalın , o kadar anlaşılır yazar ki , hiç okula gitmemiş birine bile okusanız kolayca anlayabilecektir.

Hiç Yaşar Kemal okumamışsanız , çok fena kayıptasınız.

Ve Usta hala hayattayken , en azından bir kitabını okumaya başlamalısınız.

Zira kendisi ;14 Ocak 2015'ten beri , bir hastanenin yoğun bakımında tedavi görmektedir.

Umuyorum 2015 , kelimelerin Ustasına sağlık getirsin.

İnancınıza göre , lütfen dualarınızı da esirgemeyiniz.