Kezban Şahin Taysun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kezban Şahin Taysun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2017 Çarşamba

KELEBEKTEN SIĞINAK -KEZBAN ŞAHİN TAYSUN

1. Basım 2017
104 Sayfa

"Hayatın hamleleri karşısında şah olmak isterken bir de bakmışsınız ki o mat edivermiş sizi."

"Yansı olmak mıdır acaba, yaşamak?"

"Hayat dediğin şey şaşırmakmış meğer iyiye ya da kötüye !"

********

Daha önceden okuduğum ve kalemini sevdiğim bir yazarın yeni çıkan öykü kitabı , hediye olması pek kıymetliyken bir de adıma imzalı oluşuyla gönül fethetmekte.

Kezban Hanım , bu ülkenin kadın sorunlarını ele almak konusunda oldukça başarılı bulduğum ve saygı duyduğum bir yazardı.

Fakat bu kitaptaki öyküler bambaşka.

Bir işte ustalık dönemi var ise , sanırım Kezban Hanım'ın bu kitabı o döneminin içine girebilir.

Çok sevdim , özellikle yurdum kadınının mutlaka okuması gerekiyor diye düşünüyorum.

Erkekler daha fazla okumalı diye düşünsem de , okumak isteyenlerin/okuyanların ya da okuyacakların, benim kastettiğim grupta olduğunu düşünmüyorum .

Tam hediye etmelik , tam daha fazla okunması istenecek kitaplardan .



10 Ağustos 2014 Pazar

76-KAFESTEKİ KALP- KEZBAN ŞAHİN TAYSUN

1. Baskı 2013
224 Sayfa 

NOT:Alıntılardan önce , biz kadınlara bu kadar kıymet verip ,emek ve zaman harcadığı için sonra da ikisi de ismime imzalı kitaplar için,
bol ödüllü yazarımız ,
KEZBAN ŞAHİN TAYSUN'a
teşekkür ederim.
Kadınlar için çabalarının ve başarılarının devamını bütün kalbimle dilerim.
Kaleminiz hiç tükenmesin... 

"Oysa sıcacık bir el dokunsa omuzlarına dağılacaktı bulutları ya da samimi bir bakış eritecekti içindeki buz dağlarını."

"Bir kadının çevresinde yaşamın eğitemediği kişiler fazlaysa , bu durumda kaynaksız kuralların içinde erimeye mahkum olabilirdi."

"Belki de kendi yaşamını değerlendirecek doğruları yoktu. Ya da onun doğruları , kaynağı belli olmayan doğrulardı.Bu doğrular yorum yaptırmazdı. Yazgı denen  bir şey vardı.Zamanla kocasının doğruları yerleşecekti dağarcığına. Sonraları kocası onu aşağıladığında , ona kızmayan ve kalçası genişleyen bir kadın olacaktı."

"İFTİRA-En kolay kötülük neydi?"

"Ne hoş kadındı komşu Meriç Teyze."

"Yerinde görkemli bir 'Hayır', zafere götürür müydü insanı?"

"Başkaları için 'ayıp olmasın diye' yaptıklarımız , yaşamımıza her zaman mutluluk olarak mı dönüyordu?"

"İnsanı hayvanlardan ayıran niteliklerden biri onun maske takabilmesi miydi?"

"Kötüler yorulduklarımız , iyiler ise solukladıklarımız mıydı?"


****************

Bu Kitabı sadece  'Roman' diye nitelemek mümkün değil.

 Türk kadınlarının, muhakkak kendilerinden  bir kaç satır bulacakları bu anlatı ;

Gülşen'in hikayesi değildir yalnızca , Türk kadınının hikayesidir.

Kadın sorunları için , bu sorunlara dair yazdığı hikayeleri ile ödüle doymayan yazarımızdan , yine bizler için , bizim sorunlarımızın anlatıldığı bir roman.

Gülşen; hem şimdiki, hem de verdiği karadan sonraki haliyle anlatır kendini.

Bu arada kendi ailesinde ve etrafında gördüğü, güzel ve sorunlu kişilikleri de alır hikayesine.

Öyle akıcı, sarsıcı, enteresan, umutsuz, mutlu, çaresiz, aşk, aslında gerçek hayat , bütün çıplaklığı ile tokat gibi çarpacak.

Vereceği kararı beklemek o kadar zordu ki , yapabilsem hemen o kısımları okurdum.

*************
BENCE;

Türk kadınları olarak pek çok sorunu kendimiz yaratıyoruz aslında.

Çünkü bu sorunları kadınlara yaşatanları ,yani erkekleri; hem kendimiz hem de hemcinslerimiz, yani kadınlar büyütüyor , ne yazık ki.

Türk erkeği şöyledir , böyledir de onu yetiştiren de KADIN neticede.

Ne zaman ki  çocuklarımıza ayıracağımız zamanı kayıp olarak görmeyeceğiz, 

ne zaman ki 'aman beni rahat bıraksın' diyerek onları sokaklara göndermeyeceğiz,

ne zaman ki silahı oyuncak olmaktan çıkaracağız, 

ne zaman ki evleneceği kıza , kaynanalık yerine annelik etmeyi öğreneceğiz, 

ne zaman ki 'çocuk o bilmez' demeyip , onları da birey yerine koyacağız, verdiği kararlara saygı duyacağız,

ne zaman ki , başkalarından duyduğumuz yalan yanlış bilgiler yerine , okuyup araştırarak karar vermeyi öğreneceğiz ,

zannımca bu ettiğimiz şikayetler ya da çekilen sıkıntılar hafifleyecektir.

Çocuklarımıza, geleceğimizin onlarda olduğunu bilerek yaklaşalım.




31 Mayıs 2014 Cumartesi

KİTAP İSTEYEN?-ÇEKİLİŞ



Yine bir yazarımızın desteğiyle , şanslı bir kitapsevere bu kitabı hediye ediyoruz.

Ve yine kitabınız isme imzalı gelecek.

Klasik usulle yapıyorum artık bildiğiniz üzere çekilişimizi.

Bloguma üyelik şart değil, kitabı isteyen herkes sadece mail adresini yazarak katılabilir.

Fakat daha çok kişiye ulaşmasını istiyorum bu çekilişin , bu sebepten;

 paylaşacağınız her sosyal paylaşım sitesi için +1 hak vereceğim.

Çekiliş 23.05.2014-03.06.2014 tarihleri arasında geçerlidir.

Hepinize bol şans , çok kitaplı günler.

AYNADAKİ GÖZ

12 Mayıs 2014 Pazartesi

42-AYNADAKİ GÖZ-KEZBAN ŞAHİN TAYSUN

1. Basım 2014
120 Sayfa


Bakmayın siz onun sayfa sayısına , bazen azlar çok özler barındırır.

Mevlana'nın çok güzel sözleriyle başlayan kitap , 15 adet öykü içeriyor.

Hepsi birbirinden anlamlı.

Yazarımız da çok ödüllü zaten, anlıyorum şimdi neden...

Hayatın tam da "işte buradayım "dediğiniz yerlerinden , çok ince , çok anlamlı , çok dokunaklı hikayeler bunlar.

Çok fazla gerçekler.

Bu aynaya bir de SİZ  bakmak istemez misiniz?

******************


"Yaşam , gün kurtarma ve bir boşluğu doldurma çabasıydı belki de..."

"Bazen havada kalırdı sözcükler...Birileri onları ipe mandallayıp bir bütün yapsın isterdik."

"Her ağlayanı haklı sanma evlat! Bazısı yalandan ağlar."

"İnsan doğanın dengesini bozduğunda , o da insanın dengesini bozacak."