9 Kasım 2011 Çarşamba



ANADOLU KARTALLARI




Türk Hava Kuvvetlerinin 100, kuruluş yılı nedeniyle çekilen film.Filmin tanıtımında o kadar çok gençlere pilotluk sevdirilmekti amaç diye söylendi ki bu filmi oğlumla izlemek için çok büyük bir hevese kapıldım.Veee sonunda bayram  tatilini erken bitirip gelince, oğlumda sosyalleşme havasında olunca(birazcık asosyal olduğunu kabul etmek şart artık:)filmi izledik.
EEEE şimdi birincisi film güzel, ikincisi alınan mesaj (benim oğlumda) şu oldu pilot olmaMAk gerekir.
NEDEN?Sorusuna da Uçaklar her an düşebilir araçlardır, kendimizi tehlikeye atmak gereksiz bir risktir cevabı  alınınca Ufak çaplı bir nutkum tutuldu ...Ya şimdi ben bu çocuğa ne diyeyim siz söyleyin, benden mantıklı mı cevap verdi(ki kendisi 10 yaşında) yoksa ben mi yanlış düşüncelere kapıldım :) 
SONUÇ: Filmden Pilot olmak isteyerek ayrılan bir anne ve pilotluğun risklerle dolu olduğunu anlatan bir evlat olarak ayrıldık :))

Çıkışta da D&R 'a uğramamak haksızlık olurdu , aslında kitap fuarı için gün sayıyoruz ama şimdi o kadar kitap görülür ve alınmazsa haksızlık olur dedik ve ....

İşte cicişler;

Benimkisi....


oğluşumunkiler....



7 Kasım 2011 Pazartesi

ACABA NASIL NASIL NASIL???

Sevgili arkadaşlarım önce hepinizin bayramınızı (neredeyse geçmiş) kutluyorum. 

Bir iki gün memleket hasreti , akraba ziyaretleri giderildikten sonra (eşler aynı memleket olunca güzel oluyor:)) ancak dönebilidim PC nin başına,bu arada  yaşadığımız gecikmeden dolayı özür dilerim.

Eee tabi ki bu yazının öncelikle bayram tebriği amacı taşıyor olması diğer bir amaçla da yazılmasına engel değil ,
değil mi??
Şimdi ben bu blogu çok düşüncelerden , uzun hesaplaşmalardan (okuyanlar bilir ben okurlardanım yazamayanlardan) sonra açtım ancak kısa zaman önce açılmış olmasına rağmen blogumu paylaştığım  siz arkadaşlarımın sayısı  40'a ulaştı ve ben şöyle düşündüm ''bu sayı 50 olunca  bu 50 kişiden herhangi birine çooooooooooooooooooooook değer verdiğim kitaplarımdan birini hediye etmek isterim.Zaten hediye vermekten çok kitap hediye etmeyi severim.
Peki ben bu işi adil bir şekilde nasıl yapabilirim arkadaşlar???
Bana yardımcı olur musunuz???
Not:Hediye kitabın ne olacağı; kitap kazanın istediği herhangi bir kitap varsa, benim elimdekilerden , yoksa ortak alınan bir karar doğrultusundan okuma tercihine göre seçilebileceğini düşündüm.
Bana yardımlarını esirgemeyen arkadaşlarım lütfen aşağıdaki adresle  iletişim kurabilirler mi?  şimdiden çok teşekkür ederim:))

eylemkerem01@gmail.com

ZİYAN
-
HAKAN GÜNDAY
Doğan Kitap
2009 Basım-302 Sayfa

Hakan Günday’a hayranlığımı daha önce yazmıştım sanıyorum, adamın değişik çalışan bir beyni olduğunu düşünüyorum.

Ziyan’da askerlikle başlayan hikaye o kadar gerçek ki resmen bütün heyecanı ve bunalımı hissettim.En güzeli de kitabın sonunda kocaman bir sürpriz vardı , bu sürprizin ne olduğunu söylemeyeceğim ancak eğer Hakan Günday okuyorsanız, okumuşsanız ya da okuyacaksınız Azil’den önce Ziyan’ı okuyun diyorum.

ARKA KAPAK
'Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan sarkan mızrak dişleri ensemize saplanmış. Gazete kâğıdı gibi buruşmuş derimizde mor diş izleri, bekliyoruz.
Cennetten kovulmayı. Bembeyazız. Soğuk. Donmak. Çözülmek. Tekrar donmak.
Daha fazla hiçbir şeye gerek yok. Fiilleri çekmeye bile. Herkes kalsın yerinde. Bıraksınlar, yaslansın göğsüm sırtlarına, ılıklaşsın enseleri nefesimle. Yavaş yavaş sokayım dilimi derilerine. Aksın içlerine hayatımın zehri. Yirmi adet mermi. Muhteşem! Hepinizi geberteceğim! Ama hepinizi!'